İstanbul BAM 9. HD 2021/1409 E. 2023/2303 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1409
2023/2303
14 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/1409
KARAR NO: 2023/2303
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 10/02/2021
NUMARASI: 2018/348 Esas - 2021/91 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/12/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin babası ... ’ın, 28/12/2017 tarihinde emniyet şeridinde bulunduğu sırada davalılardan ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla aşırı hızlı olarak seyrederken emniyet şeridine girmek suretiyle çarpması sonucu vefat ettiğini, müteveffa ...’ın kazanın oluşumunda hiçbir kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan ... plakalı araç sahibinin davalılardan ... olduğunu, aracın davalılardan ... A.Ş. nezdinde ZMSS (trafik sigortası) ile sigortalı olduğunu, aracın davalılardan ... A.Ş. nezdinde ise ihtiyari sorumluluk sigortasının bulunduğunu, kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün olayda tam kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak kazada ölen eşinin desteğinden yoksun kalan davacılardan ... için şimdilik 1.000,00-TL. maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davacılardan müteveffanın eşi için 20.000,00-TL., müteveffanın çocukları olan diğer davacıların her biri için ise 10.000,00'er TL.’den (5 x 10.000,00-TL.) 50.000,00-TL. olmak üzere toplam 70.000,00-TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faiziyle birlikte davalı sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalılardan ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin adresinin Ümraniye/İstanbul olduğunu, huzurdaki davanın yetkisiz ve görevli olmayan mahkemede açıldığını, kazanın İstanbul Sancaktepe’de meydana geldiğini, bu nedenle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacıların dava açma haklarının bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre 16/02/2018 tarihinde davacılardan müteveffanın eşi ... 23.428,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, davacıların tazminini talep edebileceği başkaca bir zararlarının kalmadığını, davacıya yapılan ödeme sebebiyle davanın konusuz kaldığını belirterek haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılardan ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde Genişletilmiş Kasko Filo Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, şahıs başına teminat limitinin 10.000,00-TL. olduğunu, davaya konu kazada vefat eden şahsın kazada yaya konumunda bulunduğunu, bu nedenle üçüncü şahıs konumunda olduğunu, dolayısıyla talep edilen tazminatı poliçe kapsamında olmadığını belirterek davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin kazanın meydana geldiği ve müvekkilinin ikamet adresinin bulunduğu yerin bağlı olduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin aracının tamir edilmek üzere dava dışı ... adlı oto tamircisine bırakıldığını, araçta oluşan arızanın giderilememesi sebebiyle aracın ikinci kez aynı yere tamir için götürüldüğünü, oto tamirciden müvekkilinin oğlu ...’in aranarak aracın bir gün sonra teslim edileceğinin söylendiğini, aynı gün akşamı aracın kaza yaptığı bilgisinin müvekkilinin oğluna haber verildiğini, kaza ile hiçbir ilgilerinin bulunmadığını, tamircilerin karıştığı kaza nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini belirterek ve dilekçede açıklanan diğer tüm nedenlerle haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan .. ve ... vekili ise cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...’nin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın 28/12/2017 tarihinde saat 20:30 sıralarında Paşa Caddesi üzerinde ilerlerken yola aniden ve kontrolsüz bir şekilde atlayan müteveffa ...’a çarptığını ve böylece kazanın meydana geldiğini, ... hastanede vefat ettiğini, araç sürücüsünün müvekkilleriden ... olabileceği yönündeki iddianın tamamen hayal ürünü olup gerçeği yansıtmadığını, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, müteveffanın inşaatta çalıştığını, aylık net bir gelirinin olmadığını, eşine sigorta şirketi tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini belirterek ve dilekçede açıklanan diğer nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ise davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerekçeli karara dayanak ATK raporlarında eksik incelemenin olduğunu, ek raporda itirazları hakkında en ufak bir değerlendirilme yapılmadığını, ATK faturası kendilerine tebliğ olunduğundan müvekkilinin tarafından ödendiğini, bu hususta dahi yapılan ödemeler davalılarca yapılmış gibi karar verildiğini, müvekkillerinin ödediği miktarlar davalılar ödemiş gibi müvekkillerinden alınıp davalılara verilmesi hususunda karar verildiğini, bu karar dahi dosyada yeterli inceleme olmadığının kanıtı olduğunu, Savcılık tarafından alınan bilirkişi raporu ve teknik uzman heyet mütalaasında davalı ...'nin kusurlu olduğunu, ...'nin kusurlu olduğu ceza dosyasında aldığı ceza ile kesinleştiğini, ...'nin ihlal ettiği 4 adet kanun hükmü bulunmasına rağmen ATK raporunda bu hususların gözardı edildiğini, taraflı olarak hazırlanan rapor ile hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, verilen kararın bozulması gerektiğini, ATK tarafından daha önceden verilen raporlar ile çelişki oluşmaması için ilk verilen raporun arkasında durulduğunu, verilen raporda itiraz dilekçelerinin belirtilen kanun maddelerine aykırılıklar değerlendirilmediğini, bir kişinin ceza kovuşturmasında kusurlu bulunarak ceza almasına rağmen hukuk mahkemesinde kusursuz atfedilmesi (istinaf tarafından kesin olarak onanmış olmasına rağmen) hukuki ve fiili durum ile bağdaşmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 28.12.2017 günü, saat 20:30 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Paşaköy Caddesi üzerinde Şile yönünden Pendik istikametine seyir halindeyken, olay yeri olan Atayolu Caddesi yol ayrımını geçerek seyrettiği sırada sol ön kısımları ile seyrine göre yolun sol tarafından orta refüj bariyerlerini aşarak yolun karşı tarafına geçmek isteyen müteveffa yaya ...'a çarpması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.Kaza tespit tutanağında sürücü için KTK 52/1-a maddesine göre kusur ve yaya için KTK 68/1-b3 maddesine göre kusur belirlemesi yapıldığı görülmüştür.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca trafik bilirkişisinden alınan 11/04/2018 tarihli raporda yaya için asli kusur, sürücü için tali kusur belirlemesi yapılmıştır. Ceza Mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 30/11/2018 tarihli raporda, "... Sanık sürücü ... idaresindeki otomobil ile gece vakti aydınlatma bulunmayan mahaldeki bariyerle bölünmüş yolda seyir halindeyken olay yerine geldiğinde, yaya geçişine uygun olmayan bu mahalde koyu renk kıyafetleri ile karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya karşı kazayı önlemek adına alabileceği yeterli bir önlem bulunmamakla olayda atfı kabil bir kusuru görülmemiştir. Müteveffa yaya ..., gece vakti aydınlatma bulunmayan mahaldeki bariyerle bölünmüş yolda, yaya geçişine uygun olmayan yerde kendi can güvenliği açından tehlike arz edecek şekilde ve yaklaşan araçların hızlarını-mesafelerini değerlendirmeksizin karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı, ilk geçiş hakkını olay yerine yaklaşan otomobile vermediği ve dikkatsiz tedbirsiz hareketi ile de sanık sürücü idaresindeki otomobilin sadmesine maruz kaldığı anlaşılmakla olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurludur..." belirlemesi yapılmıştır. Raporda tüm dosya kapsamı, keşif zaptı, bilirkişi raporu, beyanlar, iddia ve itirazlar, Cd izleme tutanağı ve kamera görüntülerinin de bulunduğu Cd içeriği, kaza tespit tutanağı ve ekinde bulunan kroki incelenerek rapor tanzim edildiği belirtilmiştir. Ceza Mahkemesince çelişkinin giderilmesi için üç kişilik bilirkişi heyetindin rapor alınmış 03/07/2019 tarihli heyet raporunda yaya için asli kusur, sürücü için tali kusur belirlemesi yapılmıştır. Ceza Mahkemesi dosyasına ibraz edilen 04/04/2019 tarihli teknik uzman mütalaası başlıklı raporda yaya ve sürücü için %50 eşit kusur verilmiştir.Ceza Mahkemesince üçlü bilirkişi raporu hükme esas alınarak sürücünün tali kusuruna göre hüküm kurulmuştur. Kararın istinaf edilmesi üzerine itirazın esastan reddi ile kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor istenmiş 25/03/2020 tarihli raporda ceza mahkemesi dosyasına verililen rapor gibi sürücünün kusursuz yayanın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece ATK dan yeniden talepte bulunulması üzerine, "...Adli Tıp Kurumu Kuruluş yasasında; Trafik İhtisas Dairesinde Üst Kurul oluşumu yer almadığından, Üst Kurulda görüşülmesi istemiyle gönderilen dosya Trafik ihtisas Dairesi bünyesinde oluşturulan 28/10/2020 tarihli "Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu"nda ele alınmış, yapılan görüşmeler ve değerlendirmeler sonucu oy birliği ile ulaşılan kanaat aşağıda belirtilmiştir..." denilmek sureti ile yapılan inceleme sonucunda önceki mütalaası doğrultusunda 13/11/2020 tarihinde kanaat bildirmiştir.Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince, hukuk hakimi ceza hakiminin tespit ettiği kusurla ve beraat kararı bağlı değil ise de Ceza Mahkemesince tespit edilen fiilin hukuka aykırılığı ve illiyet bağını saptayan maddi vakıalar yönünden Ceza Mahkemesi kararı ile bağlıdır. Bu durumda Ceza Mahkemesince hükme esas alınan üç kişilik bilirkişi raporunda belirtilen "...davalı sürücünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 52 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği madde 101 maddesine göre kullanmakta olduğu aracın hızını mevcut şatlara uydurması gerektiği, kendi beyanında yaklaşık 60 km hızla gittiğini ifade etmiş ise de görüntü kaydından sadece sanığın önde seyir eden araçtan daha hızlı gittiği, bu durumda sanığın hız sınırının üzerinde seyir halinde olduğu ..." hususlardaki maddi vakıalar Hukuk Mahkemesi için de bağlayıcı olacaktır. Bu nedenle Mahkemece bu husus dikkate alınmadan sürücünün kusursuz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.O halde Mahkemece yapılması gereken, davalı sürücünün kusuru sabit olduğuna göre kusur oranlarının belirlenmesi ve maddi tazminat hesabının yapılması için bilirkişi incelemesi yaptırmak, sonucuna göre tüm dosya kapsamı da değerlendirilerek karar vermekten ibarektir.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38