İstanbul BAM 9. HD 2023/2622 E. 2023/2295 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2023/2622
2023/2295
12 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/2622
KARAR NO: 2023/2295
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 04/10/2022
NUMARASI: 2021/856 Esas - 2022/614 Karar
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 12/12/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin ... plakalı aracını 2013 yılında sıfır olarak aldığını ve davalı ... Sigorta A.Ş.'ne Kasko Sigortası yaptırdığını, müvekkilinin aracı ile 22.12.2013 tarihinde yaralamalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası geçirdiğini, bu kaza sonucunda, süresi içinde aracında ki hasarın tamirinin yapılması için ... Sigorta A.Ş. ne müracaat ettiğini ancak davalı sigorta şirketince, ceza yargılamasının sonucuna göre dava alkollü olmadığının tespit edilmesi halinde zararın karşılanacağının bildirildiğini, müvekkilinin aracını hasarlı haliyle kullanamayacağı için Denizli'de bulunan yetkili serviste tamir ettirdiğini ve 9.000,75 TL ödeme yaptığını, ceza dosyasından verilen kararın kesinleştiğini, müvekkilinin alkollü olmadığına karar verildiğini, bunun üzerine yeniden davalı şirkete başvuruda bulunduklarını, ancak cevap verilmediğini belirterek Kasko Sigortası alacaklarına esas faturanın dava tarihinde ki güncel piyasa değerinin hesap edilerek, dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde, 9.000,75 TL’lik hasar bedelinin kaza tarihi olan 22.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki avans faiziyle (kabul edilmez ise yasal faiziyle) birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ile davanın kazadan 8 sene sonra açıldığını, bu bakımdan 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun her halde poliçe limiti ile sınırlı olacağını, davaya konu hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu, kaza sonrası kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, aracı kullanan davacının yasal sınırın üzerinde, 0,87 promil, alkollü olduğu açıkça belirtildiğini, aynı şekilde davacının dilekçesinde sunulan ceza dosyasında tanık olarak dinlenen ve kazada yaralanan ...'ın dosya kapsamında alınan beyanlarında, davacının kaza anında alkollü olduğunu açıkça beyan ettiğini, davacı tarafın ise kaza tespit tutanağının aksini ispat edecek herhangi bir yazılı delil sunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, söz konusu araçta meydana gelen hasarın, kasko sigortası genel şartları ve poliçede belirlenen şartlar nazara alınarak tespit edilmesi gerektiğini, davacı ihbar yükümlülüğünü süresi içerisinde yerine getirmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararında dava konusu olayda, zamanaşımı süresi ceza dosyasının kesinleşme tarihinden başlaması gerektiğini, zamanaşımı süresi olan 2 yıllık süre Ceza Mahkemesinin kararının kesinleştiği 27.04.2021 tarihinden itibaren başladığını, dava 30.12.2021 tarihinde açıldığını, olayda sigorta şirketinin sorumluluğu devam ettiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3.maddesinin k bendinde tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, l bendinde de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. Yine aynı Kanun'un 73. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketi ile sigortacısı olan davacı ... arasında ... plakalı araç için Kasko Sigortası Poliçesi düzenlenmiştir. Davalı tacir olmakla birlikte davacı gerçek kişi olup açılan dava TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde ticari dava niteliğinde değildir. Davacı gerçek kişiler, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3.maddesinin k bendi kapsamında tüketici olduğundan ihtilafın çözümünde Tüketici Mahkemesi görevlidir. İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Dairemiz kabulüne göre diğer istinaf nedenleri inceleme konusu yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355.maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık nedeniyle resen yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1- HMK'nın 355.maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık nedeniyle resen yapılan inceleme sonucunda yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Daire kararının gerekçesine göre davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38