İstanbul BAM 9. HD 2021/1878 E. 2023/2264 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1878
2023/2264
12 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/1878
KARAR NO: 2023/2264
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 27/04/2021
NUMARASI: 2018/1071 Esas - 2021/344 Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 12/12/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/08/2017 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'a ait ve davalı şirket tarafından ZMMS poliçesi yapılan ... plakalı aracın çarpıştığını, meydana gelen trafik kazasında davalı tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza sonucunda geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik zararına uğradığını, müvekkilinin kaza nedeniyle tedavi ve ilaç giderleri yaptığını ve manevi olarak da zarara uğradığını beyan ederek; şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 5.000,00TL maddi ve 50.000,00TL manevi zararın tazminini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın usulüne uygun olarak müvekkiline dava açmadan önce başvurmadığını, davacının maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının yapılmasında yeni belirlenen genel şartların uygulanması gerektiğini, faiz işletilecekse dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; konu ile ilgili yapılan kusur tespitinin hatalı olduğunu, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/915 Esas sayılı dosyasını mahkemeye celp edilmesi gerektiğini, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının olmadığını, davacının tedavi masraflarının fahiş olduğunu, maluliyet tazminat taleplerinin dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının maddi tazminat talepli davası yönünden davasının kısmen kabulü ile, 15.952,80TL sürekli maluliyet zararının davalı ... Yönünden 16/08/2018 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 25/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, davacının kazanç kaybı, geçici iş göremezlik ile ilaç ve hastane masrafları yönünden davasının reddine, 2-Davcının manevi tazminat talepli davası yönünden davasının kısmen kabulü ile, 3.000,00TL nin davalı ...'ndan 25/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Bilirkişi raporlarında eksik ve yetersiz incelemeler sonucunda, müvekkiline haksız olarak %75 oranında fahiş kusur oranları atfedildiğini, ek bilirkişi raporu hazırlanırken itirazlarının dikkate alınmadığını, zarar görenin kaza esnasında emniyet kemeri takıp takmamasının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir etkisi olmasa bile aldığı hasarın büyüklüğü konusunda kendi kusurunu oluşturduğunu, davacı tarafın kaza sonrasında sürekli iş göremezlik, efor kaybının %1 oranında tüm vücut fonksiyon kaybına, kalıcı maluliyete sahip olduğunun tespit edilmiş olduğunu, zarar görenin sürekli iş göremezlik tazminatı olarak hükmettiği 15.952,80 TL'nin ... A.Ş.'nin teminat limiti içerisinde olduğunu, dolayısıyla bu miktarın müvekkilinin sorumluluğunda değil, müvekkilinin sigortacısı olan şirketin sorumluluğunda olduğunu, davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafın manevi tazminat isteminin yersiz olduğunu, kaza sırasında emniyet kemeri takmıyor oluşunun etkisi göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen manevi tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme hükmünün kaldırılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmışsa da teknik faiz uygulanmadan yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu 99. maddede dava öncesi başvuru şartı düzenlenmiş olup hangi belgelerle başvuru yapılması gerektiği ve esas alınacak yönetmeliklerin ise Genel Şartlarda düzenlendiğini, bu belgeler trafik kazasını ve zarar görenin zararını belgeleyen belgeler olması nedeniyle belgeler ibraz edilmeden sigorta şirketinden zararın karşılanmasını beklemenin mümkün olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;Dosya istinaf incelemesi için dairemizde bulunduğu esnada, davalı ... vekili maddi tazminatın asıl alacak ve ferileri ile birlikte ödendiğini, davacı taraf ile sulh olduklarını belirtir dilekçesini sunarak karar verilmesini talep etmiş; Davacı vekili de 29/11/2021 tarihli beyan dilekçesi ile tarafların aralarında sulh olduklarını ve davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir. Bu durumda davacı vekili ile istinaf talep eden davalı ... vekilinin ayrı ayrı beyanından tarafların sulh olduğu anlaşıldığından dava konusuz kalmıştır. Bu nedenle davalı ... ve ... vekilinin esasa ilişkin istinaf talepleri incelenmemiş, HMK'nın 353/1-b.2 maddeleri gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde ; 25/08/2017 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ait ... plakalı araç arasında gerçekleşen trafik kazasında davacının yaralandığı nedenle maddi ve manevi tazminat talep edilmiştir. Olaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün KTK 57/1b maddesini ihlal ettiği , davacı sürücünün kusuru olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda davalı sürücüsü ...’nun; Karayolları Trafik Kanununun, 47.maddesinin d) fıkrası ile 53.maddesinin b) fıkrasını, 67.maddesinin a) fıkrası ile 84.maddesinin f) ve j) fıkralarını ihlal ederek; asli kusur ihlali yaptığı anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında, %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...’in; Karayolları Trafik Kanununun; 47. maddesinin d) fıkrası ve 52.maddesinin a) ve b) fıkralarını ihlal ederek;, meydana gelen trafik kazasında %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan kusur raporu kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi, ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenle maddi tazminat yönünden davalı ... ve ... vekilinin esasa ilişkin istinaf talepleri incelenmemiş, HMK'nın 353/1-b.2 maddeleri gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... vekilinin manevi tazminat talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-A-Davalı ... vekilinin manevi tazminat yönünden yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,B-Davalı ... ve ... vekillerinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun konusuz kalması nedeni ile incelenmesine yer olmadığına, maddi tazminatın konusuz kalması nedeni ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davacının Maddi Tazminat Talepli davası yönünden konusuz kalması neni ile karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davcının manevi tazminat talepli davası yönünden davasının KISMEN KABULÜ İLE 3.000,00TL nin davalı ...'ndan 25/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Maddi tazminat talepli dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ilam harcından peşin alınan 85,39-TL ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 187,04TL sinin düşümü ile bakiye 2.58 TL harcın davacıya iadesine ,4-Manevi tazminat talepli dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 204,93TL karar ilam harcından peşin alınan 102,47-TL düşümü ile eksik kalan 102,46-TL bakiye ilam harcının davalı ...'ndan alınarak hazineye gelir kaydına,5- Maddi tazminatın ferileri ile birlikte ödenmesi nedeni ile konusuz kaldığı nedenle yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 10-Manevi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT 13/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 3.000,00TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, 11-Manevi tazminat davası yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar üzerinden AAÜT 10/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 3.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine, 12-Tarafların yatırdığı gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;2-a-Manevi tazminat yönünden;Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 204,93 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 145,63 TL harcın davalı ...'ndan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Maddi tazminat yönünden; İstinaf karar harcının istek halinde mahkemesince Davalı ... (272,50 TL ) ve ...'na (272,44 TL) iadesine, 3-a-Davalı ...yönünden; 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, b-Davalı ... yönünden; İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 31,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38