SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2022/1022 E. 2023/2235 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1022

Karar No

2023/2235

Karar Tarihi

30 Kasım 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2022/1022

KARAR NO: 2023/2235

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 08/02/2022

NUMARASI: 2019/1194 Esas - 2022/93 Karar

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİH: 30/11/2023

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/08/2019 tarihinde Şile - İstanbul yolu istikametinde, yaralanmalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda ... araç içerisinde yolcu olarak bulunan eşi ... vefat ettiğini, ...'nin ise yaralandığını, ...'nin yaralanma sonucu bitkisel hayata girdiğini, kazaya konu ... plakalı aracın ... A.Ş. tarafından ZMMS çerçevesinde sigortalı olduğunu, davalı şirkete kaza sebebiyle doğan zararlarının tazmini için başvuruda bulunduklarını, davalı şirketin herhangi bir cevap vermediğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını, müvekkilinin ev hanımı olduğunu ve eşinin vefatı nedeniyle zor günler yaşadıklarını belirterek, kızı ... için bilirkişi tarafından hesaplanacak bakıcı gideri ile kalıcı ve geçici işgöremezlik tazminatından HMK 107 maddesi uyarınca şimdilik 10,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi itibariyle işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 390.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın 20/10/2018-2019 vadeli trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 2918 Karayolları Trafik Kanunu 98. maddesi gereği bakıcı giderlerinin ve geçici işgörmezlik tazminatının SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması gerektiğini, davacı tarafın usule aykırı olacak şekilde eksik evrak ile müvekkili şirkete başvuru yaptığını ve usule aykırı olarak dava açtığını, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, dosyanın kusur raporu ile maluliyet raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın kabulü ile; 20.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatın 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 370.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatın 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 75. maddesi kapsamında sürekli iş göremezliğe dair hükmü değiştirme yetkisinin kararın kesinleşmesinden başlayarak 2 yıl boyunca saklı tutulmasına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sürekli iş göremezlik oranının tespitinin bekletici mesele yapılması gerekirken hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sürekli iş görmezlik oranının tespiti için 24 ay sonra yeniden değerlendirme ve rapor alınması gerektiğini, dolayısıyla bu şartlarda sürekli iş görmezlik tazminatının tespit edilemeyeceğini, davacının kaza tarihinde 2 yaşında olduğunu, dosya kapsamında alınan 21/12/2021 tarihli aktüer hesap bilirkişi raporunda sehven kaza tarihinde 4 yaşındaki davacı için geliri varmış gibi hesaplama yapıldığını, oysa ki başvuranın gelir elde edebileceği en küçük yaşın 18 olduğunu ve hali hazırda bir gelir elde ettiği kanıtlanamadığından 18 yaşına kadar zarar hesabı da yapılmaması gerektiğini, bilirkişi raporunda hatalı olarak en az 16 yıl fazla hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporunda hatalı şekilde efor kaybı sebebiyle tazminat hesaplanabileceğinin belirtildiğini ancak hesaplamada hatalı olarak AGİ dahil edilerek davacı küçüğün asgari ücret elde ediyor gibi hesaplama yapıldığını, davacının kaza tarihi itibariyle gelir elde etme yaşından küçük olduğunu, bu durumda geçici iş görmezlik tazminatını hak etmediğini, kaza tarihindeki teminat limiti 390.000,00 TL olduğundan müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacı küçüğün kaza anında annesinin kucağında taşındığını, halbuki çocuk koltuğunda oturtulması, emniyet önlemlerinin alınması halinde dava konusu yapılan zararın meydana gelmeyebileceğini veya daha az zararın söz konusu olabileceğini, davacıların bu hususu göz ardı etmiş olduklarından zararın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olduklarını, bu yönüyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigorta poliçesi ile teminat verdiği hususların sürekli iş gücü kaybı ve bu bağlamdaki tazminat talepleri olduğunu, “geçici” zararlar ve buna bağlı taleplerin teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile 14/08/2019 tarihinde Şile - İstanbul yolu İstanbul istikametinde seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında, yolcu olarak ... vefat ettiği, ... ise yaralandığı, davalının kazaya neden olan ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğu, davacı ... yaralanması nedeni ile bakıcı gideri ile kalıcı ve geçici işgöremezlik tazminatı talep edildiği görülmüştür.Davalı vekili, davacının kaza anında annesinin kucağında taşındığını, çocuk koltuğu olmadan seyahat ettiğini ve yaralandığını belirterek müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma mecburiyeti başlıklı 150. maddesinde “M1, M1G, N1, N1G, N2 ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak 135 cm’den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dosya içerisindeki belge ve bilgiler ile davacının kaza tarihinde 4 yaşında olduğu dikkate alındığında, araç içerisinde yolculuk yaparken yönetmelik maddesinde açıklandığı üzere özel donanımlı tertibatla taşınıp taşınmadığı araştırılarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken emniyet kemeri ile ilgili değerlendirme yapılarak karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece son olarak alınan ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 12/10/2021 tarihli raporda; ...'nin 14/08/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre, kişinin tüm vücut engellilik oranının %47 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, küçüğün 24 ay sonra yeniden değerlendirilmek üzere kurumumuza gönderilmesi gerektiği" bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunda, küçüğün maluliyet ve iş göremezlik süresinin değerlendirilmesi bakımından 24 ay sonra yeniden kuruma gönderilmesi gerektiği belirtildiğinden belirtilen sürenin geçmesi ile davacının yeniden muayenesi sağlanarak ek maluliyet raporu alınarak karar verilmesi gerekirken 24 aylık süre beklenmeden ve kontrol muayenesi yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarına göre 18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilemez. Somut olayda, kaza ve dava tarihinde reşit olmayan davacı küçük ... yaralanıp geçici iş göremediğinden bahisle de maddi tazminat isteminde bulunulmuştur. Davacı ... kaza tarihinde 4 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığı düşünülemeyeceğinden dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı gözetilerek geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/23783 E. - 2023/2210 K., 2021/4507 E. - 2021/8342 K. sayılı kararları).Kaza tarihinde 4 yaşında olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışması mümkün olmayan davacı çocuk için işgücü kaybı (efor kaybı) tazminatı talep edebilecektir. Bu halde davacı çocuğun yaşıtlarına göre daha fazla efor sarf edeceği göz önünde bulundurularak sürekli iş göremezlik zararı kaza tarihinden itibaren hesaplanmalıdır. Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup, fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün olmamakla birlikte, aktif döneme ilişkin hesaplamada gelire dahil edilmesi gerekmektedir. hükme esas alınan aktüerya raporunda 18 yaşına kadar geçen dönem hesabına esas alınan asgari ücret, ücretli çalışılarak elde edilen bir kazanç olmadığından, brüt asgari ücretler netleştirilirken asgari geçim indiriminin dikkate alınmayacağı belirterek hesaplama yapılmış, 18 yaştan sonraki aktif devre içinse AGİ bedeli dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesap yapılmış olduğundan aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Kabule göre de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlendiğinden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limitinin açıkça gösterilmemiş olması ile limiti aşar şekilde tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/11/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkarargereğiAçılan)kabulügönderilmesineistanbulVekaldırılmasınaTazminatdüşünüldüSebebiyleCismaninumarası(Ölüm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim