İstanbul BAM 9. HD 2023/1510 E. 2023/2233 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2023/1510
2023/2233
29 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/1510
KARAR NO: 2023/2233
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 05/10/2021
NUMARASI: 2015/711 Esas - 2021/1072 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 29/11/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/05/2011 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile kusurlu bir şekilde tek taraflı olarak yaptığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın yaralandığını, kaza sonrasında davacının Malatya Devlet Hastanesi, Malatya ... Hastanesi, Malatya ... Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi ve Malatya ... Akademi Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, kaza sebebi ile Malatya Yeşilyurt Savcılığının 2011/11875 Soruşturma nolu dosyası ile soruşturma başlattığını, minibüs sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ... plaka sayılı aracı trafik sigortası ile sigortaladığını, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise aynı aracı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası ile sigortaladığını, davacının kaza tarihinde Malatya Darende Noteri olarak görev yaptığını, 2012 yılı haziran ayından itibaren de Sakarya Sapanca Noteri olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesine göre belirlenecek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının, ... Sigorta A.Ş.'den sigorta kapsamı ve sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'den belirlenecek maluliyet oranına göre azami 125.000,00 TL üzerinden iş bu orana tekabül eden tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 397.500,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilli şirketin, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olacağını, kazaya karışan araç ticari amaçla taşımacılık yaptığından sorumluluğun Zorunlu Karayolları Taşımacılık Mali Sorumluluk sigortacısında olduğunu, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle açılacak maddi tazminat davalarında, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe dahilinde davacının geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, dava dosyasının yetkili Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kaza nedeniyle bugüne kadar başvurusu olmadığını, müvekkili şirketin dava dilekçesi ile kazadan haberdar olduğundan temerrüde düşmediğini, müvekkili şirketin sorumlu olması için davacının yolcu konumunda bulunması ve maluliyetinin kesin olarak belgelenmesi ve hangi uzvun hangi oranda malul kaldığının açıkça belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, Davacının Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortası kapsamında 200.000,00 TL, ZMSS kapsamında 200.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL iş göremezlik zararının davalı ... Sigorta A.Ş'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı ... A.Ş.'ye (Eski Ünvan:... Sigorta) açılan davanın kısmen kabulü ile Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Kapsamında 187,50TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 22/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsüne % 25 oranında kusur atfedilmesine, soruşturma dosyasında alınan 21/05/2021 tarihli raporda ise sigortalı araç sürücüsüne hiç kusur atfedilmemesine rağmen %100 kusur üzerinden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, kusurun bulunmaması nedeniyle davanın reddinin, aksi taktirde kusura ilişkin çelişkilerin ve eksik incelemelerin giderilmesi için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, davacının vergilendirilmiş gerçek geliri araştırılmaksızın farklı belgelerle varsayımsal gelir üzerinden fahiş tazminat hesaplanmasına itiraz ettiklerini, bilirkişi raporunda davacının geliri asgari ücretin 18,21 katı kabul edilmiş olup oldukça fahiş, hayatın olağan akışına aykırı ve dayanaksız olduğundan hesaplamaya esas alınmasını kabul etmediklerini, kişinin aylık ve yıllık kazancının belgeli olarak SGK ve vergi dairelerine bildirildiğinden, tek taraflı olarak düzenlenmiş belgeler üzerinden varsayımsal hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki davacının bu süreçte çalışıp çalışmadığının da tespiti gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece noter olan davacının gelirinin belirlenmesi için görev yaptığı ilgili noterliklerden gelir ve giderlere ilişkin tüm belgeler getirtilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporunda bilinen dönemde davacının gelirine göre tüm vergileri düşerek belirlenen geliri üzerinden tazminat hesaplaması yapıldığı anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Tek taraflı olarak meydana geldiği anlaşılan kaza ile ilgili olarak düzenlenen 20/05/2011 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında; kazanın ... plakalı minibüs sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nun 52/b maddesini ihlal etmesi nedeniyle meydana geldiği ve minibüsün dava dışı sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunun belirtildiği, sürücü dışında herhangi bir kişi ve unsura kusur atfedilmediği görülmüştür. Mahkemece alınan kusur raporunda; "Davalı tarafa sigortalı ... plaka sayılı ... marka, 2000 model minibüs sürücüsü dava dışı ...'ın yolun ortasında gördüğü çocuklar nedeniyle hızını düşürüp kontrollü tedbir alabilecek şekilde seyrine özen göstermediği ve 2918 sayılı KTK'nın 52/b maddesini ihlal ettiği anlaşılmakla % 25 oranında kusurlu olduğu, kontrolsüz şekilde yola giren, gelen aracı dikkate almayan, olayın meydana gelmesine asli derecede sebebiyet veren kimliği bilinmeyen yayaların davranış faktörlerinin sonuç üzerine %75 oranında etken olduğu, davacı yolcu ...'ın kendi yaralanması ile neticelenen olayın oluşumunda kusursuz olduğu" görüş olarak bildirilmiştir. Ceza soruşturma dosyasında bulunan 21/05/2011 tarihli bilirkişi raporunda, ... plaka sayılı aracın aksamlarının kazaya sebebiyet verip vermediğinin incelendiği, aracın teknik yapısının değerlendirildiği, kaza nedeniyle minibüsün kusurunun olmadığının tespit edildiği, bu tespitin aracın aksamları ile ilgili olduğu, sürücünün kazaya ilişkin kusuruna yönelik olmadığı anlaşılmıştır. Davacının tek taraflı kaza yapan sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğu, bilirkişi raporunda yol kenarında bulunan yaya çocuklarında değerlendirildiği, trafik kazası tespit tutanağı ve mahkemece alınan kusur raporunun esas itibariyle birbiriyle örtüştüğü, aksi sabit oluncaya kadar geçerli kaza tespit tutanağındaki anlatıma göre kusurun belirlendiği anlaşıldığından kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre işletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanun'un 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil halinde müteselsil sorumluların dış ilişkisi 61.maddede düzenlenerek birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağı kabul edilmiş, müteselsil sorumlar arasındaki iç ilişkisi ise 62.maddede düzenlenmiştir. Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1.maddesine göre ise müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2017 tarih, 2016/11886 E. ve 2017/6732 K. Sayılı emsal kararında da "... Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesiyle, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasının benimsendiği, davacı kusursuz olduğundan zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebileceği, açıkça davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemeyen davacı yönünden dava dışı kişinin de kusurunun bulunmasının davalıların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı; somut olayda davalı sürücünün %25 oranında ve dava dışı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu; davalı ve dava dışı 3. kişinin kusur oranlarının birbirlerine karşı açılacak rücu davasında önem taşıyacağı ve dava dilekçesinde davacının kusursuz olduğu belirtilerek zararın müştereken ve müteselsilen tahsili talep edildiğinden davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken KTK 88. ve TBK 61. maddesine aykırı olarak davalıların kusuru oranında sorumlu tutulmalarının hatalı olduğu" yönünde karar verilmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/12443 E. ve 2022/6192 K., 2021/11174 E. ve 2022/4055 K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren işleten, sürücü ve trafik sigortacısı ile kazaya karışan varsa eğer dava dışı, yayalar, araç sürücüsü ve işleteni zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davalı sigorta şirketinin sigorta limiti ile sorumlu olarak zararın tamamından sorumlu tutulmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 27.336,81 TL harçtan peşin alınan 6.835,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.501,81 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54