SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2021/1401 E. 2023/2199 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1401

Karar No

2023/2199

Karar Tarihi

29 Kasım 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2021/1401

KARAR NO: 2023/2199

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 20/04/2021

NUMARASI: 2016/954 Esas - 2021/339 Karar

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ: 29/11/2023

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/01/2015 tarihinde sürücüsü ... olan ... plakalı araç ile ... plakalı çekici ve dorsenin sürücüsü ...'nun ... plaka sayılı minibüse çarpması sonucunda ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada ... plaka sayılı minibüste yolcu olarak bulunan müvekkillerinin desteği ...'ın hayatını kaybettiğini, kaza ile ilgili olarak Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/73 Esas sayılı dosyası ile ceza yargılaması yapıldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebini açık ve net olarak belirtmesi, hangi davacı için ne kadar tazminat talep ettiğini açıklaması gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre müvekkili şirkete sigortalı aracın sürücüsünün tali kusurlu olduğunu, davacı tarafın muhatabının aslında ... plaka sayılı çekici dorsenin maliki, sürücüsü ve sigortacısın olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve değerlendirme ile hazırlandığını, aynı kaza ile ilgili olarak Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/278 Esas sayılı dosyasında araç sürücüsü ...'nun %25 kusurlu olduğuna hükmedildiğini, mahkemece araç sürücüsünün kusursuz olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 24/01/2015 günü saat 13.25 sıralarında, sürücü ...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı çekici ve arkasına takılı ... plakalı römork ile çift yönlü yolu takiben Antalya istikametinden Burdur istikametine seyrederken viraja geldiğinde, sola savrulan römorkunun sol yan arka kesimi ile karşı istikametten gelen sürücü ...'ın kullandığı davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı minibüsün sol ön kesimi ile çarpışmaları sonucu, birden fazla ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan kaza meydana geldiği, kazada ... plaka sayılı minibüste yolcu olarak bulunan davacıların desteği ...'ın vefat ettiği, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile eldeki davayı açtıkları anlaşılmıştır. Ceza mahkemesinin maddi nedensellik bağını (illiyet ilişkisi) tespit eden kesinleşmiş hükmü hukuk hakimini bağlamaktadır. ( Yargıtay HGK'nın 16/09/1981 gün 1979/1-131 E., 1981/587 K. sayılı ilamı; M. Çenberci, Hukuk Davalarında Kesin Hüküm, 1965, s.22 vd.; H.G.K.nın 27/04/2011 gün ve 2011/17-50 E., 2011/231 K. sayılı ilamı) Bu şekilde kabulün nedeninin de, hukuk usulünün bir şekil hukuku olması, davanın açılması, itirazların ileri sürülmesi, tanıkların ve diğer delillerin bildirilmesinin belirli süre koşullarına bağlı kılınması, tanık listesi verilememesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı gibi, yargılamanın süratle sonuçlandırılması gayesiyle yargılamaya belirli kısıtlamalar getirilmesi ve bunun sonucunda da hukuk hakiminin şekli gerçeği araması, maddi gerçeğin öncelikli hedefi olmaması gösterilmektedir. Ceza hakimi ise bunun tersine öncelikli hedef olarak maddi gerçeğe ulaşmayı hedeflemektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/24504 E. ve 2022/9135 K. sayılı kararı) Somut uyuşmazlıkta; aynı kaza nedeniyle ... plakalı çekicinin sürücüsü ...'ın sanık olarak yargılandığı, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/73 Esas sayılı dosyasında ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığından alınan kusur raporunda sanık sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Ceza Mahkemesince 17/11/2015 tarih, 2015/73 Esas ve 2015/260 Karar sayılı karar ile '' olay günü havanın yağışlı olduğu, sanık ...'ın sevk ve idaresinde TIR diye bilinen çekici ve dorsesi ile seyir halinde olduğu, sanığın keskin viraja gelmekteyken hızının 78 km olduğu, viraja yaklaşırken, keşifte ve dosyaya yansıyan resimlerde anlaşılacağı üzere hız sınırı tabelasının mevcut olduğu ve hız sınırının 50 km olduğu, buna karşın sanığın idaresindeki aracın büyüklüğü ve tonajı, havanın yağışlı oluşu da nazara alındığında hızını daha da yavaşlatması gerekirken çekicide yer alan kaza anındaki takoğraf kayıtlarına göre hızının 70 km olduğu, olay yerinde fren izlerinin tespit edilememesine göre her iki sürücünün de keskin viraja girdiklerinde birbirini göremedikleri, çekicinin sürücüsü sanık ...'ın virajda keskin dönüş yapması sonucu dorsenin, maktulun bulunduğu aracın şeridin bir kısmına doğru savrulması sonucu, sağ şerit yerine orta şeritte ilerleyen maktule ait araca çarpması sonucunda söz konusu kaza gerçekleşmiş" olduğu ve sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 12. Ceza Dairesinin düzelterek onama kararı ile 19/10/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece kusurun belirlenmesi için YTÜ öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda; Kaza Tespit tutanağı, ceza yargılamasına ilişkin Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/73 Esas sayılı dosyası ve dosya kapsamında bulunan keşif yapılmak suretiyle alınan bilirkişi raporu, ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 03/06/2015 tarihli raporu irdelenmek suretiyle sonuç olarak ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorkun sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'nun kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bu halde ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı da gözetilerek aynı olay nedeniyle ceza yargılama aşamasında alınan kusur bilirkişi raporu ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur raporu arasında kusur oranlarında çelişki ortaya çıktığı halde İlk Derece Mahkemesince kusur oranları bakımından bilirkişi raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden ya da İTÜ Makine Mühendisliği bölümünde görevli akademisyenlerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/11/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkarargereğiAçılan)kabulügönderilmesineistanbulVeTazminatdüşünüldüSebebiylenumarasıCismani(Ölüm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim