İstanbul BAM 9. HD 2021/1392 E. 2023/2198 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1392
2023/2198
29 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/1392
KARAR NO: 2023/2198
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 03/12/2020
NUMARASI: 2018/548 Esas - 2020/843 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 29/11/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/10/2017 tarihinde sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyri esnasında, aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek sol taraftan orta refüje çıkarak 2 adet ağaç fidanını kırması ve yaklaşık 33 metre gitmesine müteakip orta refüj üzerinde bulunan beton aydınlatma direğine çarpması neticesinde maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada araçta bulunan müvekkillerinin kızı ...'in vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her bir davacı için ayrı ayrı şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsiline, her bir davacı için ayrı ayrı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 192.605,83 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/Ç esaslarına göre yapılması gerektiğini, ayrıca müteveffanın müterafik kusurunun olup olmadığının, emniyet kemerinin takılı olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini, müteveffanın alkollü sürücünün aracına isteyerek binmiş olduğunu, sürücüde 0,78 alkol tespit edilmiş olduğunu, müvekkilinin ...'a kendi rızası araç vermediğini, müvekkilinin oğlunun uyurken ...'un aracın anahtarını cebinden izinsiz aldığını, söz konusu olayda hatır taşımacılığı yapılmış olduğunu, bu nedenle de indirim yapılması gerektiğini, mahkemenin hükmettiği manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, kazada müvekkilinin aracını habersiz bir şekilde kullanan ve kazanın oluşumuna %100 kusuru ile sebep olan davalı ...'un manevi zarardan sorumlu olduğunu, mahkemenin faiz başlangıç tarihlerini yanlış belirlediğini, davacılar vekilinin kısmi dava açtığını, ıslah ettikleri tarihe göre faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Adapazarı istikametinden Camili istikametinde seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, 60 gün yoğun bakımda yattığını ve olayı hatırlamadığını, % 55 maluliyet raporu olduğunu, ortopedik engelli kaldığını, suçlamaları kabul etmediğini, tazminatın sigorta şirketinden alınması gerektiğini, ödeme gücünün bulunmadığını, tazminatın diğer davalıdan alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların talebine konu “destekten yoksun kalma tazminatına” ilişkin tazminat hesabının ZMSS Genel Şartları a.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, olayda müteveffanın müterafik kusuru olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında müteveffanın koruyucu tertibat kullanmadığının kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, kaldı ki ölü muayene tutanaklarında ölüm sebebi olarak yüz ve kafa travmasının gösterildiğini, müteveffanın alkollü sürücünün aracına bilerek bindiğini, olayda müteveffanın müterafik kusuru bulunduğunu ayrıca hatır taşıması bulunduğundan hatır indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun olarak ihbar yapıldığının ve tazminat hesabına esas olabilecek tüm belge ve bilgilerin ibraz edildiğini ispat görevinin davacı yana ait olduğunu, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilebileceğini, bu nedenle kaza tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile; 57.016,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak (Sigorta yönünden 07/08/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile, diğer davalılar yönünden 23/10/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile ) davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 54.505,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak (Sigorta yönünden 07/08/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile, diğer davalılar yönünden 23/10/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile ) davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 15.000.00 TL manevi tazminatın 23/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve...'ndan müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 15.000.00 TL manevi tazminatın 23/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'ndan müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması yapılırken TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması gerekirken PMF 1931'e göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, yapılmış olan hesaplamadan %20 hatır taşıması indirimi yapılmasının yerinde olmadığını, Kanun gereği taraflar boşanmış olsa da kayın hısımlığının devam ettiğini, müvekkillerinin müteveffa kızı ile davalı ... arasında kayın hısımlığı bulunduğunu, Yargıtay'ın birçok kararında yer aldığı üzere aile bireyleri ve akrabaların taşınmasının hatır taşınması kapsamına girmediğini, araç sahibi davalı ...'nun aracın kendi bilgisi dışında oğlu tarafından cebinden anahtarının alınarak götürüldüğünü beyan ettiğini, bunun doğru olmadığını, tanık beyanıyla hatır ve müterafik kusur indirimi uygulandığı dikkate alınırsa sadece tanık beyanına dayalı yapılan indirim yapılmasının yerinde olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Diğer davalı ...'un ağır ve tam kusurlu olması arabayı müvekkilinin rızası olmadan gizlice almasından dolayı KTK'nın 86 ve 107 maddesi gereğince müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, mahkemenin hükmettiği manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, mahkemenin faiz başlangıç tarihlerini yanlış belirlediğini, davacı tarafın kısmi dava açtığını, ıslah tarihine göre faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi gerektiğini, hem hatır taşımacılığından hem de mütefarik kusurdan dolayı birlikte indirim yapılması gerektiğini, daha yüksek oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalı ...'un arabayı müvekkilinin haberi ve rızası olmadan gizlice almasından ötürü müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda PMF yaşam tablosuna göre yapılan hesaplama tutarını kabul etmediklerini, TRH 2010 yaşam tablosuna göre tazminat hesabı yapılması gerektiğini, mahkemenin asıl alacağa 07/08/2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verdiğini, davanın kısmi dava olduğunu, ıslaha konu edilen kısım için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut olayda, 23/10/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ...'na ait sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile tek taraflı olarak gerçekleşen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacıların kızları ...'in vefat etmesi nedeniyle davacıların aracın sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigortacısı olan davalılardan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talep ettiği görülmüştür. 2918 sayılı Kanun’un 86. maddesinde ise bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Araç işleteninin hukuki sorumluluğunun sınırları ile bu sorumluluğun kalkmasının şartlarını düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 vd. maddelerine göre, araç işleteninin sorumluluğunun temelinde kusursuz sorumluluğun bir türü olan tehlike sorumluluğu bulunmaktadır. Tehlike sorumluluğunun cari olduğu işletenin sorumluluğunun son bulması için de, anılan kanunun 86/1. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere, illiyet bağını ortadan kaldıracak mahiyette 3. kişi kusuru- zarar görenin ağır kusuru- mücbir sebep hallerinden birinin bulunması gerekmektedir. Bu üç halden birinin bulunduğu durumda dahi işletenin sorumluluğunun son bulması için araçtaki bozukluğun ya da işleten ile eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurunun kazaya etki etmemiş olması gerekmektedir. Bu itibarla, işletenin kusurlu eyleminin katıldığı ya da araçtaki teknik arızanın olaya etki ettiği durumlarda, işletenin sorumluluktan kurtulmasının mümkün olamayacağı izahtan varestedir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2016/9809 Esas - 2019/3946 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2015/9275 Esas - 2018/3896 Karar sayılı ilamı). Somut olayda; Davalı ... ... plakalı aracın maliki olduğuna göre, işleten olarak kaza anında bu aracı kullanan sürücünün kusurundan dolayı doğan zarardan davacılara karşı müteselsilen sorumludur. Davalı ... kendisine ait aracı sürücü ...'a rızası ile vermediğini, kaldı ki sürücünün tam ve ağır kusurlu olduğunu öne sürmektedir. Sürücünün tam ve asli kusurlu olması mücbir sebep değildir. Dosya kapsamına göre, ortada işletenin sorumluluğunu ortadan kaldıracak bir durum varlığı da ispat edilememiştir.Bu durumda işletenin sorumlu sayılması gerekir. Kaldı ki kusurun söz konusu olduğu hallerde mücbir sebepten söz edilemez. Yine KTK'nın 86/2. maddesi bir indirim hali olarak da düzenlenmemiştir. Bu nedenle davalı ...u vekilinin bu yönlere değinen istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacıların desteğinin ölümü ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, işleten ve sürücünün ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Yine KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Islah edilen kısım içinde temerrüt tarihi aynı tarih olacaktır. Bu bakımdan davalı ... Sigorta vekilinin ve davalı ... vekilinin artırılan kısım için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Mahkemenin hükme esas aldığı aktüerya kök raporunda, TRH-2010 yaşam tablosu esas alınarak yapılan hesaplama sonucu davacı anne ...' in kızını kaybetmesi sonucu zararının 104.557.89 TL, davacı baba ...'in; kızını kaybetmesi sonucu zararının 88.047,94 TL olduğu hesaplanmıştır. Davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilince bilirkişi kök raporuna itiraz edilmemiş, davalı ... vekilinin itirazı üzerine ek rapor alınmıştır. Davacı vekili kök rapora göre davasını ıslah etmiştir. Bilirkişi ek raporunda itirazlar tek tek karşılanmış, PMF yaşam tablosu ve TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak ayrı ayrı tazminat hesaplaması yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince ek bilirkişi raporunda ki PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplama hükme esas alınarak, davacı vekilinin 14/10/2020 tarihli talep artırım dilekçesi doğrultusunda müterafık kusur ve hatır taşıması indirimi sonucu davacı ... için 57.016,04 TL destekten yoksun kalma tazminatı davacı ... için ise 54.505,36 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir. Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Yargıtay 4. Hukuk Dairesince de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/376 E. ve 2023/4016 K., 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Bu nedenle mahkemece tarafların itirazı ve talebi olmadığı halde aktüer ek raporundaki PMF yaşam tablosuna göre yapılan hesaplama esas alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacılar vekili ile davalı ... Sigorta vekilinin bu yöne değinen istinaf itirazı yerindedir. Bir kazada birden fazla müterafik kusur hali olsa dahi ancak bir kez ve %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılabilecektir. Somut olayda; söz konusu araçta yolcu konumunda bulunan müteveffa ...'in sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiği anlaşıldığından mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Yine müteveffa destek ile araç sürücüsünün arkadaş oldukları birlikte gezip eğlenmek amacı ile araca bindikleri ve bu esnada kazanın meydana geldiği anlaşıldığına göre desteğin yolcu olarak taşınmasının hatır taşımacılığı kapsamında olduğu kabulü ile hesaplanan maddi tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasında da bir isabetsizlik yoktur. Ancak Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalıların bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davalılar ... Sigorta A.Ş. ile davalı ... vekilinin süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesinde hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması bulunduğu ancak davalı ...'un hatır indirimi yapılması gerektiğine dair iddiası bulunmadığı halde İlk Derece Mahkemesince tüm davalılar bakımından hatır indirimi yapılarak karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aktüerya bilirkişi ek raporunda TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak davacı ... belirlenen 94.456,44 TL, davacı ... için belirlenen 78.927,40 TL destekten yoksun kalma tazminatından %20 oranında müterafik kusur indirimi ve davalılar ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. bakımından %20 oranında hatır indirimi yapılması sonucu davacı ... için 56.673,86 TL, davacı ... için 47.356,44 TL destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulüne; davalı ... bakımından ise sadece %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davacı ... için 75.565,15 TL, davacı ... için 63.141,92 TL destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulüne; talep artırım dilekçesindeki talep ile hatır indirimi ve müterafik kusur indirimi yapılan kısma ilişkin talepler bakımından fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş; tüm davalılar için talep arttırım tutarına göre hatır indirimi ile müterafik kusur indirimi yapılan kısım dışında reddedilen tutar olduğu halde mahkemece vekalet ücreti hükmedilmemiş, davalılarda hükmü bu yönden istinaf etmediğinden davacı taraf lehine oluşan usulü kazanılmış hak nedeni ile yeni kurulan hükümde de reddedilen miktar için davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş; Müterafik kusur ve hatır indirimi nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirim mahiyetinde olduğundan davalılar lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiş, yargılama giderlerinin hesabında nazara alınmamış ve aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Bu nedenle; davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:Davanın Kısmen Kabulü İle; 1-) 75.565,15 TL destekten yoksun kalma tazminatı için davanın KABULÜNE, kabul edilen tazminattan 56.673,86 TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak (Sigorta yönünden 07/08/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile, diğer davalılar yönünden 23/10/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile) tahsili ile; geriye kalan 18.891,29 TL tazminatın davalı ...'dan 23/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-) 63.141,92 TL destekten yoksun kalma tazminatı için davanın KABULÜNE, kabul edilen tazminattan 47.356,44 TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak (Sigorta yönünden 07/08/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile, diğer davalılar yönünden 23/10/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile) tahsili ile; geriye kalan 15.785,48 TL tazminatın davalı ...'dan 23/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-) 15.000.00 TL manevi tazminatın 23/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'ndan müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 4-)15.000.00 TL manevi tazminatın 23/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'ndan müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
HARÇLAR VE YARGILAMA GİDERİ 5-)Harçlar Yasası uyarınca maddi tazminat davası için alınması gereken 9.475,00 TL ilam harcından 7.106,00 TL'sinden 109,30 TL peşin harç ve 3.260,00 TL ıslah harcının toplamı olan 3.369,30 TL 'nin mahsubu ile geriye kalan 3,736,70 TL harcın tüm davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bakiye 2.369,00 TL ilam harcının ise davalı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-)Harçlar Yasası uyarınca manevi tazminat davası için alınması gereken 2.049,00 TL ilam harcının davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 7-)Harçlar Yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 109,30 TL peşin harç ve 3.260,00 TL ıslah harcının toplamı olan 3.369,30 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 8-)Davacı tarafından yapılan toplam 1.700,00 TL bilirkişi ücreti ve 324,55 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.024,55 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 1.841,62 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, (davalı ... aleyhine reddedilen miktar bulunmadığından yargılama giderinin tamamından sorumlu olmak kaydıyla) 9-)Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 10-)Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
VEKALET ÜCRETİ:
A-)MADDİ TAZMİNAT AÇISINDAN 11-)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE, 12-)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE,
B-)MANEVİ TAZMİNAT AÇISINDAN 13-)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 4.500,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...dan müteselsilen alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE 14-)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 4.500,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...dan müteselsilen alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-)Davacılar, davalı ... ve davalı ... Sigorta A.Ş tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından yatıranlara iadesine,2-)İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 100,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, 5-)İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalı ...'nu verilmesine, 6-)İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 7-)Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 8-)İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54