SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 9. HD 2022/2061 E. 2023/2068 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2061

Karar No

2023/2068

Karar Tarihi

9 Kasım 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2022/2061

KARAR NO: 2023/2068

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 21/04/2022

NUMARASI: 2018/560 Esas - 2022/435 Karar

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ: 09/11/2023

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... araç sahibi, davalı ... sürücüsü olduğu ... plakalı, müvekkili .... da içinde bulunduğu aracın 19/04/2017 tarihinde trafik kazasına karıştığını, anılan kaza neticesinde müvekkilinin ağır yaralı olarak yoğun bakımda tedavi altına alındığını, uzun tedavi neticesinde müvekkilinin %99 oranında kendi ihtiyacını karşılayamayacak derecede engelli kaldığını, trafik kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün tek başına kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/42356 Soruşturma sayılı dosyasında yapılan soruşturmada, davalı sürücü ...'ın alkollü olarak kazaya sebebiyet verdiği ve kazadan tek başına sorumlu olduğunun, müvekkilinin kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, kaza nedeniyle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/306 Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, davacı müvekkilinin kaza tarihinde 1.770,50 TL ücret ile çalışırken, kaza nedeniyle engelli kalması sebebiyle kaza tarihinden bu yana geliri bulunmadığını, davalı ... araç sahibi olduğunu, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın ...Şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin poliçede belirtilen teminat miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları ile ıslah ve manevi tazminat talep ve dava etme hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi'nin poliçe teminat bedeli ile sınırlı olmak kaydıyla tüm davalılar nezdinde müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 3.297.740,16 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen ve kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın, müvekkili şirket tarafından 19/05/2016 - 19/05/2017 vadeli ZMMS Poliçesi ile sigortalandığını, davacının tarafın uğradığını iddia ettiği zararları ispat etmesinin gerektiğini, dava konusu olayda da davacının, alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına bindiğini, bu nedenle de hem hatır taşıması, hem de müterafik kusur nedeniyle ayrı ayrı indirim yapılması gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte temerrüt süresinin, kaza tarihinden itibaren değil delillerin tümünün müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başlayacağını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile 3.298.640,16 TL'nin davalılar ... , ... ve ...Şirketinden (sigorta şirketi poliçe teminat limiti 310.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) taleple bağlı kalınarak dava tarihi 06/06/2018 den itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Şirketi istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin asıl alacak bakımından sorumluluğunun sınırlandırılmasına rağmen feriler bakımından sorumluluğun sınırlandırılmamasının hukuka aykırı olduğunu, vekalet ücreti, harç ve yargılama gideri bakımından müvekkil şirketin sorumluluğunun hükmolunan toplam asıl alacak ve müvekkili şirketin sorumlu olduğu asıl alacak üzerinden oranlanarak belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, davacının alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracında yolculuk yapmasının müterafik kusur teşkil edeceğinden tazminattan uygun oranda indirim yapılması gerektiğini, olayda hatır taşımacılığı indirimi uygulanması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporuna ve rapora esas yönetmeliğe ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının kalıcı maluliyetinin olması gerekenin üzerinde tespit edildiğini, üstelik tespit edilen arazların kazayla illiyetinin irdelenmediğini, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlar gereği, geçici iş göremezlik zararı, bakıcı, ulaşım ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri teminatına alındığını ayrıca sağlık giderleri teminatının SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının kaza sonucunda bakıcıya ihtiyaç duyup duymadığının uzman bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının, kendiliğinden bakıcı gideri zararı oluşturmadığını, sürekli bakıcı giderine ihtiyacın ispatı gerektiğini, bilirkişi raporunda asgari ücretin brüt tutarından hesaplama yapıldığını ancak davacının 4 senedir malul olup bu süre boyunca yapılan bakıcı giderinin ve SGK kayıtlarının celbi gerektiğini, SGK GSS Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı'nın 04/10/2013 gün ... sayılı yazısı ile trafik kazalarından doğan tedavi giderlerinin refakatçi gideri, yol masrafı, ilaç masrafı, tıbbi malzeme masrafı gibi sair tüm masraflar dahil olmak üzere SGK tarafından karşılanacağının ifade edildiğini, bu nedenle refakatçi gideri ve bakıcı gideri talebinin SGK'ya yöneltilmesi gerektiğini, mahkemece SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya geçici iş göremezlik vs. ödemeler yapılıp yapılmadığının sorulmasını talep ettiklerini, rücuya tabi Sosyal Güvenlik ödemelerinin tazminattan mahsubu gerektiğini, dava konusu kazanın açıkça iş kazası niteliğinde olduğunu, SGK tarafından hak sahiplerine peşin sermaye değeri ödeneği bağlanması muhtemel olmasına rağmen işbu tutarın tazminattan indirilmediğini, kazanın Genel Şartlar ve KTK değişikliği sonrası meydana geldiğinden, KTK'da öngörüldüğü üzere %1.8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, hükme esas bilirkişi hesap raporunda hukuka aykırı olarak progresif rant yöntemi kullanıldığını, müvekkili şirketin teminat limitinin asıl alacak ve feriler bakımından dikkate alınması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 19/04/2017 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile seyir halindeyken kaza mahalli olan ... ayrımına geldiği esnada aracıyla seyir istikametine göre aynı istikamette bankette park halindeki sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kamyonetin arka ve sol yan kısımlarına çarptığı akabinde sağ tarafta bulunan bariyerlere ve daha ilerideki sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araca ve ... yönetimindeki ... plakalı araca çarpıp yan yatması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı kamyonette yolculuk yapan davacı yolcu ... yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Aynı kaza nedeniyle açılan ceza dosyasında alınan 24/10/2018 tarihli kusur raporunda, sürücü ... asli derecede kusurlu, sürücü ... kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporunda davalı sürücü ...'ın asli ve %100 oranında kusurlu, sürücü ... davalı sürücünün aracına çarpması ile meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, kaza sonucu savrulan davalı sürücü yönetimindeki aracın araçlarına çarpması nedeniyle kazaya karışan diğer sürücülerin atfı kabil kusurlarının bulunmadığı bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü, kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında davalı vekilinin kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde 14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Bu nedenle 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf talebi yerinde değildir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereğince bakıcı giderinin hesaplanmasında asgari ücretin brüt tutarının (tamamının) esas alınması gerektiğinden ve yine harcamaya ilişkin belge sunulmasına gerek bulunmadığından sürekli bakıcı gideri tazminat hesabına; Mahkemece geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmediğinden geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışında bulunduğuna; Mahkemece Gaziosmanpaşa Sosyal Güvenlik Merkezine yazılan yazıya, verilen yanıttan davacı ...'un uğradığı kaza nedeniyle, herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığının bildirildiğinden peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiğine değinen istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan 28/07/2021 tarihli maluliyet raporunda: davacı ... 19/04/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak %100 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına gereksinim duyabileceği belirtilmiştir.İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihi olan 19/04/2017 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınması gerekirken kaza tarihinde yürürlükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olması doğru olmamıştır. Dosya incelendiğinde dava dilekçesinde davacının %99 engelli kalması sebebi ile ekonomik geleceğinin sarsılması, çalışma gücünün yitirilmesi, kazanç kaybı ve tedavi giderleri vb. gibi maddi zararların tazmini için belirsiz alacak davası açıldığı, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsilinin talep edildiği belirtilmiş; İlk Derece Mahkemesince verilen mehil üzerine davacı vekili 26/06/2018 havale tarihli dilekçesi ile maddi tazminatın 100,00 TL'sinin davacının yaptığı tedavi giderleri, 800,00 TL'sinin maluliyet zararına ilişkin 100,00 TL'sinin ise diğer zararlara ilişkin olduğunu açıklayarak poliçe kapsamında tahsilini talep etmiştir. Maluliyet raporunda davacının trafik kazasına bağlı yaralanması nedeni ile başka birinin sürekli bakımına gereksinim duyabileceği yönünde görüş bildirilmiş, aktüerya raporunda sürekli iş göremezlik zararı dışında ayrıca 1.868.866,20 TL sürekli bakıcı gideri hesaplaması yapılmıştır. Davacı vekili 11/02/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesi ve 25/06/2018 tarihli beyan dilekçesinde belirtilen iş göremezlik (maluliyet zararı ) alacağı olarak 800,00 TL talebini 1.429.773,96 TL'ye, 100,00 TL bakıcı gideri (diğer zararlar) talebini 1.868.866,20 TL arttırarak ıslah ettiğini belirterek toplam 3.298.640,16 TL tazminatın tahsilini talep etmiştir. 100,00 TL tedavi gideri talebi ıslah ile artırılmamıştır. Mahkemece gerekçeli kararın gerekçe kısmında davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olması nedeni ile davacının kendisine uygulanan tedaviye rağmen %100 oranında malul kalması, maluliyet sonucu oluşan idame tedavi ve süresiz bakıcı gideri oluşması nedeni ile itibar edilen 06/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan miktarda sorumlu oldukları anlaşıldığından 100,00 TL diğer zararlara ilişkin istemin ise ispatlanamadığından reddine karar verilmiş, hüküm fıkrasında ıslah dilekçesi ile talep edilen 3.298.640,16 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ıslah dilekçesinde açıkça "dava dilekçesi ve 25/06/2018 tarihli beyan dilekçesinde belirtilen "diğer zararlar" kapsamında bakıcı gideri talep edildiği" açıklanmış olup, mahkemenin gerekçesinde diğer giderlere ilişkin talebin reddine karar verildiği yazıldığı halde hüküm fıkrasında ıslah dilekçesine itibar edilerek bakıcı ücreti (diğer zararlar alacağının) kabulüne karar verilmesi ile hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmuştur. Yine dava dilekçesi ve 26/06/2018 tarihli talep dilekçesinde 100,00 TL tedavi gideri talep edildiği belirtildiği halde tedavi gideri talebi hakkında hüküm kurulmamış olması da doğru olmamıştır. Kısmen ıslah'ta, önceden yapılan usuli bir işlemin düzeltilmesi, örneğin talep sonucunun arttırılması söz konusu olur. Uygulamada, istem sonucuna ilişkin fazlaya dair haklarını saklı tutan davacının dava değerini ıslah yolu ile arttırabileceği tartışmasız kabul edilmektedir. Bununla birlikte başından beri dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu edilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. (HGK’nın 29.06.2011 gün, 2011/1-364 E.-2011/453 K.,15.06.2016 gün, 2014/4-1193 E.-2016/800 sayılı İlâmları) (HGK’nın 15.02.2017 gün, 2015/7-917 E.-2017/265 K. sayılı kararı). Dosya kapsamına göre, dava dilekçesi anlatımında ve talep kısmında açıkça davacının iş göremezliği nedeni ile sürekli bakıcı ihtiyacı oluştuğu açıklanarak sürekli bakıcı gideri talep edilmediği ayrıca İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat taleplerinin açıklamak üzere mehil üzere davacı vekili tarafından sunulan 26/06/2018 tarihli beyan dilekçesinde de açıkça 100,00 TL diğer zararlar kapsamında sürekli bakıcı gideri yazılı olmadığı halde taleple bağlılık kuralı ihlal edilerek talepten fazlasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 2021/6030 Esas ve 2021/8056 Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere; "sigortalı sürücünün kullandığı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinde; ölüm ve sakatlanma kişi başına teminat limiti 310.000,00 TL, tedavi gideri kişi başına teminat limiti 310.000,00 TL olarak belirlenmiş ve kaza tarihi itibari ile geçerli olan poliçe limitleri 310.000,00 TL’dir. Bahsedilen iki sorumluluğun her biri diğerinden bağımsızdır. 6098 Sayılı TBK'nun 54.maddesinde tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir. Sakatlık tazminatı hesaplanırken mağdurun meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre elde edeceği gelirdeki azalma hesaplanırken, bakıcı giderleri; mağdurun bakımı, hastaneye gidip gelmesi, ilaçları, gerektiğinde sürekli yanı başında bulunması gereken hasta bakıcı-yardımcı maaş ve ücretleridir. Daimi iş gücü kaybı tazminatı ile yaşam boyu bakım giderleri farklı tazminat kalemleri olup, yaşam boyu bakıcı giderlerinin sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Dairenin kökleşen içtihatları da bu yöndedir. " Bu yasal düzenleme ve Yargıtay kararları doğrultusunda sürekli bakıcı gideri poliçe kapsamında tedavi giderleri teminatı içerisinde bulunduğundan davalı sigorta vekilinin bakıcı giderinin poliçe kapsamında bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Somut olayda Mahkemece sürekli iş göremezlik tazminatı ile sürekli bakıcı gideri tazminatına iki ayrı teminat kapsamında hükmedilmesi gerekirken sadece 310.000,00 TL teminat limiti yazılması doğru olmamıştır. Ne var ki davacının bu hususa dayanan istinaf talebi bulunmadığından davalı sigorta şirketi lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Davalı ... Şirketi vekilinin harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf talepleri incelendiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır. Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu tutulmalıdır.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde poliçe limiti de açıkça gösterilerek davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu yazılmış ancak sigorta limitini geçen maddi tazminata hükmedildiği halde poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre harç hesaplanmamış olması, kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine hesaplanan vekalet ücretinin poliçe limiti üzerinden hesaplanmamış olması doğru olmamıştır. Mahkemece, gerekçeli kararda sürücü ...'ın alkollü olduğu tespitine yer verildiği halde davacı yolcunun, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binip binmediği ve sonucuna göre müterafik kusurunun tartışılmamış olması ile davalı sigorta şirketi vekili hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirttiği halde hatır taşıması bulunup bulunmadığının tartışılmamış olması da eksik incelemeye dayalı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, ATK'dan kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine" hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı sürekli işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu, sürekli bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması ve tespit edilecek maluliyet oranına göre hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre yukarıda açıklandığı şekilde dosya kapsamında dava dilekçesi ve 26/06/2018 tarihli talep dilekçesinde yazılı taleplerle bağlı kalınarak ve tüm talepleri karşılar şekilde gerekçesi de açıklanarak (diğer davalıların istinaf talebi bulunmadığından karar onlar bakımından kesinleşmiştir) davalı sigorta şirketi bakımından usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/11/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkarargereğiAçılankabulügönderilmesineistanbulVekaldırılmasınaTazminatdüşünüldüSebebiyleCismaninumarası(ÖlümTazminat)

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim