İstanbul BAM 9. HD 2021/876 E. 2023/1565 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/876
2023/1565
22 Eylül 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/876
KARAR NO: 2023/1565
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANA. 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 13/10/2020
NUMARASI: 2016/541 Esas - 2020/576 Karar
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 22/09/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı ile birlikte davalı oldukları İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesinin 2011/201 Esas 2014/522 karar sayılı müştereken ve müteselsilen sorumluluk ilkesine göre hüküm kurulan kararın infazı için anılan davanın davacısının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatması neticesinde davalının %30 oranındaki kusur sorumluluklarına isabet eden tutarlar da dahil olmak üzere zarar görenlerin zararını faiz ve ferileriyle birlikte 15/12/2015 tarihinde 222.971 TL olarak icra dosyasına ödediklerini, davalının 17/03/2016 tarihinde kendilerine 67.300 TL ödeme yapmış olmakla birlikte yapılan ödemenin, takip çıkışının 67.963,39-TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda, eksik olduğunu beyan ederek, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosya kapsamında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini, takibin devamını ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesinin 2011/201 Esas 2014/522 karar sayılı kararı ile hüküm kurulan tazminat tutarının kusur sorumluluğuna isabet eden tutarı fazlasıyla ödediğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına 96.020,43 TL ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından ödeme emri tebliğ edilmeden 17.03.2016 tarihinde davacı sigorta şirketinin hesabına 67.300 TL ödeme yaptığını, icra takibinin 148.03.2016 tarihinde başlatıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 7.000,19 TL asıl alacak ve bu alacağa işleyecek faiz, masraf ve vekalet ücreti yönünden takibin aynen devamına, hükmedilen asıl alacağın(7.000,19 TL) %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davacı tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasından gönderilen ödeme emrine, müvekkili tarafından yasal süresi içerisinde borca ve yetkiye itirazda bulunulduğunu ve davacı alacaklı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasından yeniden ödeme emri gönderildiğini, müvekkili tarafından yasal süre içerisinde bu dosyaya da itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, her iki icra dosyasından gönderilen ödeme emirleri ve takip talepleri incelendiğinde, takip dosyalarındaki taleplerin ve ödeme emirleri içeriklerinin birbirlerinden farklı olduklarının anlaşılacağını, Yerel Mahkeme tarafından yetkisiz icra dairesindeki takip tarihi esas alınarak sonuca gidildiğini ve takipten önce müvekkili tarafından tüm borç ödenmiş olmasına karşın dosya borcu varmış gibi hesap yapılarak müvekkili aleyhine hüküm tesis edildiğini, yetkisiz icra dairesinde yapılan tüm işlemlerin hükümsüz olduğunu, dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasından işlemlere başlanmadan önce müvekkili tarafından 67.300,00 TL davacıya ödenerek borcun kapatıldığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacağın miktarı ve hesabının çekişmeli olduğunu, alacağın likit olduğundan da söz edilemeyeceğini, müvekkili şirketin, davacı tarafından temerrüde düşürülmediği halde, takip öncesi süre bakımından müvekkili aleyhine faize hükmedildiğini, temerrüt oluşmadan faize hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 02/02/2010 tarihinde meydana gelen ve İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nin 2011/201 esas sayılı dosyasına konu trafik kazası neticesinde Mahkemece taraflar hakkında müşterek müteselsilen hükmedilen tazminat miktarının tamamının davacı sigorta şirketi tarafından ödenmesi nedeniyle davalı şirkete kusuru oranında rücu talebiyle başlatılan takip sonrası eksik ödeme yapıldığı iddiasıyla bakiyenin tahsili istemine ilişkin itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edildiği anlaşılmaktadır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında, 19/02/2016 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının davacı sigorta şirketi, borçlusunun davalı şirket olduğu; takibin ödenen tazminatın kusuru oranında rücu istemi açıklamasıyla 66.891,30 TL asıl alacak ve 1.072,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.963,39 TL alacağın fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu borçlu tarafından yetki itirazında bulunulduğu, yetki itirazının kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya numarası alarak bu dosyadan yeniden 16/03/2016 tarihli ödeme emri düzenlenerek borçluya 19/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Dosya kapsamından, davalı taraf, takip tarihinden sonra dosyanın yetkisizlik ile gönderilmesi neticesinde yetkili İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi tarafından ödeme emri düzenlendikten ancak henüz davalı borçluya tebliğ edilmeden (ödeme emri 16/03/2016 tarihinde düzenlenmiş, 19/03/2016 tarihinde davalıya tebliğ olmuş) 17/03/2016 tarihinde davacı sigorta şirketine 67.300,00 TL ödeme yaptığı, bu tarihler dikkate alınarak yapılan hesaplamada yine davalı vekili tarafından her ne kadar temerrüt olmadığından faiz talep edilemeyeceği yönünde itirazda bulunulmuş ise de rücuen tazminat davalarında sigorta şirketi dışındaki diğer sorumluların ( sürücü, işleten , malik vb..) ödeme ile birlikte başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın temerrüte düşeceği nitekim davalının da sigorta şirketi olmayıp davacı sigorta şirketinin ödeme tarihi itibariyle ödenen ve kusuruna isabet eden kısım yönünden temerrütü oluştuğu göz önünde bulundurularak, 15/12/2015 ödeme tarihinden 19/02/2016 takip tarihi arası 2 ay 4 gün üzerinden yasal faiz uygulandığında davacının 66.891,30 TL rücu ettiği miktar için 1.088,59 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, davacı vekili tarafından takip talebinde 1.072,09 TL işlemiş faiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla mahkemece yapılan hesaplamada taleple bağlı kalınarak 1.072,00 TL işlemiş faiz kabul edilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Dava konusu alacak ilama dayalı olup davacı tüm borcu ödedikten sonra kusuru oranda davalıya (aynı davada davalı olarak gösterilen) rücu ettiğinden alacak belirlenebilir (likit) olduğundan ve davalı tarafça takibe haksız olarak itiraz edildiğinden (7.000,19 TL) %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırılık yoktur.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 478,18 TL harçtan peşin alınan 119,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 358,73 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.22/09/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:04:46