İstanbul BAM 8. HD 2024/938 E. 2024/986 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2024/938
2024/986
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/938
KARAR NO: 2024/986
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/06/2023
NUMARASI: 2023/68 Esas - 2023/500 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Nedeniyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davalıya ZMM sigortalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın 20/07/2015 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde davacı...'un eşi, diğer davacıların annesi olan ...'ün vefat ettiğini ve davacıların destekten yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketine 09.09.2015 tarihinde müracaat etmelerine rağmen herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) şimdilik davacı çocuklar ... ve ... için 500,00-'en TL, davacı eş ... için 1.000,00-TL maddi tazminatın ve cenaze ve defin giderlerinin 09/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, Yargılama aşamasında sunduğu 19/04/2017 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; bilirkişi raporuna göre davacı eşin 99.377,41-TL, davacı ...'un 65.440,44-TL, davacı ...'in 71.037,21-TL tazminat talebinde bulunulabileceği tespit edildiğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava değerini 173.899,06-TL'ye artırdıklarını bildirmiş, 12/02/2020 tarihli duruşmada 19/04/2017 tarihli dilekçesinin hangi davacı yönünden ne miktarda tazminat isteminde bulunduğuna yönelik olarak açıklanmasının talep edilmesi üzerine beyanında; davacı ... yönünden 33.548,08 TL'ye davacı ... yönünden 4.944,85 TL'ye, davacı ... için ise 135.395,73 TL'ye arttırdıklarını, fazlaya ilişkin haklarımı ve ek dava açma hakkını saklı tutuklarını, cenaze ve defin giderleri taleplerinden vazgeçtiklerini bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirkete sigortalı aracın ticari olmadığını, taşımanın hatır taşıması olduğunu ve BK. 43-44 maddeleri gereğince tazminat miktarından indirim yapılması gerektiğini, davacıların başvurusu üzerine belirlenen tazminat miktarından kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle 63.516,00-TL ödeme yapıldığını ve davacıların ibraname verdiklerini, gerçek zararın karşılandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kabulüne, cenaze ve def’in giderleri talebinin vazgeçme nedeniyle reddine dair kararı, davalı vekilinin istinaf istemi üzerine Dairenin 29.12.2022 tarihli 2020/1158 Esas ve 2022/1994 Karar sayılı ilamı ile; "...mahkemece yapılacak iş; ilk önce ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesidir. Bunun için ödeme tarihi verileri (ödeme tarihindeki asgari ücret vs. gibi) dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile bu tutar yönünden de hatır ve müterafik kusur sebebi ile indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılması, indirim yapılması gerekiyorsa bu tutardan gereken indirimler yapıldığında ortaya çıkan miktar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak ödemenin yeterli olup olmadığının araştırılması; ödemenin yeterli bulunması halinde davacıların bakiye zararı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez mahkemece yazılı olduğu şekilde karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanması, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilmesi, bulunacak tutar yönünden de hatır ve müterafik kusur sebebi ile indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılarak, indirim yapılması gerekiyorsa bu tutardan gereken indirimler yapıldığında ortaya çıkan miktara karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden evvel ödenen bedelin güncellenerek belirlenen tazminat miktarından mahsup edilmesi ile yetinilerek yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli bulunmamıştır...Davacılar vekilince, dava dilekçesi ile; cenaze ve defin gideri talebinde bulunulduğu, ancak tahsili istenilen miktara ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediği dolayısıyla da cenaze ve defin gideri talebi bakımından peşin karar ve ilam harcı harcı yatırılmadığı, bu hali ile usulüne uygun şekilde harçlandırılmış bir dava olmadığından cenaze ve defin gideri talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, kabule göre de; 6100 sayılı HMK'nın 123. madde hükmüne göre, davacı tarafça ancak davalının açık rızası ile davanın geri alınabileceği ve bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, madde hükmü gözardı edilerek davacılar vekilinin 12/02/2020 tarihli celsedeki beyanına binaen cenaze ve defin giderlerine ilişkin talep bakımından davanın geri alınmasına muvafakatleri bulunup bulunmadığı sorulmaksızın davalı lehine vekalet ücreti takdirini gerektirir şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesi ile kaldırılmıştır. Dairece verilen kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; kazaya neden olan sürücü ve araç maliki dava dışı ...'un müteveffa destek ...'ün kardeşi olduğu, aralarında akrabalık ilişkisi bulunan kişilerin taşınması kural olarak ahlaki ve sosyal bir ödevin yerine getirilmesi niteliğinde olduğundan, böyle bir taşımanın hatır taşıması olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, kazaya karışan aracın 1998 model Renault marka otomobil olduğu, kaza tespit tutanağına göre kazanın sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana geldiği, aracın yolcu kapasitesinin 5 kişi olduğu buna rağmen araçta sürücü ile birlikte 8 kişi olduğu, meydana gelen olayda istiap haddinin aşıldığı, bu nedenle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davalı tarafından 05.11.2015 tarihinde toplam 63.516,22-TL ödeme yapıldığı, kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi kök raporuna göre ödeme tarihindeki verilere göre, her bir davacı için hesaplanan tazminat tutarından istiap haddinin aşılması nedeniyle %20 indirim uygulanması halinde, her bir davacının bakiye alacağının ödenen tutarın bir katından da fazla olduğu, dolayısıyla ödeme ile alacak arasında açık bir nispetsizlik olduğu, davacıların bu bakımdan dava haklarının olduğu, cenaze ve defin gideri bakımından dava dilekçesinde herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, peşin karar ve ilam harcı harcı yatırılmadığı, usulüne uygun şekilde harçlandırılmış bir dava olmadığından cenaze ve defin gideri talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, bilirkişi ek raporuna göre davacılara yapılan ödemelerin güncellendiği, bakiye tutarların sigorta limiti olan 290.000,00 TL'yi geçtiği, yapılan garame hesabına göre, davacı ...'e ayrılacak pay kalmadığı, davacı ...'ün bakiye alacağının 11.059,38 TL olduğu, davacı ...'ün bakiye alacağının 173.606,84 TL olduğu, buna göre davacı ... yönünden davanın reddi gerektiği, ...'ün bakiye alacağından %20 oranında istiap haddinin aşılması nedeniyle indirim yapıldığında bakiye alacağının, 8.847,50 TL kalacağı, davacı ...'ün alacağından %20 oranında istiap haddinin aşılması nedeniyle indirim yapıldığında bakiye alacağının, 138.885,47 TL kalacağı, taleple bağlı kalınması gerektiği kanaati ile; "1-Davacı ...’ün davasının reddine,2-Davacı ...’ün davasının kısmen kabulü ile 8.847,50 TL’nin 18.09.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,3-Davacı ...’ün davasının kısmen kabulü ile 135.395,48 TL’nin 18.09.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,4-Cenaze ve defin giderleri talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığında" karar verilmiş, karara karşı davacılar ... ve ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri; kazada istiap haddinin aşılmadığı, aşılmış olsa dahi kazanın istiap haddi ile bağlantılı olmadığı, istiap haddinin aşıldığına dair savunmanın süresi içerisinde cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile ileri sürülmediği, kazanın yük fazlalığından değil dava dışı sürücünün tamamen kusurlu davranışından meydana geldiği, yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususun istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kazaya karışan ve desteğin yolcusu olduğu araçta istiap haddinin aşıldığının anlaşılmasına, davalı vekilince cevap dilekçesi ile kusura katılım nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin savunulmuş olmasına, müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması talebinin her zaman ileri sürülebilecek olmasına ve müterafik kusur bulunması halinde bu yönde uygulama yapılmasının gerekmesine, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan inceleme ve değerlendirmeye neticesinde yazılı şekilde karar verilmiş olmasına göre davacılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar ... ve ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/-İstinaf eden davacı ...'ten alınması gereken istinaf karar harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,-İstinaf eden davacı ...'ten alınması gereken 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 427,60-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45