İstanbul BAM 8. HD 2021/1308 E. 2024/977 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2021/1308
2024/977
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1308
KARAR NO: 2024/977
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/03/2021
NUMARASI: 2018/909 Esas - 2021/185 Karar
DAVANIN KONUSU: Kasko Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu, davalıya kasko poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde hasara uğradığını, zararın tazmininin davalı taraftan istenilmesine rağmen araç sürücüsünün alkollü olduğu gerekçesi ile tazminat ödemesi yapılmadığını, oysa ki kazanın meydana gelmesinde diğer araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 10.000,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; dosya kapsamına alınan bilirkişi heyet raporunda; kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün %20 oranında, diğer araç sürücüsünün % 80 oranında kusurlu olduğunun ve hasar bedelinin kadri maruf olduğunun bildirildiği, nörolog bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, kazanın münhasıran (sırf) alkollün etkisi ile meydana gelmediği, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları göz önünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaati ile; "Dava ve talep arttırım dilekçelerine göre davanın kabulü ile, 130.400,39 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın ağır hasarlı mı yoksa pert-total kabul edilmesi mi gerektiği hususunda inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, aracın pert-total kabul edilmesi halinde tazminatın, araç üzerinde hiçbir kayıt ve sınırlama olmaksızın trafikten çekme belgesi ile birlikte müvekkili şirkete tesliminden sonra ödenmesine karar verilmesi gerektiği, sigortalı araç sürücüsünün kaza anından 1 saat sonra yapılan ölçüme göre 0,71 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, buna göre kaza anında 0,86 promil alkollü olması nedeni ile zararın teminat kapsamında olmadığı, kusur oranlarının yanlış tespit edildiği hususlarına ilişkindir. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanması, davacının maliki olduğu, davalıya kasko poliçesi ile sigortalı otomobilin kullanım şeklinin hususi olması, davacının, davalı sigorta karşısında tüketici sıfatına sahip olması ve davacı araç maliki ile davalı sigortacı arasındaki sigorta sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu göz önünde bulundurularak mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla davanın esası hakkında karar verilmesi isabetli değildir.Bu durumda, kamu düzenine aykırılık nedeni ile davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK m. 353/1-a/3 gereğince kaldırılmasına, kaldırma kararının neden ve şekline göre istinaf eden davalı vekilinin işin esasına yönelik istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/03/2021 tarih ve 2018/909 Esas 2021/185 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/3 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45