İstanbul BAM 8. HD 2024/551 E. 2024/942 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2024/551
2024/942
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/551
KARAR NO: 2024/942
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/09/2023
NUMARASI: 2022/974 Esas - 2023/684 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, dava dışı ... plaka sayılı yarı römorka arkadan çarpması neticesinde meydana gelen 16/07/2018 günlü trafik kazasında ... plaka sayılı sigortalı araçta (otobüs) muavin olarak çalışan vekil edenin ağır bir biçimde yaralanarak yatalak hale geldiğini beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 60.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ve 50.000,00-TL'den az olmamak kaydıyla ön ödeme yapılmasını istemiş ve dava dilekçesine 10/06/2019 günlü ara buluculuk son tutanağını eklemiştir. Davacı vekili daha sonra dosyaya sunduğu 02/11/2022 günlü dilekçe ile de belirsiz alacak davası olarak 60.000,00-TL üzerinden açılan davada vekil edenin %100 malul kaldığının tespit edildiğini, bu nedenle poliçe limiti olan 175.000,00-TL üzerinden eksik tamamlama harcı yatırdıklarını belirterek gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vekil edenin şirket nezdinde sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasında yaralandığını ileri süren davacının yapmış olduğu başvuru neticesinde hasar dosyası açılmış ise de başvuru sırasında davacının tedavisinin devam etmekte olması nedeniyle herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, ayrıca poliçe kapsamında bir sorumluluğunun doğması için davacının maluliyet durumu ve sürekli sakatlık oranının zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası genel şartlarına göre usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerektiği ve avans faizi talebinin de yerinde bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının yaralanmasına neden olan trafik kazasının oluşumunda ... plaka sayılı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, otobüste muavin olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda ve kendi yaralanmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası bir tutar sigortası olduğundan, sigortacının sigorta ettirilen kişinin zarara uğraması halinde poliçede yazılı tutarı eksiksiz ve tam olarak ödemek zorunda olduğu, davalı sigortacının sorumluluğunun tespit edilen sakatlık oranı ve genel şartlara ekli cetvellere göre belirleneceği, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 14/12/2020 havale günlü rapordan da anlaşılacağı üzere davacının meslekte kazanma güç kaybı oranının %100 olduğu ve sürekli bakıcı ihtiyacı içinde bulunduğunun belirlendiği, aracın ticari araç olması nedeniyle avans faizine hükmedileceği ve faiz başlangıcının da sigorta şirketine başvuru tarihinden 15 gün sonra olarak kabul edilmesi gerektiği benimsenerek; 15/01/2022 günlü bilirkişi heyet raporu doğrultusunda; -Davanın KISMEN KABULÜ ile, 175.000,00 TL’nin 23/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairece yapılan inceleme neticesinde verilen 10/11/2022 gün 2022/1351 Esas, 2022/1553 Karar sayılı ilamla; "Dava Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Ferdi Kaza Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle oluşan sakatlanma savına dayanılarak bu poliçe kapsamında açılmış tazminat isteğine ilişkin olup, somut olayda davalı kazaya sebebiyet veren aracın Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortacısı davacı ise aracın muavinidir. Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının sigortanın konusu başlıklı A/1 bendinde "Bu sigorta, yurtiçi ve uluslararası yolcu taşımacılığı kapsamında seyahat eden yolcuların, sürüleri ve yardımcılarını, taşımacılık hizmetinin başlangıcından bitimine kadar seyahat süresi içerisinde, duraklamalarda dahil olmak üzere, maruz kalacakları her türlü kazaların neticelerine karşı aşşağıdaki şartlar çerçevesinde teminat altına alır." denilmektedir.Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Ferdi Kaza Sorumluluk Sigortası, can sigortası türlerinden olup, bir meblağ sigortası olması nedeniyle; sürekli sakatlık halinde, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre; limitin belli bir oranında sigortacıya sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü yükleyen bir sigorta türüdür. Bu sigortaya ilişkin olarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan genel şartların A.3.2 maddesinde " Bu sigorta ile teminat altına alınan bir kaza sigortalının kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde sakatlığına yol açtığı takdirde tıbbı tedavinin sona ermesi ve sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda, sakatlık tazminatı aşağıda belirtilen oranlar dahilinde kendisine ödenir." şeklinde düzenleme içermekte olup; alt bendinde bu kayıpların hangi kayıplar olduğu ve oranlarının ne olduğu tek tek sayılmış olup, maluliyetlerin sayıldığı fıkranın sonrasında yer alan fıkrada ise "Yukarıdaki tabloda zikredilmemiş bulunan maluliyetlerin oranı, daha az vahim olsalar bile, bunların önem derecesine göre ve tabloda yazılı oranlara kıyasen tayin olunur" denilmiştir. (Bknz; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/588 Esas - 2019/12596 Karar Sayılı İçtihadı) Bu halde mahkemece Zorunlu Koltuk Sigortasının doğrudan (yolcular, sürücüler ve yardımcıları) yararına oluşturulan kişisel bir kaza sigortası olduğu, bir zarar sigortası değil, bir tutar (meblağ) sigortası niteliğinde bulunduğu gözetilerek, davacıda var olan yaralanmaların nitelikleri de dikkate alınarak konusunda uzman doktor veya doktorlardan oluşan bilirkişilerden rapor alınarak ya da dosyada mevcut olan ve hükme esas alınan 07/12/2022 günlü maluliyet raporunu düzenleyen heyetten ek rapor temini suretiyle davacının maluliyetinin poliçe şartlarında ve klozlarında düzenlenmiş olan maluliyet cetvellerinden hangisi kapsamında kaldığı belirlenmeli, değilse bunların önem derecelerine göre ve cetvelde yazılı oranlarına göre kıyasen tayin olunması ve ondan sonra davalının sorumluluğu kapsamının tespit edilmesi gerekirken, ZMM sigorta poliçelerinde geçerli olan maluliyet durum ve oranlarına ilişkin şekilde düzenlenen maluliyete ilişkin rapor doğrultusunda davacının %100 oranda malul kaldığı kabul edilerek hatalı ve eksik araştırma sonucunda yazılı biçim ve şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu..." belirtilmek suretiyle, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamında kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2022/974 esasına kayıtlanan davanın yargılaması neticesinde mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, kaldırma kararı ve kaldırma kararından sonra ATK 2. İhtisas Dairesi'nden temin edilen 07/04/2023 günlü rapor ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek; "...Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları A.3.2 maddesinin klinik olarak maluliyet oranı tespitine ilişkin bir barem olmadığı, sigorta teminatı içinde tazminatın yüzde (%) olarak ne kadarının kazalıya ödeneceğine ilişkin bir sigorta sözleşmesi listesi olup tıbbi maluliyet oranı ile ilgili olmadığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 27.07.2022 muayenesine göre dava konusu olayla illiyetle sağ alt ekstremitede sol alt ekstremiteye göre 5 cm kısalık, kalıcı kolostomi, üriner ve nörojenik disfonksiyon arızaları mevcut olduğu anlaşılmakla, mevcut kriterlerle kıyasen yapılan değerlendirmede; a) “Bir bacağın 5 santimetre veya daha fazla kısalması” maddesi kapsamında 4/5 oranında sağ alt ekstremitedeki kısalığın takdiren= %15 x4/5= %12 olduğu, b) Ancak kişinin maluliyetine neden olan kalıcı kolostomi, üriner ve nörojenik disfonksiyon arızalarının söz konusu sözleşmede kıyas yapılabilecek herhangi bir karşılığının bulunmadığı belirlendiğinden davacının talep edebileceği tazminat miktarının 175.000,00 * %12 = 21.000,00 TL olduğu..." şeklindeki gerekçeyle; -Davanın KISMEN KABULÜ ile, 21.000,00 TL’nin 23/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nda "Yukarıdaki tabloda zikredilmemiş bulunan maluliyetlerin oranı daha az vahim olsalar bile, bunların önem derecelerine ve tabloda yazılı oranlara kıyasen tayin olunur." denildiği halde, sadece tabloda belirtilen bir maluliyetin varlığının dikkate alınması suretiyle düzenlendiği anlaşılan hatalı ve yetersiz ATK raporunun hükme esas alınması neticesinde eksik tazminata hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca kaldırma kararı öncesinde verilen evvelki hükme esas alınan ve taraflarının 175.000,00-TL tazminat ödemesi yapılması gerektiğine ilişkin 15/01/2022 günlü aktüer bilirkişi raporuna karşı davalı tarafın itiraz etmemesinin esasen usulü kazanılmış hak oluşturacağının da göz ardı edildiği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talep gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Dava Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Ferdi Kaza Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle oluşan sakatlanma savına dayanılarak bu poliçe kapsamında açılmış tazminat isteğine ilişkin olup; Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi'ne dayanılarak açılan böyle bir davada, meselesinin nasıl çözüme kavuşturulması ve bu kapsamda nasıl bir inceleme ve araştırma yapılması gerektiği Dairece verilen kaldırma kararında açıkça bildirilmiştir.Her ne kadar; kaldırma kararından sonra dosyanın kül halinde ATK'ya gönderilmek suretiyle rapor temini yoluna gidildiği, ATK 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 07/04/2023 günlü raporun sonuç kısmında; " a) “Bir bacağın 5 santimetre veya daha fazla kısalması” maddesi kapsamında 4/5 oranında sağ alt ekstremitedeki kısalığın takdiren= %15 x4/5= %12 olduğu, b) Ancak kişinin maluliyetine neden olan kalıcı kolostomi, üriner ve nörojenik disfonksiyon arızalarının söz konusu sözleşmede kıyas yapılabilecek herhangi bir karşılığının bulunmadığı..." şeklinde mütalaada bulunulduğu ve mahkemece bu raporun hükme esas alınması suretiyle sadece davacının kazadan sonra bacağında meydana gelen araza göre hüküm tesis edildiği görülmüş ise de; varılan bu sonuç dosya kapsamıyla örtüşmemektedir. Zira hükme esas alınan ATK raporunda kaza neticesinde davacıda bacak kısalığı dışında kalıcı kolostomi üriner ve nörojenik disfonksiyon arazlarının bulunduğu tespit edildiğinden, bu arazlar poliçe genel şartlarındaki cetvelde belirtilen maluliyetlerden herhangi biri kapsamında olmasa bile, araz kalan organın işlem ve önem derecesine göre cetvelde yazılı oranlara kıyasen bir değerlendirme yapılması gerektiği konusunda duraksamamak gerekmektedir.O halde mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı sonrası alınan ATK raporundaki belirleme ve tespitlere, davacının yaralanmasına bağlı olarak oluşan tüm arazların önemine göre; davanın ıslah edilen alacak miktarı üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırıldırılarak, davanın kabulü yönünde yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2023 tarih ve 2022/974 Esas 2023/684 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun, yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise, takdiren üzerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nın 14/09/2023 tarih ve 2022/974 Esas -2023/684 Karar sayılı kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a-)Davanın KABULÜ ile, 175.000,00- TL'nin 23/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-)Alınması gerekli 11.954,25- TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 204,93 TL peşin harç ve 392,78 TL tamamlama harcının düşümü ile kalan ile 11.356,54-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,c-)Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 204,93 TL peşin harç, 392,78 TL tamamlama harcı ve 44,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 642,11 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç-)Davacı tarafından harç dışında harcanan 2.256,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,e-)Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 28.000,00-TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,f-)6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-)Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.30/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45