SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 8. HD 2024/593 E. 2024/939 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/593

Karar No

2024/939

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/593

KARAR NO: 2024/939

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/12/2023

NUMARASI: 2022/336 Esas - 2023/989 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... isimli şahsın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla, davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin çarpışması neticesinde meydana gelen 02/12/2016 günlü trafik kazasında, vekil edeni küçük ...'nın ağır bir biçimde yaralandığını, kazanın oluşumunda ZMM sigortası bulunmayan ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, bu nedenle davalı ...na oluşan maddi zararların giderilmesi için yapılan başvurunun 20/02/2017 tarihinde muhatabına ulaşmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) uğranılan bedensel zarar karşılığında şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek ticari faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiş; 02/01/2019 günlü bedel artırım dilekçesi ile istek miktarını bilirkişi raporu doğrultusunda 37.361,51-TL'ye arttırdıklarını, 04/09/2023 günlü ıslah dilekçesi ile de maddi tazminata ilişkin talep miktarını kaldırma kararından sonra temin edilen bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınarak poliçe limiti olan 310.000,00-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; talep konusu trafik kazasına karıştığı ileri sürülen aracın Zorunlu Trafik Sigortalı bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, ayrıca görülmekte olan dava açılmadan önce davacı tarafça vekil edeni kuruma başvuruda bulunulmuş ise de, herhangi bir maluliyet raporu ibraz edilmediğinden talebin karşılanmadığını, dolayısıyla usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini ve kazaya karışan araç sürücüsü ve işletenine davanın ihbar edilmesini istediklerini, mahkemece vekil edeni kurumun sorumluluğu yoluna gidilecek olması halinde de, talep konusu trafik kazasının 02/12/2016 tarihinde meydana gelmesi nedeniyle maluliyetin ve zarar hesaplamasını 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMM sigortası genel şartlarındaki düzenlenmeler doğrultusunda belirlenmesini, kazanın oluşumundaki taraf kusurlarının da ne olduğunun usulüne uygun şekilde tespit edilmesi gerektiğini , temerrüt oluşmadığından ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini ileri sürerek davaya karşı koymuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacı küçüğün yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda, dava dışı ... plaka sayılı sigortasız araç sürücüsünün %25 oranında, davacı küçüğün ise %75 oranında kusurlu olduğu, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle %16,2 oranında maluliyete uğradığı ve iyileşme süresinin 9 ay bulunduğu benimsenmek suretiyle; 04/12/2018 günlü aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda; -Davanın KABULÜ İLE, -37.361,51-TL tazminatın temerrüd tarihi olan 08/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine dairece yapılan inceleme neticesinde verilen 28/04/2022 gün 2019/1932 Esas-2022/586 Karar sayılı ilamla; tazminat hesaplamasının TRH 2010 YAşam Tablosu ve prograsif rant uygulamasıyla yapılması ve ayrıca maluliyetinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken, kaza tarihide yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerine göre temin edilen raporla belirlenen maluliyet oranı ile PMF Yaşam Tablosu esas alınarak düzenlenen aktüerya bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğu, ayrıca davacı küçük ...'nın yargılama sırasında 11/05/2017 tarihinde reşit hale gelmesine rağmen, kendi adına verdiği vekaletname olmaksızın veya usulüne uygun şekilde davaya katılınımı sağlanılmaksızın, yani resen gözetilmesi gereken dava şartı üzerinde durulmaksızın işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılmış olmasının da doğru olmadığına işaret edilmek suretiyle ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK m.353/1-a/4 ve HMK m.353/1-a/6 hükmü kapsamında kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2022/336 Esasa kayıtlanan davada, dava şartına ilişkin eksiklik giderildikten sonra mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, kaldırma kararı, bu karara bağlı olarak temin edilen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek; "Davacının yaralanmasına neden olan kazanın meydana geldiği tarihte kazaya neden ... plakalı aracın geçerli bir trafik sigortasının bulunmadığı Karayolları Trafik Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay İçtihatları doğrultusunda denetime elverişli ve yerinde görülmekle meydana gelen kaza sonucunda davacının %22 oranında maluliyet yaşadığı iyileşme süresinin 9 aya kadar sürecek olduğu, kazanın oluşumunda davacının %75 oranında, trafik sigortası bulunmayan ... plakalı aracın %25 oranında kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 3.135,17 TL, sürekli iş göremezlik maddi zararının ise BAM kaldırma kararına göre yapılan hesaplamalar ve 2018 yılındaki asgari ücret verileri esas alındığında 55.950,26 TL olduğu, davalı ...nın sorumlu olduğu zarar miktarının teminat limitleri içerisinde kaldığı, her ne kadar davacı tarafından mahkememizce kabul görmeyen bilirkişi raporunun 2. Bendindeki hesaplamalar neticesinde hesaplanan 310.000,00 TL'ye dava ıslah edilmişse de, mahkememizce verilen ilk kararın davacı tarafından değil davalı ... tarafından istinaf edildiği, davacı tarafından aleyhe istinaf başvurusu bulunmaması ve davalı yararına usulü kazanılmış hak nedeniyle, mahkememiz önceki kararında hüküm altına alınan miktarlar bakımından davalı ...na başvuru tarihi de dikkate alınarak temerrüdün oluştuğu 08/03/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilerek davanın kısmen kabulüne, ıslah ile artırılan miktar bakımından ise reddine karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle; -Davanın KISMEN KABULÜ ile; 37.361,51 TL maddi tazminatın 08/03/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra verilen iş bu karara karşı davalı vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacı kaza tarihinde 17 yaşında olduğu için çalışarak gelir elde etmesi mümkün bulunmadığından geçici iş göremezlik zararına hükmedilemeyeceği, kaldı ki geçici iş göremezlik zararının trafik sigortası genel şartlarına göre teminat dışı olduğu, dolayısıyla önceki kararla hüküm altına alınan 34.228,14-TL sürekli iş göremezlik tazminatı üzerinde bir tazminata hükmedilemeyeceği, ayrıca davacının elektrikli bisiklet sürücüsü olduğu ve kaza anında koruyucu ekipman (-kask vs.) kullanmadığı gözetildiğinde, müterafik kusurlu sayılmak süretiyle, müterafik kusur indirimi uygulanması ve tazminat hesaplamasının da TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiği; kabule göre de dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken başvuru tarihinden faiz uygulanmış olmasının da hatalı bulunduğuna ilişkindir. Davacı vekilinin istinaf nedenleri ise; her ne kadar önceki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmamış ise de, kaldırma gerekçelerinden birinin de dava şartlarından olan ehliyet konusuna ilişkin olduğu gözetildiğinde, davalı taraf yararına oluşan usuli bir kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği için kaldırma kararından sonra temin edilen raporlar ve bu raporlara dayanılarak yapılan ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı bir takım değerlendirmeler sonucunda önceki karar gibi hüküm tesis edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre de karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine aykırı bir biçimde davalı taraf yararına fazla vekalet ücreti takdir edilmiş olmasının da isabetsiz bulunduğu hususlarına yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, bedensel zarara dayanılarak açılmış, maddi tazminat isteğine ilişkindir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin hesaplamanın, dairemizinde katıldığı Yargıtay güncel uygulamalarına uygun biçimde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant uygulamasıyla yapılmış olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ayrıca geçici iş göremezlik zararının bedensel zararın bir türü olması nedeniyle şartları mevcut ise bu zarar kalemi bakımında da davalı sigorta şirketinin sorumluluğu yoluna gidilebileceği konusunda duraksama mevcut olmamasına, kaldı ki kaza tarihinde 17 yaşında bulunan davacının 06/12/2016 günlü mağdur ifade tutanağındaki açıklamalara göre açık lisede öğrenci olduğu gözetildiğinde, çalışmasına engel bir halin mevcut bulunmaması karşısında asgari ücretin neti üzerinden, iyileşme süresi olan 9 ay süre ile geçici iş göremezlik zararı hesaplanmış olmasında da yanılgı olmamasına; ayrıca 6704 sayılı yasanın 5.maddesiyle değişik 2918 sayılı KTK'nın 97.madde hükmü uyarınca dava şartı haline getirilen hususun sadece dava açılmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulması gereği olup, somut olayda davacının eldeki davayı açmadan önce davalı kuruma yazılı biçimde yeterli bilgi ve belgeyle birlikte başvuruda bulunulduğu ve bu başvurunun 20/02/2017 tarihinde kuruma ulaştığı, ancak kurum tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşıldığına göre, mahkemece dava şartının gerçekleştiği ve temerrüt halininde 08/03/2017 tarihinde oluştuğu kabul edilerek buna göre hüküm tesis edilmiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin açıklanan bu hususları amaçlayan istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği soncuna varılmıştır. 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu ile davalı vekilinin müterafik kusura ilişkin istinaf itirazı birlikte değerlendirildiğinde; Dosya kapsamından davacının 11/05/1995 doğumlu olduğu, 03/04/2017 dava tarihinde henüz reşit olmadığı için anne ve babası tarafından verilen vekaletnameye dayanılarak eldeki davanın Av. ... tarafından açıldığı ve davacı küçüğün yargılama sırasında 11/05/2017 tarihinde reşit hale gelerek, dava ehliyeti kazandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar dairece verilen 28/04/2022 günlü kaldırma kararında yeniden yapılacak tazminat hesaplamasında taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiğine işaret edilmiş ise de, bu kaldırma kararında ayrıca ve açıkça belirtildiği üzere davacı dava ehliyeti kazandıktan sonra adına yapılan hiçbir yargısal işlemin davacıyı bağlamayacağı, davacı bakımından geçersiz olduğu konusunda duraksamamak gerekir. Hal böyle olunca kaldırma kararından önceki yargılama sırasında belirlenen hiçbir husus ile önceki kararla hüküm altına alınan maddi tazminat miktarının davacı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı, dolayısıyla kaldırma kararındaki konuya ilişkin (-usuli kazanılmış hakka ilişkin) açıklamanın sehven yapıldığı, maddi hataya dayandığı belirgindir. Bu durumda mahkemece kaldırma kararından sonra temin edilen ve doğru yönetmelik hükümlerine ve davacının kazadan sonra geçirmiş olduğu tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi neticesinde konusunda uzman ATK İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlendiği anlaşılan, yeterli ve geçerli nitelik taşıyan 29/08/2022 günlü raporla belirlenen maluliyet durumu esas alınarak ve yerleşmiş yargısal uygulamalar doğrultusunda TRH 2010 Yaşam Tablosu, prograsif rant uygulaması ile gelirinde asgari ücret olduğu varsayımıyla, kusur durumu da gözetilerek karar tarihine en yakın verilere göre düzenlendiği anlaşılan 03/07/2023 günlü ek raporla, davacının uğradığı kalıcı iş göremezlik zararının 382.993,23-TL, geçici iş göremezlik zararının da 3.135,17-TL olduğu yönündeki doğru hesaplama yöntemiyle tespit edildiği anlaşılan gerçek zarar miktarı ile davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 04/09/2023 günlü bedel arttırım dilekçesi dikkate alınarak ve fakat zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde diğer bir ifadeyle zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya zarar sorumlusunun durumunu ağırlaştırmış ise kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesi (benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. Maddesinde de mevcuttur) uyarınca hakim tazminat miktarını hafifletebilir şeklindeki yasal düzenleme gözetilerek, her ne kadar kaza tespit tutanağında elektrikli bisiklet sürücüsü davacının kaza anında koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığı hususunda, belirleme bulunmamakla birlikte, yaralanmalarının yeri ve mahiyeti dikkate alındığında koruyucu ekipman kullanmamak suretiyle kazanın meydana gelmesinde var olan kusuru dışında ayrıca müterafik kusurlu olduğu da kabul edilmek suretiyle, yerleşik yargısal uygulamalar doğrultusunda %20 müterafik kusur indirimi yapılarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekirken yazılı biçim ve şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Ancak açıklanan biçimdeki hatalı uygulamaların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusu ile davalı vekilinin müterafik kusura ilişkin istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılarak, 03/07/2023 günlü aktüer bilirkişi raporuyla belirlenen toplam 386.128,40-TL tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak bulunan 308.902,72-TL tazminata hükmedilmek ve yapılan bu indirimin takdiri indirim olması nedeniyle reddedilecek kısım bakımından davalı taraf yararına vekalet ücreti takdiri gerekmediği ve yargılama giderlerinin de paylaştırılamayacağı gözetilmek suretiyle; yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2023 tarih ve 2022/336 Esas 2023/989 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise KISMEN KABULÜNE ve KISMEN REDDİNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine; b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca; istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren yapan taraf üzerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2023 tarih ve 2022/336 Esas- 2023/989 Karar sayılı kararının HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a-)Davanın KABULÜ ile; 308.902,72- TL maddi tazminatın 08/03/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b-)Alınması gereken 21.101,14-TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak yatan ‭1.619,16‬‬-TL harcın düşümü ile kalan ‭‭‭19.481,98-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 1.619,16‬‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-)Davacının yaptığı ilk masraf 31,40 TL, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.065,00 TL posta gideri ve 1.597,00 TL ATK fatura bedelleri olmak üzere toplam 7.193,40‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, ç-)Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, d-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm altına alınan tazminat miktarı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 48.335,41-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-)Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.30/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınhazineyekaldırılmasınaTazminatkonusuMaddibırakılmasınakabulünereddineKaynaklananiadesineTrafikverilmesinedüşünüldükısmengereğikabulükaydınanumarasıKazasından

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim