İstanbul BAM 8. HD 2023/2521 E. 2024/933 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2023/2521
2024/933
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/2521
KARAR NO: 2024/933
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/09/2023
NUMARASI: 2022/326 Esas - 2023/438 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç ile, vekil edeninin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması neticesinde meydana gelen 27/05/2018 günlü trafik kazasında, müvekkilinin ağır bir biçimde yaralanarak sakat kaldığını ve eldeki dava açılmadan önce davalı ... şirketine başvuruda bulunulmuş ise de sonuç alınamadığını, müteakip zorunlu arabuluculuk yoluna da gidildiği halde anlaşma sağlanamadığından, görüşmelerin olumsuz bir biçimde sonuçlandığını ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 100,00-TL'si geçici iş göremezlik, 100,00-TL'si de kalıcı iş göremezlik zararına karşılık olmak üzere toplam 200,00-TL maddi tazminatın sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiş; 10/04/2023 işlem tarihli bedel arttırım dilekçesi ile de; vekil edeninin uğradığı geçici ve kalıcı iş göremezlik zararını toplam 485.797,73-TL olduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiğini, bu nedenle maddi tazminata ilişkin istek miktarını, davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamını belirleyen poliçenin limiti olan 360.000,00-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; "...27/05/2018 tarihinde Bigadiç İlçesinde davacının kullanımında olan ... plaka sayılı araca davalı şirket nezdinde sigortalı olan ve dava dışı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı çarpması neticesinde davacının yaralandığı; İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'nun 28/09/2022 tarihli kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı aracın % 10 oranında kusurlu, davacının ise % 90 oranında kusurlu olduğu ; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 22/12/2022 sayılı maluliyet raporuna göre kaza neticesinde davacıda % 95,3 oranında sürekli iş göremezliğin meydana geldiği, mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir 09/03/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının iş göremezlikten kaynaklı olarak toplam 485.797,73 TL tazminat talep edebileceği ancak davacı tarafça dosyaya sunulan ıslah dilekçesi ile 360.000,00 TL ödenmesinin talep edildiği,yine davacı tarafça 02/03/2022 tarihinde sigorta şirketine başvuru da bulunulduğu ve sigorta şirketince 15 günlük süre içerisinde cevap verilmediği, dolayısıyla faiz başlangıç tarihinin 17/3/2022 tarihi olduğu anlaşılmakla poliçe limiti ve talep doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle; davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... şirketi tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; maluliyete ilişkin belirlemenin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerekirken, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğu, ayrıca maluliyet zararının 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMM sigortası genel şartları uyarınca TRH 2010 Yaşam Tablosu, 1,8 teknik faiz uygulaması ve yaralananın vergilendirilmiş geliri üzerinden yapılması gerekirken, bunun yapılmamış olmasının da doğru olmadığı, keza 2918 sayılı KTK'nın 97.madde hükmü uyarınca yeterli belge ile yapılan bir başvuru olmadığından temerrüt tarihinin oluşmayacağının karar yerinde gözetilmediği gibi kazazedenin motosiklet sürücüsü olduğu dikkate alındığında müterafik kusurlu olup olmadığı yönünde gerekli araştırma yapılmadan bu konuya ilişkin savunmaları üzerinde durulmadan hüküm tesis edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkin olup; davalı ... şirketi vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; 1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 17/02/2022 tarihli 2021/8548 E- 2022/2770 K sayılı ilamı) Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; talep konusu davada kaza tarihi 27/05/2018 olup, bu tarih itibariyle maluliyetin belirlemesine esas yönetmeliğin "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" olduğu konusunda duraksamamak gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Başkanlığı'nca "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri gözetilerek düzenlendiği anlaşılan 27/12/2022 günlü raporun hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin maluliyetin hatalı yönetmelik hükümlerine göre belirlendiğine ilişkin istinaf itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelince; a-)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle; 6704 sayılı yasanın 5.maddesiyle değişik 2918 sayılı KTK'nın 97.madde hükmü uyarınca dava şartı haline getirilen hususun sadece dava açılmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulması gereği olup, somut olayda davacının eldeki davayı açmadan önce davalı ... şirketine yazılı biçimde yeterli bilgi ve belgeyle birlikte başvuruda bulunulduğu ve bu başvurunun 02/03/2022 tarihinde kuruma ulaştığı halde başvurunun karşılanmadığı ve herhangi bir ödeme de yapılmadığına göre; mahkemece dava şartının yerine getirildiği ve temerrüt halinin de oluştuğu kabul edilerek buna göre hüküm tesis olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığına; ayrıca TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant uygulaması ile davacı gelirinin de asgari ücret olduğu varsayımıyla düzenlendiği anlaşılan 09/03/2023 günlü aktüer bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin, Dairemizin de katıldığı Yargıtayın istikrar kazanan uygulamalarına da uygun bulunması karşısında, söz konusu bu raporun hükme esas alınmasında da bir yanılgı tespit edilemediğine göre davalı vekilinin aşağıda belirtilen husus dışında kalan istinaf itirazlarının da reddine karar verilmesi gerekmiştir. b-)Ne var ki; zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde diğer bir ifadeyle zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya zarar sorumlusunun durumunu ağırlaştırmış ise kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesi (benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. Maddesinde de mevcuttur) uyarınca hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Somut olayda; kaza tespit tutanağında davacı motosiklet sürücüsünün kaza anında kask takıp takmadığı hususunun belirsiz olarak işaretlenmiş olmasına rağmen, mahkemece davacının yaralanmasının niteliği gözetilerek, kask takmamak suretiyle kazanın meydana gelmesinde var olan kusuru dışında ayrıca müterafik kusurlu olduğu da kabul edilerek, belirlenen tazminattan yerleşik yargısal uygulamalar doğrultusunda, %20 müterafik kusur indirimi cihetine gidilmesi gerekirken, açıklanan bu husus üzerinde durulmaksızın karar verilmiş olması isabetsizdir. Oysa ki, somut olayda davacının müterafik kusurlu olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Ancak; eldeki davada talep konusu olan ve bilirkişi raporuyla belirlenen geçici ve kalıcı iş göremezlik zarar miktarı toplamı 485.797,93-TL olup, bu miktardan %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında, bulunacak tazminat miktarı toplam 388,338,34 TL olup, bu miktarın da davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamını belirleyen poliçenin teminat limitini aştığı sabittir. Hal böyle olunca; müterafik kusura ilişkin hatalı uygulamanın sonuç karara bir bir etkisi bulunmamakta ise de; istinaf eden davalının hukuki yararını ilgilendirdiği konusunda duraksamamak gerektiğinden, davalı ... şirketi vekilinin açıklanan hususa ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlarla, reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek, sadece müterafik kusura ilişkin hatalı uygulamaya değinilmek ve açıklanan biçimde gerekçe değiştirilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarih ve 2022/326 Esas - 2023/438 Karar sayılı kararına karşı davalı ... şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda ( 2-b) nolu bentte gösterilen nedene münhasır olmak üzere KABULÜNE, öteki istinaf itirazlarının ise diğer bentlerde ayrı ayrı açıklanan sebeplerle REDDİNE a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren üzerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarih ve 2022/326 Esas-2023/438 Karar sayılı kararının HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a-)Davanın KABULÜ İle 360.000,00 TL tazminatın 17/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine b-)Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 24.591,6 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın ve 1.230,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 23.280,9 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,c-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden usuli kazanılmış hak gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 56.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ç-)Davacı tarafından yapılan 2.418,00TL yargılama gideri( bilirkişi ücreti, posta ve tebligat gideri, 2.140,00 TL ATK faturalarına ilişkin ödemeler ile 1.310,7 TL Peşin olarak ödenen harç olmak üzere toplam 5.868,7 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,d-)6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,e-)Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.30/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45