SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 8. HD 2024/391 E. 2024/931 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/391

Karar No

2024/931

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/391

KARAR NO: 2024/931

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/10/2023

NUMARASI: 2019/476 Esas - 2023/770 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 25/08/2008 tarihinde davacıların içinde yolcu olarak bulunduğu sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Sigortası bulunmayan ... plakalı aracın, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı tıra arkadan çarpması şeklinde gerçekleşen trafik kazası sonucu davacıların yaralanarak sakat kaldıklarını, kazaya karışan ... plakalı aracın Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Sigortasının bulunmaması nedeniyle Sigortacılık Kanununun 14. maddesi gereğince Güvence Hesabına başvuru yapıldığını ancak talebin sonuçsuz kaldığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) her bir davacı için ayrı ayrı 50,00'şer TL maddi tazminatın davalı Güvence Hesabından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 07/07/2023 işlem tarihli bedel arttırım dilekçesi ile de; davacı .. için olan istek miktarını 5.000,00-TL'ye, ...için olan istek miktarını da 30.000,00-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, 6704 sayılı kanun gereği dava açılmadan önce sigorta şirketlerine başvuru şartı bulunduğunu, talebin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; kazanın 25/08/2008 tarihinde gerçekleştiği, davanın 18/10/2018 tarihinde açıldığı, davaya konu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 72.maddesi (818 sayılı Borçlar Kanununun 60.maddesi) ve 2918 sayılı KTK'nun 109/1.maddesine göre uzamış zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, davanın ise 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı ve davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu anlaşıldığından, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 12/07/2019 gün 2019/2944 Esas-2019/1617 Karar sayılı ilamla; "... kaza 25/08/2008 tarihinde gerçekleşmiş, kaza sonucu davacılar yaralanmış, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/412 E., 2009/274 K. Sayılı dosyasından da anlaşılacağı üzere 2 kişi vefat etmiş, birden çok kişi de yaralanmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, KTK'nın 109/II. maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresinin uygulanması için cezayı gerektiren fiilin varlığı yeterlidir. İki kişinin ölümü, birden çok kişinin yaralanması ile sonuçlanan sözkonusu trafik kazası da bu anlamda cezayı gerektiren bir fiil niteliğindedir. Yasa koyucunun amacı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca tehlike sorumluluğunu doğuran olaylarda sorumlulara karşı daha uzun zamanaşımı süresi içerisinde yönelmeyi sağlamaktır. KTK'nın 109. maddisinin 2. fıkrasındaki “cezayı gerektiren fiil” ifadesinin seçilmesi zamanaşımı yönünden yukarıda da açıklandığı gibi soruşturma veya kovuşturma yapılması koşullarının aranmadığı sonucunu doğurmaktadır. Buna göre iki kişinin ölümü birden fazla kişinin yaralanması eylemi için 5237 Sayılı TCK'nın 85/2 maddesinde öngörülen ceza miktarına göre aynı Kanunun 66/1-d maddesi gereğince öngörülen ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu dikkate alındığında dava tarihi olan 18/10/2018 tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Bu hale göre zamanaşımı süresinin dolmadığı dikkate alınmak suretiyle işin esasına girilip, tarafların delilleri toplanıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir." denilmek suretiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2019/466 esasına kayıtlanan davanın yargılaması sonucunda mahkemece; kaldırma kararı, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek; dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüsün Bursa istikametinden Balıkesir istikametine yolcu taşımacılığı yaptığı sırada, ... plaka sayılı tıra arkadan çarpması neticesinde meydana gelen 25/08/2008 günlü trafik kazasında, davacılar dahil birden çok kişinin yaralandığı ve iki kişinin de hayatını kaybettiği kazanın oluşumunda, davacıların içinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı minibüs sürücüsünün tam kusurlu olduğu, yolcu taşıyan minibüsün ruhsat ve tescil belgelerine göre kullanım şeklinin yolcu nakli olduğu bir aracın Zorunlu Karayolları Taşımacılık Sorumluluk Sigortası bulunduğunun anlaşıldığı, bu durumda koltuk sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğu ve kaza neticesinde davacı ...'in kırılan bacağının iyi kaynamaması nedeniyle malul kaldığı, bunun Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Sigortası Genel Şartları'na ekli cetvelde belirtilen (%30) orana kıyasen (klinik verilere göre) %5 oran oluşturacağının ve diğer davacının yaralanması sonucu oluşan el, bilek ve parmak fonksiyon kaybı ile splenektomi arazlar dikkate alındığında, poliçe genel şartlarına ekli cetvelde belirlenen el bilek eklem ankilozu %20 ve dalak kaybı %10 oluşacağı, dolayısıyla davacı ...'in de toplam %30 oranında sakatlığa uğradığının 05/05/2023 günlü heyet raporuyla belirlendiği, bu raporun hükme esas alınmaya elverişli olduğu, rapor doğrultusunda davacı taleplerinin karşılanması gerektiği gerekçesiyle; -Davanın KABULÜ ile; -Davacı ... için 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı ... için 30.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı Güvence Hesabı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; görülmekte olan dava bakımından zamanaşımının geçirilmiş olduğunun dikkate alınmadığı, tazminata sebebiyet veren olaydan sonra hak sahibinin 30 gün içerisinde sigortacıya başvurması gerekli olduğundan, esasen hak düşürüm süresi içerisinde açılmayan böyle bir davanın reddi gerektiği, ayrıca KTK'nın 97.madde hükmü uyarınca, dava açmadan önce sigortacıya başvuruda bulunulmadığında davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğinin de karar yerinde gözetilmediği, kabule göre de; Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'ndan sayılan sakatlık hallerinden biri veya birkaçı oluşmadan tazminata hükmedilemeyeceği ve usulüne uygun başvuru olmaksızın vekil edeninin temerrüte uğradığından söz edilemeyeceği, tüm bu nedenlerle kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir. 1-29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin olup, hüküm tarihi olan 2023 yılı itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00-TL'ye çıkartılmıştır. Eldeki davada davacılar zorunlu dava arkadaşı değil ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulunduklarından kesinlik sınırı her bir davacı bakımından ayrı ayrı gözetilmelidir Somut olayda; davacı ... fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak, 50,00-TL maddi tazminat isteğinde bulunmuş ve bedel arttırım dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talep miktarını toplam 5.000,00-TL'ye arttırmış ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda da davacı ... maddi tazminata ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda istinaf eden davalı aleyhine, davacı Veysel yönünden hükmedilen maddi tazminat tutarı 5.000,00-TL olup, davalı bakımından, ilk derece mahkemesi tarafından verilen iş bu karar kesin nitelikte olduğundan yasa yolu kapalı bulunmaktadır. HMK.m.346/1 hükmü uyarınca, miktar itibariyle ret kararının yerel mahkemesince verilmesi gerekli ise de; temyiz merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davacı ... lehine hüküm altına alınan maddi tazminata ilişkin olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesi kararının kesin olması nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin davacı ... yararına hüküm altına alınan maddi tazminata ilişkin istinaf itirazına gelince; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararındaki delillerin değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle; Dairemizce verilen 12/07/2019 gün 2019/2444 Esas-2019/1617Karar sayılı ilamda da açıkça ifade edildiği üzere, eldeki dava bakımından uygulanması gereken zaman aşımı süresinin uzamış ceza zaman aşımı olduğu ve bu sürenin de 15 yıl bulunduğu gözetildiğinde, davalının zaman aşımının geçirildiğine ilişkin istinaf itirazının yerinde olmamasına, ayrıca 6704 sayılı yasanın 5.maddesiyle değişik 2918 sayılı KTK'nın 97.madde hükmü uyarınca dava şartı haline getirilen hususun sadece dava açılmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulması gereği olup, somut olayda davacının eldeki davayı açmadan önce davalı kuruma yazılı biçimde yeterli bilgi ve belgeyle birlikte başvuruda bulunulduğu ve bu başvurunun 20/09/2019 tarihinde kuruma ulaştığı, ancak kurum tarafından 25/09/2018 günlü cevap yazısıyla talebin değerlendirilebilmesi için kazadan kaynaklanan kesin ve kalıcı vücut fonksiyon kayıplarını belirten resmi-yetkili bir hastaneden alınacak sağlık kurulu raporunun ibrazı gerektiği belirtilerek ödeme yapılmaktan kaçınıldığı anlaşıldığına göre mahkemece dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak hüküm tesis edilmiş olmasında istinaf edenin sıfatına göre herhangi bir isabetsizlik tespit edilememesine, keza Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın B.1 maddesinde belirtilen 30 günlük başvuru süresinin hak düşürücü süre olduğuna ilişkin herhangi bir yasal düzenleme olmamasına ve dahi Adli Tıp Uzmanı Doktor Bilirkişi'nin katılımıyla düzenlenen 05/05/2023 günlü bilirkişi raporundaki konuya ilişkin tüm belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına uygun (-Bkn. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/587 Esas-2019/12536 Karar sayılı ilamı) denetlenebilir gerekçeler içermesi karşısında hükme esas alınarak yazılı biçim ve şekilde davalı Güvence Hesabının sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında da herhangi bir yanılgı bulunmamasına göre; davalı vekilinin davacı ... yönünden yaptığı istinaf başvurusunun da esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK.m. 346/1 ve 352. Hükümleri uyarınca USULDEN; (2) nolu bentte gösterilen sebeplerle de HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 2.390,85-TL harçtan peşin yatırılan 600,00-TL harcın düşümü ile bakiye 1.790,85-TL istinaf ilam harcının davalı Güvence Hesabından tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı Güvence Hesabı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.30/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiKaynaklananusuldenkabulüTazminatkonusudüşünüldüesastannumarasıKazasındanTrafik

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim