İstanbul BAM 8. HD 2024/668 E. 2024/887 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2024/668
2024/887
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/668
KARAR NO: 2024/887
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/02/2020
NUMARASI: 2015/1192 Esas - 2020/191 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin, davalı ...'in sevk ve idaresindeki minibüste yolcu konumunda seyir halinde iken davalı sürücünün ışık ihlali neticesinde 28.06.2009 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında yaralandıklarını, kaza sonrasında müvekkili ...'ın yüzü ve gözlerinde şişme, göz damarlarında patlama meydana geldiğini, patlayan göz damarlarının tespit edilememesi nedeniyle müvekkilinin ameliyat olamadığını, halen görme sıkıntısı çektiğini, her iki kalçasında çatlak meydana geldiğini ve kaza tarihinden itibaren 5 ay süre ile kendi ihtiyaçlarını karşılayamadığını, bakıcı ihtiyacı doğduğunu, müvekkili ...'in ise 4 dişinin kırıldığını, diğer dişlerinde de sallanma meydana geldiğini, kendi imkanları ile tedavi olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; davacı ... için 500,00-TL, davacı ... için 500,00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, her bir davacı için 6.000,00-TL olmak üzere toplam 12.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar İbrahim ve Yücel'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18.01.2017 tarihli celsede manevi tazminat talepleri yönünden davalılar ile sulh olduklarını, davanın konusunun kalmadığını, maddi tazminat taleplerinin tüm davalılar yönünden devam ettiğini beyan etmiş, 21.11.2017 tarihinde sunduğu dilekçe ile, dava dilekçesinde talep ettikleri maddi tazminatın, davacı ... yönünden 100,00-TL'sinin bakıcı gideri, 400,00-TL'sinin kalıcı maluliyete dayalı iş göremezlik, davacı ... yönünden kalıcı maluliyete dayalı iş göremezlik için olduğunu bildirmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya karşı cevap dilekçesi sunmamış, duruşmada alınan beyanında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davacılar ile davalılar ... ve ...'nun manevi tazminat yönünden karşılıklı sulh oldukları anlaşılmakla konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, maddi tazminat talebi yönünden, ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporlarda davacıların trafik kazasına bağlı yaralanmalarının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığı ve davacılar yönünden maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) sürelerinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği kanaatinin bildirildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapora göre davalı sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, davacıların gerçek kişi olması karşısında yasal faiz talep edebilecekleri, alınan bilirkişi raporuna göre davacı ...'nun talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 125,59-TL, davacı ...'nun talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 562,87-TL olduğu gerekçesi ile; "1-Davacı ...'nun maddi tazminat talebinin kısmen kabulü- kısmen reddi ile 125,59 TL maddi tazminatın davalılar ... ile ... ndan kaza tarihi olan 28/06/2009 tarihinden itibaren işletilecek diğer davalı ... Sigorta A.Ş yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile temerrüt tarihi olan dava tarihi 31/07/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline davacı ...'ya verilmesine, fazla talebin reddine, 2-Davacı ...'nun davalılar ... ve ... ile sulh olması nedeniyle manevi tazminat yönünden davasının konusuz kalması sonucu esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, 3-Davacı ...'nun maddi tazminat talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 26. Maddesi kapsamında tam kabulü ile; 500,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ile ... ndan kaza tarihi olan 28/06/2009 tarihinden itibaren işletilecek diğer davalı ... Sigorta A.Ş yönünden sigorta poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile temerrüt tarihi olan dava tarihi 31/07/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline davacı ... 'na verilmesine, fazla talebin reddine, 4-Davacı ...'nun davalılar ... ve ... ile sulh olması nedeniyle manevi tazminat yönünden davasının konusuz kalması sonucu esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına" karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili ...'ın iki kalçasında çatlak olması nedeniyle bakıcı tutmak zorunda kaldığı ve maddi tazminat taleplerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL'sinin bakıcı giderine ilişkin olduğu, geriye kalan 400,00-TL'nin ise gözünde meydana gelen kalıcı maluliyete dayalı iş göremezlik tazminatı olduğu, müvekkili ... yönünden ise; kaza nedeniyle 4 dişinin kırıldığı ve diğer dişlerinde de sallanma oluştuğu, istenilen maddi tazminatın müvekkilinin dişlerinde meydana gelen kalıcı maluliyete dayalı iş göremezlikten kaynaklandığı, maluliyete ilişkin ATK raporuna itirazlarının dikkate alınmadığı, müvekkilinin maluliyetinin, kazadan sonra gelişen yeni bir durumun varlığına bağlı olarak artarak devam etmesine rağmen mahkemece tedavi evrakları celbedilmeden yeniden rapor alınmadan karar verildiği, aktüer bilirkişi raporuna da artan maluliyetin varlığı nedeniyle itiraz etmelerine rağmen itirazlarının dikkate alınmadığı, müvekkili ...'in çenesi ve dişlerindeki yaralanma nedeniyle çiğneme gibi çene fonksiyonlarını yerine getiremediği, davacının muayene edilmek suretiyle maluliyet raporu düzenlenmesi gerektiği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı cismani karar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 17/02/2022 tarihli 2021/8548 E- 2022/2770 K sayılı ilamı) Eldeki davada; hükme esas alınan, ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 25.09.2017 tarihli raporlarda; davacıların trafik kazasına bağlı yaralanmalarının maluliyete neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine neden olmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği, raporların iki adli tıp uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı, iç hastalıkları uzmanı ile ortopedi-travmatoloji uzmanından oluşan heyet tarafından düzenlendiği görülmüştür. İş bu raporlar, kaza tarihi itibariyle yürürlükteki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş ise de; davacı ... yönünden, kaza sonrasında 4 adet dişini kaybettiği, diğer dişlerinde sallanma meydana geldiğinin ve tel tedavisi gördüğünün bildirildiği, davacı ...'in halen çene işlevlerini yerine getiremediği ileri sürülmesine rağmen hükme esas alınan raporu düzenleyen doktor heyetinde davacı ...'nun şikayetleri de dikkate alındığında çene cerrahisi alanında uzman doktorun bulunmadığı, davacı ... yönünden de; davacının kaza sonrasında kalçasında çatlak oluştuğu, göz damarlarının patladığı, bu nedenle görme kaybı yaşadığı ileri sürülmesine rağmen hükme esas alınan raporda yaralanmalara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi raporu düzenleyen doktor heyetinde davacı ...'nun şikayetleri dikkate alındığında göz sağılığı ve hastalıkları alanında uzman doktorun bulunmadığı, ayrıca davacı ... yönünden bakıcı gideri talebinde bulunulmasına rağmen davacının bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının da değerlendirilmediği anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez. O halde mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nden davacı ... Erdoğdu yönünden içerisinde çene cerrahisi uzmanının, davacı ... yönünden içerisinde göz sağlığı ve hastalıkları uzmanının da bulunduğu heyet tarafından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacıların, bizzat muayene edilmeleri suretiyle sürekli maluliyetlerinin bulunup bulunmadığı var ise sürekli maluliyet derecesi ve oranlarının belirlenmesi, ayrıca davacı ... yönünden bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, var ise süresinin belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. Yukarıda açıklanan nedenle davacılar vekilinin yerinde görülen istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2020 tarih ve 2015/1192 Esas 2020/191 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacılara İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02