İstanbul BAM 8. HD 2021/880 E. 2024/878 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2021/880
2024/878
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/880
KARAR NO: 2024/878
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/02/2021
NUMARASI: 2019/176 Esas - 2021/41 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline ait araçta, davalı şirketin maliki olduğu, diğer davalının sevk ve idaresindeki aracın çarpması ile meydana gelen trafik kazası neticesinde hasar meydana geldiğini, hasarın onarılmasına rağmen araçta değer kaybı oluştuğu gibi, onarım süresince aracın kullanılamaması nedeniyle müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını, müvekkili tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde araçta oluştuğu tespit edilen 31.619,00-TL değer kaybının tahsili için dava dışı trafik sigortacısına yapılan başvuru üzerine teminat limitinden kalan 5.000,00-TL'nin ödendiğini, bakiye 26.619,00-TL zararın faizi ile tahsili için davalılar aleyhine başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, davalıların itirazının iptali ile icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davaya sigorta şirketinin de dahil edilmesi gerektiğini, istenilen değer kaybı tazminatının fahiş olduğunu, davanın ticari dava olması nedeniyle arabuluculuğa başvurulması gerektiğini, davacı tarafça yaptırılan ekspertiz incelemesini kabul etmediklerini, değer kaybının bilirkişi raporu ile tespiti gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında duruşmada alınan beyanlarında, kazaya karışan aracın müvekkili tarafından diğer davalıya kiraya verildiğini bildirmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesi ile; davaya sigorta şirketinin dahil edilmesi gerektiğini, müvekkilinin, kazaya karışan aracı diğer davalı şirketten kiraladığını, dava dışı sigortacının 5.000,00-TL ödeme yapmış olmasına rağmen davaya dahil edilmemesi nedeniyle müvekkili aleyhine de dava açılamayacağını, kaza sonrası araç maliki diğer davalı şirketin ilgilenmesi üzerine müvekkilinin kaza mahallinden ayrıldığını, kaza tespit tutanağı ve davacının beyanlarından iş bu dava ile haberdar olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, istenilen tazminat miktarının fazla olduğunu, alacağın likit olmaması nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, takip öncesi temerrüt oluşmaması nedeniyle faiz isteminin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince, alınan ek bilirkişi raporunda; uydu görüntüleri incelendiğinde olay yerinin T kavşak olmadığı, kontrolsüz dörtlü kavşak olduğu, sokaklardan bir tanesinin geçiş üstünlüğüne haiz olduğu konusunda trafik işaret ve levhası bulunmadığı, olay yerinin kontrolsüz kavşak olduğu, davalı sürücü ... sağdan gelerek kavşağa girmekte ise de, diğer aracın kavşak içinde olması ve bu aracın yan tarafına çarpmış olması nedeni ile, davacıya ait aracın sürücüsü ... her he kadar kavşağa önceden girmiş ise de, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayıp sağını kontrol etmediği için davalı sürücü kadar ve eşit oranda kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, kanaatin mahkemenin de kabulünde olduğu, dosya içindeki aracın hasarlı fotoğraflarından davacı aracının sol tarafında sol arka kapı ve sol ön tarafında da hasar olduğu, kaza raporunda aracın solda başka bir engele çarptığı konusunda açıklama bulunmadığı, aracın sol arka kapısında hasar olduğu yönünde tutanakta aracın bu bölgesine işaret konulduğu, bu durumda değer kaybının ek bilirkişi raporunda belirlenen 21.759,00-TL olduğu, davalı tarafın bu tutarın kusur oranı % 50'sine isabet eden 10.879,50-TL'den sorumlu olduğu, davalı tarafından ödenen 5.000,00-TL'nin düşülmesi ile davacının kalan alacağının 5.879,50-TL olduğu, bir alacağa faiz istenebilmesi için, ödeneceği tarihin net olarak belli olması veya belli değilse alacaklı tarafından çekilerek bir ihtar veya ihbar ile borçlunun temerrüde düşürülmesi veya icra takibine başvurulması gerektiği, sigortaca davacıya ödeme tarihi 18.12.2017 ve takip tarihi 14.10.2018 olup faiz oranının 29.06.2018 tarihine kadar % 9,75 daha sonraki tarihler için 19,50 olarak belirlendiğinden belirtilen tutarın bu tarihe kadar olan faizi 310,97-TL, bu tarihten sonraki faizi 332,95-TL olmak üzere istenebilecek toplam faizin 643,92-TL olduğu, davalı ... Tic Ltd.Şti ile ... arasında uzun süreli bir kira sözleşmesi bulunduğu, kazaya karışan aracın kaza tarihinden evvel kazadan önce uzun süreli şekilde diğer davalı ... kiraya verildiği ve bu davalının işleten sıfatının ortadan kalktığı ve davalı şirketin pasif taraf olma ehliyeti bulunmadığı, davalı likit bir borcun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunması nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerektiği kanaati ile; "1-İş bu davanın ... yönünden kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında davalının itirazının 6.523,42-TL üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak 5.879,50-TL ye yasal faizi uygulanmasına, fazla istem reddine,% 20 icra inkar tazminatı 1.304,00-TL nin davalı ... alınıp davacıya verilmesine,2-Diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; bilirkişi ek raporunda kusur tespiti yapılırken trafik işareti dikkate alınmaksızın müvekkilinin maliki olduğu araç sürücüsüne kusur izafe edilmesinin hatalı olduğu, kök raporda davalı tarafın tamamen kusurlu olduğu belirlenmişken, ek raporda hatalı değerlendirme ile müvekkilinin maliki olduğu araç sürücüsüne de kusur izafe edildiği, oysa ki davalı ... seyir halinde olduğu sokağın bittiği noktada bulunan dur işaretine uyması gerektiği, kazanın meydana geldiği yerin hemen öncesinde kasis bulunduğu, müvekkilinin kasisten çıktıktan sonraki mesafesi göz önüne alındığında müvekkilinin değil davalının hızlı olduğunun anlaşıldığı, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, bilirkişi tarafından hasarın eksik ve hatalı hesaplandığı, 2020 yılında değer kaybı hesabında değişiklik yapılmasına rağmen mahkemece değişikliğin dikkate alınmadığı, davalı ...şirketi tarafından cevap dilekçesi ile aracın uzun dönem kiralandığı savunulmadığı ve bu hususa ilişkin herhangi bir sözleşme, ödeme dekontu sunulmadığı, aracın sadece kiralandığının bildirildiği, ancak mahkemece nasıl ve hangi delil ile aracın uzun süreli kiralandığı kanaatine varıldığının da açıklanmadığı hususlarına ilişkindir.Davalı .... vekilinin istinaf talepleri; bilirkişi ek raporunda tespit edilen kusur oranları yerinde ise de değer kaybı hesabının fahiş olduğu, davacının aracının sol tarafında meydana gelen hasarın kaza ile ilgisi bulunmadığı, bilirkişi kök ve ek raporu arasında oluşan çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin ticari olmaması nedeniyle ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, alacağın likit olmadığı hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle tazminatın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.(1) Dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağının, kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlendiği, herhangi bir kusur tespitine yer verilmediği, mahkemece alınan kök bilirkişi raporunda; kazanın meydana geldiği yerin T kavşak olduğu, davacının ana yolda bulunduğu, davalının sürücüsü olduğu aracın ise tali yolda bulunması nedeniyle ilk geçiş hakkına sahip olan davacıya geçiş hakkını vermemesi nedeni ile davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu, davacının aracının sol tarafında meydana gelen hasarın kaza ile ilgili olmadığı, bu nedenle değer kaybının 11.190-TL olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, bilirkişi raporuna yapılan itiraz üzerine düzenlenen ek raporda; olay mahallinin uydu görüntüleri üzerinde yapılan incelemede kaza mahallinin T kavşak olmadığı, kontrolsüz kavşak olduğu, yolların tali veya ana yol olarak ayrılmasını sağlayan trafik işaret veya levhası bulunmadığı, bu nedenle davacının maliki olduğu araç sürücüsü ile davalı sürücünün eşit oranda kusurlu oldukları, davacının aracının sol tarafında meydana gelen hasar da göz önüne alındığında değer kaybının 21.759,00-TL olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kaza tespit tutanağı, bilirkişi kök ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait araç sürücüsünün ilk geçiş hakkına sahip olduğu, davalı sürücünün davacıya geçiş hakkını vermemesi nedeniyle asli ve %75 oranında, davacıya ait araç sürücüsünün ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeni ile tali ve % 25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 21.759,00-TL değer kaybının davalı araç sürücüsünün %75 oranında kusuruna denk gelen 16.319,25-TL'den, davadan evvel dava dışı trafik sigortacısı tarafından ödenen 5.000,00-TL'nin mahsubu neticesinde bakiye 11.319,25-TL değer kaybı zararından ve kaza tarihinden takip tarihine kadar işlemiş olan yasal (davaya dayanak icra takibindeki yasal faiz talebi ile bağlı kalınarak) faizi 1.160,22-TL'den davalıların sorumlu oldukları anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.(2) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesinde aracı uzun süreli kira, ariyet ve rehin ilişkisine dayanarak kiracı, ariyet ve rehin alan sıfatıyla işleten kişiler gerçek işleten sayılmıştır. “Kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir”. Kısa süreli kiracılık, rehin veya ariyet almak kişiyi işleten haline getirmez. Bu takdirde işleten sıfatı kira veya ariyet verende kalır.Somut olayda; davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, kazaya karışan aracın kiralandığına dair herhangi bir beyanda bulunulmadığı, bununla birlikte davalı şirket vekili duruşmada, davalı araç sürücüsü ... vekili de cevap dilekçesinde aracın kiralandığını bildirmişler ise de, kiralamanın uzun süreli olduğuna dair herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi buna yönelik ispata yarar delil de ibraz edilmemiş olup, mahkemece davalı ...şirketi aleyhine açılan davanın da yukarıdaki bentte açıklandığı üzere kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.(3) Davacı tarafça davalılardan değer kaybı tazminatı talep edilmiş olup, tarafların kazanın meydana gelmesindeki kusur oranları ile zararın miktarının belirlenmesi, yargılama kapsamında bilirkişi raporu alınmasıyla mümkün olduğundan, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı gözetilmek suretiyle, yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi davalı ... aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi hatalı olup davalı ... vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.(4) Dosya kapsamında yer alan ruhsata göre, davacının maliki olduğu aracın kullanım şeklinin yolcu nakli-hususi olarak kayıtlı olduğu, davacının zararına neden olan trafik kazasının haksız fiil niteliğinde olduğu, davaya dayanak icra takibinde davacının işlemiş faize ilişkin talebinin yasal faiz olduğu göz önünde bulundurularak icra takibi ile bağlı olan eldeki itirazın iptali davası bakımından işlemiş faizin yasal faiz üzerinden belirlenmesi gerekirken avans faiz üzerinden yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi de hatalıdır.Açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülen istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki; Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince davanın kısmen kabulü yönünde yeniden hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 02/02/2021 tarih ve 2019/176 Esas - 2021/41 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendilerine iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerilerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 02/02/2021 tarih ve 2019/176 Esas - 2021/41 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, a/Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yaptıkları İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin 11.319,25-TL asıl alacak ve 1.160,22-TL işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,b/Alacak likit nitelikte olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,c/Alınması gereken karar ve ilam harcı 852,47-TL'den peşin alınan 354,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 498,47-TL karar harcının davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına,d/Davacı tarafından yatırılan 354,00-TL peşin harcın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,e/Davacı tarafından yapılan 44,40-TL başvuru harcı ile 1.568,30-TL yargılama gideri toplamı 1.612,70-TL'nin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 686,65-TL'sinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, arta kalan kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına,f/Davacı kendisini vekili ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. madde hükmüne göre belirlenen 12.479,47-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,g/Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3. madde hükmüne göre belirlenen 12.479,47-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,h/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan ve kullanılmayan kısmın yatırana iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02