İstanbul BAM 8. HD 2023/1975 E. 2024/84 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2023/1975
2024/84
1 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1975
KARAR NO: 2024/84
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/05/2023
NUMARASI: 2022/189 Esas - 2023/401 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 29.07.2007 tarihinde, müvekkillerinin murisi ...’in sürücüsü olduğu motosiklete, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın çarparak olay yerinden kaçtığını, olayın görgü tanığı ...'ın davacılar mursini Uşak- Dinar- Çivril yol kavşağında orta refüj taşı dibinde baygın şekilde bulduğunu ve hastaneye intikal ettirdiğini, ...'in kaldırıldığı hastanede vefat ettiğini, kazanın bire bir görgü tanığı olmaması ve şüphelinin kimliğinin belirlenememesi nedeniyle, kazaya ait kusur durumunun tespit edilemediğini, davalı ...'na yaptıkları başvuru sonucunda müvekkillerine bir miktar ödeme yapılmış ise de yapılan ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL 'nin ...na başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; 17/12/2018 tarihli dilekçesi ile dava değerini baba ... için 6.896,27-TL ve anne ... için 1.072,60-TL olmak üzere toplam 7.968,87-TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkil kurumun davacılara ödemede bulunarak davacıların tüm zararını karşılandığını, müvekkil kurumun başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacılar murisinin kendi ölümünde müterafik kusuru bulunduğunu, davacı tarafın başvuru tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararına karşı, davalı vekilince yapılan istinaf başvurusu neticesinde, Dairemizin 30/12/2021 tarih, 2019/ 2166 Esas ve 2021/2183 Karar sayılı ilamı ile; "..Dosya kapsamına göre; 04/06/2015 tarihinde yani davadan önce davalı ... tarafından davacı ... için 21.154,00-TL, davacı ... için 18.656,00-TL olmak üzere davacılara toplam 39.810,00-TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, hükme esas alınan 31.10.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davadan önce davacılara yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle davacıların zararını karşılayıp karşılamadığı belirlenmeden ödemelerin güncellenerek hesaplanan tazminatlardan tenzil edildiği anlaşılmakla, raporun hu hali ile yetersiz olduğu, davalı tarafça yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının tespiti için başka bir bilirkişiden rapor alınması, davacılar desteğinin sürücü belgesiz olması nedeniyle davacılar için hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmediği hususunun karar yerinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği.." gerekçesi ile, HMK'nın 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, Kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde; '' ... 28/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda, davalı ... tarafından ödemenin yapıldığı 04.06.2015 tarihindeki veriler esas alındığında davacı ... için tazminat tutarı 32.787,13 TL, davacı ... için ise 44.176,09 TL olduğu, davalı ...'nın sorumluluğu riziko tarihinde geçerli zorunlu sigorta poliçesinin teminat limiti (2007 yılı için 60.000,00 TL) ile sınırlı olduğundan, teminat limitleri dahilinde davacı ...'in zararı 25.560,00 TL, davacı ...'in zararı ise 34.440,00- TL olduğu, bu hali ile ödem tarihi itibari ile davacıların zararının karşılanmadığı; ek raporun düzenlendiği tarihteki güncel veriler esas alınarak yapılan zarar hesabında, davacı ...'in zarar miktarının 141.182,43 TL, davacı ...'in zarar miktarı ise 243.264,03 TL olduğu, davalı ... tarafından davacı ...'e yapılan ödemenin güncel değeri 31.784,71-TL, davacı ...'e yapılan ödemenin güncel değeri ise 36.040,62 TL olmakla, davalı ... tarafından yapılan ödemenin güncel değerlerinin hesaplanan zarar miktarlarından indirilmesi sonucunda davacı ...'in bakiye zarar tutarı (141.182,43 TL - 31.784,71 TL) 109.397,72 TL, davacı ...'in bakiye zarar tutarı ise (243.264,03 TL - 36.040,62 TL) 207.223,41 TL olarak hesaplandığı, ancak davalı ...nın sorumluluğu riziko tarihinde geçerli zorunlu sigorta poliçesinin teminat limiti ile sınırlı olduğundan, davalının teminat limitleri dahilinde davacı ...'in zararından davalının sorumlu olduğu tutarın 20.730,00-TL, davacı ...'in zararından davalının sorumlu olduğu tutarın ise 39.270-TL olduğunun tespit edildiği; her ne kadar davacılar vekilince 06.04.2023 tarihli dilekçe ile talebini toplam 60.000-TL( 20.730-TL+ 39.270-TL) olarak ıslah etmiş ise de, kaldırma kararı öncesi mahkemenin 2018/427 Esas, 2019/296 Karar sayılı 03/04/2019 tarihli kararı sadece davalı talebi yönünden kaldırıldığından, davacı yönünden kesinleşmekle davacının 06/04/2023 tarihli, ıslah talebine konu fazlaya ilişkin talebinin reddine, davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 6.896,27 TL'nin, davacı Ismahan yönünden 1.072,60 TL'nin davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği '' kanaati ile; 1-Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 6.896,27-TL'nin 04/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah talebine konu fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 1.072,60-TL'nin 04/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah talebine konu fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: Davacılar vekili; tazminat hesapları kamu düzenine ilişkin olup, kazanılmış haktan bahsedilemeyeceğini, davada usuli kazanılmış hak nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ıslah dilekçeleri doğrultusunda davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; Dairemizin kaldırma kararı gereğince aldırılan aktüer rapor ve ek raporunda, her ne kadar davalı tarafından davacılara yapılan ödemenin yetersiz olduğu, ek rapor tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada bulunan rakamlar teminat limitini aştığından teminat limitinin garame hesabı yapılarak davalının teminat limitleri dahilinde davacı ...'in zararından sorumlu olduğu tutarın 20.730,00-TL, davacı ...'in zararından sorumlu olduğu tutarın ise 39.270-TL olduğu tespit edilmiş ve bu doğrultuda davacı tarafça ıslah dilekçesi verilmiş ise de, kaldırma kararı öncesinde verilen yerel mahkeme kararı davacı tarafça istinaf edilmediğinden davalı taraf lehine usulü müktesep hak doğmuş olmakla, yerel mahkemece kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ve davacı tarafça kaldırma kararı öncesinde bedel artırımı yapılan rakamlara hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddine, 2/İstinaf eden davacılardan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 269,85-TL harcın düşümü ile 157,75-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 01/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20