SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 8. HD 2023/1475 E. 2024/805 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1475

Karar No

2024/805

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1475

KARAR NO: 2024/805

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/10/2022

NUMARASI: 2020/232 Esas - 2022/646 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.01.2017 tarihinde, müvekkilinin sürücüsü olduğu araca, plakası tespit edilemeyen aracın kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 30/09/2019 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 318.900,15-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olaya konu trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafça ispatının gerektiğini, davacının malül kaldığını tam teşekküllü hastane raporları ile belgelendirmesi, kusur durumunun ise bilirkişilerce tespitinin gerektiğini, davacının araçta emniyet kemersiz seyahat etmiş olması nedeniyle müterafik kusur indiriminin dikkate alınmasını istediklerini, belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''..İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi hazırlanan maluliyet raporu doğrultusunda davacının meydana gelen kaza neticesinde %21 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, davacı sürücü ...’ın kusursuz, doblo tipi aracın kimliği belirsiz sürücüsünün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının %21 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 376.325,68 TL olduğu, maluliyet tazminatı zararının zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sakatlık teminatı limitinden geçici iş göremezlik zararı tenzil edildikten sonra geriye kalan bakiye 318.900,15-TL yi aşıyor olması nedeniyle; davalının sorumluluğunun 318.900,15-TL. lık bakiye limit ile sınırlı olacağının açıklandığı ve başvuru tarihine göre davalı bakımından temerrüt tarihinin 29.05.2018 olarak belirlendiğinin bildirildiği, aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda ve davacının bedel artırım talebi dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerektiği '' gerekçesiyle,Davanın KABULÜ İLE, toplamda 318.900,15 TL kalıcı iş göremezlik tazminatınnı 05/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta limitleri dahilinde davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinaf nedenleri: Davalı vekili; mevzuata uygun sağlık raporu sunulmadığından davacı tarafça başvuru şartı gerçekleşmeden eldeki davanın açıldığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının zarara uğramasına plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün neden olduğu hususunun davacı tarafça ispatı gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, dosyada kusur tespiti hususunda çelişki bulunduğunu, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, mahkemece müterafik kusur indirimi dikkate alınmadan karar verildiğini, SGK tarafından davacıya yapılan bir ödeme var ise bunun tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, aktüerya hesabının ise TRH yaşam tablosu ve teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle;davacı tarafça dava açılmadan önce davalı kuruma başvurulmuş olup dava şartının gerçeklemiş olmasına; kaza tespit tutanağı, savcılık dosyası, daimi arama kararı ve hastane evrakları (adli vaka-trafik kazası) nazara alındığında kazanın sürücüsü ve plakası belirlenemeyen aracın karışması sonucunda meydana geldiğinin anlaşılmasına; kaza anı kamera görüntüsü incelenmek suretiyle hazırlanan 17/02/2022 tarihli ATK kusur raporunun somut olayın özeliklerine, kaza tespit tutanağındaki kazanın meydana geliş biçimine uygun olmasına, ATK raporu denetime elverişli olup hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, dosya kapsamında kusur hususunda bir çelişkiden de bahsedilemeyecek olmasına; Adli Tıp Kurumu İstanbul 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 14/04/2021 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına; davacı ev hanımı olup somut olaya konu kaza iş kazası olmadığından davacıya SGK tarafında PSD ödemesi yapılmasının söz konusu olamayacak bulunmasına; hükme esas alınan 21.03.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunun dairemizce de benimsenen Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olarak TRH yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemine göre hazırlanmış olmasına göre; davalı vekilinin bu hususlara ilişen istinaf itirazlarının HMK 353/1.b.1 maddesi gereğinc esastan reddi gerekmiştir.2-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı TBK 52 maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. 14.03.2017 tarihli CD izleme tutanağı, mobese kaydı, ATK kusur raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının sürücüsü olarak bulunduğu aracın çarpmaya maruz kalması sonucunda davacının ve araçta yolcu olarak bulunan dava dışı eşi Kerim Kan'ın yola savuruldukları, bu durumda davacının emniyet kemeri takmadığı anlaşılmaktadır. Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekmektedir. Davacının emniyet kemeri takmadan araç kullandığı, bu nedenle kendi yaralanmasında müterafik kusuru bulunduğu anlaşılmakla hesaplanan tazminattan Yargıtay 4. ve 17. HD'nin yerleşmiş uygulamaları ile de benimsenen, 6098 sayılı TBK 52. maddesi gereğince %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken, yerel mahkemece bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulüne, ancak (2) nolu bentte açıklanan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı taraf yararına hüküm altına alınan maddi tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak ve yapılan bu indirimin takdiri indirim olması nedeniyle reddedilecek kısım bakımından davalı taraf yararına vekalet ücreti takdiri gerekmediği ve yargılama giderlerinin de paylaştırılamayacağı hususu ile davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurmaması nedeniyle de davalı taraf yararına oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca; ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve yanılgılı husus düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/10/2022 tarih ve 2020/232 Esas - 2022/646 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/10/2022 tarih ve 2020/232 Esas - 2022/646 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, a/Davanın KISMEN KABULÜ İLE, toplamda 301.060,54-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 05/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b/Alınması gereken 20.565,44-TL harçtan peşin alınan 54,40-TL harç ile 1.056,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.110,4‬0-TL harcın mahsubu ile 19.455,04-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, c/Davacı tarafça yapılan 54,40-TL başvuru harcı, 54,40-TL peşin harç, 1.056,00-TL ıslah harcı, 1.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.770,00-TL Adli Tıp Kurumu ücreti ve tebligat ve posta masrafından oluşan 610,00-TL olmak üzere toplam 4.544,8‬0-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d/ Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre hesap ve takdir olunan 47.159,08-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e/Dava açılmadan evvel sonradan haksız çıkan taraftan alınmak üzere suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3/ Gider avansından arda kalanın yatıran tarafa iadesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(TrafikdavanıngereğikabulünereddinekabulükaldırılmasınaTazminatkonusudüşünüldüesastankısmenKaynaklanan)numarasıKazasından

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim