İstanbul BAM 8. HD 2021/1258 E. 2024/761 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2021/1258
2024/761
13 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1258
KARAR NO: 2024/761
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/02/2021
NUMARASI: 2019/170 Esas - 2021/129 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 12.08.2017 tarihinde müvekkilinin, yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelen kazada yaralandığını, müvekkilinin maluliyetinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini belirterek müvekkilinin sürekli ve geçici iş göremezlik zararı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 10.000,00-TL tazminatın temerrüt tarihi olan 11.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14.10.2019 tarihli dilekçesi ile talep ettikleri maddi tazminatın 1.000,00-TL'sinin geçici iş göremezlik, 9.000,00-TL'sinin sürekli iş göremezlik tazminatı olduğunu beyan etmiş, yargılama aşamasında 28.12.2020 tarihinde sunduğu dilekçe ile maddi tazminat taleplerini, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 8.703,05-TL'ye sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 149.817,25-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; alınan bilirkişi raporuna göre davalı ... şirketine zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, davacının, davalıya sigortalı araçta yolcu olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre maluliyet derecesinin % 28 oranında olduğu, geçici işgöremezlik süresinin (6) ay olduğu, maluliyet raporuna karşı taraflarca itirazda bulunulmadığı, sigortalı araç sürücüsünün, 6098 sayılı Borçlar Kanunu çerçevesinde PMF 1931 yaşam tablosu ve teknik faiz indirimsiz hesaplama yönteminden sorumlu olması nedeniyle aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, davacının yolcu bulunduğu araç sürücüsünün, babası olduğu ve taşımanın ahlaki ödevden doğması nedeni ile hatır taşıması indirimi yapılmadığı, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu gerekçesi ile; "Davanın KABULÜ ile; 1-8.703,05 TL geçici iş göremezlik tazminatının 11/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-149.817,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE" karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; tazminat hesabı yapılırken bakiye yaşam süresinin eksik hesaplandığı, TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması gerektiği, müvekkilinin iki hafta süresince bakıcıya ihtiyacı bulunduğu belirtilmesine rağmen bakıcı giderine hükmedilmemesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacının maluliyete ilişkin raporun ATK'dan alınması gerektiği, hükme esas alınan raporda maluliyet oranının hatalı belirlendiği, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, tazminat hesaplamasının TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle yapılması gerektiği, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle %25 oranında müterafik kusur indirimi ve %20 oranında da hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararından müvekkili şirketin sorumlu olmadığı hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ve Dairemizce tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Somut olayda; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 07.12.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda, aktüer bilirkişi tarafından tazminat hesabı yapılırken muhtemel bakiye ömür süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlendiği, davacı tarafça iş bu rapora itiraz edildiği anlaşılmakla, davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenmesi ve işleyecek devre hesaplamasında progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerekirken, bu hususta davacı itirazı gözardı edilerek, ek rapor alınmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf talebi yerindedir. Açıklanan nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının gerekçesine göre davacı vekilinin sair, davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının şimdilik nicelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2021 tarih ve 2019/170 Esas-2021/129 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/Kararın kaldırılma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair istinaf itirazları ile davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarına şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan nisbi ve maktu istinaf karar harçlarının talepleri halinde yatırana İADESİNE,5/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19