İstanbul BAM 8. HD 2021/1255 E. 2024/713 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2021/1255
2024/713
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1255
KARAR NO: 2024/713
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/03/2021
NUMARASI: 2016/241 Esas - 2021/158 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.10.2013 tarihinde, davalıların sürücü- işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın müvekkili yaya 2008 doğumlu küçük ...'a kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, yüzünde sabit eser kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacı küçük ... İçin 20.000,00 TL, anne ve babası davacılar için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş; maddi tazminat talebini 43.810,27-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; sorumluluklarının kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle davaya konu kazada kusur durumunun tespitinin gerektiğini, maluliyet durumunun tespiti için ise ATK dan rapor alınması icap ettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, çocukta herhangi bir kalıcı hasar oluşmamasına rağmen davacı annenin durumu abartarak sebepsiz zenginleme çabasına düştüğünü belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''....10.08.2020 tarihli heyet raporunda; kaza tarihinde 5 yaşında olan ...'ın yüzdeki yara izi nedeni ile evlenmesi veya çalışma hayatına girmek istemesinde, çalışma yaşantısında diğer kişilere göre sorunla karşılaşabileceğinin ihtimal dahilinde olduğu, bu nedenle ...'ın %3 (üç)oranında sosyal ve ekonomik geleceğini sarsıcı nitelikte zarara uğradığı davacı küçüğün sürekli iş göremezlik- efor kaybı zararının % 3 maluliyet oranı ve kazanın oluşumunda kusursuz olduğunun kabulü ile 43.810,27- TL olabileceğinin belirtildiği; ıslah dilekçesinde doğrultusunda maddi tazminat talebinin kabulü gerektiği; manevi tazminat istemi yönünden ise, olay tarihi, kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu, davacının maluliyet oranı ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ile birlikte değerlendirilerek kısmen kabulü gerektiği''gerekçesiyle,1-) 43.810,27 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 25.02.2016 tarihinden diğer davalı yönünden olay tarihi olan 08.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 2-)Davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: davalı ... vekili; kazada tüm kusurun davacı annede olduğunu, çocuğun annesinin elinden fırladığını, kaza nedeniyle davacı çocuğun yüzünde küçük bir kesi meydana geldiğini, ATK raporunda davacı çocuğun herhangi bir maluliyeti oluşmadığı belirlenmesine rağmen dosya kapsamında alınan 10.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı çocuğun yüzündeki iz nedeniyle %3 maluliyet olduğu kabul edilerek maddi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacı tarafın manevi tazminat isteminin kabul edilmesinin de hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, dosya kapsamında davacı çocuğun maluliyeti bulunmadığı , iyileşme süresinin 3 ay olduğu ATK raporu ile tespit edilmesine rağmen 10.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda herhangi bir yönetmelik hükmüne göre dayanılmaksızın davacının yüzündeki yara nedeniyle sosyal ve ekonomik geleceğinin sarsılabileceği belirtilerek %3 oran üzerinden davacı çocuk için maddi tazminat hesaplaması yapılmasının doğru olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacı anne ...'ın %60 oranında kusurlu olduğu tespit edilmesine rağmen hesap raporunda davacı çocuğun kusurunun bulunmadığı kabul edilerek hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; dosya kapsamında alınan ATK kusur raporunun kazanın meydan geliş biçimine uygun, kesinleşen ceza dosyasında hükme esas alınan kusur raporu ile uyumlu, denetime açık ve yeterli olmasına, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %40 oranında tali kusurlu olduğunun anlaşılmasına; dosya kapsamında alınan ve ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 16.03.2020 tarihli rapora göre davacı çocuğun yüz sınırları içinde tespit edilen yara izinin yüzde sabit eser niteliğinde olduğu belirtilmiş olmakla yerel mahkemece, davacı çocuk ile davacı anne ve babası lehine bir miktar manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı ... vekilinin bu hususlara ilişen istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. 2-Somut olayda dosya kapsamında alınan ve ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 21/10/2019 tarihli raporda, davacı 2008 doğumlu ...'ın alın bölgesinde ödem ve kaş üstünde 4 cm kesi şeklinde oluşan trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri gereğince maluliyeti bulunmadığı, iyileşme süresinin 3 ay olduğu belirtilmiş olup, akabinde 1 genel cerrahi uzmanı, 1 plastik cerrahi uzmanı doktor ve 1 hesap bilirkişi tarafından hazırlanan 10.08.2020 tarihli heyet raporunda, tıbbi görüş olarak kaza tarihinde 5 yaşında olan davacı ...'ın yüzündeki yara izi nedeniyle evlenmesi, çalışma hayatına girmek istemesinde, diğer kişilere göre sorunla karşılaşabileceği, bu nedenlerle davacı küçük ...'ın yaklaşık %3 oranında sosyal ve ekonomik geleceğinin sarsıcı nitelikte zarara uğradığı kanaatinin bildirildiği, %60 oranındaki kusurun kaza sırasında yanında bulunan annesi davacı ...'de olduğu, davacı çocuğun kusursuz olduğu kabul edilerek yapılan hesaba göre, davacı çocuk için 43.810,27-TL maluliyet tazminatı hesaplandığı, davalı taraflarca iş bu rapora itiraz edildiği, davacı tarafça bu rakam üzerinden yapılan ıslaha göre maddi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Halbuki, tüm dosya kapsamından ve ATK raporlarına göre davacı tarafın kazanın meydana gelmesinde %60 kusurlu olduğu ve davacı çocuğun kazaya bağlı yaralanması nedeniyle maluliyeti bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan, davacı tarafın maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, 10.08.2020 tarihli rapordaki herhangi bir yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirme niteliğinde olmayan, tıbbi görüş niteliğindeki kanaate göre ve kaza tarihinde müdrik olmayan ( 5 yaşında olan ) davacı çocuğun kusursuz olduğu, %60 oranındaki kusurun davacı annede olduğu yönündeki kabul ile yapılan hesaplama doğrultusunda yazılı şekilde maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, yukarıda ( 2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, ancak bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın kaldırılıp, karar davacı tarafça istinaf edilmediğinden, davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek, HMK 353/1.b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/03/2021 tarih ve 2016/241 Esas - 2021/158 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... ve davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerlerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/03/2021 tarih ve 2016/241 Esas - 2021/158 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Davanın KISMEN KABÜLÜNE, a/Maddi tazminat isteminin REDDİNE; b/Manevi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile, davacı ... için 10.000,00-TL, davacı ... için 3.000,00-TL, davacı ... için 3.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, c/Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 105,89-TL harç ile dava esnasında yatırılan 147,00-TL ıslah harcının mahsubu ile arta kalan 174,71-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, d//Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.092,96-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, e/Davacı tarafça yapılan 1.999,75-TL yargılama giderinin davanın kabul - red oranına göre hesaplanan 419,94-TL'sinin davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, f/Davalı ... tarafından yapılan 94,30-TL yargılama giderinin davanın kabul - red oranına göre hesaplanan 74,49-TL'sinin davacı taraftan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, bakiye kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına, g/Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine, h/Manevi tazminat talebi yönünden 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, ı/Manevi tazminat talebi yönünden hesap ve takdir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, 3/Gider avansından arda kalanın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince manevi tazminat yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere, maddi tazminat yönünden ise HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19