İstanbul BAM 8. HD 2024/311 E. 2024/695 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2024/311
2024/695
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/311
KARAR NO: 2024/695
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/10/2023
NUMARASI: 2018/1550 Esas - 2023/793 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği 22/07/2008 günlü trafik kazasında söz konusu araçta yolculuk etmekte bulunan vekil edeninin kızı ...'ın hayatını kaybetmesiyle müvekkilinin kızının desteğinden yoksun kaldığını, müteveffanın kaza tarihinde üniversiteyi kazandığı halde kaydını yaptırmadan vefat etmesi nedeniyle gelirin belirlenmesinde bu durumun dikkate alınmasını istediklerini beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 500,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiş; 17/02/2017 günlü dilekçe ile de fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 29/12/2016 günlü aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminata ilişkin istek miktarını 35.831,58-TY'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, ölen desteğin SGK kaydının bulunduğu ancak kaza tarihinde SGK lı olmadığı, bu nedenle gelirini Asgari Ücret üzerinden hesaplandığı,bu bilirkişi raporu esas alınmak sureti ile 35.831,58-TL destekten yoksun kalma tazminatının 09/07/2015 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine dairece yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 29/11/2018 gün ve 2017/1398 esas - 2018/442 karar sayılı ilamla; " ... 22/07/2008 tarihinde davalının ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı araç içinde yolcu olarak seyahat eden ...'ın sürücüsünün tam kusurlu olduğu tek taraflı trafik kazası neticesinde vefat ettiği, davacının ölenin desteğinden yoksun kaldığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Desteğin üniversite sınavını kazandığı ancak kayıt yaptıramadan kazanın meydana geldiğinin ileri sürüldüğü, bu konuda mahkemece 11/12/2016 tarihinde ÖSYM Başkanlığı'na müzekkere yazıldığı, müzekkere cevabının beklenilmeksizin karar verildiği,ancak davacı iddiası doğrultusunda desteğin üniversite sınavını kazanması halinde mezuniyetinin sonraki döneminde mesleğine uygun olarak muhtemel gelirinin kazancının gelirinin hesaplamaya esas alınması gerektiği bu haliyle davacının bu yöne ilişkin delillerinin hiç toplanıp değerlendirilmediği anlaşıldığından HMK.353/1-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılarak mahkemesine iadesi kanaatine varılmıştır. " gerekçesiyle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırıldığı görülmüştür. Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2018/1550 esasına kaydedilen davanın yargılaması aşamasında davacı vekili tarafından İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben sunulan dava dilekçesinde özetle; asıl davanın konusunu oluşturan kaza neticesinde davacının talep edebileceği destek tazminatının 06/01/2015 günlü bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, asıl davada ıslah talebinde bulunulması nedeniyle yeniden ıslah yapılması mümkün olmadığından herhangi bir hak kaybına uğranılmaması amacıyla asıl davada talep edilen ıslah tutarı ile davalı sigorta şirketinden talep edilebileceği belirlenen zarar miktarı arasında kalan bakiye 89.158,42-TLnin kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini ve iş bu davanın asıl davayla birleştirilmesini istemiş ve İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret mahkemesinin 2021/434 esasına kayıtlanan iş bu davanın asıl dava dosyasıyla birleştirilmesini müteakip Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iddia, savunma, kaldırma kararı, kaldırma kararı sonrasında dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek;
" ... müteveffa ...'ın 27/02/2008 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı olan ... plakalı araç ile yolculuk yaparken vefat ettiği, davacının destekten yoksun kalma talebiyle mahkememizde dava açtığı, mahkememizce 35.831,58 TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 29/11/2018 tarih ve 2017/1398 Esas - 2018/1452 Karar sayılı kaldırma kararı ile mahkememizin 20/04/2017 tarih ve 2015/1008 Esas 2017/484 sayılı kararının desteğin üniversite sınavını kazanması halinde mezuniyetinin sonraki döneminde mesleğine uygun olarak muhtemel gelirinin hesaplamaya esas alınması gerektiği ve bu kapsamda araştırma yapılması gerektiğinden bahisle kaldırılmasına karar verildiği, mahkememizce kaldırma kararı sonrasında müteveffanın iktisat fakültesini kazandığı dikkate alınarak İstanbul Ticaret Odası Başkanlığına, ... Finans - Sigorta birliği sendikasına müzekkere yazıldığı ancak sektör çalışanlarının piyasa koşullarına ve performanslarına bağlı olarak ücretlerinin değişmesi sebebiyle bu şekilde bir belirlemenin yapılamayacağı yönünde cevap verildiği, bu sebeple yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince asgari ücret üzerinden bir değerlendirme yapılarak, denetime elverişli 21.02.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre belirlenen 449.528,65 TL destek zararının gerçek zarar olarak kabulünün gerektiği, davacının mahkememiz dosyasında kaldırma kararından önce davasını 17/02/2017 tarihli dilekçe ile 35.831,58 TL üzerinden arttırdığı, poliçe limiti olan 125.000,00 TL bedelden kalan 89.168,42 TL bedel bakımından ise mahkememizde birleştirilen İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/434 esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığı, dolayısıyla davacının asıl ve birleşen dava bakımından 125.000,00 TL tazminat talep ettiği anlaşıldığından taleple bağlı kalınarak davanın bu miktar üzerinden kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle;
-ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜNE; -125.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 09.07.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine.,(Davalı tarafça dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin ,tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla infaz aşamasında dikkate alınmasına ) karar verilmiştir. Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; vekil edeni sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olduğu ve ilk derece mahkemesince verilen önceki karar doğrultusunda hükmolunan 35.831,58-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile tüm ferileriyle birlikte tahsili amacıyla davacı tarafından vekil edeni sigorta şirketi aleyhine başlatılan takip sırasında talep edilen tüm tazminat ve ferilerinin 30/05/2017 tarihinde tamamen ödenmek suretiyle icra dosyası infazen kapatıldığı halde, mahkemece bakiye teminat sorumluluk miktarı olan 89.168,42-TL'yi aşar şekilde yeniden hüküm kurulmasının ve tüm teminat limiti olan 125.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu, kararda mutlaka bakiye teminat limitinin gösterilmesi gerektiği, ayrıca zarar hesabının bir kere yapılması yeterli olup, mahkemece yeni bir rapor alınarak sonuca ulaşılmış olmasının da hatalı bulunduğu, keza kaldırma kararından sonra müteveffanın iktisat fakültesini kazandığı dikkate alınarak yapılan emsal ücret araştırmasına verilen cevaplarda sektör çalışanlarının piyasa koşullarına ve performanslarına bağlı olarak ücretlerinin değişmesi nedeniyle bu şekilde bir belirleme yapılamayacağının bildirildiği. Bu durumda hesaplamanın asgari ücrete göre değerlendirilmesi gerektiği. kaldı ki zarara ilişkin hesaplamanın da 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMM sigortası Genel Şartları uyarınca TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulamasıyla yapılması gerektiğinin de göz ardı edildiği, keza destek paylarının da hatalı hesaplandığı, müteveffanın müterafik kusurlu olup olmadığının da değerlendirilmediği, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Asıl ve birleşen dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. 1-Dosya kapsamından; davacı tarafça açılan ilk davanın yargılaması sırasında PMF yaşam tablosu, prograsif rant uygulaması ve gelirin de asgari ücret olduğu varsayımıyla tam kusura göre düzenlendiği anlaşılan 19/12/2016 günlü aktüer bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği destek zarar miktarının 35.831,58-TL olarak belirlendiği, davacı vekili tarafından hesaplamanın asgari ücrete göre yapılmış olmasının hatalı olduğu ileri sürülerek söz konusu rapora sadece bu yönüyle itiraz edildiği ve müteakip fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla söz konusu bu rapor doğrultusunda bedel arttırımı cihetine gidildiği ve mahkemece de bedel arttırım dilekçesindeki talep doğrultusunda davanın kabulü ile 35.831,58-TL'nin 09/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, bu karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmadığı, davacı vekili tarafından da sadece tazminat hesaplamasında desteğin muhtemel gelirinin esas alınması gerekirken, gelirin asgari ücret olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamanın hatalı olduğu ileri sürülerek istinaf yasa yoluna başvurulduğu; Dairece verilen kaldırma kararında da müteveffanın üniversite sınavını kazanması halinde mezuniyeti sonrasındaki döneme ilişkin olarak mesleğine uygun gelirinin hesaplamaya esas alınması gerekirken, bu yönde gerekli araştırma yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğuna işaret edilmek suretiyle kararın davacı taraf yararına kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Kaldırma kararını müteakip yapılan yargılamada mahkemece; ÖSYM kayıtlarının istenildiği ve bu kayıtlara göre müteveffanın gerçekten de kazadan önce Çanakkale Üniversitesi 18 Mart Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümüne kayıt yaptırmayı hak kazandığı tespit edilmiştir. Mahkemece emsal ücret araştırması konusunda ilgili yerlere müzekkereler gönderilmiş ancak emsal ücretin ne olduğuna ilişkin somut bir belirleme yapılamayacağı şeklindeki cevaplar üzerine davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 12/10/2020 günlü dilekçe ile emsal ücretin TUİK verilerine göre belirlenebileceğinin bildirilmesi üzerine temin edilen 26/05/2021 günlü ek aktüer bilirkişi raporunda da müteveffanın 2012 yılında eğitiminin biteceği ve 2012 yılından sonra kazanç elde edebileceği kabul edildiğinde TUİK kazanç sorgulama raporuna göre müteveffanın 2012 - 2013 yılı için asgari ücretin 3,15 katı; 2014 yılı için ise asgari ücretin 3,85 katı elde edebileceği, bu varsayımla hareket edildiğinde kök rapordaki hesap yöntemi izlendiğinde davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat miktarının 273.277,15-TL olacağı sonucuna varıldığı görülmüştür.26/05/2021 günlü bu rapora karşı, 25/08/2021 işlem tarihli dilekçe ile beyanda bulunan davalı vekili, rapordaki muhtemel gelire ilişkin tespite ve buna dayalı hesaplama şekli yönünden herhangi bir açık itiraz nedeni ileri sürülmemiş, sadece ilk derece mahkemesince verilen önceki kararla hüküm altına alınan tazminatın icra takibine konu edilmesi neticesinde karar gereğinin tümüyle ödenerek dosyanın infazen kapatıldığını, ayrıca yapılan ödemenin yeterli olması nedeniyle bakiye talebinin reddi gerektiğini, aksi halde ise yapılan ödemenin güncellenmiş değerinin hesaplanarak bakiye poliçe limitinin buna göre belirlenmesi yönünde ek rapor düzenlenmesini istemiştir.Hal böyle olunca, davacı tarafın gelire yönelik istinaf başvurusu üzerine verilen kaldırma kararı doğrultusunda temin edildiği anlaşılan 26/05/2021 günlü aktüer bilirkişi raporundaki, müteveffanın muhtemel gelirine yönelik belirlemenin davacı taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğu konusunda duraksamamak gerektiğinden ve kaldırma kararına konu önceki ilamda hükme esas alındığı anlaşılan 29/12/2016 günlü kök aktüer bilirkişi raporundaki hesaplama yöntem ve şekline karşı da davalı tarafça itiraz edilmediği ve önceki karara karşı da istinaf yasa yoluna başvurulmadığı gözetildiğinde mahkemenin kaldırma kararı doğrultusunda temin edilen bilirkişi raporu uyarınca davalı sigorta şirketinden talep edebileceği toplam destek tazminatı miktarının poliçe limiti gözetildiğinde 125.000,00-TL olduğu yönündeki kabul şeklinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bundan ayrı davacının kızı ...'ın ölümüyle sonuçlanan 22/07/2018 günlü trafik kazasında müteveffanın sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve araç sürücüsü ...'ın stabilize yolda aracı kaydırması neticesinde aracın, takla atması ile meydana gelen tek taraflı trafik kazası olduğu dosya kapsamıyla sabittir. Bu durumda müteveffanın meydana gelen kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunması mümkün değildir. Olaydan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında da müteveffanın kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığından ve aksi de davalı sigorta şirketi tarafından somut bir biçimde kanıtlanamadığından mahkemece belirlenen tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yoluna gidilmeyerek karar verilmiş olmasında da bir isabetsizlik mevcut bulunmadığından, davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıda belirtilen husus dışında kalan diğer tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Ne var ki davacı tarafından açılan asıl dava neticesinde verilen 20/04/2017 günlü kararla hüküm altına alınan destekten yoksun kalma tazminatı davacı tarafça başlatılan icra takibi neticesinde sigortacı tarafından tamamen ödenmiş olup, dosya infazen kapatılmıştır. Bu hususta taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece yapılan yargılama sonucunda herhangi bir itiraz olmaksızın yapılan ödeme neticesinde asıl dava bakımından davanın konusuz kaldığı, sadece birleştirilen ek dava ile talep edilen bakiye destek zararına hükmedilebileceği gözetilerek buna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, ortada tek bir dava varmış gibi yapılan bir değerlendirme sonucunda 125.000,00-TL tazminata hükmedilmesi ve karar başlığında birleşen davaya yer verilmemesi hatalı olmuştur. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan bu nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve konusuz kalan asıl dava bakımından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; birleşen davanın ise kabulü ile 89.168,42-TL destek tazminatının davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2023 tarih ve 2018/1550 Esas - 2023/793 Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle KABULÜNE, öteki istinaf itirazlarının ise (1)sayılı bentte gösterilen sebeplerle REDDİNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren üzerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2023 tarih ve 2018/1550 Esas - 2023/793 Karar sayılı kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 3-)Konusuz kaldığı anlaşılan asıl davanın esası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, a-)Asıl dava yönünden alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, 27,70-TL peşin harç ve 121,00-TL ıslah harcının düşümü ile kalan 278,90-TL bakiye harcın davalı sigorta şirketinden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,(-İlk derece mahkemesince verilen 20/04/2017 gün 2015/1008Esas-2017/487Karar sayılı ilama bağlı olarak harç tahsil edilmiş ise mükerrer ödeme olması için bu durumun gözetilmesi kaydıyla) b-)İlk derece mahkemesince verilen 20/04/2017 gün 2015/1008Esas-2017/487Karar sayılı önceki karar doğrultusunda hüküm altına alınan vekalet ücreti ve yargılama giderleri tahsil edilmiş olduğundan, bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 4-)Birleşen davanın kabulü ile, 89.168,42-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 09.07.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a-)Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca hüküm altına alınan tazminat miktarı üzerinden alınması gereken 6.091,09-TLkarar ve ilam harcından, 304,56-TL peşin harcın düşümü ile kalan 5.786,53-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irad kaydına, b-)Birleşen dava yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca, kabul edilen tazminat miktarı üzerinden belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-)Davacı tarafından birleşen dava nedeniyle yapıldığı anlaşılan; 87,00-TL Başvuru Harcı, 304,56-TL Peşin Harç, 8,50-TL vekalet harcı, 157,20-TL Tebligat ve Posta masrafları olmak üzere toplam 557,26-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19