İstanbul BAM 8. HD 2024/182 E. 2024/692 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2024/182
2024/692
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/182
KARAR NO: 2024/692
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/11/2023
NUMARASI: 2023/66 Esas - 2023/887 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı olan ... plaka sayılı aracın karıştığı 30/07/2011 günlü trafik kazasında, ..., ... ve ... isimli şahısların yaralandığını, adı geçen kazazedelerin sürekli sakatlığa uğradıklarını belirterek Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinde müvekkili sigorta şirketi aleyhine açtıkları maddi tazminat talepli dava sonucunda verilen 2014/724 Esas - 2016/592 Karar ve 28/06/2016 günlü kararla; kazanın oluşumunda müvekkili şirketin sigortalısı ... plaka sayılı araç sürücüsünün %75 oranında, ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu belirlenerek vekil edeni şirket tarafından davacılara tazminat ödenmesine karar verildiğini, bu ilamın icra takibine konu yapılması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından üçüncü kişi hak sahiplerine uğradıkları maddi zararlara karşılık olarak toplam 68.610,00-TL ödeme yapıldığını, ancak kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olması nedeniyle yapılan ödemenin %25'lik kısmınının tahsili amacıyla davalı sigorta şirketi aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, bu takibin itiraz üzerine durduğunu belirterek haksız itirazın iptaline ve davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 30/01/2011 günlü trafik kazasına karıştığı ileri sürülen ... plaka sayılı araç, vekil edeni sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı ise de davacı sigorta şirketi tarafından yapıldığı belirtilen ödemenin hangi yöntemle yapıldığı belli olmadığı gibi ödenmesi gereken gerçek bir meblağ olup olmadığının tespit edilemediğini, kaldı ki ...'ın doğrudan müvekkili şirket nezdinde sigortalı olması ve sigortalı aracın işleteni bulunması nedeniyle bu kişiye yapılan bir ödemenin vekil edeni şirketten rücu edilemeyeceğini ve zaman aşımı süresini de geçirmiş bulunduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş ve 08/10/2019 günlü bu karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairece yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 22/12/2022 gün 2019/4952 Esas-2020/1920 Karar sayılı ilamla; Davacı sigortacının, icra takibine geçmeden önce davalı sigorta şirketine 14/11/2016 tarihinde başvuruda bulunarak 17.152,50-TL ödeme yapmasını istenildiği, bu talep üzerine davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyası açılarak 14.487,00-TL'nin (...'ın sigortalı olmaları nedeniyle hesaplama dışı bırakılarak) ödenmesinin uygun olduğuna karar verildiği davalı ... Sigorta tarafından dosyaya sunulan hasar dosyası kapsamından anlaşılmaktadır. Denildikten sonra; "Davalı sigorta şirketince yargılama sırasında açıkça ... isimli şahsın sigortalıları olması nedeniyle taleplerinin teminat dışı olduğunu ileri sürerek ...'a yapılan ödeme nedeniyle kendilerine rücu hakkı bulunmadığı bildirilmiştir. ... gerçekten de davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın işleteni ve sigorta ettirenidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 92. ve ZMM Sigortası Genel Şartlarının teminat dışında kalan haller başlıklı A.3 maddesi hükümleri uyarınca, ZMM sigortacısı motorlu bir aracın işletilmesi neticesinde meydana gelen zararlar bakımından sadece üçüncü kişilerin uğradıkları zararların karşılamakla yükümlü olup, işleten/ sigortalı tarafından ileri sürülen tazminat taleplerinin teminat dışı olduğu değerlendirilmelidir. Bu durumda ... plaka sayılı aracın işleteni/ sigortalısı olan ve dolayısıyla üçüncü kişi konumunda bulunmayan ...'ın kaza neticesinde uğradığı ileri sürülen maddi zararların giderilmesinden ... plaka sayılı aracın ZMM sigortacısının sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği ve böyle bir durumda ... için yapılan bir ödemenin ZMM sigortacısından rücuan talep edilemeyeceği gözetilmelidir. Ne var ki mahkemece açıklanan tüm bu hususlar üzerinde durulmaksızın ve daha da önemlisi neden durulmadığı konusunda herhangi bir gerekçe oluşturulmaksızın davacı tarafın tüm taleplerinin kabul edilmesi isabetsiz olmuştur. Eksik inceleme ve değerlendirmeyle karar verilemez. O halde mahkemece yapılacak iş, davalı sigorta şirketinin ... bakımından yapılan asıl alacak, faiz ve diğer tüm ferilerine ilişkin ödemeden sorumlu olup olmadığı değerlendirilerek, varılacak sonuca göre, davacı sigorta şirketince yapılan ödemeden düşülmesi gerekli miktar, gerekirse bir bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi ve ondan sonra varılacak sonuca göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın sonlandırılması gerekirken bunun yapılmamış olması HMK.m. 353/1-a/6 hükmü kapsamındaki hali oluşturacağından, davalı vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve kaldırma gerekçesi gözetildiğinde davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırıldığı görülmüştür. Dairece verilen kaldırma kararını müteakip 2023/66 Esasına kayıtlanan davanın yargılaması sonucunda mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, kaldırma kararı, kaldırma kararı doğrultusunda temin edilen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek; "...davacının trafik kazası sonucunda meydana gelen cismani zarar nedeniyle üçüncü kişi hak sahiplerine ZMM sigorta poliçesi kapsamında yaptığı ödemelerin, diğer bir zarar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili amacıyla eldeki davayı açtığı, ...'ın davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı aracın işleteni ve sigorta ettireni olduğu, ZMM sigortacısının 3.kişilerin uğradıkları zararları karşılamakla yükümlü olup, ... için yapılan ödemenin davalı sigortacıdan rücuen talep edilemeyeceği, İstinaf ilamı doğrultusunda hesap bilirkişisi tarafından yapılan hesaplama ile kusur oranına göre ...'a yapılan ödemenin mahsubu sonrası davacının davalıdan talep edebileceği asıl alacak tutarının 16.634,84 TL olarak tespit edildiği, mahkememizce bu tespitin hükme esas alındığı, davacının talep ettiği dönem için davalıdan isteyebileceği takip öncesi işlemiş faizin mahkememizce resen yapılan hesaplamaya göre 1.476,63 TL olduğu kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olduğu gözetilerek kabul edilen tutar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle; -Davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 16.634,84 TL asıl alacak, 1.476,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.111,47 TL üzerinden ve takipteki diğer şartlarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Kabul edilen alacağın %20’si oranında 3.622,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; şartları oluşmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gibi dosyaya kazandırılan tüm bilirkişi raporlarının hatalı olduğu, karar vermeye ve denetime elverişli bulunmadığı hususlarına yöneliktir. Dava; trafik kazası sonucunda meydana gelen cismani zarar nedeniyle üçüncü kişi hak sahiplerine ZMM sigorta poliçesi kapsamında yapılmak zorunda kalınan ödemelerin, diğer bir zarar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkin olup; davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle Dairece verilen kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılarak temin edildiği anlaşılan 20/10/2023 günlü bilirkişi raporundaki davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun, denetlenebilir gerekçeler içermesi karşısında hükme esas alınmasında istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediğinden, davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıda açıklanan husus dışında kalan istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin icra inkar tazminatına ilişkin istinaf itirazı değerlendirildiğinde; Görülmekte olan dava itirazın iptali davası olup; davalının, davacının iade talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Kaldı ki yargılama sonucunda davalının icra takibine itirazında kısmen haklı olduğu da sabittir. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m. 353/1-b/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sadece hatalı olduğu anlaşılan hususun davalı sigorta şirketi lehine düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2023 tarih ve 2023/66 Esas - 2023/887 Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenle KABULÜNE, öteki istinaf itirazlarının ise (1) sayılı bentte gösterilen sebeplerle REDDİNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2023 tarih ve 2023/66 Esas - 2023/887 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, a-)Davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 16.634,84 TL asıl alacak, 1.476,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.111,47 TL üzerinden ve takipteki diğer şartlarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, b-)İcra inkar tazminatına yönelik davacı taraf isteminin ise, yasal şartları oluşmadığından reddine, c-)Alınması gereken 1.237,19 TL harçtan, peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 1.011,64 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, ç-)Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ve 225,55 TL peşin harcın toplamı olan 261,45 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 563,61 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f-)Davacı tarafından yapılan 4.945 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.795,76 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g-)Davalı tarafından yapılan 52,50 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1,58 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, h-)Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19