İstanbul BAM 8. HD 2023/1909 E. 2024/63 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2023/1909
2024/63
1 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1909
KARAR NO: 2024/63
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/03/2023
NUMARASI: 2020/14 Esas - 2023/278 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeninin içinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı olan davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalı ...'ın da maliki bulunduğu ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde 07/04/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, aylık net 3.598,88-TL ücretle çalışan vekil edeninin ağır bir biçimde yaralanarak, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından temin edilen rapordan da anlaşılacağı üzere, %66 oranında maluliyete uğradığını ve bakıma muhtaç hale geldiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun 17/10/2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, herhangi bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL'si geçici iş göremezlik zararına, 271.724,83-TL'si sürekli iş göremezlik zararına, 3.000,00-TL' si bakıcı gideri zararına ve 1.000,00-TL'si de SGK'ca karşılanmayan tedavi giderlerine karşılık olmak üzere toplam 276.824,83-TL maddi tazminatın tüm davalılardan kaza tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte, 100.000,00-TL manevi tazminatın da sigorta dışındaki davalılardan kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevabında özetle; 07/04/2016 günlü kazaya karıştığı belirtilen ... plaka sayılı aracın, vekil edeni şirket nezdinde 02/02/2016-02/02/2017 tarihleri arasını kapsar biçimde trafik sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı bulunduğunu, bu nedenle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun belirlenmesi gerektiğini, ayrıca davacıda meydana gelen maluliyetin oranının, bakıcı ihtiyacı olup olmadığının ve davacının uğradığı zararın hesaplamasının 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlardaki ilkelere göre belirlenmesini istediklerini, bundan ayrı, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerin teminat dışı olduğunu, tedavi giderlerine ilişkin talepler bakımından da sigorta şirketine ait sorumluluğunun SGK'na geçtiğini, ayrıca avans faizi isteğinin yersiz olduğunu belirterek davaya karşı koymuş, 07/04/2017 günlü beyan dilekçesinde de her ne kadar davacı tarafça dava açılmadan önce, sigorta şirketine yapılmış bir başvuru bulunmakta ise de, bu başvurunun usulüne uygun bir başvuru niteliğinde olmaması nedeniyle, 6704 sayılı yasa ile değişik 2918 sayılı yasanın 97.madde hükmü gereğince, davanın esasen dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini bildirmiştir. Davalı .... vekili cevabında özetle; kazanın meydana gelmesinde vekil edeninin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, zira kazaya karışıp karışmadığının dahi henüz belirlenmiş olmadığını, maluliyete ilişkin raporun yetersiz olduğunu, SGK'ca karşılanmayan tedavi giderlerine ilişkin talep bakımından da herhangi bir belge sunulmadığından, bu yöndeki isteğin de yerinde olmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok fazla bulunduğunu, avans faizinin de haksız bir talep olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., davaya karşı cevap vermemiş ve yargılama oturumlarına da katılmamıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda; davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının oluşmasında ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın tam kusurlu olduğu, ATK 2.ihtisas Dairesince düzenlenen rapordan da anlaşılacağı üzere, davacının kaza neticesinde %38.2 oranında beden gücü kaybına uğradığı ve iyileşme süresinin 9 ay bulunduğu görüşünden hareketle, PMF yaşam tablosu, 0 teknik faiz ve asgari ücret baz alınarak düzenlenen hesap bilirkişisi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile; "1-)Maddi tazminat talebi bakımından: geçici tam işgöremezlikten kaynaklanan 1.000,00 TL ve sürekli kısmi işgöremezlikten kaynaklanan 181.341,40 TL olmak üzere toplam 182.341,40 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigorta poliçe limiti ile sınırlı tutulmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, Maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin ve yerinde görülmeyen sair istemlerin REDDİNE, 2-Manevi tazminat talebi bakımından: davanın KISMEN KABULÜ ile taktiren 70.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin taktiren REDDİNE, 3-31/10/2016 tarihli geçici ödeme kararının İNFAZDA DİKKATE ALINMASINA," karar verilmiştir. Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairece yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 2019/3891 Esas-2019/4177 Karar sayılı ilamla; "Görülmekte olan davada, trafik kazasının 07/04/2016 tarihinde meydana geldiği ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamını belirleyen poliçenin düzenlenme tarihinin de 02/02/2016 olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KTK'nun 90.maddesinde 6704 sayılı yasayla yapılan değişiklikten önce, "Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularından Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır, denilmekte iken 26/04/2016 tarihinde yapılan değişiklikten sonra, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamındaki tazminatlar, bu Kanun ve Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 818 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin olan 41 ve devamı maddelerinde ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin olan 49 ve devamı maddelerde bu hesaplamanın ve değerlendirmelerin ne şekilde yapılacağına ilişkin somut herhangi bir düzenleme bulunmadığından, hesaplamalar Yargıtay İçtihadları doğrultusunda yerleşmiş uygulamalara göre belirlenmiş ve bu belirlemelerde de, PMF Yaşam Tablosu ile progresif rant usulünün uygulanması gerektiği yönünde olmuştur. 14/05/2015 tarihli 29355 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 01/06/2015 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Bu durumda, davalıların sorumluluğun dayanağını ve kapsamını belirleyen trafik sigortası poliçesinin ayrılmaz bir parçası olan, genel işlem koşulu niteliği de taşımayan ve Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının kapsamı tüm taraflarca bilindiğinden ve poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda maddi tazminatların nasıl hesaplanacağı ve hesap yönteminin ne olacağına dair açık bir düzenleme bulunmadığından; policenin düzenlenme tarihi itibariyle işletenin hukuki sorumluluğunu poliçe ve genel şartlar kapsamında üstlenen sigortacıya karşı yöneltilen davalarda hesaplama ve değerlendirmelerin 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlardaki esaslara göre yapılması gerektiği konusunda duraksamamak gerekir. Sürekli sakatlık teminatı ilgili genel şartların A.5/c maddesinde düzenlenmiş yine genel şartlara ek olarak çıkarılan cetvel Ek:3'te sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasının ne şekilde yapılacağı belirtilmiştir. Ek:3 cetvelin 3.maddesinde 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelecek trafik kazalarında TRH-2010 tablosunun dikkate alınacağı belirtilmiş, yine diğer maddelerde de, sürekli sakatlık tazminatının ne şekilde hesaplanacağı ifade edilmiştir. Ayrıca genel şartlar A:5/c maddesinde, sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, Sakatlık Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına İlişkin Mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınacağı belirtilmiştir. Davacının maluliyetine ilişkin olarak hükme esas alınan ve Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunca düzenlenen 30/05/2018 tarihli raporun Sakatlık Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına İlişkin Mevzuat doğrultusunda değil, "11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre hazırlanmış olduğu, dolayısıyla yetersiz nitelik taşıdığı anlaşıldığından, bu raporun esas alınması sonucunda, yazılı biçim ve şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, aynı zamanda TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak genel şartlarda belirtilen hesaplama yöntemine göre, sürekli sakatlık tazminatı hesaplaması yapılması gerekirken, önceki uygulamalara ilişkin bulunan PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülüne göre hesaplama yapılması da doğru olmamıştır." denilmek suretiyle davalıların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırıldığı görülmüştür. Dairece verilen kaldırma kararından sonra mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, kaldırma kararından sonra temin edilen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek; talep konusu trafik kazasının oluşumunda davalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğu, davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca %23 oranında malul kaldığının, ATK 2. İhtisas Kurulundan temin edilen 22/07/2020 günlü rapor ve yine ATK Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan alınan 26/05/2022 günlü raporla belirlendiği, müteakip aktüer bilirkişi Vedat Aykır'dan istinaf kaldırma kararı ve bu karar doğrultusunda ATK Üst kurulundan alınan 26/05/2022 günlü raporda belirlenen maluliyet oranı dikkate alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant uygulaması ile hesaplama yapılmasının istenildiği ve söz konusu bilirkişi tarafından düzenlenen 28/09/2022 günlü raporla davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespit edildiği, kaldırma kararı sonrasında alınan aktüer rapor kapsamında herhangi bir talep artırımı ya da ıslah talebinde bulunulmadığı, bu durum da taleple bağlılık ilkesi de göz önüne alındığında, davacının davalılardan 1.000,00-TL'si geçici iş göremezlik tazminatına, 181.341,40-TL'si de sürekli iş göremezlik tazminatına esas olmak üzere, toplam 182.341,40-TL maddi tazminat talep etmekte haklı olduğu şeklindeki özet gerekçeyle; -MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE; Geçici tam işgöremezlikten kaynaklanan 1.000,00 TL ve sürekli kısmi işgöremezlikten kaynaklanan 181.341,40 TL olmak üzere toplam 182.341,40 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, -Maddi Tazminat yönünden fazlaya ilişkin ve yerinde görülmeyen sair istemlerin REDDİNE, -MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE; 70.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,-Fazlaya dair manevi tazminat talebinin REDDİNE, - 31/10/2016 tarihli geçici ödeme kararı doğrultusunda 09/11/2016 tarihinde yapılan 25.000,00 TL tutarındaki ödeme ile, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına 24/07/2019 tarihinde yapılan 84.903,31 TL tutarındaki ödemenin İCRA MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN İNFAZDA DİKKATE ALINMASINA, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı Sigorta Şirketi vekilinin istinaf nedenleri; ilk derece mahkemesince verilen önceki karara ve bu kararın dayanağını teşkil eden aktüer bilirkişi raporuna karşı davacı tarafın herhangi bir itirazı olmadığı gözetildiğinde, vekil edeni sigorta şirketi yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek mahkemece, davacının itirazına uğramayan önceki aktüer bilirkişi raporundaki tüm veriler aynı kalmak kaydıyla güncel belirlenmiş maluliyet oranı (%23) üzerinden hesaplama yapılması gerekirken bunun yapılmamış olmasının hatalı olduğu; kabule göre de BAM kararında tazminat hesaplamasının TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulaması yapılması gerektiği belirtildiği halde, 1.8 teknik faiz uygulanmadan düzenlendiği anlaşılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının da isabetsiz bulunduğu gibi, pasif dönemdeki gelirin AGİ düşülmeden hesaba katılmasının da doğru olmadığı ve geçici iş göremezlik zararının ZMM sigorta poliçesinin teminatı kapsamında olmadığının da karar yerinde gözetilmediği, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, cismani zarara dayanılarak açılmış, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde (-aşağıda belirtilen husus hariç), istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre usul ve yasaya aykırı herhangi bir durum bulunmadığı ve özellikle geçici iş göremezlik dönem zararının niteliği itibariyle bedensel zararın bir türü olması karşısında bu yöndeki talebin ZMM sigortası teminatı kapsamında kalmadığından söz edilemeyeceğinin açık olmasına, ayrıca dairemizin kaldırma kararından sonra verilen Anayasa Mahkemesine ait iptal kararı da gözetildiğinde, kaldırma kararından sonra yapılan tazminat hesaplamasının 1.8 teknik faiz uygulanmaksızın, bu husustaki Yargıtay Özel Dairesi'nin güncel içtihatlarında kabul edilen prograsif rant yöntemi kullanılarak yapılmış olmasında da bir isabetsizlik tespit edilememesine göre, davalı sigorta şirketi vekilinin açıklanan bu hususlara yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2-Ne var ki; Dairece verilen kaldırma kararına konu önceki mahkeme kararında hükme esas alındığı anlaşılan 26/11/2018 günlü aktüer bilirkişi raporunda tazminat hesaplamasının; davacı gelirinin asgari ücret olduğu kabul edilerek,%38.2 maluliyet oranı ile %100 kusur oranına ve bakiye yaşam süresinin belirlenmesinde de PMF yaşam tablosunun baz alınması gerektiği varsayımdan hareketle, prograsif rant yöntemiyle ve AGİ hariç asgari ücret baz alınarak yapıldığı ve bu şekilde davacının uğradığı kalıcı iş göremezlik zararının 181.745,23-TL olduğu sonucuna varıldığı ve söz konusu bu rapor doğrultusunda hüküm tesis edildiği görülmüştür. Önceki karara karşı davacı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmamış olup, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki hesaplama yöntem ve şekline karşı da herhangi bir itirazı ileri sürülmediği, aksine 03/01/2019 günlü dilekçe ile açıkça aktüer bilirkişi raporuna karşı herhangi bir diyecekleri olmadığı konusunda beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar somut olayda Dairemizce verilen kaldırma kararında bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılması gereğine işaret edilmiş ise de; kaldırma kararı sonrasında alınan 28/09/2022 günlü aktüer bilirkişi raporunda da anlaşılacağı üzere davacının bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu verilerine göre, 1931 PMF Yaşam Tablosuna göre daha uzun bulunduğu tespit edilmiş olup, bu durumun istinaf eden davalının aleyhine olduğu da sabittir. Hal böyle olunca önceki karara dayanak kılınan aktüer bilirkişi raporundaki hesap yöntem ve şekline ilişkin olarak davacının herhangi bir itirazda bulunmadığı, kaldırma kararının da esasen davalı taraf yararına verildiği gözetildiğinde; kaldırma kararı öncesinde temin edilen ve hükme esas alındığı anlaşılan 26/11/2018 günlü aktüer bilirkişi raporundaki maluliyet oranına ilişkin husus hariç, tazminat hesaplamasına esas alınan diğer verilerin davalı taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturacağı konusunda duraksamamak gerekir. (Bkn; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/19527 Esas-2022/15666 Karar sayılı ilamı) Bu durumda mahkemece önceki karara dayanak kılınan 26/11/2018 günlü aktuer bilirkişi raporundaki diğer tüm veriler aynı kalmak ve işlemiş/işleyecek devre hesabında 2017 yılının esas alınmak suretiyle, sadece ATK İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan temin edilen 26/05/2022 günlü raporla doğru biçimde belirlenen %23 maluliyet oranına göre hesap yapılması için aynı bilirkişiden ek rapor alınarak ( aynı bilirkişiden ek rapor alınması mümkün değil ise başka bir aktuer bilirkişiden de rapor temin edilebilir) oluşacak duruma göre davacının talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, usulü kazanılmış hakkı ihlal edecek biçimde karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun açıklanan bu nedene kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve istinaf edilmeyen hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar ve harcın da kamu düzeninden olduğu gözetilerek, hükmün diğer davalıları ilgilendiren bölümlerine dokunulmaksızın sadece istinaf eden sigorta şirketinin kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğu, kaldırma kararından önce temin edilen 26/11/2018 günlü aktüer bilirkişi raporunda davacının kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin olarak belirlenen 474.715,70-TL temel tazminat miktarı esas alınmak ve güncel maluliyet oranınına (%23) göre yapılacak matematiksel basit işlemle bulunan109.184,61-TL ile sınırlandırılmak ve müteakip istinaf yasa yoluna başvuranın harç ve yargılama giderlerine ilişkin sorumluluğunun da bu duruma göre belirlemek suretiyle, yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarih ve 2020/14 Esas 2023/278 Karar sayılı kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle KABULÜNE, öteki istinaf itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan sebeplerle REDDİNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarih ve 2020/14 Esas - 2023/278 Karar sayılı kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a-)MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE; Geçici tam işgöremezlikten kaynaklanan 1.000,00 TL ve sürekli kısmi işgöremezlikten kaynaklanan 181.341,40 TL olmak üzere toplam 182.341,40-TL maddi tazminatın (-davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 1.000,00 TL'si geçici iş göremezlik zararına, 109.184,61-TL'si de kalıcı iş göremezlik zararına karşılık olmak üzere toplam 110.184,61-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, -Maddi Tazminat yönünden fazlaya ilişkin ve yerinde görülmeyen sair istemlerin REDDİNE, b-)MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE; 70.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, -Fazlaya dair manevi tazminat talebinin REDDİNE, c-) 31/10/2016 tarihli geçici ödeme kararı doğrultusunda 09/11/2016 tarihinde yapılan 25.000,00 TL tutarındaki ödeme ile, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına 24/07/2019 tarihinde yapılan 84.903,31 TL tutarındaki ödemenin İCRA MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN İNFAZDA DİKKATE ALINMASINA, ç-)Alınması lazım gelen 17.237,44 TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 1.287,05 TL harcının mahsubu ile bakiye 15.950,39- TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen ALINMASINA (-davalı sigorta şirketi harcın 7.526,71- TL' sine kadar sorumludur), d-)Maddi tazminat davasının kabul edilen miktarı üzerinden, usuli kazanılmış haklar ile istinaf eden aleyhine hüküm tesis edilemeyeceği kuralı gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 28.351,21 TL vekalet ücretinin (- davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 17.124,41-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ÖDENMESİNE, e-)Manevi tazminat davasının kabul edilen miktarı üzerinden, usuli kazanılmış hak nedeniyle ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 11.200,00 TL vekalet ücretinin sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ÖDENMESİNE, f-)Maddi tazminat davasının reddedilen miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 15.117,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar Sigorta Şirketi ile ...'a ÖDENMESİNE, g-)Manevi tazminat davasının reddedilen miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...'a ÖDENMESİNE, h-) Davacı tarafından bozma öncesi yapılan 29,20 TL başvurma harcı parası, 383,30 TL davetiye ve posta masrafı gideri, 700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 1.112,50 TL yargılama masrafı ve bozma sonrası yapılan 327,8 posta ve tebligat masrafı, 1500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 2.940,3 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen miktarına göre; 1.968,98 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ÖDENMESİNE, geri kalan masrafın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (-davalı sigorta şirketi yargılama masrafının 1.189,26- TL' sine kadar sorumludur) ı-)Davalı ... tarafından yapılan 200 TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre 66,07 TL sinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE, i-)Davalı ... Sigorta tarafından yapılan 150 TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre 90,30- TL sinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta'ya VERİLMESİNE, j-)Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.01/02/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20