SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 8. HD 2024/328 E. 2024/622 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/328

Karar No

2024/622

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/328

KARAR NO: 2024/622

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/11/2022

NUMARASI: 2020/669 Esas - 2022/750 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Bedensel Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/04/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/05/2014 tarihinde davalı nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı dava dışı sürücü ... sevk ve yönetimindeki otomobilin müvekkilinin sevk yönetimindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır yaralandığını, kazada dava dışı sürücü ...'in kusurlu olduğunu, müvekkilinin 2014 yılında Muğla 2.Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde davalı sigorta şirketi aleyhine dava açtığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00-TL geçici ve 500.00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 2 yıllık zaman aşımı süresinden sonra açıldığını, zaman aşımı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, daha önce Muğla 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/407 esas sayılı dosyasında yargılama devam ederken davacının maluliyet tazminatı ile ilgili davalı ile sulh olduğunu ve buna istinaden davadan feragat ettiğini, davanın kesin hükme bağlandığını, davacının artan maluliyet iddiası ile Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduğunu ve başvurunun itiraz Hakem Heyetince reddedilerek kesin hükme bağlandığını, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığını belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 10.12.2015 tarihli bilimsel mütala raporu taraflar arasında daha önce ikame olunan ve sulhle sonuçlanan Muğla 2 Asliye Hukuk 2014/407 esas sayılı dosyasından düzenlenen rapor olduğundan ve bu rapor tarihinden sonra davacının dava konusu kaza yaralanmasına ilişkin komplikasyon ve kötüleşme oluşmadığı Adli Tıp Uzman raporu ile tespit edilmiş olduğundan huzurdaki dava yeni bir dava niteliğinde olmayıp daha önce Muğla 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/407 esas sayılı dosyasından yargılaması yapılıp sulhle sonuçlanan ve kesinleşen dava ile konusu ve tarafları itibariyle aynı dava niteliğinde olduğundan, aynı talebe ilişkin olarak aynı kişi tarafından açılan davanın HMK'nın 114/1-i ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir" gerekçesi ile; dava şartı yokluğundan HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereği davanın usulden reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvuru sebepleri; Artan maluliyete dayalı olarak davalıdan maddi tazminat talep ettikleri, ilk derece mahkemesince artan maluliyet olup olmadığının tespiti için adliye bünyesinde yer alan Adli Tıp uzmanından rapor alındığı, mahkemece uzman hekim heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak alınacak rapor dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, tek hekimle düzenlenen rapora dayanılarak davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğu, hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar (artan maluliyet) nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; davacının aynı kaza ile ilgili sürücü, işleten ve sigortacı aleyhine maddi ve manevi tazminat istemi ile Muğla 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/407 esasında kayıtlı dava açtığı, maddi tazminat alacağı yönünden davalı sigorta şirketi ile sulh olunduğundan, manevi tazminatla ilgili olarak sürücü ve işletenle sulh olunduğundan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararın 12/12/2016 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Bilindiği gibi kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece re'sen gözetilmesini gerektirir.(HMK.m.303) Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; hükme dayanak yapılan Muğla 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/407 esas sayılı dosyada verilen kararın 12/12/2016 tarihinde kesinleştiği, ancak davacı vekili tarafından 24/02/2016 tarihinde artan maluliyet nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00-TL daimi sakatlık tazminatı istemi ile Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 14/07/2016 tarihli karar ile başvuru sahibinin 49.957,06-TL olan tazminat talebinin kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin 29/11/2017 tarih ve 2017/1159 esas 2017/910 sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6 maddeleri uyarınca İtiraz Hakem Heyeti'nin kararının kaldırılmasına karar verildiği, verilen kaldırma kararı gereği İtiraz Hakem Heyetince 14/07/2018 tarihinde dosyadan el çekilerek, dosyanın sigorta tahkim komisyonuna iadesine karar verildiği, anlaşılmıştır, İtiraz Hakem Heyetince dosyadan el çekilmesi kararı sonrası davacı vekili 27/11/2020 tarihli dilekçesi ile; maluliyette gelişen durum nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00-TL geçici ve 500.00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili için İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/669 esasını alan eldeki davayı açmıştır. UYAP sisteminde yapılan araştırmada İtiraz Hakem Heyeti'nin dosyadan el çekme kararının davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 29/09/2022 tarih ve 2021/13922 Esas 2022/11175 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu tespit edilmiş ise de; ilk derece mahkemesince İtiraz Hakem Heyeti'nin kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez.Bu durumda mahkemece; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından Yargıtay bozma ilamı üzerine ne gibi işlem yapıldığı, karar verilip verilmediği, karar verilmiş ise usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıp belirlenmesi, henüz kesinleşmemiş ise talep edilen tazminat kalemleri yönünden derdest dava niteliği taşıyıp taşımadığı değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan davanın, %9 maluliyet oranına göre yapılan sulh sonucu verilen Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/407 esas sayılı dosyasındaki kesinleşmiş karar dikkate alınarak kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4 gereğince kaldırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile, başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına,2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırıldığı anlaşılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 25/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınZarargereğiKazasınaAçılanBedenselTazminatkonusudüşünüldüSebebiylenumarasıBağlıTrafik

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim