İstanbul BAM 8. HD 2023/2378 E. 2024/194 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2023/2378
2024/194
22 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/2378
KARAR NO: 2024/194
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/06/2023
NUMARASI: 2018/1161 Esas - 2023/489 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 20.10.2017 tarihinde müvekkilinin karşıya geçmeye çalıştığı sırada orta refüje geldiğinde ayağını tam yola attığında davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın çarpması ile meydana gelen trafik kazası neticesinde bir bacağının kalça altından tamamen kesildiğini, Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/269 esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, davadan evvel davalı sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkilinin beden gücü kaybı maluliyet oranı, tedavi ve iyileşme masrafları, ömür boyu sürecek bakıcı gideri, ortalama 5 yılda bir değişmesi gereken protez gideri, tedaviye giderken yaptığı giderlere yönelik zararı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 5.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, manevi zararına karşılık 70.000,00-TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05.03.2019 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde talep ettikleri 5.000,00-TL maddi tazminatın 1.000,00-TL'sinin maluliyet tazminatı, 1.000,00-TL'sinin çalışma gücünün kaybı ve azalmasından kaynaklı tazminat, 1.000,00-TL'sinin kaza tarihinden itibaren başlayarak ömür boyu bakıcı gideri, 1.000,00-TL'sinin protez gideri, 1.000,00-TL sinin tedavi ve iyileşme giderine yönelik olduğunu belirtmiş, Yargılama aşamasında sunduğu 07.10.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; bakıcı ve tedavi giderine ilişkin taleplerini 1.444,38-TL'ye, protez ve değişim aparatları giderlerine ilişkin taleplerini 36.189,42-TL'ye, geçici iş göremezlik taleplerini 2.071,42-TL ye, sürekli iş göremezlik taleplerini 115.966,28-TL'ye artırdığını bildirmiş, 19.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, bedel artırım dilekçelerinde bakıcı ve tedavi gideri taleplerine yönelik maddi hata yapıldığını, sehven dava dilekçesinde talep edilen 2.000,00-TL'nin azaltılarak 1.444,38-TL talep edildiğini belirterek bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin taleplerini 2.000,00-TL'ye, sürekli iş göremezlik taleplerini ise asgari ücrette meydana gelen değişiklik dikkate alınarak hesaplama yapan ek bilirkişi raporuna göre 169.206,75-TL'ye artırdıklarını beyan etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ve davacının maluliyetin ispatı gerektiğini, tedavi gideri, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik talebinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, yeni Genel Şartlara göre tazminat hesabı yapılması gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebileceğini savunmuştur. Davalı ... Ticaret A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, maddi tazminat isteminin yersiz olduğunu, istenilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk derece mahkemesince; kazanın, davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı, davalı ...A.Ş.nin işleteni, diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı beton mikseri sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tali ve %25 oranında, davacı yayanın ise asli ve %75 oranında kusuru ile meydana geldiği, davacının yaralanması sonucu sol bacağının kesildiği ve protez kullanmak zorunda olduğu, ATK raporuna göre davacının tüm vücut engellilik oranının %50 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, bir ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, 06/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporu ile davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik zararlarının hesaplandığı, davacının protez kullanmak zorunda olması nedeniyle protez gideri için SGK'nın sorumluluğu yönünden 3 seçenekli hesaplama yapıldığı, SGK'nın cevabi yazılarına göre davacının protezi, SGK ödemesi de alarak dışarıdan temin ettiği, buna göre davacının serbest piyasa fiyatı ile SGK ödemesinden yararlanarak protez aldığının kabulü neticesinde maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile hükmedilecek tazminata davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 25/06/2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 20/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi işletilmesi gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden davacının %75 oranında kusurlu olması, maluliyet durumu ve yaralanma şekli, davacının bir bacağının kesilerek organ kaybı oluşması ve ömür boyu protez kullanmak zorunda kalması, davalı sürücünün de %25 kusurlu olması ve ayrıca özel izin belgesi şartına rağmen yasaklı bölge olan sahil yolunda yük taşımacılığı belgesi bulunmadan ağır tonajlı araç kullanması, kazanın gerçekleşme biçimi ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği kanaati ile; "1-Maddi tazminat talebi yönünden; 1-Davacının yaralanması sebebiyle davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Ticaret A.Ş. Ve ...'dan istenen maddi tazminat talebi yönünden DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 169.206,75 TL kalıcı işgöremezlik zararı, 2.071,42 TL geçici iş göremezlik zararı, 1.444,38 TL bakıcı ve tedavi giderlerinin ve 26.914,06 TL protez ve değişim aparat gideri olmak üzere toplamda 199.636,61 TL tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 25/06/2018 tarihinden, diğer davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Ve ...'dan yönünden kaza tarihi olan 20/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; fazlaya ilişkin talebin REDDİNE; Manevi tazminat talebi yönünden; 2-Davacının davalılar ... Ticaret A.Ş. Ve ...'dan manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, davacı için 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE," karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... Ticaret A.Ş. vekillerince ve katılma yolu ile davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın harç mikseri olması nedeniyle ağır tonajlı araç sınıfında bulunduğu ve kaza tarihi itibariyle kazanın meydana geldiği yolu kullanmasının izne tabi olmasına rağmen davalının izninin bulunmadığı, ceza yargılamasında alınan kusur raporu ile eldeki davada alınan kusur raporlarının birbirleri ile çelişkili olduğu, müvekkiline atfedilen kusuru kabul etmemekle birlikte raporlar arasındaki çelişkinin giderilmemesi nedeniyle ceza yargılamasında alınan kusur raporunun hükme esas alınması gerektiği, müvekkilinin maluliyetine ilişkin düzenlenen raporların hatalı olduğu, müvekkilinin 52 gün hastanede yattığı ve 2 kez operasyon geçirdiği, müvekkilinin tek başına sokağa çıkamadığı, ev işlerini ve banyosunu dahi yapamadığı ömür boyu bakıcı ihtiyacı bulunduğu, kullandığı protez ve aparatların yeterli olmaması nedeniyle tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kaldığı, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle bedensel zararının arttığı ve yeniden maluliyet raporu alınması gerektiği, tazminat hesabı yapılırken ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 29.01.2021 tarihli raporun dikkate alınması gerektiği, davalı sigorta yönünden faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olması gerektiği hususlarına ilişkindir. Davalı ... Ticaret A.Ş vekilinin istinaf nedenleri; müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, araçlara yeşil ışık yandığı esnada müvekkili ...'in seyrine devam ettiği, davacı yayanın kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle kazanın meydana geldiği, kazaya karışan aracın ağır vasıta olması nedeniyle şoför tarafından görülemeyecek kör noktası bulunduğu ve davacının kör noktadan yanaşması nedeniyle araç sürücüsü tarafından görülmesinin mümkün olmadığı, kazanın meydana geldiği mahalde yaya yolu bulunduğu, müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki araç ile yaya yolu arasında başka bir araç daha bulunduğu, davacının hem ışık ihlali yapması hem de yaya yolunu kullanmaması nedeniyle tamamen kusurlu olduğu, davacı tarafın geçici iş göremezlik talebi bulunmamasına rağmen bu yönden hesaplama yapılmasının ve aktif çalışma hayatı olmayan davacı yönünden sürekli iş göremezlik zararının kabulünün de hatalı olduğu, protez bedellerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğu ve davacının protez yönünden belgelendirilmiş bir zararının bulunmadığı, protez ve değişim aparatları yönünden Euro kuru kullanılarak yapılan hesaplamayı kabul etmedikleri, aktüer bilirkişi raporunu kabul etmedikleri, takdir edilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu hususlarına ilişkindir. Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri; bakıcı gideri, geçici iş göremezlik tazminatı ile protez ve değişim aparatlarına ilişkin talepler yönünden sorumluluğun SGK'ya ait olduğu, tazminat hesabında teknik faiz uygulanması gerektiği, profrasif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğu, aktüer siciline kayıtlı bilirkişiden rapor alınması gerekirken hukukçu bilirkişiden alınan raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Her ne kadar davalı ... Ticaret A.Ş. vekili Av. ... tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinde istinaf edenler arasında davalı ... da gösterilmiş ise de dilekçenin sadece davalı ...şirketi vekili olarak imzalandığı ve istinaf harçlarının da adı geçen şirket adına yatırıldığı ve davalı ... adına düzenlenmiş bir vekaletnamenin dosya arasında bulunmadığı anlaşılmakla istinaf incelemesi davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ...şirketi vekilinin istinaf taleplerine yönelik olarak yapılmıştır. (1) Haksız fiile dayalı tazminat davalarında kusurun belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; ilk derece mahkemesince İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 08.09.2020 tarihli heyet raporunda; kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücü ...'ın, her ne kadar trafik ışıklarına uymuş olsa da, o esnada durmakta olduğu halde, yoldan geçen dikkatsiz yayayı fark edecek şekilde yola dikkatini vermesi gerekirken bunu yapmaması nedeniyle tali ve %25 oranında, davacı yayanın ise, karşıdan karşıya geçmeye başladığı sırada kendisine yeşil ışık yanmakta ise de, yolun ortasında ışığın kırmızıya döndüğünü fark etmesi ve buna göre orta refüjde beklemeye başlaması gerekirken, kendisine kırmızı ışık yanarken yola adım atarak kendi can güvenliğini tehlikeye sokması nedeniyle asli ve %75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, davacı vekili ve davalı ...şirketi vekilinin rapora itirazlarına binaen alınan 24.10.2021 tarihli ek raporda; kök rapordaki kanaatlerinde değişiklik bulunmadığının bildirildiği ve mahkemece asıl ve ek raporun hükme esas alındığı görülmüştür.Davaya konu kazaya ilişkin İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama aşamasında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 27.06.2019 tarihli 2019/34703/4272 sayılı raporunda; kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kamyon ile duraklayıp tekrar hareketlenmesini gerekli ve yeterli çevre kontrollerini yaptıktan sonra ve taşıt yolu içerisinde bulunan yayaların geçişlerini bitirmesini bekledikten sonra yapması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek kırmızı ışıkta duraklayıp yeşil ışıkla birlikte yeterli kontrolü sağlamadan harekete başladığı esnada sağ tarafından taşıt yoluna girip geçiş yapan ve belli mesafe kateden yayaya dikkat etmemesi nedeniyle asli, davacı yayanın da, karşıdan karşıya geçişini kendisine hitaben bulunan trafik ışıkları yeşil yandığı zaman yapması, sol tarafında bulunan ve kırmızı ışıkta bekleyen ve yeşil ışık akabinde harekete başlayan sürücü idaresindeki kamyona karşı korunma tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmemesi nedeniyle asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, ceza mahkemesince söz konusu raporun hükme esas alınarak davalı sürücü ...'ın mahkumiyetine ve verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi kararı üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda, kusura yönelik raporlar arasında çelişki bulunduğu görülmekle, davacının ve davalı ...şirketi vekilinin itirazlarına rağmen kusura ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmemiş olması nedeniyle kusura ilişkin yeterli inceleme yapıldığını söyleme imkanı bulunmamaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez. O halde mahkemece; İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/269 Esas sayılı dosyasının fiziki olarak dosya arasına celbi ile, ceza yargılaması sırasında ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen rapor ile, mahkemece alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için; Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden oluşturulacak 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan, dosya kapsamında mevcut olan tüm raporların irdelendiği, raporlar arasındaki çelişkileri giderecek mahiyette, denetime açık, ayrıntılı kusur durum ve oranlarının belirlendiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması isabetli değildir. (2) Mahkemece hükme esas alınan 19.09.2022 tarihli aktüer ve doktor bilirkişi raporunda; davacı, aktif çalışma döneminde olmadığı için hidrolik, pneumatik veya mikroişlemcili bir diz eklemli protez kullanamayacağı, ancak protez giderlerine ilişkin piyasa araştırmasında bildirilen fiyatların bu özelliklere sahip protezlere ilişkin olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Sirkeci Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 14.10.2022 tarihli cevabi yazısı ile; davacıya, 22.06.2018 tarihli protez gideri ile ilgili olarak 3.169,80-TL ödeme yapıldığı bildirilmiştir. 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Kanun'un geçici 1 inci maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ...nın yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir. Davacı, yaralanması nedeniyle tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar yaptığı ve ileride yapmak zorunda kalacağı tüm giderleri, yapılması zorunlu tedaviler ve ameliyat masrafları, yaşam boyu kullanılacak ilâçlar, protez ve benzeri aygıtlar için yapılacak masrafları isteyebilir. Somut uyuşmazlıkta, davacı kaza sonucu kesilen sol bacağının tedavisi için protez gideri ile ileride değişecek protez giderleri isteminde bulunmuştur. Trafik kazasındaki yaralanmadan kaynaklanan tedavi giderlerinden belgeye bağlanmış olanlardan SGK sorumlu olup, henüz belgeye bağlanmamış olanlar için SGK'nın sorumluluğundan bahsedilemeyecektir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının tedavi gördüğü hastaneye veya tam teşekküllü bir hastaneye sevki sağlanarak, vücudunun hangi protezi kabul edeceği ve hangi protezin davacı üzerinde efektif fayda sağlayacağının ve ne kadar süre aralığıyla değiştirilmesi gerektiğinin ehil ve yetkili doktorlar kurulu marifetiyle saptanması, hangi protezin kullanılacağının tespitinden sonra ise protez giderine yönelik olarak fiyat araştırması yapılması ve kullanılacak protezin piyasadaki fiyatlarından bir ortalama bedel çıkarılarak protez giderine yönelik ek rapor alınması, ileride yapılacak protez giderleri 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderlerinden olmadığından (Bknz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 11.01.2023 günlü 2021/22143 E. - 2023/248 K. sayılı ilamı) davalıların sorumluluğunda ise de, belgelendirilen giderler yönünden sorumluluğun SGK'ya ait olduğu ve cevabi yazı içeriğine göre ilk protez giderine yönelik olarak davacıya SGK tarafından ödeme yapıldığı hususları da göz önünde bulundurularak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir. Açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş vekilinin istinaf nedenlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının gerekçesine göre manevi tazminatın miktarına ve sair hususlara yönelik istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarih ve 2018/1161 Esas 2023/489 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talepleri halinde kendilerine İADESİNE, 4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5- İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59