Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2021/1570
2024/1493
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1570
KARAR NO: 2024/1493
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/06/2021
NUMARASI: 2019/248 Esas - 2021/456 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı nezdinde zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen özürlü sağlık kurulu raporuna göre müvekkilinin %88 oranında maluliyetinin bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik, 500,00-TL geçici iş göremezlik ve 500,00-TL bakıcı ve tedavi gideri zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizili ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili yasal süreden sonra sunduğu cevap dilekçesi ile; davanın zamanaşımına uğradığını, kazanın 18.05.2009 tarihinde meydana geldiğini ve 8 yıl ceza zamanaşımı süresinin 18.05.2017 tarihinde dolduğunu, davacının, dava açmadan evvel yaptığı başvurunun da zamanaşımının geçmesi nedeni ile reddedildiğini, davacının maluliyetine ilişkin alınan raporda sürekli maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; ATK raporuna göre davacının, davaya konu kaza nedeniyle yaralanmasının araz bırakmadan iyileştiğinin, sürekli maluliyeti bulunmadığının, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporda belirtilen arazların davacının rapor tarihinden evvel geçirdiği rahatsızlığa bağlı olduğunun, davaya konu kaza ile illiyet bağının bulunmadığının tespit edildiği, raporun denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; müvekkilinin maluliyetine ilişkin ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor ile Devlet Hastanesinden alınan rapor arasında çelişki bulunduğu ve çelişkinin giderilmesi için ATK Genel Kurulu'ndan rapor alınması gerektiği, müvekkilinin iyileşme süresinin 1 hafta olarak belirlenmesine rağmen geçici iş göremezlik ve tedavi gideri hususunda rapor alınmaksızın karar verilmesinin de hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. (1) Davacı adına sunulan vekaletnamenin, davacı ... adına vasisi ... tarafından verildiği, vekaletnamede vesayetin dayanağının Kelkit Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 04.07.2017 tarih, 2017/109 Esas ve 2017/151 Karar sayılı ilamı olarak belirtildiği, yine Dairece UYAP aracılığı ile dosya kapsamına alınan davacıya ait nüfus kayıt örneğinde de; davacı ...'ın kısıtlanarak kendisine vasi olarak ...'ın tayin edildiğinin şerh edildiği görülmüştür. Bilindiği üzere, vesayet altında bulunan kişi adına hareket eden vasinin, bir kısım eylem ve işlemleri yerine getirebilmesi, vesayet makamından diğer bir deyişle Sulh Hukuk Hakiminden alınacak husumete izin kararı ile mümkündür. (TMK.nun 462.mad. 8.bend) Somut olayda, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre davacının kısıtlanarak kendisine eşi dava dışı ...'ın vasi olarak tayin edildiği, davacının vasi tarafından verilen vekaletnameye binaen temsil edildiği, ancak davacının kısıtlanmasına ilişkin mahkeme ilamının dosya arasına celbedilmediği, vesayet kararının devam edip etmediğinin araştırılmadığı ve vesayet kararının devam etmesi halinde de vesayet makamından husumete izin kararı alınmadan yargılamaya devam edilip karar verildiği görülmektedir. O halde mahkemece, Kelkit Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 04.07.2017 tarih, 2017/109 Esas ve 2017/151 Karar sayılı ilamı dosya arasına celbedilerek davacının kısıtlanmasına karar verilip verilmediğinin, kısıtlanmasına karar verilmiş ise vesayet makamından TMK 456. madde hükmü gereği vesayet kararının devam edip etmediğinin sorulması, vasiliğin devam ettiğinin anlaşılması halinde de vesayet makamından eldeki dava için husumete izin kararının temin edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde bu husus gözetilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.(2) Bilindiği üzere, mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. (Anayasa m.141/3). İlke, adil yargılanma hakkı kapsamında ve kamu düzenine ilişkin bulunmaktadır. (Anayasa m. 36/1 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6). Mahkeme kararlarının gerekçe bölümünde; sav ve savunmaların özeti, çekişmeli ve çekişmesiz noktalar ile ret ve üstün tutulma nedenleri; sabit görülen olgulardan çıkarılan sonuçlar ile hukuki nedenin gösterilmesi gerekir. (HMK m. 297/1-c). Bundan ayrı, HMK'nun 297/2 madde hükmüne göre; hakim, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar etmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları açıkça bildirmesi gerekir. Gerekçe, mahkemenin benimsediği olgular ile hüküm bölümü arasındaki yasal bağ niteliğinde olup; taraflar nezdinde ve yasa yolu incelemesi bakımından denetim olanağı sağlamalı ve kararın kendi içerisinde herhangi bir çelişki içermemesi gerekmektedir. Somut olayda; davacı vekilince; dava dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik tazminatının yanı sıra geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebinde bulunulmasına ve mahkemece hükme esas alınan ATK Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 24.12.2020 tarihli raporda davacının iyileşme süresinin bir hafta olduğu belirtilmesine, davacının tespit edilen yaralanmasının niteliğine göre bakıcı gideri ihtiyacı doğmayacağı anlaşılmasına rağmen, davacının geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talebi hakkında ilk derece mahkemesinin kararında herhangi bir gerekçeye yer verilmemesi hatalı olup, davacı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince; davacı vekilinin geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talebinin reddedilip reddedilmediğinin ve reddedilmiş ise neden reddedildiğinin gerekçelendirildiği, taraflar nezdinde ve yasa yolu denetimine imkan sağlayacak biçimde usulüne uygun gerekçe yazılarak karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4-6 madde hükümleri gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının şekil ve gerekçesine göre davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜ ile, başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4-6 madde hükümleri uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/Dairece verilen kaldırma kararının şekil ve gerekçesine göre davacı vekilinin sair istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına,4/ İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,5/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15