Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2021/1398
2024/1328
12 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1398
KARAR NO: 2024/1328
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/04/2021
NUMARASI: 2020/393 Esas - 2021/335 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Nedeniyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesi ile; dava dışı ...'ın 09.10.2019 tarihinde sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile müvekkillerinin desteği ...'ya çarptığını, desteğin yere düşüp yol kenarında yattığı sırada dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki araç ile üzerinden geçmesi neticesinde de vefat ettiğini, müvekkillerinin desteğinin emniyet şeridinde kontrollü şekilde yürümesi nedeni ile kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, müteveffanın ölümü ile anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kaldıklarını, dava öncesinde yapılan başvuru neticesinde davalı tarafından ödenen bedelin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) her bir davacı için 500,00-TL olmak üzere toplam 1.000,00-TL tazminatın davalının poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 08.03.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; dava değerini davacı ... için 102.834,90-TL'ye, davacı ... için 86.425,06-TL'ye çıkarttığını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili kurum tarafından dava açılmadan evvel yapılan ödeme ile sorumluluğun tamamen yerine getirildiğini, kazaya sebebiyet veren tescilsiz motosikletin tescil zorunluluğu bulunup bulunmadığının ve kusur oranının ATK raporu ile tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve teknik faiz uygulanması gerektiğini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; kazanın meydana gelmesindeki kusur oranı ve davacıların tazminat miktarına yönelik alınan 31.01.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunun denetime elverişli ve bilimsel verilere uygun olduğu, desteğin kazanın meydana gelmesinde %20, tescilsiz motosiklet sürücüsünün ise %80 kusurlu olduğu, TRH 2010 yaşam tablosuna göre davacı annenin destek zararının 111.862,50-TL, davacı babanın destek zararının 69.836,19-TL olduğu ve davanın kabulüne karar vermek gerektiği kanaati ile; "1-Davacı ... davasının KABULÜNE, 102.834,90-TL'nin 05/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Davacı ... nın davasının KISMEN KABULÜNE, 64.597,84 TL nın 05/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; mahkemece PMF 1931 yaşam tablosu kullanılarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesinin müvekkillerinin 14.268,95-TL tazminattan mahrum kalmalarına neden olduğu, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması gerektiği hususuna ilişkindir. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; kazaya karışan tescilsiz motosikletin tescilinin gerekip gerekmediğinin araştırılmadığı, müvekkili şirket tarafından, hasar aşamasında tespit edilen kusur oranı ile mahkemece tespit edilen kusur oranının çelişmesine rağmen çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiği, müvekkili kurumun temerrüde uğramamış olması sebebiyle ancak dava tarihinden ve yasal faiz işletilebileceği, tazminat hesabında PMF 1931 yaşam tablosunun uygulanması gerektiği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. (1) Bilindiği üzere, mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. (Anayasa m.141/3). İlke, adil yargılanma hakkı kapsamında ve kamu düzenine ilişkin bulunmaktadır. (Anayasa m. 36/1 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6). Mahkeme kararlarının gerekçe bölümünde; sav ve savunmaların özeti, çekişmeli ve çekişmesiz noktalar ile ret ve üstün tutulma nedenleri; sabit görülen olgulardan çıkarılan sonuçlar ile hukuki nedenin gösterilmesi gerekir. (HMK m. 297/1-c). Bundan ayrı, HMK'nun 297/2 madde hükmüne göre; hakim, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar etmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları açıkça bildirmesi gerekir. Gerekçe, mahkemenin benimsediği olgular ile hüküm bölümü arasındaki yasal bağ niteliğinde olup; taraflar nezdinde ve yasa yolu incelemesi bakımından denetim olanağı sağlamalı ve kararın kendi içerisinde herhangi bir çelişki içermemesi gerekmektedir. Somut olayda; davacılar vekilince 08.03.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, 08.03.2021 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda davacı anne yönünden 102.834,90-TL, davacı baba yönünden 86.425,06-TL tazminat talep edilmiş, ilk derece mahkemesince TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ve bilimsel veriler ile uyumlu olduğu, denetime elverişli olduğu, bu rapora göre davacı anne ...'nın zararının 111.862,50-TL, davacı baba ...'nın zararının 69.836,19-TL olduğu ve davanın kabulüne karar vermek gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen hükme esas alınan 31.01.2021 tarihli bilirkişi raporu karşısında, hüküm altına alınan sonuç tazminata nasıl ulaşıldığı hususunda herhangi bir gerekçe açıklanmamış olması hatalı olup, bu hali ile yasa yolu denetimine olanak veren bir karar olduğunu söylemeye yasal olanak bulunmamaktadır. (2) Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay ilgili Dairesince ve de Dairemizce tazminat hesaplamalarında TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; ilk derece mahkemesince tazminat hesaplamasında, TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğine yönelik gerekçesi yerinde ise de; mahkemesince hükme esas alınan 31.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda 01.06.2015 tarihli ZMSS Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan rapor bu yönüyle yeterli bir rapor değildir. Ancak, davacılar vekilince, hükme esas alınan 31.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı sunulan 24.02.2021 tarihli beyan dilekçesinde tazminat hesabının PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak yapılmasının istenildiği, ilk derece mahkemesince de talep doğrultusunda 08.03.2021 tarihli ek rapor alındığı, davacılar vekilince, talebi doğrultusunda PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapan 08.03.2021 tarihli bilirkişi ek raporuna itiraz edilmediği gibi aksine bu ek rapor ile belirlenen tazminat miktarları üzerinden dava değerini artırdığı ve davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde PMF yaşam tablosunun uygulanması gerektiği yönündeki istinaf sebebi gözetildiğinde, bundan ayrı TRH 2010 yaşam tablosunun teknik faiz uygulanmadan tazminat hesabına esas kabul edilmesinin PMF tablosuna göre davalı lehine olduğu değerlendirildiğinde, somut olayda tazminat hesabında PMF 1931 yaşam tablosunun kullanılması gerektiğinin kabulü zorunludur. Buna göre; davacı anne yönünden TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasına yönelik davacı ... vekilinin istinaf talebi yerinde değildir. Davacı baba ... yönünden ise PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapan 08.03.2021 tarihli bilirkişi ek raporu ve davacı Selçuk vekilinin bedel artırım dilekçesi göz önünde bulundurularak davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken gerekçe oluşturulmaksızın hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen bedelden de az şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup, davacı ... vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir. (3) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde (1 no lu maddede açıklanan hususlar hariç) usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; dosya kapsamı itibariyle kazaya sebebiyet veren motosikletin tescili zorunlu nitelikte olduğunun anlaşılmasına, dosya kapsamında yetkili makamlarca alınmış ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile çelişkili şekilde kusur oranı belirleyen başkaca bir raporun yer almamasına, denetime elverişli, kazanın oluş şekli ile uyumlu, açıklayıcı ve ayrıntılı nitelikte kusur oranını belirleyen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, SGK'dan gelen cevabi yazı içeriğine göre davaya konu trafik kazası nedeniyle desteklerinin ölümüne binaen davacılara bağlanan rücuya tabi herhangi bir gelir bulunmamasına, davalının, dava öncesinde yaptığı kısmi ödeme tarihi itibariyle temerrüde uğradığının kabulü gerekmesine göre davalı vekilinin bu hususlara isabet eden istinaf nedenleri yerinde olmadığı gibi, ilk derece mahkemesince hükmolunan tazminata yasal faiz işletilmiş olması sebebiyle davalı vekilinin işletilecek faiz türünün yasal olması gerektiğine ilişkin istinaf nedeninin de konusu bulunmamaktadır. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı ... vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle de davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf nedenlerinin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine, (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ne var ki Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın, davacı .... tarafından açılan davanın kabulüne karar vermek suretiyle HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/04/2021 tarih ve 2020/393 Esas-2021/335 Karar sayılı kararına karşı davacı ... vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ...'dan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 368,30-TL istinaf karar harcının davacı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken 11.437,33-TL harçtan peşin yatırılan 2.859,35-TL harcın düşümü ile bakiye 8.577,98-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/04/2021 tarih ve 2020/393Esas - 2021/335 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, a/Davacı ... davasının KABULÜNE, 102.834,90-TL'nin 05/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, b/Davacı ...'nın davasının KABULÜNE, 86.425,06-TL'nin 05/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, c/Karar tarihi itibariyle alınması gereken 12.928,35-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 54,40-TL peşin harç, 643,01-TL ıslah harcı ile davalı tarafça yatırılan 10.739,92-TL bakiye karar harcının mahsubu ile eksik kalan 1.491,02-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, ç/Davacı tarafça iş bu dava için yapılan 54,40-TL peşin harç, 643,01- TL ıslah harcı, 7,80-TL vekalet harcı, 1.700,00-TL bilirkişi ücreti ile 47,50-TL posta ve tebligat giderinden ibaret toplam 2.452,71-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, d/Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden (taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara riayet edilmek suretiyle ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan) AAÜT'ne göre belirlenen 13.719,32-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, e/Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, f/6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,g/Taraflarca ödenen gider avansından arta kalan ve kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32