SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1161

Karar No

2024/1236

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1161

KARAR NO: 2024/1236

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/03/2024

NUMARASI: 2022/832 Esas - 2024/188 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili (İstanbul Barosu ... sicil ve ... T.C. Kimlik nolu) dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı olan vekil edenine ait ... plaka sayılı aracın, 29/11/2015 tarihinde müvekkilinin kapalı ve kilitli evine zorla girilerek ele geçirilen anahtarlar vasıtasıyla çalındığını, aracın çalınması ile oluşan rizikonun poliçenin teminatı kapsamında bulunduğunu, bu nedenle davalı sigorta şirketine oluşan zararın giderilmesi amacıyla yapılan başvuru neticesinde, aracın piyasa rayiç bedeli olarak tespit edilen 114.000,00-TL'nin müvekkiline ödenmesi konusunda mutabakata varıldığını ancak davalı sigortacısının bu tutarın sadece 57.345,00-TL'sini 18/02/2016 tarihinde ödediğini, bakiyesini ise ödemediğini, bakiye tazminatın ödenmesi için yapılan ihtarnameye rağmen gerekli ödeme yapılmaması üzerine borçlu sigortacı aleyhine İstanbul Anadolı ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, bu takibin itiraz üzerine durduğunu, eldeki dava açılmadan önce taraflarınca İstanbul Anadolu Adliyesi Arabuluculuk Bürosuna yapılan başvurunun ise anlaşmazlıkla sonuçlandığını ve anlaşamama şeklindeki son tutanağın 15/11/2019 tarihine tanzim edildiğini beyanla; davalı sigortacının haksız itirazın iptali ile birlikte takibin devamına ve davalının icra takip miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla, kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını ayrıca, poliçede ... Bankası Ümraniye Çarşı Şubesi lehine dain-i mürtein kaydı bulunduğunu, aracın çalınmasıyla oluşan riziko nedeniyle davacı tarafından yapılan başvuru neticesinde açılan hasar dosyası kapsamında, 114.000,00-TL hasar bedeli konusunda mutabık kalınarak davacıya 57.345,00-TL rehin ödemesi yapıldığını ancak, rehin ödemesi yapıldıktan sonra çalıntı aracın bulunduğunu bu nedenle, yapılan ödemenin iadesinin talep edildiğini, dolayısıyla aracın bulunması neticesinde tazmini gerektiren bir zararın da mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "....her ne kadar davacı taraf dava dilekçesi ile arabuluculuğa başvurulduğunu belirtmiş ise de, dava dilekçesi ekinde arabuluculuk sürecinin sonlandığına dair arabuluculuk son oturum tutanağını/suretini sunmadığı, mahkememizin 06/02/2020 tarihli tensip zaptının 17.maddesi ile "7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6235 Sayılı Kanuna eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca davacı tarafça ARABULUCUK son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkememize ibraz edilmesine, aksi takdirde davanın dava şartı yokluğundan reddedileceğinin ihtarına, (ihtaratın tensip zaptının tebliği ile yapılmış sayılmasına) "dair karar verildiği, tensip zaptı davacı tarafa 25/02/2020 tarihinde tebliğ olunmasına rağmen davacı tarafça belirlenen kesin sürede eksiklik giderilmediği gibi daha sonraki tarihlerde ve dahi ön inceleme duruşma gününe kadar da eksikliğin giderilmemiş olduğu ve arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı, bu hali ile başlangıçta arabuluculuğa başvurulmuş olsa bile süreç sonlandırılmadan davanın açıldığı kanaatinin mahkememizde hasıl olduğu ve dava şartının gerçekleşmediği, bu hususun da hakim tarafından re'sen gözetilmesi gereken ve eksikliği giderilemeyecek bir konu olduğu, 6100 sayılı HMK 114/2 maddesi gereğince özel kanunlardaki dava şartlarının da incelenmesi gerekeceğinden HMK 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Hukuk Dairesi 28.06.2019 tarih 2019/1734-1521 E-K sayılı ilamı)...." şeklindeki gerekçe ile -Davanın 6100 sayılı HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, karar verilmesi üzerine davacı vekili tarafından; davacı şirket vekili olmadığı halde aynı ismi taşıyan başka bir avukat tarafından sehven sisteme kayıtlanması nedeniyle, hatalı şekilde yapılan tebligatlara dayanılarak yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu ileri sürülerek yapılan istinaf başvurusu neticesinde Dairemizce verilen 03/10/2022 gün 2022/1101 Esas - 2022/1351 Karar sayılı ilamla; "Görülmekte olan davada, davacı vekili tarafından esasen vekil olmadığı halde aynı adı taşıyan başka bir avukatın sehven vekil olarak eklenmesi neticesinde hatalı yargılama yapıldığı ileri sürülmektedir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nun davaya vekalet başlıklı 71. maddesinde, dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir denilmektedir. Aynı kanunun dava şartlarını düzenleyen 114/f bendinde de "Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması" gerekliliğine işaret edilmektedir. Dolayısıyla davaya vekalet kamu düzenine ilişkin olup, tarafların vekil ile temsil edilip edilmediği, vekil ile temsil ediliyor ise bu temsilin usulüne uygun bir vekaletnameye dayanıp dayanmadığına ilişkin hususun, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur.Hal böyle olunca; davacı vekili olarak sisteme kaydedilen ve karar başlığında davacı vekili olarak gösterilen Av. ... ile dava dilekçesine eklenen vekaletname gereğince davacı vekili olduğu bildirilen Av. ...'ın aynı kişiler olmadığı ileri sürüldüğüne göre; mahkemece, davacıyı temsile yetkili vekilin tereddütsüz bir biçimde belirlenmesinden sonra dava ile ilgili tüm tebligat/ ihtaratların ona yapılması suretiyle yargılamanın sürdürülmesi gerekirken, bunun yapılmamış olması HMK m.353/1-a/4 hükmü kapsamındaki hali oluşturacağı..." belirtilerek, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırıldığı görülmüştür.Dairece verilen iş bu kararı müteakip 2022/832 Esasa kayıtlanan davada, kaldırma kararında işaret edilen eksiklikler ikmal edilerek, doğru biçimde gerekli tebligatlar yapıldıktan ve bu suretle anlaşmazlıkla sonuçlanan arabuluculuk son tutanağının yasal süre içerisinde ibrazı sağlandıktan sonra mahkemece;"...davalı tarafın zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabulüyle yargılamaya devam olunmuştur.Dosya, sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş; 21.11.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ve ibraz edilen deliller ışığında, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında sigorta poliçesi düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan 22.01.2016 (Belge üzerinde sehven 22.01.2015 olarak yazılmıştır) tarihli mutabakat metninde, dava konusu çalınan aracın bedelinin 114.000,00 TL olduğu ve davacıya ödeneceği konusunda mutabık kalındığı, dava konusu aracın 29.11.2015 tarihinde çalındığı, 06.01.2016 tarihli emniyet yazısına kadar da bulunamadığı ve hatta taraflar arasında 22.01.2016 tarihinde mutabakat yapılmış olduğu ve 28.03.2016 tarihinde de kısmi ödeme yapıldığı dikkate alındığında, en azından 28.03.2016 tarihine kadar bulunamadığı konusunda tarafların bilgi sahibi olduğu sonucuna ulaşıldığı, davaya konu araç uzun süre bulunamadığından trafik ve vergi kayıtlarının da silindiği, her ne kadar davalı sigorta şirketi aracın sonradan bulunduğu ve Nevşehir polis otoparkında olduğunu ileri sürmüş ise de, dosyada bu konuda bir bilgi mevcut olmadığı, poliçe genel şartlarına göre, "Çalınmış olan aracın bulunması için ilgili makamlarca yapılacak araştırmalar 30 gün içinde sonuç vermediği takdirde sigortalı durumu ilgili makamlara başvurduğunu belgelemek suretiyle, sigortacıya bildirir. araç kayıtlarına çalınma durumunu gösteren şerh ve sair açıklamanın konduğunu ve aracın ilgili mevzuata göre devrine engel teşkil edebilecek kısıtlamaların bulunmadığını gösteren belgeler sigortacıya teslim edilir. Sigortacı bu genel şartlara göre tazminatı öder. Bu genel şartların B.3.3.3 üncü maddesinin 2 nci paragrafı uyarınca ilgililer hakkında cezai soruşturma açılmış ise bu soruşturmanın tamamlanmasına kadar sigortacı tazminat ödemesini bekletebilir. Çalınmış olan aracın bulunması, sigorta tazminatının ödenmesinden önce olmuş ise sigortalı, aracı geri almak zorundadır. Sigortacı tarafından değeri ödenen araç, ödemeden sonra bulunursa, sigorta ettiren ve/veya sigortalı keyfiyeti derhal sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Bu durumda anlaşma hükümlerine göre sigortalı tazminatı iade eder veya aracın mülkiyetini sigortacıya devreder. Araçta çalınma dolayısıyla bir zarar meydana gelmiş ise sigortacı zararı öder." hükümlerinin bulunduğu ve tarafları bağladığı, bu hükümlere göre aracın sigortacıya devrine ilişkin belgelerin dosyada mevcut olmasına ve aracın uzun süre bulunamamış olmasına göre, taraflar arasında mutabakatla belirlenen bedelin ödenmesi gerektiği, araç uzun süreden sonra bulunmuş olsa dahi, vergi ve trafik kayıtları silinmiş olan aracın yeniden davacı tarafından iade alınmasına zorlanmasının genel şartlara ve hakkaniyete uygun düşmeyeceği, taraflar arasındaki mutabakat metninde, aracın sonradan bulunması halinde davacı tarafından iade alınacağı yönünde bir şerh de bulunmadığı, davacının, mutabakat metnindeki bakiye alacağı olan 56.655,00 TL asıl alacak ile ihtarname giderini talep edebileceği rapor edilmiş olup, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafça rapora karşı herhangi bir beyan ve itiraz dilekçesi sunulmadığı, bilirkişi raporunun bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça 56.655,00 TL asıl alacak, 138,17 TL ihtar gideri alacağı ve 16,30 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 56.809,47 TL üzerinden takip yapılmış ve bu miktar yönünden itirazın iptali talep edilmiş ise de, tespit edilen alacak miktarının 56.655,00 TL asıl alacak ve 138,17 TL ihtar gideri alacağı olmak üzere toplam 56.793,17 TL olduğu, davacı tarafça takip öncesinde davalı tarafı temerrüde düşürdüğüne dair noter ihtarının tebliğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz alacağının doğmayacağı anlaşılmış olmakla, 3095 sayılı yasaya göre tarafların ticari şirket olduğu dikkate alınarak faaliyetin ticari iş sayılması ve ticari faiz talep edilebilmesinin mümkün olduğu tespitiyle beraber, davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, toplam 56.793,17 TL (56.655,00 TL asıl alacak, 138,17 TL ihtar gideri alacağı olmak üzere) üzerinden takibin devamına, 56.655,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranında ve değişen oranlarda (icra takibindeki taleple bağlı kalınarak) ticari faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 56.655,00 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle; -Davanın KISMEN KABULÜ İLE, -Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 56.793,17 TL (56.655,00 TL asıl alacak, 138,17 TL ihtar gideri alacağı olmak üzere) üzerinden takibin devamına, 56.655,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranında ve değişen oranlarda ticari faiz uygulanmasına, -İİK 67/2. maddesi gereğince 56.655,00 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 11.331,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; taraflar arasında düzenlenen poliçede, dain-i mürtein kaydı bulunduğundan davanın, öncelikle aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu konu üzerinde hiç durulmadan karar verilmiş olmasının hukuka aykırı bulunduğu; ayrıca talep konusu araç bulunmuş olup, Nevşehir İli polis otoparkında olduğu halde, aracın bu durumuyla ilgili herhangi bir inceleme yapılmaksızın yani zararın ortadan kalkıp kalkmadığı belirlenmeksizin yazılı biçim ve şekilde karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu, kabule göre de; araç bulunmamış olsa dahi araç rayicinin ödenecek olması nedeniyle araç mülkiyetinin sigorta şirketine bırakılması zorunlu olduğunun gözetilmemiş olmasının hatalı bulunduğu, şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği ve ilamsız takibe konu masraflar kasko sigorta poliçesi kapsamında olmadığından, bu yönde hüküm kurulmasının da isabetsiz bulunduğu hususlarına yöneliktir.Dava; kasko sigortalı aracın çalışması neticesinde uğranılan zararın, sigortacıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.Somut olayda, davalı sigorta şirketi nezdinde 04/12/2014 - 04/12/2015 tarihler arasını kapsar biçimde kasko sigortalı bulunan davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracın 29/11/2015 tarihinde çalındığı, çalınma olayının resmi makamlara bildirildiği ve Ümraniye İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne ait kayıtlardan da anlaşılacağı üzere, aracın çalınmış olması nedeniyle kaydının silindiği ve davacı araç maliki sigortalı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde hasar dosyası açılarak, aracın çalınması ve halen de bulunamaması nedeniyle ödenmesi gereken araç bedelinin 114.000,00-TL olduğu konusunda taraflar arasında mutabakata varıldığı ve bu kapsamda davacı sigortalıya 18/02/2016 tarihinde 57.345,00-TL ödeme yapıldığı, ancak davacının yapılan bu ödemenin mutabakata varılan miktar kadar olmadığı gerekçesiyle, bakiye tazminat miktarının tahsili amacıyla, davalı sigortacı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 13/04/2016 tarihinde 56.655,00-TL asıl alacak ve ferileri toplamı olan 56.809,75-TL bedel üzerinden icra takibi başlatıldığı, bu takibe ilişkin ödeme emrinin borçlu sigorta şirketine 14/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı sigorta şirketi tarafından 21/04/2016 tarihli dilekçe ile yapılan yetkiye ve borcu itiraz üzerine takibin durduğu, icra müdürlüğünce davalı borçlunun yetki itirazı yerine görülerek dosyanın İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğü'ne gönderildiği ve ... esasına kayıtlandığı, eldeki davanın da 26/12/2019 tarihinde açıldığı, borçlunun yaptığı itirazın davacıya tebliğ edildiğini gösterir herhangi bir tebligat bilgisinin bulunmadığı, bu durumda görülmekte olan davanın yasal 1 yıllık hak düşürümü süre içerisinde açıldığı dosya kapsamında anlaşılmakta olup, esasen açıklanan bu hususlar bakımından taraflar arasında da herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Ne var ki; davacı tarafça, talep konusu aracın halen bulunamadığı ileri sürülmekte ise de; davalı sigorta şirketi tarafından, davacı ile yapılan mutabakattan sonra yapılan ödemeyi müteakip aracın bulunduğunun ve Nevşehir polis otoparkında olduğunun açıklandığı ve bu durumda da yapılan ödemenin iadesi gerektiğinin savunulduğu görülmüştür. Mahkemece, davalı tarafın bu savunması üzerinde durulmamış, Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğü'nden veya Emniyet Müdürlüğü'nden aracın plakası, özellikleri ve şase nosu yazılmak suretiyle çalıntı aracın bulunup bulunmadığı, bulunmuş ise ne zaman bulunduğu ve nerede olduğu, aracın herhangi bir kişiye teslim edilip edilmediği, edilmiş ise kime teslim edildiği, yani araç bulunmuş ise araçla ilgili olarak ne gibi işlem yapıldığı sorulup belirlenmemiştir. Aracın çalındığı ve halen bulunamadığına ilişkin resmi cevabi yazının 2015 tarihli olduğu gözetildiğinde, 2015 tarihli cevabi yazıdan hareketle sonuca ulaşılması olanaklı olmadığından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için az yukarıda açıklanan hususun tereddüt oluşturmayacak şekilde açığa kavuşturulması zorunludur. Zira; kasko sigortalı bir aracın çalınması nedeniyle bir zarar meydana gelmiş ise sigortacı bu zararı ödemekle yükümlü ise de; sigortacının ödeme yükümlülüğünün kapsamının ne olduğunu tam olarak tespiti ve dolayısıyla da konuya ilişkin kasko sigortası genel şartlarının 3.3.4 maddesindeki düzenlemelerin eldeki dava bakımından nasıl değerlendirilmesi gerektiği az yukarıda açıklanan hususların netleşmesine bağlı olup, aracın bulunmuş olması durumunda mevcut haliyle eksikliklerinin ve bu husustaki belirlemelerin, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu tazminat talebine etkisinin ne olacağının belirlenmesi içinde bu noksanlığın giderilmesi gerekir.Bundan ayrı; taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesi incelendiğinde, dava dışı ... Şirketine ait dain-i mürtein kaydı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi dain-i mürtehin sigorta yaptıran kişiye vermiş olduğu borç veya kredi nedeniyle, sigortalıya ödenecek tazminattan birinci derecede alacaklı olan ve bu durumunun poliçede belirtildiği gerçek ya da tüzel kişi olup rehin alacaklısı konumundadır. Malikin, alacaklı lehine yaptırdığı sigortalarda rehin alacaklısı (dain-i mürtehin) sigorta lehtarı olarak gösterildiğinden, rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigorta tazminatını talep ve dava hakkı sigorta lehtarı durumunda olan rehin alacaklısına ait bulunmakta olup, kasko sigortalı araç üzerinde sınırlı hak sahibi olan (-rehin hakkı) kişi veya kurumun hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam ettiğinden ve öncelikli olduğundan, dain-i mürteinin izni bulunmadıkça sigortacı, sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez.(TTK.m.1456) Hal böyle olunca, rehin hakkı sahibi ...'ya araç üzerindeki rehin haklarının devam edip etmediği, ediyor ise eldeki davaya muvaffakatları olup olmadığı sorulmadan sonuca ulaşılmış olması da isabetsizdir.Eksik inceleme ve değerlendirmeyle karar verilemez.Sonuç itibariyle, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m 353/1-a/6 hükmü kapsamında kaldırılarak, az yukarıda açıklanan biçimde inceleme ve araştırma yapılarak, taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili olarak yeni bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ve kaldırma kararının sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/03/2024 tarih ve 2022/832 Esas 2024/188 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıniptalinekaldırılmasınakonusuKaynaklanan)İptalireddinegönderilmesineİtirazınSigortadüşünüldükısmenSözleşmesindengereğikesinarabulucukkabulü(Kaskonumarasıitirazın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim