Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2024/563
2024/1232
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/563
KARAR NO: 2024/1232
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/09/2023
NUMARASI: 2019/900 Esas - 2023/892 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben sunduğu adli yardım talepli dava dilekçesinde özetle; vekil edeni ...'nin eşi diğer davacı ...'nin de babası bulunan ...'nin davalı .... Limited Şirketi'nde şoför olarak çalışmakta iken davalı ... şirketine ait ... plaka sayılı araçla yaptığı 27/06/2016 günlü tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiğini, kaza neticesinde müvekkillerinin uğradığı zararların giderilmesinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85.maddesi uyarınca aracın maliki/işleteni olan davalı şirket ile ve aracın ZMM sigortacısı bulunan davalı sigorta şirketinin birlikte sorumlu olduklarını, bu nedenle her iki davalıya ihtarname gönderilerek tazminat talep edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) her bir davacı için ayrı ayrı 500,00-TL olmak üzere toplam 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı eş için 100.000,00-TL davacı çocuk için de 200.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve iş bu davanın Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/766 esasına kayıtlandığı, müteakip Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen 2016/809 esas sayılı davanın bu dava ile birleştirilmesinden sonra verilen 07/06/2018 gün ve 2016/766 esas - 2018/558 karar sayılı ilamla; talep konusu kazanın trafik iş kazası olduğu, davanın hem işverene hem de sigorta şirketine yöneltildiği, bu durumda uyuşmazlığın iş mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın Bakırköy 23. İş Mahkemesi'nin 2018/409 esasına kayıtlandığı ve iş mahkemesince verilen 28/02/2019 gün 2019/71 karar sayılı karşı görevsizlik kararının kesinleşmesi neticesinde oluşan görev uyuşmazlığının İBAM 37. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2019 gün 2019/1148 esas - 2019/2449 karar sayılı ilamıyla giderilerek, davaya Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bakılmasına hükmolunduğu ve bu suretle dosyanın yeniden Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilerek 2019/900 esasına kayıtlandığı ve 23/02/2023 tarihinde icra olunan duruşma oturumunda birleşen davanın tefrikine karar verilerek, mahkemenin 2023/182 esasına kayıtlandığı ve tefrik edilen davanın açılmamış sayılmayla sonuçlandığı anlaşılmakta olup, davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 15/06/2023 işlem tarihli bedel arttırım dilekçesi ile de kazanın trafik kazası olduğunun kabul edilmesi halinde davacı eş ... için olan destek tazminatı miktarını 1.509.900,05-TL'ye; davacı çocuk için olan destek tazminatı miktarının da 151.395,51-TL'ye; kazanın trafik iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde de davacı eş için olan maddi tazminata ilişkin istek miktarını 754.450,07-TL, ... için olan maddi tazminata ilişkin istek miktarını da 75.197,75-TL arttırarak, her iki müvekkil için toplamda 830.647,77-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır.Davalılar ise vekilleri aracılığıyla ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.İlk derece mahkemesince; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları, olayla ilgili olarak İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2016/358 esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası, Cumhuriyet Savcılığı'nca yapılan soruşturma sırasında temin edilen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; " ... kazaya karışan ... plakalı aracın 01/06/2016-01/06/2017 başlangıç ve bitiş tarihli kaza tarihinde 310.000,00 TL limitli ... poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalı olduğu görülmüştür.Trafik kazalarında, 2918 Karayolları Trafik Kanunu Tazminat ve giderlerin ödenmesi başlıklı md. 99/1'de "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." hükmü yer almaktadır. 2918 Sayılı Kanunun 85. Maddesi gereğince işletenin kusursuz sorumluluğu kabul edilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 86. maddesi gereğince, işleten ve sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketi, zarar görenin kusuru oranında sorumluluktan kurtulduğundan, kazanın meydana gelmesinde kusur durumunun tereddüte neden olmayacak şekilde belirlenmesi esastır. Kusurun doğru olarak belirlenmesi 2918 Sayılı Yasanın 88. Maddesindeki zarara neden olanların birden fazla olması durumunda, ödemede bulunan sorumlunun diğerlerine rücu edebileceği miktarın belirlenmesi açısından da önem arz eder. Özellikle sorumluların aynı davada taraf olması durumunda hükmün sonuçlarının etkisi nazara alındığında, hükümde kabul edilen kusur durumu tereddüte neden olmamalıdır.Tazminat davalarında, kusurun belirlenmesi kadar önemli olan diğer bir husus ise zararın belirlenmesidir. Zira borçlar kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/77418 soruşturma sayılı dosyasından alınan kusur raporu mahkememizce tarafların kusur oranlarının belirlenmesinde esas kabul edilmiş, soruşturma dosyasında alınan raporda 27/07/2016 tarihinde meydana gelen kaza trafik kazası ve iş kazası olarak ayrı ayrı değerlendirilerek; Trafik Kazasında müteveffa ...'nin %100 kusurlu olduğu, işveren ... Ltd. Şti'nin kusursuz sorumlu olduğu tespit edilmiş, İş Kazasında müteveffa ...'nin %50 kusurlu olduğu, işveren ... Ltd. Şti'nin %50 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce toplanan tüm deliller, dosyaya celp edilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/77418 soruşturma sayılı dosyası ve İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/358 esas sayılı dosyaları ve dosyalara sunulu bilirkişi raporları, Adli Tıp raporları ve tüm dosya kapsamları incelendiğinde; davalı ... Ltd. Şti. Şirketinin müteveffa kazazede ...'nin işvereni olduğu, kazanın iş saatleri içinde, verilen işin icrası esnasında vuku bulduğu anlaşıldığından olayın iş kazası olduğuna mahkememizce kanaat getirilmiştir. İşveren şirketin, çalışanın yaptığı iş için taşıdığı kaza risklerini tespit edip önlemlerin alınmasına ilişkin 6331 sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu 2. Bölüm ve 4, 5 ve 6. Maddelerinde ve 28648 sayılı İş Güvenliği Yönetmeliği 5 ve 6. Maddeleri belirtilmiş olan sorumluluklarını yerine getirmediği, ağır işte çalıştırılacak olan müteveffa ...'nin gereken sağlık raporlarının alınmamış olduğu, müveteffanın gereken mesleki ve iş güvenliği eğitiminden geçirilmemiş olduğu, yaptığı işe ait talimatnamenin imzalatılmamış olduğu, davalı ... Ltd. Şti'nin iş kazasında %50(yüzde elli) olduğu anlaşılmıştır..." denildikten sonra davacı tarafın maddi tazminata ilişkin talebinin 24/03/2023 günlü aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda kabulü gerektiği, manevi tazminata ilişkin talebin ise somut olayın özelliklerine göre kısmen kabulüne karar verilmesi uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle;
-MADDİ TAZMİNAT TALEPLERİ BAKIMINDAN: -Maddi tazminat yönünden davacı vekilinin 2 nolu talebinin kabulü ile ... bakımından 754.950,02 TL, ... bakımından 75.697,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... Gıda San. Ve Tic. Ltd.Şti'den kaza tarihi olan 27/06/2016 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş'den 05/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe teminat limiti (310.000,00 TL) ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara ödenmesine,
-MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİ BAKIMINDAN: -Davanın kısmen kabulü ile; -... bakımından 100.000,00 TL, davacı ... bakımından 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/06/2016 tarihinden itibaren, işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı ... Gıda San. Ve Tic. Ltd.Şti'den tahsili ile adı geçen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiş ve müteakip verilen 10/11/2023 günlü ek kararla; davalı ... vekilinin 20/10/2023 tarihli talep dilekçesi değerlendirilerek; -Mahkememizin 21/09/2023 tarih, 2019/900 esas, 2023/892 karar sayılı ilamının karar başlığının davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vekili olarak Av. ... - T.C. ..." şeklinde düzeltilerek tashihine, -Davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili Av. ...'nun gerekçeli kararda savunma ve itirazlarından bahsedilmemiş olmasına ilişkin talebinin, mahkememiz ilamının gerekçe kısmında savunma bölümünde, olayın sorun ve çözüm kısmında, maddi ve manevi tazminat değerlendirilmesinde davalı vekilinin savunma ve itirazlarının belirtildiği ve istinaf yolu açık şekilde karar verilmiş olduğu göz önüne alınarak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, -Tashih kararının mahkememiz kararının eki sayılmasına ve taraflara tebliğine, hükmolunmuş, asıl karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davacı vekili tarafından, davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından da asıl ve ek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuş ve mahkemece davalı ... Şirketi'nce yapılan istinaf başvurusu değerlendirilerek verilen 22/02/2024 günlü ek kararla; verilen süre içerisinde eksik istinaf harç ve giderlerinin davalı ... Şirketi tarafından yatırılmadığı anlaşıldığından, bu davalının istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş; bu ek karar usulüne uygun şekilde davalı ... Şirketi vekili Avukat ...'ya tebliğ edilmesine rağmen davalının istinaf yasa yoluna başvurmadığı görülmüştür. Bu durumda istinaf incelemesinin sadece davacılar vekili ile davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvuruları gözetilerek yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; asgari ücretlerdeki artışın dikkate alınması ve bu nedenle de bilirkişiden ek rapor temin edilmesi gerekirken, bu konudaki taleplerinin reddine karar verilerek yazılı biçim ve şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca kazanın meydana geldiği tarih ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı dikkate alındığında vekil edenleri yararına hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki 1.seçeneğe göre tazminata hükmedilmesi gerekirken, mahkemece İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası ile ceza mahkemesi dosyasındaki bilirkişi raporları baz alınarak kazanın iş kazası olduğunu kabul ederek hüküm altına alınması gereken tazminatın %50'lik kısmına karar verilmiş olmasının hatalı olduğu ve takdir olunan manevi tazminat miktarlarının çok az bulunduğu, vekil edenlerinin karşı taraf yararına vekalet ücreti ödemek zorunda kalacaklarının da gözetilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir.Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri ise; vekil edenine dava yöneltilmesine sebebiyet veren kazanın, araç sürücüsü desteğin tam kusuruyla trafiğe kapalı bir alanda meydana geldiği dikkate alındığında; ZMM sigortası teminatı dışında olan talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçim ve şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca kabule göre de destek pay oranlarının hatalı belirlendiği, zira anne ve babaya pay ayrılmadığı, SGK'dan bağlanan rücuya tabi gelir olup olmadığına ilişkin yeterli bir araştırma yapılmadığı, faiz cinsinin de yasal faiz olması gerekirken, en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesinin de isabetsiz bulunduğu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi (-destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.Dosya arasında bulunan kayıt ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları, itirazları, itirazlarının kapsamı değerlendirildiğinde; taraflar arasında davlı sigorta şirketi nezdinde 01/06/2016 - 01/06/2017 tarihleri arasını kapsar biçimde ZMM sigortalı olan ve davalı ... şirketinin maliki bulunduğu ... plaka sayılı hafriyat kamyon sürücüsü ...'nin söz konusu bu araçla yapmış olduğu 27/06/2016 günlü tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiği, ...'nin davalı ... şirketinin sigortalı çalışanı olduğu, kazanın da müteveffaya verilen işin yapımı sırasında meydana geldiği konusunda duraksama bulunmadığı gibi esasen bu konularda taraflar arasında da bir uyuşmazlık mevcut değildir. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık; böyle bir kazanın meydana gelmesinde destek sürücünün kusur durum ve oranının ne olduğu, işletene (-işverene) atfedilecek kusur bulunup bulunmadığı, varsa bu kusurun 2918 sayılı yasadan mı yoksa iş kanunu mevzuatından mı kaynaklandığı, ayrıca müteveffa sürücü kusurunun davacılara yansıtılıp yansıtılamayacağı sonucu itibariyle davacıların sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakları bulunup bulunmadığı, talep hakları varsa sigortacının sorumluluğunun kapsamının nasıl belirlenmesi gerektiği ve dahi kazanın karayolunda meydana gelip gelmediği, yani oluşan rizikonun ZMM sigortasının teminatı kapsamında olup olmadığı hususlarına ilişkindir.1-Somut olayda, destek sürücünün şantiye sahasından hafriyat yükledikten sonra işvereni olan ... şirketine ait ... plaka sayılı kamyon ile trafiğe henüz açılmamış Kuzey Marmara Otoyolunda aşırı hızlı bir şekilde araç sevki sırasında yolu kapatan beton bariyerlere çarpmamak için direksiyonu sola kırması ve bu nedenle direksiyon hakimiyetini yitirmesi suretiyle aracın devrilmesiyle meydana gelen tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiği, müteveffa araç sürücüsünün söz konusu bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında %100 oranında kusurlu olduğu, araç işletenine atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığı gibi araçta teknik bir arızanın da mevcut bulunmadığı, ancak araç maliki iş veren firma ... şirketinin de 6331 Sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu ile 28648 Sayılı İş Güvenliği Yönetmeliğinde belirtilen tüm sorumluluklarını yerine getirmemesi ve işçinin de kendisine verilen talimatlara uymaması nedeniyle iş hukuku mevzuatı bakımından işçi ve işverenin eşit oranda kusurlu olduğunu gösterir raporların dosyada mevcut bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince davacıların desteği ...'nin ölümüyle sonuçlanan 27/06/2016 günlü kazanın trafik iş kazası olduğu yönündeki kabul şeklinde herhangi bir yanılgı bulunmamakta ise de; iş bu kazanın ...'nin hatalı araç sevk ve idaresi neticesinde meydana geldiği, araçta herhangi bir teknik arıza bulunmadığı ve müteveffanın %100 oranında tam kusurlu olduğu eldeki dosya kapsamında temin edilen 22/02/2020 günlü kusur raporu, keza olayla ilgili olarak İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 2016/358 esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dosyaya sunulan ve ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlendiği anlaşılan 08/07/2017 günlü raporla belirlenmiş olup, söz konusu tüm raporlar bu yönüyle birbiriyle uyumludur. Bilindiği üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinin 1. fıkrası ile işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukukî sorumluluğu “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklinde düzenlenmiş olup; KTK’nın 91. maddesi ile de işletenlerin, bu maddeye göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunluluğu getirilmiştir. Burada işletenin sorumluluğu hukukî nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu ise, akdi (sözleşmesel) niteliktedir. Ve söz konusu akdi ilişki, işleten ile onun hukukî sorumluluğunu üzerine alan zorunlu (trafik) sigortacısı arasındadır. Ayrıca KTK’nın 92. maddesinde zorunlu malî sorumluluk sigortası dışında kalan hususların tahdidi olarak sayılmış olup maddenin (a) bendinde belirtildiği üzere “İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır. Vurgulamakta yarar vardır ki, bu hüküm işletenin eyleminden sorumlu olduğu kişilere yönelik kendi zararına dayalı talepleri noktasında önem arz etmektedir. Ancak; kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere göre, sigorta şirketinin dava edildiği ve üçüncü kişinin zararının söz konusu olduğu durumlarda bu hükmün uygulama alanı bulamayacağı açıktır.Tüm bunlardan ayrı; kazanın meydana geldiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın A-3. maddesinde de; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” hükmüyle sözleşmenin kapsamı ve amacı net olarak belirlenmiş, tazminat kapsamında kalan hususlar da A-6. maddede sayılarak “İşleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır.Bu itibarla, karayolları zorunlu malî mesuliyet sigortasında, sigorta ettirenin/sigortalının zarar verdiği kişi, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı hâlde bu sigortadan yararlanmaktadır. Zira zorunlu trafik sigortası motorlu araç işleteninin KTK’nın 85. maddesinin 1. fıkrasında yer alan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu belirlenen limitler dâhilinde üstlenir. Bu nedenle zarar görenler, bu zararın giderilmesi amacıyla, araç işletenine karşı KTK hükümlerine göre başvuru hakkına sahip değilse, zarar verene ait aracın trafik sigortacısına da başvuramayacaktır. Yani ilgililerin, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu'ndan kaynaklanan sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri sigorta teminatı kapsamına dâhil değildir.Her ne kadar; olayla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında, İş Güvenliği ve Trafik Uzmanı Makine Mühendisi Yüksel Yalçın tarafından düzenlendiği anlaşılan tarihsiz raporda nedenleri açıklanmak suretiyle; müteveffanın işvereni olan ... Şirketi'nin iş mevzuatının kendisine yüklediği yükümlülükleri yeterince yerine getirmemesi ve müteveffa işçinin de uymakla yükümlü olduğu kuralları ihlal etmesi nedeniyle iş hukuku anlamında eşit oranda kusurlu olduklarının bildirildiği ve fakat 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre müteveffa araç sürücüsünün söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğu, iş verene bu kapsamda atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, yani kusursuz olduğunun açıklandığı görülmüştür.Bu durumda, Karayolları Trafik Kanunu'nun 91.maddesi gereğince sadece işletenin Karayolları Trafik Kanunu Hükümlerinden kaynaklanan sorumluluğunu üstlenen ZMM sigortacısına, işverenin varsa bile iş mevzuatından kaynaklanan kusurunun (- iş güvenliği uzmanınca düzenlenen raporda iş verene yüklenen kusur nedeni olarak ... için gereken sağlık kurulu raporunun alınmamış olması kişinin gerekli eğitimden geçirilmemiş oluşu ve yaptığı işe ait talimatnamenin kendisine imzalatılmamış oluşu gösterilmiştir) yüklenilmesi (Bkn; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/10-124 Esas - 2022/672 Karar sayılı ilamı) yasal olarak mümkün olmadığından, ilk derece mahkemesince davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunun ancak üçüncü kişilere karşı olduğu, sigortalı araç sürücüsü müteveffanın ise trafik kazasının meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu bulunduğu, yani kendi ölümüyle sonuçlanan olayda üçüncü kişi olmadığı, bu durumda ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların da üçüncü kişi konumunda sayılamayacakları (Bkn; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2017 gün 2016/14573 Esas - 2017/6035 Karar sayılı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 19/09/2022 gün, 2021/13816 Esas - 2022/10502 Karar sayılı ilamı) ve desteğin tam kusuruyla gerçekleşen tek taraflı bir trafik kazası nedeniyle davacıların desteğin idaresindeki aracın sigortacısı olan sigorta şirketinden destek tazminatı talep hakları bulunmadığı gözetilerek, sigorta şirketine yönelik davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken, sigorta şirketinin eldeki davadaki sorumluluğuna yanlış anlam verilmesi neticesinde yazılı biçim ve şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, açıklanan hususu amaçlayan davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu, varılan bu sonuç itibariyle de diğer istinaf itirazlarının değerlendirilmesinin gerekmediği, sonucuna varılmıştır. 2-Davacılar vekilinin istinaf itirazlarına gelince:a)Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları, itirazları, itirazlarının kapsamı, (1) nolu bentte açıklanan yasal düzenlemeler ile çıkarılan sonuç gözetildiğinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu, prograsif rant uygulaması ve destek gelirinin de asgari ücret olduğu varsayımıyla, ölenin anne ve babasına pay ayrılmak ve eşin evlenme olasılığı da gözetilmek suretiyle rapor tarihine kadar asgari ücretlerdeki yasal artışlar dikkate alınarak, ihtimalli olarak düzenlendiği anlaşılan 24/03/2023 günlü aktuer bilirkişi raporundaki 2 nolu ihtimale göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınması istinaf edenin sıfatına göre doğru olduğu gibi; her ne kadar hükme esas alınan aktüür raporun düzenlenmesinden sonra asgari ücretlerde artış meydana gelmiş ise de, söz konusu bu rapora karşı davacı tarafça süresi içerisinde itiraz ileri sürülmediği, aksine uğranılan zararın belirlendiği kabul edilerek, bedel arttırımı cihetine gidildiğine ve müteveffa gelirinin hatalı belirlendiğinin de ileri sürülmemesi karşısında; söz konusu bu raporla belirlenen tazminat miktarının davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturacağı belirgin bulunduğundan, mahkemece yeni bir rapor temini yoluna gidilmeksizin karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir durum tespit edilemediğinden, davacılar vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.b)Bundan ayrı; kazanın oluş şekli, tarihi, taraflar nezdinde oluşan tüm sonuçları, kusur durumu ve bu kusurun nedenleri, kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo ekonomik durumları dikkate alındığında, davacılar yararına, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala ve istinaf edenlerin sıfatına göre az olmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin manevi tazminatın yetersiz belirlendiğine ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak; az yukarıda(1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle ... Sigorta A.Ş aleyhine gerçekleştirilen hatalı uygulamanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı sigorta şirketi vekilinin (-sair istinaf itirazlarının incelenmesine gerek olmaksızın) istinaf başvurusunun açıklanan hususa münhasır olarak kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlarla reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek; davalı ... Gıda San. Ve Tic. Ltd.Şti'nin hak ve sorumluluğuna ilişkin olarak düzenlenen hüküm bölümlerine dokunulmaksızın (yazım ve ifade hataları hariç), ... Sigorta A.Ş aleyhine açılan maddi tazminat talepli davanın reddine karar verilmek ve buna göre, davacılar ile davalı ... Sigorta'nın yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin sorumlulukları yeniden düzenlenmek suretiyle, esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2023 tarih ve 2019/900 Esas 2023/892 Karar sayılı kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle KABULÜNE, davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise (2) nolu bentte gösterilen sebeplerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... Sigorta şirketi tarafından yatırıldığı anlaşılan 5.295,00-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde bu davalıya iadesine, b-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacıların adli yardım talebi ilk derece mahkemesince kabul edildiğinden, davacılardan alınması gereken istinaf harçları konusunda karar verilmesine yer olmadığına, c-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, e-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin davanın esası hakkında verilecek kararda dikkate alınmasına, 2-)Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2023 tarih ve 2019/900 Esas- 2023/892 Karar sayılı kararının ve bu karara bağlı olarak yazılan10/11/2023 günlü tashih kararının (-işlevsiz kalması nedeniyle) HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
a-)MADDİ TAZMİNAT TALEPLERİ BAKIMINDAN: -Maddi tazminat yönünden davacı vekilinin 2 nolu talebinin kabulü ile ... bakımından 754.950,02 TL, ... bakımından 75.697,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... Gıda San. Ve Tic. Ltd.Şti'den kaza tarihi olan 27/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte alınarak davacılara ödenmesine, -Davalı ... Sigorta A.Ş'ne yönelik olarak açılan maddi tazminat davasının ise REDDİNE,
b-)MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİ BAKIMINDAN: Davanın kısmen kabulü ile; -... bakımından 100.000,00- TL, davacı ... bakımından 50.000,00- TL olmak üzere toplam 150.000,00- TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 27/06/2016 tarihinden itibaren, işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı ...Gıda San. Ve Tic. Ltd.Şti'den tahsili ile adı geçen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,c-)Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 56.741,55- TL karar ve ilam harcından, peşin olarak alındığı anlaşılan 172,49 TL harcın mahsubu ile kalan 56.569,06-TL eksik harcın davalı ... Gıda San. Ve Tic. Ltd.Şti'den alınarak Hazineye irad kaydına, ç-)Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 10.246,50-TL karar ve ilam harcının, davalı ... Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile Hazineye irad kaydına, d-)Davacılar tarafından yapılan 834,75 TL'si posta masrafı, 205,99 TL'si de harç gideri olmak üzere toplam 1.040,74-TL yargılama giderinin davalı ... Gıda San. Ve Tic. Ltd.Şti'den alınarak davacılara verilmesine, e-)Davada adli yardımın kabulüne karar verilmiş olduğundan, yargılama boyunca suçüstü ödeneğinden karşılanmış olan; 2.500,00- TL bilirkişi ücreti, 551,00- TL posta ücreti olmak üzere toplam 3051,00- TL yargılama giderinin davalı ... Gıda San. Ve Tic. Ltd.Şti'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, f-)Davalı ... Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, g-)Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden, yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 121.371,25 -TL avukatlık ücretinin davalı ... Gıda San. Ve Tic. Ltd.Şti'den alınarak davacılara verilmesine, h-)Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 24.000,00- TL avukatlık ücretinin davalı ... Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile davacılara ödenmesine, ı-)Davalı ... Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 24.000,00- TL avukatlık ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ... Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ödenmesine, i-)Poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla davalı ... Sigorta A.Ş hakkında açılan maddi tazminat davasının reddine karar verildiğinden ve kaza tarihi itibariyle de poliçe limiti olan 310.000-TLolduğundan bu miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen, 48.500,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak, yargılama sırasında vekille temsil edildiği anlaşılan davalı ... Sigorta A.Ş'ne verilmesine, J-)Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapıldığı anlaşılan, 264,15-TL'si posta gideri, 738,00-TL'side istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 1.002,15-TL yargılama giderinin davacı taraftan alınarak iş bu davalıya verilmesine, 3-)HMK'nın 333. maddesi uyarınca, taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın kararın kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, maddi tazminat yönünden HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık, manevi tazminat yönünden ise HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52