SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1530

Karar No

2024/1224

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1530

KARAR NO: 2024/1224

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/06/2021

NUMARASI: 2019/149 Esas - 2021/482 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki, sürücüsü ve ZMM sigortacısı bulunduğu ... plaka sayılı araçla, vekil edeninin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması neticesinde meydana gelen 05/07/2017 günlü trafik kazasında, davacının sağ kolunun ve sağ ayak bileğinin kırıldığını, toplam 4,5 ay süren tedavisi süresince çalışamadığını ve kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürüsü ... 'un kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak), 500,00-TL'si geçici iş göremezlik zararına, 500,00-TL'si de tedavi gideri zararına karşılık olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 25.000,00-TL manevi tazminatın da davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden işletilecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 13/04/2021 günlü duruşma oturumunda da; maddi tazminatına ilişkin taleplerinin davalı ... Sigorta Şirketi tarafından karşılandığını belirterek, davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini, ancak manevi tazminata yönelik taleplerinin devam etmekte bulunduğunu açıklamıştır. Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince; "Söz konusu trafik kazasında; davacının ... plakalı motosiklet sürücüsü olduğu, davalı ...'un ... plakalı araç sürücüsü olduğu, davalı ...'nun malik, sigorta şirketinin de bu aracın ZMSS kapsamında sigorta şirketi olduğu anlaşılmıştır. ATK 2. İhtisas Dairesinden maluliyete ilişkin rapor alınmış olup maluliyet oranının %5 olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, bakıma muhtaç durumunun 1 ay olduğu belirtilmiştir Kusur durumunun incelenmesinde trafik kazası tespit tutanağına göre davalı araç sürücüsünün KTK'nun 84-f (doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma) maddesine göre asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ceza dosyasının dosyada mevcut delillere göre manevi tazminatın takdir edilebileceği dğerlendirildiğinden bekletici mesele yapılmasına gerek görülmemiştir.05/07/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden ödeme yapıldığı, davacı vekilinin maddi tazminat yönünden davadan feragat ettiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından maddi tazminata yönelik talep nedeniyle davadan feragati nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir." şeklindeki kabulden sonra, davacının kazadan sonra maluliyete uğraması, kusur durumu, beden gücü kaybı, iş göremezlik süresi, kaza nedeniyle duyduğu elem gibi hususlar dikkate alındığında, manevi tazminat talebinde haklı bulunduğu, bu durumda, somut olayın özelliklerine göre davanın kısmen kabulüne hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; -Maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, -Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 20.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ndan olay tarihi olan 05/07/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin işlemin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalılar ... ile ... vekili Av. ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; maluliyete, iş göremezlik süresine ve kusur durumuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin hatalı olduğu, kazaya sebebiyet verenin davacı olduğunun karar yerinde gözetilmediği gibi manevi tazminat miktarı takdirinde de isabet bulunmadığı hususlarına yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla ilgili bir talepte bulunulması halinde, kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsurdur. Somut olayda; davacı taraf, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise kazaya davacının sebebiyet verdiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, kazanın oluşumunda tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğu konusunda herhangi bir kusur bilirkişisi raporu temini yoluna gidilmemiş ise de; olayla ilgili olarak İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek, davalı araç sürücüsünün cezalandırılmasıyla sonuçlanan ve UYAP sorgusundan da anlaşılacağı üzere, yasa yolu denetiminden (-İBAM 19. Ceza Dairesi'nin 2021/1708 Esas - 2021/3392 Karar sayılı ilamı) geçmek suretiyle kesinleşen 2020/91 Esas - 2021/96 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dosyadaki kazanın oluş şekli ve bu oluş şekline göre kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin maddi olgu niteliği taşıyan ve kaza tespit tutanağıyla da örtüşen belirleme ve değerlendirmelerin benimsenmesi suretiyle, talep konusu kazaya davalı araç sürücüsünün asli kusuru ile sebebiyet verdiği kabul edilerek, istinaf yasa yoluna başvuran davalıların manevi tazminata ilişkin olarak sorumlulukları yoluna gidilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davalılar vekilinin kusura yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2-Davalıların maluliyete ve iş göremezlik süresine ilişkin istinaf itirazlarına gelince; Haksız bir eylem sonucu çalışma gücünün kaybedildiği, bedensel bütünlüğün bozulduğu ve maluliyet oluştuğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talep edilmesi durumunda; zararın kapsamının belirlenmesi açısından malûliyetin varlığı ve oranı ile davacının iyileşme süresinin ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsurlardan biri olup, bu yöndeki belirlemelerin ise; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra ise de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Bkn: Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 11/01/2022 gün ve 2021/7309 E.-2022/122 K. sayılı içtihadı). Eldeki davada, kaza tarihi 05/07/2017 olduğuna ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerinin dikkati alınması gerektiğine göre ATK 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlendiği anlaşılan ve davacının %5 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği belirten 27/01/2021 günlü raporun hükme esas alınması kural olarak isabetsiz olmuştur.Ne var ki yargılama sırasında yine ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından doğru yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşıldığından, 29/05/2020 günlü rapor mevcut olup, bu raporda kişinin maluliyetinin oluşmadığı belirtilmiş olmakla birlikte, kişinin iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği ve iyileşme süresi içerisinde de 1 ay süreyle bir başkasının yardımına ihtiyaç duyacağı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, 29/05/2020 günlü yeterli ve geçerli nitelik taşıyan raporda gösterilen yaralanmaların nitelikleri, iyileşme süresi ve bakıcı ihtiyacı süresine ilişkin belirlemeler, 27/01/2021 günlü rapordaki bu konulara ilişkin tespitlerle örtüşmesi karşısında, söz konusu bu raporlar, davacı yararına belirlenecek manevi tazminatın miktarının takdirine elverişli bulunmakla; yeni bir rapor alınması için kaldırma kararı verilmesinin gerekmediği, ancak davalı tarafın bu hususu amaçlayan istinaf itirazı açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan, hatalı uygulamaya değinilmekle yetinilebileceği sonucuna varılmıştır. 3-Davalılar vekilinin hüküm altına alınan tazminat miktarının doğru biçimde takdir edilmediğine ilişkin istinaf itirazı değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hal böyle olunca; zararlandırıcı eylemin tarihi (05/07/2017), olayın meydana geliş şekli, davalı araç sürücüsü kazanın oluşumunda asli kusurlu ise de; ceza yargılaması sırasında davacının da müterafik kusurlu olduğunun belirlenmiş bulunuşu, davacının yaralanmasının niteliği (-vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde ve 4 ayda iyileşecek biçimde yaralanmış ise de; maluliyete uğramamış oluşu), talep miktarı, kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo-ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması gereği yanında, manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde, yaralanma ile sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanmasına ilişkin kurala göre; bir miktar fazla olduğu, daha az manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde işaret edilen biçimde gerçekleşen hatalı uygulamaların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan hususlara münhasır kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek, maddi tazminata ilişkin hüküm bölümlerine (-harç dahil) ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ilişkin karar şekline dokunulmaksızın, davacı yararına 12.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmek ve sadece hüküm altına alınan manevi tazminata ilişkin harç ve vekalet ücretlerinin yeniden belirlenmesi suretiyle esas hakkında hüküm tesis edilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2021 tarih ve 2019/149 Esas 2021/482 Karar sayılı kararına karşı davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, diğer istinaf itirazlarının ise (2) ve (3) nolu bentte gösterilen sebeplerle KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından yatırıldığı anlaşılan toplam (59,30x2) 118,60-TListinaf karar ve ilam harcı ile davalılar birlikte istinaf yasa yoluna başvurduklarından, tek başvuru harcı yeterli olmakla, fazladan yatırılan 162,10-TL başvuru harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2-)Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2021 tarih ve 2019/149 Esas-2021/482 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a-)Maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, b-)Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 12.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ndan olay tarihi olan 05/07/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin işlemin reddine, c-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 59,30-TL ilam harcından peşin alınan 88,81-TL harcın mahsubu ile bakiye 29,51-TL harcın karar talep halinde davacıya iadesine, ç-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, d-)Maddi tazminat yönünden; -Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.080,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, f-)Manevi tazminat yönünden; -Hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Kanunu hükümlerine göre belirlenen 819,72-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, -Hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine hükümlerine göre belirlenen 12.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, -Reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine hükümlerine göre belirlenen 12.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ...'na verilmesine, 3-)Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğikabulüneveKaynaklananreddinekabulükaldırılmasınaManeviTazminatkonusudüşünüldüesastankısmenMaddinumarasıKazasındanTrafik

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim