Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2024/1359
2024/1197
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1359
KARAR NO: 2024/1197
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/04/2024
NUMARASI: 2023/610 Esas - 2024/324 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava açan dilekçesinde; 25/01/2020 kaza tarihinde müvekkilinin ... plaka sayılı aracına, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın çarpması neticesinde müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 3.500,00-TL sürekli iş göremezlik, 500,00-TL geçici iş göremezlik, 500,00-TL bakıcı gideri ve 500,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 5.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuruda bulunduğunu ve başvurunun reddedildiğini, söz konusu davada verilen kararın görülmekte olan dava için kesin hüküm oluşturduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davacının dava açmadan önce davadaki tedavi gideri talebi hariç olmak üzere, diğer talepleri için Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunduğu, İtiraz Hakem Heyeti'nin 12/01/2022 tarihli kararı ile; davacının davasının reddine karar veren Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Kararı'na yapılan itirazın reddine karar verildiği, bu durumda davanın kesin hüküm dava koşulu yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde talep edilmeyen tedavi masraflarına ilişkin yapılan değerlendirmede, kesin hüküm olan Sigorta Tahkim dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim olunan raporla, trafik kazasının oluşumunda davacının tam kusurlu olduğunun belirtilmiş olması karşısında tedavi gideri talebinin reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle, davanın sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminat talepleri yönünden kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1-i maddesi gereğince reddine, tedavi giderlerine yönelik talebin ise esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından; mahkemenin kararına gerekçe olarak kabul ettiği Sigorta Tahkim Komisyonu kararında trafik kazasının oluşumunda müvekkilinin kusurlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, ancak söz konusu uyuşmazlığın Sigorta Tahkim Komisyonu'nun sınırlarını aşacak şekilde detaylı inceleme yapılmasını gerektirdiği, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde tanık dinlenmesinin, keşif icrasının söz konusu olmadığı, bir nevi komisyonun davadan el çektiği, kazada kusur durumunu tespit edebilecek nitelikte inceleme yapma ve delil toplama imkanı bulunmadığından başvurunun reddedildiği, dolayısıyla da söz konusu kararın görülmekte olan dava yönünden kesin hüküm niteliğinde bulunmadığı, aksinin kabulünün müvekkilinin hak kaybına uğramasına sebep olacağı, ilk derece mahkemesinin kararının hatalı olması nedeniyle kaldırılması gerektiği belirtilerek, yasal süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Görülmekte olan dava; trafik kazasına bağlı cismani zarar sebebiyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ile tedavi gideri istemine ilişkindir. Dosyada yapılan incelemede; davacı tarafından fazlaya dair talep hakkı saklı tutularak, 4.000,00-TL sürekli, 500,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00-TL tazminatın tahsili hususunda Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuruda bulunulduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 29/09/2021-K-2021/125804 Karar sayılı kararı ile, kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti'nin 02/01/2022-2022/İHK-324 Karar sayılı kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yapılan itirazın kesin olarak reddine karar verildiği, anlaşılmıştır. Bilindiği gibi kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece re'sen gözetilmesini gerektirir.(HMK.m.303) Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Bir kararın kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi için de, evvelce verilen kararın usulüne uygun şekilde kesinleştirilmiş olması zorunludur. Anayasa Mahkemesi'nin 2005/465 nolu başvuru üzerine yaptığı inceleme sonucunda verilen 12/09/2018 günlü kararda; hakem heyeti kararları ile ilgili olarak, kararın mahkemece tebliğ edilmesi gerektiğine hükmedilmiş ve bu kararla aynı mahiyette bulunan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2018 gün ve 2018/5787 E.- 2018/11726 K. Sayılı kararında; "5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla hakem kararı kendisine verilen mahkeme, hakem kararının kendisine verildiğini ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa da yazılı olarak tebliğ etmelidir. Her iki taraf hakkında da temyiz süresi ancak bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar." denilerek, sigorta tahkim komisyonu hakem kararlarına karşı istinaf/temyiz süresinin, mahkemesince tebliğinden itibaren başlayacağı kabul edilmiştir. Yargıtay 11. HD. 31/05/2018 gün ve 2018/1476 E. - 2018/4167 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir. Açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; dosya arasında yer alan Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 29/09/2021-K-2021/125804 kararı sayılı kararının incelenmesinde; dosyamız davacısı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davada; kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiği, karara karşı yapılan itirazın İtiraz Hakem Heyeti'nin 29/09/2021-K-2021/125804 sayılı kararı ile; verilen kararda hukuka ve usule aykırı bir yön görülmediğinden itiraz başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği, ancak mahkemece, tahkim kararının usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılmadığı görülmüştür. Eksik araştırma ve incelemeyle karar verilemez. Hal böyle olunca; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından kesin olarak verilen 29/09/2021 günlü itirazın reddine ilişkin kararın, kararı saklamakla görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise de mahkemece saklama kararı yazılıp yazılmadığı ve yazılmış ise kararın taraflara mahkemece tebliğ edilip edilmediği, bu suretle usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıp belirlenmesi, henüz kesinleşmemiş ise talep edilen tazminat kalemleri yönünden derdest dava niteliği taşıyıp taşımadığını değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Bilgileri karar başlığında yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/4.maddesi hükmü uyarınca kaldırılmasına,2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf karar ve ilam harcının talebi halinde istinaf edene iadesine,4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52