Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2024/1328
2024/1179
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BAM 8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1328
KARAR NO: 2024/1179
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/02/2023
NUMARASI: 2022/689 Esas - 2023/150 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava açan dilekçesinde; 12/05/2016 kaza tarihinde müvekkilinin sevk ve iradesindeki ... plakalı motosiklet ile davalı ...'nin sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... adına kayıtlı ve diğer davalının ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı otomobil arasında gerçekleşen trafik kazası neticesinde müvekkili davacının ağır yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000- TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Açılmış olan davaya ilişkin ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde,a-maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, b-manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 20.000,00-TL'nin kaza tarihi olan 12/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacının avukatı tarafından; ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğu belirtilerek, yasal süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 2022/1364 esas, 2022/1063 karar sayılı ve 15/09/2022 tarihli kararıyla "dosya içeriğinden; davalılardan ...'nin nüfus kayıtlarına göre yargılama devam ederken 08/08/2019 tarihinde vefat ettiği, ilk derece mahkemesince bu husus dikkate alınmaksızın yargılamaya devam edilerek 02/03/2022 tarihinde karar verildiği, anlaşılmıştır. Haksız eylem (trafik kazası) Türk Borçlar Kanunu uyarınca borcun kaynaklarından biridir. Haksız fiilden kaynaklanan borç, haksız eylemin vuku tarihinden itibaren doğar. Haksız eylemi gerçekleştiren, bu borçtan tüm mal varlığıyla sorumludur. Ölenin mal varlığı tüm hak ve borçlarıyla mirasçılarına geçer. Dolayısıyla, anılan borçtan mirası reddetmeyen mirasçılarda sorumludurlar. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 27/1. maddesi gereğince, gerçek kişiler yönünden maddi hukuk bakımından hak ehliyeti ve usul hukuku bakımından da taraf ehliyeti ölümle son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen ve mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar ise tarafın ölümü ile konusuz kalmaz, bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Ölüm ile birlikte vekalet ilişkisi de son bulur. Yargılama süresince tarafların dava ve taraf ehliyetine sahip bulunması dava şartıdır (HMK.m. 114/1-d) Gerçek kişiler hayatta olduğu sürece taraf ehliyetine sahiptir. Gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti ölümle sona erer (TMK.m.28/1) Bu nedenle ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti yoktur. 6100 sayılı HMK'nın 55. maddesi gereğince "Taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar, mirası kabul veya reddetmemiş ise, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Ancak, hakim gecikmesinde sakınca bulunan hallerde talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir." Bu hüküm mirasçıların malvarlığını etkileyen davalarda dikkate alınmalıdır. Somut olayda davaya konu istek, malvarlığına ilişkin olup, mirasçıların mal varlığını etkilemektedir. Ayrıca ölenin mirasçılarının davaya dahil edilmemeleri HMK’nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını da zedelemektedir. O halde ölenin mirasçılarına karşı davaya devam edilmesi mümkün olduğundan davalı ...'nin mirasçılarına usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilip taraf teşkili sağlanarak, mirasçıların savunma ve delilleri toplanıp incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bunun yapılmamış olması yerinde olmamıştır. Bu suretle HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince ve istinaf nedenleri incelenmeden ve istinaf nedenleri ile bağlı olmaksızın kararın kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, Dairemizin bu kaldırma kararı gereğince ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılamada, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda ... mirasçılarının davaya dahil edilmesini müteakip esas hakkındaki kararla; 1/Maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, 2/Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 20.000,00-TL'nin kaza tarihi olan 12/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından; ilk derece mahkemesince karar altına alınan manevi tazminatın, somut olayın özelliklerine uygun olmadığı, adaletten uzak ve düşük olduğu, talep ettikleri miktar doğrultusunda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Görülmekte olan dava; trafik kazasına bağlı cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacı yararına 20.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş, davacı tarafından tazminat miktarının düşük belirlendiği belirtilerek istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda zararlandırıcı eylemin tarihi (-12/05/2016-) olayın meydana geliş şekli, kusur durumu (-trafik kazası tespit tutanağında, ceza soruşturma dosyasına sunulan 28/07/2017 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu belirtilmiş, davalı sürücünün; İzmir 9.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/266 esas, 2017/753 karar sayılı ve 12/09/2017 tarihli kararı ile cezalandırılmasına karar verilmiştir-) davacının yaralanmasının özellikleri (-Adli Tıp Kurumu'nun 06/09/2021 tarihli kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre ve yaralanmanın niteliğine uygun uzman doktorların katıldığı heyet tarafından düzenlenen rapora göre, davacının %23 oranında daimi maluliyete uğrayacak ve kaza tarihinden itibaren 9 ay içerisinde iyileşebilecek şekilde yaralanmıştır-) kaza tarihindeki paranın alım güçü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo ekonomik durumları dikkate alındığında, yaralanma ile sonuçlanan taksirli eylem nedeniyle davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanmasına ilişkin kurala göre az olduğu, daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Hal böyle olunca da, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinaf başvurusuna konu kararının kaldırılması, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince; istinaf başvuru sebeplerine göre taraflar yararına oluşan kazanılmış haklara riayet edilmek suretiyle davacı yararına, az yukarıda yazılı ilke ve esaslar gözetilerek 40.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi suretiyle esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince kabulüne,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/689 Esas, 2023/150 Karar sayılı ve 08/02/2023 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına, 3/Maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, 4/Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 40.000,00-TL'nin kaza tarihi olan 12/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,a/Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince 179,90-TL başvuru harcının ve hesap olunan 179,90-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b/Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 179,90-TL başvurma harcı ve 2.732,04-TL karar harcının davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, c/6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.320,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, d/Yargılama sırasında alınan Adli Tıp Raporuna istinaden düzenlenen Adli Tıp Faturası tutarı olan 820,00-TL'nin 328,00-TL'sinin davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan kalan 492,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,e/Suç üstü ödeneğinden karşılanarak yapılan 1.392,00-TL tebligat ücreti ve 70-TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.462,00-TL yargılama giderinin; 584,8-TL'sinden yargılama sırasında davalılar tarafından karşılanan 87,85-TL'nin düşülerek kalan 496,95-TL'nin davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan; kalan 877,2-TL'sinden yargılama sırasında davacı tarafından karşılanan 120-TL'nin düşülerek kalan 757,2-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,f/Maddi tazminat yönünden davacının ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin leh ve aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, g/Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.000-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...'ye verilmesine,h/Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,ı/Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...'ye verilmesine,i/Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5/Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52