Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2021/1015
2024/1142
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1015
KARAR NO: 2024/1142
TARİHİ: 15/09/2020
NUMARASI: 2017/487 Esas - 2020/444 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava açan dileçesinde; 21/03/2016 kaza tarihinde, müvekkili ...'in, gelinleri ..., ... ve torunları ile birlikte Gaziosmanpaşa-Arnavutköy hattında çalışan, davalıların sürücüsü işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı minibüse bindiklerini, ancak kapısı açık bir haldeyken minibüs şoförünün çok hızlı bir şekilde hareket etmesi nedeniyle müvekkili ...'in minibüsün kapısından dışarıya düştüğünü ve kafasını yere vurduğu için ağır şekilde yaralanarak malûl kaldığını, minibüs şoförünün; kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, müvekkili ..., kocası ... ile çocukları ..., ..., ... ve ...'in yaşanan bu yaralanma olayından ciddi şekilde zarar gördüklerini, davalıların meydana gelen sonuçtan müteselsilen sorumlu olduklarını, zararların giderilmesi hususunda 09/05/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak yasal süresi içinde cevap verilmediğini belirterek, ... için 100.000,00-TL, ... için 40.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL ve ... için 15.000,00-TL olmak üzere toplamda 200.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (HMK.m.107) müvekkili ... için 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00-TL tedavi giderleri ve 1.000,00-TL bakım giderleri olmak üzere toplam 3.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 21/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların tümünden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmişlerdir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacının kapısı açık olan araçtan düşmediğini, imdat kolunu çeken davacının kusuru neticesinde kapanın açıldığını ve davacının düşerek yaralandığını, açılmış olan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının yakınlarının manevi tazminat isteyemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; kazaya karıştığı iddia edilen ... plaka sayılı aracın, müvekkili nezdinde ZMM sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti nispetinde olduğunu, geçici iş göremezlik dönem zararından ve bakıcı gideri zararından SGK'nın sorumlu olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, kazada kusur oranının ve davacının iddia edilen maluliyetinin usulüne uygun tespitinin gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz uygulanabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davacı ...'in 21/03/2016 tarihinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı minibüsün seyri esnasında dengesini kaybederek minibüsün açık olan kapısından düştüğü ve yaralandığı, davalı ...'nun minibüs sürücüsü, davalı ...'un minibüsün işleteni ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin minibüsün Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olduğu, aldırılan bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ...'nun kazanın meydana gelmesinde yüzde seksen oranında kusurlu olduğu, davacı ...'in yüzde yirmi oranında kusurlu olduğu, davacı ...'in maluliyet oranının usulüne uygun tespit edildiği, davacılar ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi arasında sulh sözleşmesi düzenlendiği ve davacıların maddi tazminat yönünden davadan feragat ettikleri, davalı ... Sigorta A.Ş ile davacı taraf arasında yapılan sulh sözleşmesi gereğince davalılar ... ve ... yönünden maddi tazminat davasının esastan reddine karar verilmesi ve davacılar yararına talep miktarına göre kısmen talebin kabulü ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği.." gerekçesiyle; 1/Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, 2/Davalılar ... ve ... yönünden maddi tazminat davasının esastan reddine, 3/Davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, 4/Davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, 5/Davacı ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, 6/Davacı ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, 7/Davacı ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, 8/Davacı ...için 2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... e ödenmesine, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; Davalı sigorta şirketi ile yapılan sulh sözleşmesi neticesinde, sulh sözleşmesine konu alacak miktarı yönünden davadan feragat edildiği, davalıların sulh sözleşmesinden arta kalan alacak miktarından sorumluluklarının devam etmesine ve bu yönde talepte bulunmalarına rağmen sulh sözleşmesi gerekçe gösterilerek tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, oysaki müvekkilinin alacağının sulh sözleşmesinde kararlaştırılan alacaktan daha çok olduğu, arta kalan alacağın davalılardan tahsilinin gerektiği, başka bir ifadeyle; bilirkişilerce tespit edilen bedelden, ... Sigorta AŞ ile sulh olunan bedel mahsup edildikten sonra, kalan tazminat tutarı yönünden diğer davalıların sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, bunun yapılmamasının hatalı olduğu, bu durumda mahkemece verilmesi gereken kararın ise esastan ret kararı olmaması gerektiği, davacılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, manevi tazminatın az olduğu, hususlarına ilişkindir. Eldeki dava; trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. (1)Davacı vekili, meydana gelen kaza nedeni ile müvekkili ...'in cismani zarara uğradığını açıklayıp maddi tazminat talebinde bulunmuş, yargılama sırasında zarara neden olan aracın sigorta şirketince ödeme yapıldığı ve davacı taraf ile sulh olunduğunu belirterek, sigorta şirketine yöneltilen davadan feragat etmiştir. Müteselsil borçlarda, alacaklının borçlulardan biri ile ibra sözleşmesi yapması halinde durumun özelliği veya borcun niteliği diğer borçlularında borçtan kurtulmalarını gerektirebilir. O halde, ibra sözleşmesinin müteselsil borçlulardan biri ile yapılması halinde, ibra edilen miktarın diğer alacaklılar içinde geçerli olması, bu hususun ibra sözleşmesinden anlaşılmasına bağlıdır. (-bkz..HGK.nin 16.6.2004 gün 2004/11-359 Esas 2004/366 Karar-) Davaya son veren taraf işlemleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307-315.maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre sulh da davaya son veren taraf işlemlerindendir. Somut olayda, yargılama aşamasında davacı vekili ile davalı sigorta şirketi arasında 28/11/2018 tarihli "Sulh Protokolü ve İbraname" başlıklı sözleşmede, “...dava dosyasına binaen kazada maluliyet kaynaklı poliçe gereği sorumlu olunan tutar kadar ... Sigorta AŞ, sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsünün başka bir sorumluluğunun kalmayacağı, görülmekte olan davadan feragat edileceğ" şeklinde düzenlenme yapılmıştır Tarafların kabulünde olduğu üzere 28/11/2018 tarihli Sulh Protokolü ve İbraname başlıklı belgede kararlaştırılan alacaklar, sigorta şirketi tarafından davacı tarafa ödenmiştir.Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. TBK.m.166 hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Türk Borçlar Kanunu'nun 166.maddesinde rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı vekili tarafından, zarardan müteselsilen sorumlu olan araç maliki, sürücü ve araç sigortacısına karşı dava açılmış; dava devam ederken davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketi borçtan poliçe limitiyle tamamen ibra edilmiştir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında, her ne kadar davacının talep edebileceği tazminat miktarı 28/11/2018 tarihli Sulh Protokolü ve İbraname başlıklı belge kapsamında ödenen tazminattan fazla ise de, (-poliçe limitini aşan bir zararın bulunması durumunda sürücü ve işletenin poliçe limitini aşan zarardan sorumlu olacağı yerleşik yargısal içtihatlarla belirlenmiş olmakla birlikte-) tazminat miktarı kaza tarihindeki ZMMS teminat limiti olan 310.000,00-TL nin altında olduğundan ve davacı tarafından, davalılar (sigorta poliçesi limitiyle-310.000,00-TL) ibra edildiğinden, ibranamede kararlaştırılan alacaktan fazla olan alacak miktarından davalı sürücü ve işletenin sorumlu olacağını kabule yasal olanak bulunmamakta olup, yukarıda yapılan açıklamalar karşısında bu hususta duraksamamak gerekir. Bu durumda; davacılar vekilinin bu hususa temas eden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. (2)Davacılar vekilinin maddi tazminat isteminden davalı sigorta şirketiyle yapılan sulh sözleşmesi gereğince feragat ettiği, davacılar vekilinin feragatının hakkın özünden feragat olmadığı, alacağına davanın devamında kavuşması nedeniyle esasen davanın konusuz kaldığı, bu durumda mahkemece davalı sigorta şirketi ve diğer davalılar yönünden açılan maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davalı sürücü ve işleten yönünden açılan davanın esastan reddine karar verilmesi hatalı olduğu gibi, az yukarıda belirtildiği üzere davacılar vekilinin feragat beyanı sulh sözleşmesine dayandığından ve bu suretle konusuz kalan davada davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden, davalı sürücü ve işleten yararına maddi tazminat yönünden 14.447,03-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olup, davacılar vekilinin bu hususlardaki istinaf başvurusu yerindedir. (HMK.m.353/1-b/2) (3)Manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusuna gelince; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. TBK’nun 56/2. maddesinde, ağır bedensel zarara uğrayan kişinin yakınlarının uğradıkları zararlar düzenlenmiştir. Bu gibi kimselerin, yakınlarına duygusal bağları açısından, bir yakının bedensel bütünlüğünün ihlalinde, doğrudan doğruya kendi kişilik hakkı açısından saldırıya uğradığı ve bu nedenle manevi tazminat isteyebileceği kabul edilmiştir. Bir kimsenin cismani zarara maruz kalması durumunda onun (ana, baba, eşler, kardeş, nişanlı gibi) yakınlarından birinin aynı eylem nedeniyle hukuken korunan ruhi ve asabi sağlık bütünlüğü ağır bir şekilde haleldar olmuşsa, onlar da manevi tazminat talep edebilirler. Çünkü bu durumda onların zararları ile haksız eylem arasında illiyet bağı vardır ve zararlarının niteliği itibariyle onların da ihlal edilen normun (56. maddenin) koruma alanı içinde bulunduklarının ve hukuka aykırılık bağının gerçekleştiğinin ve manevi tazminat talep edebileceklerinin kabulü gerekir. Dosyada mevcut, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre ve usulüne uygun düzenlenmiş ATK raporuna göre; trafik kazasına bağlı olarak davacı ...'in vücut genel çalışma gücünden %40 oranında kaybettiği ve iyileşme süresi kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabilecek şekilde yaralandığı, bu surette başka birinin bakımına muhtaç olduğu, davacının yaralanmasının özellikleri göz önüne alındığında aynı zamanda eşi ve çocuklarının şahsında da manevi zarar oluştuğunun kabul edilmesi gerektiği, olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK’nun 56/2. maddesi uyarınca eşinin ağır yaralanması ve ona bakmaması nedeniyle davacı eşin ve davacı çocukların da manevi zarara uğrayacağında tereddüt bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; kazanın meydana geldiği tarih (-21/03/2016), olayın oluş şekli, kusur durumu (-kazanın oluşumunda davalı sürücünün % 80 oranında kusurlu olması-), böyle bir kazanın ve sonuçlarının davacıların kalan yaşamındaki yaratacağı etki, kaza tarihindeki paranın alım gücü, taraflar dosyaya yansıyan sosyo-ekonomik durumları ve manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ancak tatmin duygusuna ulaşılacak kadar olması gereği ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının somut olayın özelliklerine göre az olduğu sonucuna varılmış olup, bu hususa temas eden davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde bulunmuştur. (HMK:m.353/1-b/2) Bu durumda; davacılar vekilinin yukarıda (1) nolu maddede açıklanan hususlarda istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddi, (2) ve (3) nolu maddede açıklanan hususlardaki istinaf başvurusunun kabulü, istinaf başvurusunun kabulüne sebep olan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması, kazanılmış hakların ve ilk derece mahkemesince manevi tazminata ilişkin vekalet ücreti yönünden karşılıklılık ilkesi gereğince yapılan uygulamanın muhafaza edilmesi suretiyle HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince esas hakkında yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/487 esas, 2020/444 karar sayılı ve 15/09/2020 tarihli kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun; yukarıda (1) nolu maddede açıklanan hususlarda HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine, (2) ve (3) nolu maddede açıklanan hususlarda HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince kabulüne,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacılara ayrı ayrı iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/487 esas, 2020/444 karar sayılı ve 15/09/2020 tarihli kararının HMK'nın 353/1 b/2.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına,3/Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden maddi tazminat davasının, konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,4/Davalılar ... ve ... yönünden maddi tazminat davasının; davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,5/Manevi tazminat yönünden; a/Davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, b/Davacı ... için 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, c/Davacı ... için 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, d/Davacı ... için 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, e/Davacı ... için 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, f/Davacı ... için 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, davacı tarafın manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 6/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.489,45-TL karar ve ilam harcının davacılar tarafından peşin ve ıslah ile yatırılan toplam 1.145,04-TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.344,41-TL harcın davalılar ... ve ...'tan alınarak Hazineye irat kaydına, 7/Davacılar tarafından peşin ve ıslah ile yatırılan toplam 1.145,04-TL harcın davalılar ... ve ...'tan alınarak davacılara verilmesine, 8/Vekalet ücreti yönünden;a/Maddi tazminat talebi yönünden dava sulh nedeniyle konusuz kaldığından taraflardan her hangi biri yararına ücreti vekalet tayin ve taktirine yer olmadığına,b/Manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacılara verilmesine, c/Manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...'na verilmesine, 9/Davacılar tarafından yapılan bilirkişi ve posta masrafı olmak üzere toplam 2.121,90-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 901,80-TL'sinin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 10/Artan gider avansının ilgilisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, maddi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından HMK'nın 361.madde hükmü uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak; manevi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından ise HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52