Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
bam
2024/1071
2024/1124
4 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1071
KARAR NO: 2024/1124
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/04/2024
NUMARASI: 2024/230 Esas - 2024/264 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Bedensel Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/07/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 12/07/2019 tarihinde ...'in sevk ve yönetimindeki ...'in maliki olduğu ... plakalı sayılı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya olan müvekkillerine çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin yaralandığını, kazada davalı sürücünün kusurlu olduğunu belirterek, HMK'nın 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olmak üzere davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, geçici iş görememezlik için şimdilik 50,00 TL, sürekli iş görememezlik için şimdilik 50,00 TL, tedavi ve bakım giderleri masrafları için şimdilik 50,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul 11.Asliye Ticararet Mahkemesinin 2022/891 esas numarasına kaydedilen davada ilk derece mahkemesince 28/03/2024 tarihli celsede; davalılar ... ve ... yönünden davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmesi üzerine dava dosyasının aynı mahkemenin 2024/230 esasını aldığı, anlaşılmıştır. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine usulüne uygun bir şekilde davet edilmediğini, müvekkilleri açısından davanın usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "TTK.'nun 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.Huzurdaki dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması TTK.'nun 5/A ve HMK'nun 114/2. maddeleri uyarınca dava şartıdır. Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.). Yasada açıkça dava şartlarının her aşamada Mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi uyarınca "arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi" gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle; TTK.'nun 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi, HMK'nun 114/(2) ve 115. maddeleri uyarınca, huzurdaki davada, dava açılmadan önce iş bu dosya davalıları yönünden zorunlu arabulucuya başvurulmadığından, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usûlden reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile; davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmadığından USULDEN REDDİNE karar verilmiş, verilen karara karşı davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekilinin istinaf başvuru sebepleri; davalılar ile müvekkilleri arasında bir sigorta sözleşmesi bulunmadığı, her iki tarafın bir ticari işletmesi olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağı olduğu, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu, müvekkilleri ve davalılar yönünden taleplerinin zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında olmadığı, bu nedenle davanın usulden reddinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Davalılar vekilinin istinaf başvuru sebepleri; mahkemece tarafları lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu,hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile tedavi ve bakım gideri istemine ilişkindir.Davacılar, haksız fiilden kaynaklanan maddi zararlarını müştereken ve müteselsilen sürücü, işleten ve sigorta şirketinden talep etmektedir. Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan ve aleyhlerine açılan davalar birbirinden bağımsız olduğundan, dava şartlarının (-arabuluculuk vb-) her bir davalı açısından ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin 2.fıkrasının 4.cümlesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olması gerekir. TTK'nın 4/1.maddesi uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda (-Türk Ticaret Kanunu'nda-) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası aynı yasanın 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, zarar gören üçüncü kişi tarafından zarar verenin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aleyhine açıtığı davalar TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari dava kapsamında kalmaktadır.Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddelerinde haksız fiil sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85.maddesinde de araç işletenin sorumluluğu düzenlenmiştir. Davalı ... hakkında KTK'nın 85.maddesi uyarınca araç işleteninin sorumluluğuna dayanılarak dava açılmış olup anılan davalı tacir ve araçta ticari araç olmadığı, davacıların gerçek kişi olması, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanıp TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmaması nedeniyle davalı işleten yönünden de nispi yada mutlak ticari davadan söz edilemez. Bu nedenle mahkemece davalı ... yönünden zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru değildir.Davalı sürücü ...'e yönelik açılan dava TTK'nın 4.maddesinde sayılan ticari davalardan olmayıp uyuşmazlık, haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklanmaktadır.Bu durumda ilk derece mahkemesince davalılar ... ve ... hakkında, davacıların TTK'nın 5/A maddesi gereğince arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığından, yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu davalılar aleyhine açılan davanın yazılı olduğu şekilde usulden red kararı verilmesi doğru olmamıştır. (-bkz İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi'nin 2020/1422 esas, 2020/3561 karar sayılı ve 22/10/2020 tarihli kararı-)Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kararın kaldırma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Gerekçe uyarınca,1/Davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına,2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendilerine iadesine,4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09