SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1054

Karar No

2024/1074

Karar Tarihi

25 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1054

KARAR NO: 2024/1074

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/12/2018

NUMARASI: 2016/1059 Esas - 2018/1273 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2024

Taraflar arasında görülen trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemli davada; Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda verilen kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2023 tarih ve 2022/1492 Esas - 2023/11259 Karar sayılı ilamı ile bozulması sonucunda; HMK'nın 373/3.maddesi gereğince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda dosya incelendi, gereği düşünüldü;

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıların maliki, sürücüsü ve ZMSS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın ... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek, şimdilik 1.000,00-TL maddi, 20.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 21.000,00-TL tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi ile sınırlı olmak üzere başvuru tarihi olan 26.12.2012 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 07.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili daha sonra 1.000,00-TL maddi tazminat taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda 160.017,79-TL artırarak 161.017,79 TL olarak ıslah etmiş, bu miktarın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 07.05.2012 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden ise temerrüt tarihi olan 09.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütesselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; tedavi harcamalarının SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacının alkollü ve ehliyetsiz kişinin aracına bindiğini, müterafik kusurunun söz konusu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... yazılı beyanda bulunmamış, duruşmaya katılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.ilk derece mahkemesi tarafından yapılan sonunda; davanın maddi tazminat yönünden kabulü ile, 152.724,39 TL sürekli iş göremezlik, 8.293,40 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden 09/01/2013 tarihinden davalılar sürücü ... ve işleten ...'den kaza tarihi 07/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına, -Davacı için takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve işleten ...den kaza tarihi 07/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, Verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili, davalı ... vekili ile davalı asil ... tarafından yasal süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucu 30/09/2021 tarih ve 2019/1004 esas 2021/1355 karar sayılı karar ile; " davalı ... vekili ile davalı asil ...'ın istinaf başvurularının HMK'nın 535/1-b/1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine manevi tazminata hükmedilmemesine rağmen vekalet ücretinin davalılardan alınmasına dair verilen kararın hatalı olduğu" gerekçesi ile; davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kararın kaldırılması ve bu konuda yeniden hüküm kurulması gerektiği" gerekçesi ile; davanın maddi tazminat yönünden kabulü ile 152.724,39 TL sürekli iş göremezlik ve 8.293,40 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden 09.01.2013 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 07.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına, davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, Verilen karar karşı davalı ... Sigorta A.Ş (... Sigorta A.Ş) vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması sonucunda, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 24/10/2023 tarih ve 2022/1492 esas 2023/11259 karar sayılı ilamı ile; "1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle hatır taşıması indirimi yapılabilmesi için davalıların bu yönde bir savunma getirmesi gerekmesine, davalı işletenin ise davaya cevap dilekçesi sunmadığı gözetildiğinde yargılama sırasında öne sürülmeyen hatır taşıması savunmasının temyiz aşamasında öne sürülmesinin mümkün olmamasına göre davalı ... Sigorta A.Ş (... Sigorta A.Ş.) vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. 2918 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı sigorta şirketi vekilince davaya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def'inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında kazanın ardından verdikleri ifadelerden davacı, davalı sürücü ve araçta bulunan diğer yolcular ... ve ...'ın arkadaş olup piknik yapmak amacıyla Gebze'ye doğru yola çıktıkları, mesire alanında birlikte alkol aldıkları, dönüşte gece saat 23.40'ta kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ... ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı sigorta şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek 6098 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.3. 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağılaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def'i olmadığından bu yönde savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.Somut olayda; davacının, davalı sürücü ve araçta bulunan diğer yolcuların arkadaş olup birlikte alkol aldıktan sonra dönüş yolunda kazanın meydana geldiği, davacı yolcu, diğer yolcular ve davalı sürücünün kazanın ardından verdikleri ilk beyanlarıyla sabittir. Kaza sonrası davalı sürücünün olay yerinden ayrıldığı, araçta bulunan yolcuların beyanları uyarınca ceza mahkemesince de davalı sürücünün alkollü olarak araç kullandığı ve asli kusurlu olduğu kabul edilerek bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine karar verildiği, işbu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda alkollü sürücünün kusurlu bulunduğu, yaralanması ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle temyize gelen davalıların sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerektiği" gerekçesi ile; bozulmasına karar verilmiş, dosyanın dairemize iade edilmesi üzerine duruşma açılarak taraflara Yargıtay bozma ilamı ekli duruşma günü ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 25/06/2024 tarihli duruşmaya katılarak, yargıtay bozma ilamına uyulmamasını ve önceki kararda ısrar edilmesini talep ettiklerini bildirmiş, davalı ... vekili ise Yargıtay bozma ilamına uyulmasını talep etmiştir.Yargıtay bozma ilamı, dairemizin bozmaya konu kararı ve duruşmaya katılan taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 07/05/2012 tarihinde davacının içinde bulunduğu, davalıların maliki, sürücüsü ve ZMSS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın ... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, davacının kusurlu olduğu iddiasıyla aracın sigortacısı, işleteni ve sürücüsü aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiyle elde ki davayı açtığı, anlaşılmıştır. Dairemizin daha önceki kararında hükmedilen manevi tazminata ilişkin hüküm bölümü ve Yargıtay kararında bozma sebebi sayılmayan diğer hususlarda kararı kesinleştiğinden, kesinleşen hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. Somut olayda; davalı sigorta şirketi vekilince davaya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim talebinde bulunulmuştur. İş bu davada toplanan deliller ile ceza soruşturması aşamasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının; alkollü olduğunu bildiği şahsın aracına bindiği, alkollü olduğunu bildiği sürücü tarafından sevk ve idare edilen araca binmesi hususunda kaçınılmazlık ve objektif olarak zorlayıcı bir durumun bulunmadığı, kazanın oluşumunda alkollü sürücünün kusurlu bulunduğu, bu durumda; davacının yaralanması ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşıldığından, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarından 6098 sayılı yasanın 52.maddesi gereğince Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına karar verilmesi gerektiği, Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ... ile arkadaş oldukları sabit olup, davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumun aksinin ise, ispata elverişli vasıtalarla ispat edilemediği, hal böyle olunca da, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarından 6098 sayılı yasanın 51.f maddesi gereğince Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasına karar verilmesi gerektiği, Her ne kadar davalı işleten ... hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, özellikle hatır taşıması indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde ki savunmasını esasa cevap süresi içerisinde bildirmesi gerektiği, davalı işletenin davaya cevap dilekçesi sunmadığı dikkate alındığında, esasa cevap süresi içerisinde ileri sürülmeyen hatır taşıması savunmasının müteakip ileri sürülmesine yasal olanak bulunmadığı, bu durumda davalı işleten yararına hatır taşıması indirimine gidilemeyeceği, Ancak davacının, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda alkollü sürücünün kusurlu bulunduğu, yaralanması ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşıldığından, davalı işleten ...'nün sorumlu olduğu tazminat miktarından 6098 sayılı Kanun'un 52. maddesi gereğince Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması ve takdiri indirim sebeplerinin vekalet ücretinin tayin ve takdiri ile yargılama giderlerinin tahsilinde gözetilmemesi suretiyle karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçe uyarınca; 1/Davacının davasının kabulü ile; a/152.724,39-TL kalıcı iş göremezlik zararının tamamından davalı ..., b/152.724,39-TL'nin %20 oranındaki müterafik kusur indiriminin yapılmasından sonra kalan 122.179,51-TL'sinden davalı ..., c/152.724,39-TL'nin %20 oranındaki müterafik kusurun indirilmesi ve ayrıca %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması suretiyle belirlenen 97.743,61-TL'sinden davalı ... Sigorta A.Ş. sorumlu olmak üzere, d/Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihi olan 07/05/2012 tarihinden itibaren davalı Sigorta Şirketi'nden 09/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2/8.293,40-TL geçici iş göremezlik zararının tamamından davalı ..., a/8.293,40-TL'nin %20 oranındaki müterafik kusur indiriminin yapılmasından sonra kalan 6.634,72-TL'sinden davalı ..., b/8.293,40-TL'nin %20 oranındaki müterafik kusurun indirilmesi ve ayrıca %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması suretiyle belirlenen 5.307,78-TL'sinden davalı ... Sigorta A.Ş. sorumlu olmak üzere, c/Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihi olan 07/05/2012 tarihinden itibaren davalı Sigorta Şirketi'nden 09/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3/Dairemizin daha önceki kararında hükmedilen manevi tazminata ilişkin hüküm bölümü ve Yargıtay kararında bozma sebebi sayılmayan diğer hususlarda Dairemizin kararı kesinleştiğinden, kesinleşen hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 4/Davacı tarafça yapılmış, 27,70-TL başvurma harcı, 71,73-TL peşin harç, 547,00-TL ıslah harcı, 4,10-TL vekalet harcı olarak toplam 650,53-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5/Maddi tazminatla ilgili alınması gereken 10.432,60-TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 71,73-TL peşin harç ile 547,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 618,73-TL'nin mahsubu ile bakiye 9.813,87‬-TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 6.676,86-TL ile davalı ...'nün sorumluluğunun 8.346,08-TL ile sınırlı olmasına) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 6/Kabul edilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 24.435,90-TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 17.900,00-TL ile, davalı ...'nün sorumluluğunun 19.548,72-TL ile sınırlı olmasına) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7/Davacı tarafından yapılan 800,00-TL bilirkişi gideri, 1.085,12-TL posta, müzekkere, ATK rapor gideri olmak üzere toplam 1.885,12-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 1.206,48-TL ile, davalı ...'nün sorumluluğunun 1.508,10-TL ile sınırlı olmasına) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,8/Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiKaynaklananreddineTazminatkonusudüşünüldünumarasıKazasındanTrafik

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim