İstanbul BAM 7. HD 2024/912 E. 2024/844 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/912
2024/844
8 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/912
KARAR NO: 2024/844
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/05/2019
NUMARASI: 2019/159 Esas, 2019/478 Karar
DAVANIN KONUSU: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
KARAR TARİHİ: 08/05/2024
K A R A R
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkilinin 24.07.2017 tarihinde Kocaeli ili, İzmit ilçesi, ... Mah. ... Ada ve ... Parsel numarasında kayıtlı kat irtifakı hakkı tesis edilmiş ... Arsa Paylı ... giriş blok, 2. Kat + Cat I Piyesi Kat, 5 ve 6 bağımsız bölümleri arsa payları ile birlikte satın aldığını, satın aldıktan sonra belirtilen taşınmazların üzerinde 320.000 TL ticari krediden doğan ipotek olduğunu öğrendiğini ve daha sonra da davalı bankaya ait Ihlamurkuyu şubesinden 300.000 TL yatırarak ve 20.000 TL'yi ise elden ödeyerek ipoteğin kaldırılmasını talep ettiğini, müvekkilinin satın aldığı taşınmazın eski malikinin başka borçları olduğundan bahisle ipoteğin kaldırılamayacağını belirttiğini, ancak söz konusu borçlardan müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin sadece taşınmaz üzerinde bulunan ipotekten sorumlu olabildiğini, belirlenen ipotek bedelinin davalı banka adına depo etmesi için tarafına uygun süre verilmesini, adı geçen taşınmaz üzerinde davalı lehine olan ipoteğin terkinine, yargılama gider ve vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; ön inceleme duruşmasından evvel davaya konu ipoteği fek ettiklerini bu nedenle davanın konusuz kaldığını ve esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, müvekkili Bankanın davanın açılmasına sebebiyet vermediği nazara alınarak konusuz kalan dava hakkında müvekkili Banka aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmemesini bu talepleri kabul edilmez ise; maktu harç ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hükmedilecek maktu vekalet ücretinin de ancak ve ancak yarısından sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "...; Dava açıldıktan sonra ipoteğe konu borç davacı tarafından ödenip davalı banka tarafıdan ipotek kaldırıldığı ve davanın ön inceleme duruşmasından önce konusuz kaldığı ve davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla; Davanın konusuz kalması sebebi ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ihtarname gönderdiğini, gönderilen ihtarname üzerine davalıya cevap vermesi için makul bir süre tanındığını, yasal yollara başvurmadan önce 2 aydan uzun bir süre beklediğini, davalının bu süre zarfında pasif tutumunu devam ettirerek müvekkilini cevapsız bıraktığını, davalı tarafın gönderilen ihtarnameyi tebliğ almadığını, aldığı takdirde söz konusu anlaşmazlığın mahiyeti ve anlaşılabilir yapısı göz önünde bulundurulduğunda olumlu veya olumsuz bir cevap vermek için 2 aydan fazla bir süreye ihtiyaç duyduğunu düşünmek pek te mümkün olmadığını, zira müvekkilinin ihtarnamesinde ipoteğin kaldırılması şartıyla gerekli miktarı anında ödemeye hazır olduğunu açık bir şekilde belirterek talepte bulunduğunu, davalı tarafın 2 aydan fazla bir süre boyunca bu talebe cevap vermemesinin işi yokuşa sürmek amacıyla yapıldığının anlaşıldığını, görüldüğü üzere söz konusu taleplerinin karşı taraf ihtarname göndermelerine rağmen sessiz kaldığı için sadece ipotek nedeniyle borçların ödenmesi için yapıldığını, eğer karşı taraf ihtarnameye olumlu cevap verip eski malikin davalı nezdinde mevcut olan diğer borçlarından sorumlu olmayacağını belirtse idi müvekkilinin de bu davayı açmak zorunda kalmayacağını, ancak karşı tarafın bu talebi kabul etmemiş ve bu nedenle de müvekkilinin bu davayı açarak sadece ipotek bedelini yatırmak için mahkemeden süre istediğini, bu şekilde de ipoteğin kaldırılmasını talep ettiğini beyan ederek istinaf taleplerinin kabulüne ve ilk derece mahkemesinin verdiği kararın müvekkili aleyhine olan avukatlık ücreti ve yargılama gideri bakımından kaldırılmasına, müvekkili lehine yargılama gider ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipoteğin fekki şartları gerçekleşmeden ipoteğin fekkini talep eden davacının haklılığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, davacının ödeme yapmaksızın ipoteğin fekkini talep ettiğini, davacı tarafından kredinin bakiye borcunun tamamına ilişkin ödeme yapılmak isteniyorsa şubeye başvurarak kredi bakiye borcuna ve ödeme yapılacak hesap numarasına ilişkin bilgi alınabileceğini, ipoteğin fekki şartları gerçekleşmeden ipoteğin fekkini talep eden davacının haksız olduğundan, müvekkili Bankanın ipoteği fekkettiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden müvekkili Bankanın sorumlu tutulmaması, davacının bu yöndeki taleplerinin reddi, yerel mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17.05.2019 tarih, 2019/159Esas 2019/478 K. numaralı kararı sayılı hükmün kaldırılması suretiyle, müvekkili Banka lehine tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanan nispi vekalet ücreti takdirine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAİREMİZİN 26/05/2022 TARİH VE 2022/671 ESAS 2022/1284 SAYILI KARARININ ÖZETİ: "... Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur ( TBK m 106 ) Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. ( TBK m 107 ) Davacı, alacaklının ödemeyi kabulden kaçınması halinde Türk Borçlar Kanununun 106 ve 107 maddeleri gereğince tevdi mahalli tayini isteminde de bulunmamıştır. İpotek bedeli, dava açıldıktan sonra ödenmiş olduğundan davalı ipotek alacaklısının davanın açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilmemiştir. Bu nedenle dairemiz önceki kararında ısrar etmek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; Yargıtay 7. HD'nin yukarıda açıklanan bozma kararındaki gerekçeler benimsenmemiş ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 22.09.2021 tarih ve 2021/1112 Esas 2021/987 karar sayılı bozma ilamına uyulmamasına, dairemizin, 26/12/2019 gün ve 2019/2162 esas 2019/2178 karar sayılı ek kararında ısrar edilmesine (direnilmesine), davacı vekilinin istinaf itirazının reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın konusuz kalması sebebi ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına...." gerekçesiyle oy birliğiyle karar verilmiştir.Hükmü, davacı vekili süresinde temyiz etmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU'NUN 06/12/2023 TARİH VE 2022/7-1201 ESAS 2023/1204 KARAR SAYILI BOZMA İLAMININ ÖZETİ: "... 6. Somut olayda ise; Kocaeli ili, İzmit ilçesi, ... Mah., ... ada, ... parselde kayıtlı ... ve ... numaralı bağımsız bölümler üzerine davalı banka lehine ipotek tesis edilmiş ve bağımsız bölümler davacı tarafından ipotekle yükümlü olarak satın alınmıştır. Dava açılmadan önce davacı tarafından davalı bankaya gönderilen Elazığ ... Noterliğinin 31.07.2017 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 320.000,00 TL ipotek bedelinin ödenmeye hazır olduğu bildirilmiştir. Davalı banka vekili ihtarnamenin tebliğ edilmediğini belirtilmemiş olup ihtarnamenin davalı bankaya ulaştığı, ancak ihtarnamedeki ödeme isteğinin olumsuz sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında davacı tarafından ipotek bedelinin ödenmesi üzerine davalı banka tarafından ipoteğin fek edildiği ve davanın konusuz kaldığı uyuşmazlık konusu değildir. 7. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, 6100 sayılı Kanun'un 331 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmeder. Davacı tarafından dava tarihinden önce davalı bankaya ihtarname gönderilmiş olup ihtarnamedeki talep olumsuz sonuçlandığından davacı eldeki davayı açmak zorunda kalmıştır. Bu durumda davanın açılmasına davalı banka sebebiyet verdiğinden davacı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. 8. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; davacı ile davalı banka arasında dava açılmadan önceki bir tarihte ipotek miktarı üzerine bir mutabakat bulunmadığı, davacının tevdi mahalli tayini isteminde de bulunmadığı, ipotek bedelinin dava açıldıktan sonra ödenmiş olduğu, davalı bankanın dava açılmasına sebebiyet vermediğinden direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. 9. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 10. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır ..." gerekçesiyle dairemizin 26/05/2022 gün 2022/671 Esas, 2022/1284 Karar sayılı kararı bozulmuştur.
DELİLLER: Tapu kaydı, resmi senet ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: " Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık davanın konusuz kalması nedeni ile yargılama giderleri ve av. Ücretinden hangi tarafın sorumlu olacağı hususundadır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri başlıklı 331. maddesine göre; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesine göre “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır. Somut uyuşmazlıkta; davacının ipotek bedelini ön inceleme duruşmasından önce davalıya ödediği, uyuşmazlığın ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. O halde; mahkemece; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6. maddesi uyarınca davalı lehine tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısı oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gereklidir.Dava 200.000 TL değerli olarak bu değer üzerinden harç yatırılıp açılmıştır.Davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmeder. Davacı tarafından dava tarihinden önce davalı bankaya ihtarname gönderilmiş olup ihtarnamedeki talep olumsuz sonuçlandığından davacı eldeki davayı açmak zorunda kalmıştır. Bu durumda davanın açılmasına davalı banka sebebiyet verdiğinden davacı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu durumda davacı lehine takdir edilecek nisbi avukatlık ücreti dava değeri üzerinden hesaplanan 32,000 TL nin yarısı olmalıdır. Açıklanan nedenlerle davanın konusuz kalması nedeniyli karar verilmisine yer olmadığına temyiz yasayolu açık olmak üzere karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 427,60TL harcın peşin alınan 3.415,50 TL harçtan mahsubu ile 2.987,90TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 302,35TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. Maddesi uyarınca taktir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Taraflarca yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 7-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine, 8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açıldığından kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine 10.200,00TL istinaf maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19