SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 7. HD 2024/1453 E. 2024/835 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1453

Karar No

2024/835

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1453

KARAR NO: 2024/835

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 14/03/2024

NUMARASI: 2023/400 Esas (derdest)

DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 02/05/2024

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Davacı müvekkil ile davalı arasında İstanbul ...Noterliği'nin 27.12.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı "... Aş Ön Ödemeli Satış Vaadi Sözleşmesi" imzalandığını, söz konusu satış vaadi sözleşmesi ile İstanbul İli Bakırköy İlçesi ... Mah ... ad davacı, davalı şirketten, aynı projeden 2 ayrı konut satın almış olup, satın alınan konut sayısı, davacının, TAKBİS Mal Sorgulama sütununda, İstanbul'da, Fatih, Bağcılar, Zeytinburnu, Küçükçekmece, Esenyurt ve Şişli semtlerinde mevcut konut, mesken, daire, rezidans, dükkan ve büro olmak üzere sahip olduğu taşınmaz sayısı ve niteliği, ekonomik ve sosyal durumu ile aile nüfus kayıt tablosu, mesleğini İstanbul dışında icra ediyor olması, sözleşmeye konu bağımsız bölüm 28/03/2016 tarihinde teslim edilmiş olmasına rağmen, dava tarihi itibariyle, tapu kaydında kendi adına kayıtlı Küçükçekmece İlçesinde bulunan başka bir dairede ikamet ediyor olması dikkate alındığında, ortalama bir tüketicinin, salt kişisel kullanım amacını aşar nitelikteki daire sayısı ve niteliği itibariyle, davacının dava tarihi ve sözleşme tarihi itibariyle dava konusu taşınmazı satın almaktaki nihai amacının yatırım veya taşınmazdan gelir elde etmek olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle davacının 6502 sayılı yasada belirtilen tüketici tanımına uymadığıa ... pafta ... parselde yer alan ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın toplam 843.732,45-USD(KDV dahil) bedel karşılığında müvekkile devri vaad edildiği, iş bu sözleşme gereğince davalı şirketin dava konusu taşınmazı müvekkile devretmesi gerektiğini, fakat davalı şirketin taşınmazı 3. kişilere devretme ihtimali mevcut olduğunu, bu nedenle müvekkilin davalıdan olan alacağının tahsil kabiliyetini kaybetmemesi ve taşınmazın 3. Kişilere devir, temlik ve tescilini engellemek amacıyla ; karşı yan ile müvekkil arasındaki sözleşme konusu istanbul ili bakırköy ilçesi ... mah ... ada ... pafta ... parselde yer alan ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz üzerine 3.kişilere devir ve tesliminin önlenmesi amacıyla ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, talebinin kabulünün mümkün olmaması halinde dava konusu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ya da taşınmazın kaydı üzerine " Davalıdır" şerhi düşülmesini, açıklanan nedenlerle dava konusu İstanbul İli Bakırköy İlçesi ... Mah ... ada ... pafta ... parselde yer alan ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın devir, temlik ve tescilini engellemek amacıyla dava sonuçlanıncaya kadar tapu kaydı üzerine teminatsız olarak tedbir konulmasına, talebin reddi halinde taşınmazın kaydı üzerine " Davalıdır" şerhi düşülmesine, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tescil ve teslimine, talebin reddi halinde kalan bedelin müvekkilince ödenmesine bağlı olarak müvekkil adına tescil ve teslimine, talebin reddi halinde taşınmazın taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca müvekkilince ödenen sözleşme bedelinin ve yapılan masrafın uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde mahkemece tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000-USD ( 26.12.2022 tarihinde 1USD=18,66 olmak üzere 18.660,00-TL)nin ödeme günlerinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Yerel mahkemece 12/03/2024 tarihli CELSE ARA KARARI İLE taraf vekillerinin huzurunda "...Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile birlikte dava konusu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilmiştir. Mahkememizin 30/12/2022 tarihli görevsizlik kararında ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece ele alınmasına karar verilmiştir. Mahkememiz görevsizlik kararının istinaf edilmesi neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2023/1418 Esas 2023/1270 Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya mahkememize gönderilerek 2023/400 Esas numarasını almıştır. Gelinen aşamada davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin esası bakımından bir karar verilmemiş olduğu anlaşılmakla mahkememizde görülmekte olan esas davanın öncelikle tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu, tapu iptali ve tescil davalarında dava konusu edilen taşınmazın üçüncü bir kişiye devredilmesi hâlinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı anlaşılmakla;

Davacı-karşı davalı vekilinin ihtiyati tedbir talebine ilişkin bu aşamaya kadar herhangi bir değerlendirmede bulunulmamış olması ve mahkememizin ilk kararında ihtiyati tedbir talebi bakımından görevli mahkemece değerlendirmede bulunulması yönünde ara karar tesis edilmiş olması nedeniyle davacı-karşı davalı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin takdiren 250.000,00 TL tutarında nakdi teminat ya da kesin teminat mektubu sunulması hâlinde KABULÜNE" şeklinde karar verilmiş, 14/03/2024 tarihli gerekçeli ara karar yazılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Kanunun 389-390. Maddeleri kapsamında değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir için gerekli kanuni koşulların gerçekleşmediğinin açık olduğunu, söz konusu hükümde yer alan şartların hiçbirinin dava dosyasında varlığı söz konusu dahi değil iken ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, davacının taşınmaz üzerinde ipotek olduğundan bahisle ihtiyati tedbir talep etmesi ise kötüniyetli olduğunu, Sözleşmeye konu proje arsa payı karşılığı hasılat paylaşımlı inşaat sözleşmesi kapsamında inşa edildiğini, Bu durum sözleşme içeriğinde de yer aldığından davacının bilgisi dahilinde olduğunu, mezkur sözleşmelerin doğası gereği taşınmazlar üzerine arsa maliki lehine ipotek tesis edilir, ödemeleri tamamlanan bağımsız bölümlerin tapu devri aşamasına gelindiğinde ise üzerindeki ipotek ve şerhler terkin edilerek alıcılara devredileceğini, tapu devri ile fiili teslim birbirinden farklı kavramlar olup bu husus Sözleşmede açıkça belirlendiğini, davacı aslen ödeme güçlüğüne düştüğünden bahaneler üreterek sözleşmeden kurtulmak istediğini, ihtiyati Tedbir kararı yargılama sonucu ile elde edilecek menfaati temin etmeye yönelik olup, bu anlamda ihtiyati tedbir kararı verilebilmesine dair usuli şart da gerçekleşmediğini, haksız ihtiyati tedbirin icrası sebebiyle müvekkil şirket zarara uğramakta olup ileriye yönelik telafisi güç zararların da meydana geleceği açıkça ortada olmakla konulan ihtiyati tedbir kararına itiraz ederek kaldırılması gerektiğini, ihtiyati tedbir kararı sebebiyle müvekkil ünvan ve ticari itibari büyük bir zarara uğradığı gibi, mülkiyeti müvekkil şirkete ait "Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parselde yer alan ... numaralı.." bağımsız bölümüne ihtiyati tedbir koyulması kararı verilmesi sebebiyle müvekkil şirket ayrıca büyük bir ticari zarara uğramakla karşı karşıya bırakıldığını, açıklanan nedenlerle dava dosyasına yönelik tüm beyan, itiraz ve sair zarar-ziyan-tazminat vs tüm hakları mahfuz kalmak kaydıyla; itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.

DOSYADA YER ALAN DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde bedel iadesi istemine ilişkindir. Davalı vekili İDM'nin 14/03/2024 tarihli tedbir ara kararını istinaf etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 341/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyadi tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir ''kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır'' şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. 6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir. Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, Yasanın hüküm gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır.İhtiyati tedbir kararının kapsamı belirlenirken iki tarafın hak ve yarar dengesinin gözetilmesi gerekir. Somut olayda davacı ile davalı ....AŞ.arasında dava konusu taşınmaza ilişkin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, taşınmazın daire niteliği ile davalı ..AŞ.adına tapuda kayıtlı bulunduğu, davacının isteminin taşınmazın aynına yönelik olduğu sabittir. Mahkemece davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığı kabulü ile dava konusu bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı olması halinde 3.kişilere devir ve temlikini önlemeye yönelik ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. Tapu iptali ve tescil istemli taşınmazın aynına ilişkin iş bu davada sözleşme ve dava konusu taşınmazın yargılama sırasında devredilmesi ve elden çıkarılması durumunda telafisi güç ya da imkansız durum ve zararlar ortaya çıkabileceği, verilebilecek hükmün infaz kabiliyetinin de ortadan kalkabileceği ve davacının hak kaybına uğrayabileceği ihtimal dahilindedir. Tüm bu nedenlerle somut olayda HMK'nun 389.maddesi gereğince ihtiyati tedbirin şartları oluştuğundan ve yaklaşık ispat gerçekleştiğinden yerel mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Zira ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ve taşınmazın yargılama sırasında devri halinde ileride giderilmesi ve telafisi imkansız zararların doğabileceği ihtimali bulunduğu anlaşıldığından yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi HMK 389 ve devamı maddelerinde yazılı hükümlere usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar vermek gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2024 tarihli 2023/400 Esas sayılı ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin ara karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60TL istinaf maktu ret karar ve ilam harcı davalıdan peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenTapukonusutaraflarınesastanKaynaklanan)değerlendirmeİptaliözetisavunmalarınıntakbisistinafkabulüne"reddinedereceistanbulVeVaadisebepleridosyadakararınınkararıdelillerSözleşmesindenileriTescil(Satışusdkdvcelseiddianumarasımahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim