İstanbul BAM 7. HD 2024/841 E. 2024/464 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/841
2024/464
7 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/841
KARAR NO : 2024/464
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/01/2024
NUMARASI : 2023/1017 Esas (Derdest)
DAVANIN KONUSU: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
KARAR TARİHİ : 07/03/2024
K A R A R TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konuşu ipoteğin tesis edildiği ... İli, ... İlçesi ... ada, ... parsel .... Kal 59-60-82-85-89-92 numaralı laşınmazların, mahkeme kararı ile mülkiyetinin müvekkile ait olduğu sabit olmakla, taşınmazların satışı için, davalı banka tarafından, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takibe girişilmesi sebebiyle, teminatsız ve/veya uygun görülecek bir teminat mukabilinde, tedbiren takibin durdurulmasına yapılacak yargılamanın ardından taşınmazlar üzerine konulmuş ipoteklerin fekkine/ terkinine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/12/2023 tarihli ara kararı ile "..1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin ipotek bedeli üzerinden belirlenen %15 teminat karşılığı kabulü ile;
-İpotek bedelinin %15'ine tekabül eden 525.000,00 TL nakdi teminat yatırılması ya da banka teminat mektubunun (kesin ve süresiz) mahkememize ibraz edilmesi halinde İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında takibin yalnızca iş bu davanın tarafları ile sınırlı kalmak kaydı ile tedbiren durdurulmasına,..." karar verilmiştir. 17/01/2024 tarihli ara karar ile "Davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; eksik harç ikmal edilmeden yargılamaya devam edilmesi ve ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bankanın dava dışı borçlu firmadan yüklü miktarda alacağı mevcut olup, icra takibinin durdurulması müvekkil yönünden telafisi güç zararlara neden olacağını, müvekkili bankanın türk medeni kanunu’nun 1023. ve 3. maddeleri çerçevesinde iyiniyetle aynî hak iktisap etmiş olup, bu kazanımı her halükarda korunması gerektiğini, dava konusu taşınmazların borçlu tarafından hangi tarihte kimden iktisap edildiği, satış bedelinin ödenip ödenmediği gibi hususları müvekkil Bankanın araştırması mümkün olmadığı gibi yasa ve içtihatlar çerçevesinde böyle bir yükümlülüğü de bulunmadığını, müvekkilinin iyiniyetle iktisap ettiği aynî hakkının korunması gerektiğini belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.Davalı vekilli İDM'nin 17/01/2024 tarihli ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddine ilişkin ara kararını istinaf etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 341/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyadi tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir ''kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır'' şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır.İhtiyati tedbirin uygulanması sonucu, karşı tarafın zarar görme tehlikesi bulunduğundan HMK’nın 392. maddesinde tedbire karar verilirken talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. İhtiyati tedbir kararı verilirken tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde, ihtiyati tedbirden dolayı karşı tarafın uğrayacağı zarar için bir teminat alınmasına da karar verilir. (HMK m.391/2-ç, 392) Talep, resmi bir belgeye, başkaca bir kesin delile dayanıyor ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça belirterek teminat alınmamasına da karar verebilir. Davanın niteliği, tapu kaydı, sunulan belge ve deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava taşınmazın aynına yönelik İpoteğin kaldırılması istemine ilişkin olup yerel mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir Davacının iddiasında haklı olup olmadığı yargılama sonunda tüm deliller toplandıktan, incelendikten ve değerlendirildikten sonra ortaya çıkacaktır. Ancak talep ipotek fekki istemli taşınmazın aynına ilişkin olup dava konusu taşınmazın devredilmesi ve elden çıkarılması durumunda ileride telafisi güç ya da imkansız durum ve zararlar ortaya çıkabileceği, verilebilecek hükmün infaz kabiliyetinin de ortadan kalkabileceği ve davacının hak kaybına uğrayabileceği ihtimal dahilindedir. Tüm bu nedenlerle somut olayda HMK'nun 389.maddesi gereğince ihtiyati tedbirin şartları oluştuğundan ve yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve davalının tedbire itirazının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve davalı banka vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine ilişkin 17/01/2024 tarihli ara kararı ve gerekçesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararına yönelik istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2024 tarih 2023/1017 Esas sayılı ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39