Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/2660
2024/1804
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2660
KARAR NO: 2024/1804
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/04/2024
NUMARASI: 2024/334 Esas, 2024/357 Karar
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ... sitesinde dava dışı bir kişiye ait evde kiracı olarak oturmaktayken sözleşme tarihi olan 19/10/2010 tarihinden 5-6 ay kadar önce davalılardan ...'a ait ... sitesi ... blok no:... Beylikdüzü/İstanbul adresindeki taşınmaza taşındığını, halen de bu evde oturmaya devam ettiğini, davalılardan ...'ın diğer davalı kooperatifte bir kaç tane hissesi bulunduğunu, bu hisselerden ... Sitesi ... Blok No:... Beylikdüzü/İst adresindeki bu taşınmaz hissesini davacıya satmayı ve davalı kooperatiften tapuyu alarak müvekkiline devir ve tescil etmeyi teklif ettiğini, davacı ile davalı ... ile davacı arasında 19.10.2010 tarihli ... Sitesi ... Blok No:... Beylikdüzü/İstanbul adresindeki kooperatif taşınmaz hissesinin satış ve mülkiyetinin devri konusunda sözleşme imzalandığını, bu sözleşmesinin imzalanmasına müteakip davacının satın aldığı taşınmaza taşındığını, davalının sözleşme dışında haksız olarak 296.000,00-TL ödeme yapılmasını talep ettiğini, davacının davalıya böyle bir borcu olmadığını, davalı kooperatifin diğer davalıya ait kooperatif taşınmaz hissesinin haricen müvekkiline satışı geçerli olduğundan ve davacının da bu satışı kooperatife bildirdiğinden davalı kooperatifinde dairenin tapusunu müvekkiline devir ve tescil etmesi gerekirken tescilden kaçınması ve taşınmaz tapusunu halen üzerinde tutmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ... Sitesi, Beylikdüzü İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde Bulunan ... Blok Bağımsız Bölüm No:... olarak kayıtlı olan ... Sitesi ... Blok No:... Beylikdüzü İstanbul adresindeki taşınmazın taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... Yapı Kooperatifi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu dairenin müvekkil kooperatif uhdesinde olduğunu, herhangi bir kişiye tahsisli olmadığını, bu kapsamda davacının üyelik hakkını devraldığını iddia ettiği kişinin ve doğal olarak davacının dairede herhangi bir hak sahipliği bulunmadığını, ...'ın dairenin kendisine tahsis edildiğine ilişkin olarak bir belge düzenlemiş olmasının da muhtemel olduğunu ancak ...'ın kooperatifte bir dönem yönetim kurulu yedek üyesi olup kooperatif adına tasarruf ehliyetine sahip olmadığını, davalılardan ...'a dava konusu dairenin tahsis edildiğine ilişkin olduğu iddia edilen belgelerin geçerliliğinin olmadığını dolayısıyla bu belgelerin kooperatifi bağlayacağı söz konusu olmadığını, işbu sebeplerle öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, yargılama neticesinde, davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında 19/10/2010 tarihinde harici taşınmaz satış sözleşmesinin adlı bir belge imzalandığının doğru olduğunu ancak bu belge geçerli ve hukuki sonuç doğuran bir belge olmadığını, davacı taraf sözleşme içerisine uyulmadığını, bahse konu sözleşmenin 3.maddesinde satış bedelinden bakiye kalan 85.000,00 TL iki eşit taksit halinde 42.500,00 TL si 20.10.2011 tarihinde kalan 42.500,00 TL'si de 20.11.2012 tarihinde davacı tarafından davalıya nakden ve defaten ödeneceği denilmekte olup, davacı 2016 yılına geldiği halde bakiye ödemeyi yapmayarak sözleşmedeki şartları ihlal ettiği ve sözleşmenin geçersiz hale geldiği, davacının sözleşmeye uymayarak davalıyı maddi açıdan çok ciddi sıkıntı içine soktuğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin şekil şartlarından yoksun olup geçerli bir taşınmaz satış sözleşmesi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/334 E, 2024/357 K sayılı kararı ile “1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BÜYÜKÇEKMECE NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)” şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Davalılardan Kooperatif tarafından dava konusu dairenin Kooperatif uhdesinde olduğu, herhangi bir kişiye tahsisli olmadığı, davalı ...'ın Kooperatifin üyesi olmasına karşın dava konusu taşınmaza ilişkin bir hak sahipliğinin bulunmadığı, ...'ın dairenin kendisine tahsis edildiğine ilişkin olarak bir belge düzenlemiş olmasının da muhtemel olduğunu iddia ederek davalılardan ...'a dava konusu dairenin tahsis edildiğine ilişkin olduğu iddia edilen belgelerin geçerliliğinin olmadığını dolayısıyla bu belgelerin kooperatifi bağlayacağının söz konusu olmadığı iddia edilerek, işbu sebeplerle öncelikle görevsizlik kararı verilmesi talep edilmişse de davalı Kooperatifin işbu iddiaları tamamen asılsız ve gerçek dışı olduğunu, zira müvekkilinin kendisine satış vaadinde bulunulmuş ve satış iradesiyle fiilen kendisine bırakılmış taşınmazda yıllarca davalı Kooperatifin bilgisi dahilinde oturduğunu, bu durumun taşınmazın müvekkiline satılması hususunun Kooperatifin bilgisi dahilinde olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davalı Kooperatifin uhdesinde bulunan bir taşınmazın ne şekilde kullanıldığından haberdar olmaması ne hayatın olağan akışıyla ne de ticari kaidelerle bağdaştığını, bununla birlikte, müvekkili tarafından dava konusu taşınmaza ve taşınmazın bulunduğu ortak alanlara ilişkin mülkiyet hakkından doğan her türlü vergi, harç, aidat ve ortak alanlara ilişkin sair ödemelerin müvekkili tarafından yapılmış olup davalı Kooperatifce de bu hususun bilindiğini, bu durumun müvekkilin söz konusu dairede harici satış sözleşmesinin imzalanmasından itibaren kiracı sıfatıyla değil, yapılmış olan harici satış sözleşmesine istinaden malik sıfatıyla ikamet ettiğinin açık şekilde ispatı olduğunu, ayrıca davalı Kooperatifin diğer davalı ...'ın kendi bilgisi dışında adına tahsis belgesi olmayan hissesi bulunmadığı Kooperatife ait taşınmaza ilişkin bu şekilde bir tasarrufta bulunduğunu iddia etmesine rağmen davalı ...'ı kooperatif üyeliğinden çıkarmadığını ve çıkarmaya yönelik hiçbir işlem yapmadığını, tek başına bu durum dahi olan her şeyin davalı Kooperatifin bilgisi dahilinde gerçekleştiğinin ve davalılar arasında danışıklı bir ilişki mevcut olduğunun ispatı olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkiline satımı konusunda müvekkil ile diğer davalı ... arasında harici satış sözleşmesi imzalandığı hususunun davalı ... tarafından diğer davalı Kooperatife de bildirilmiş olup geçen süredeki tüm Kooperatif yöneticilerinin bu konuya hakim olduğunu, belirtilen bu hususların da işbu sözleşmenin ve satım işleminin davalı Kooperatifin bilgisi dahilinde gerçekleştiğinin ispatı olduğunu, müvekkilinin iradesi kasten sakatlanarak dava konusu satış sözleşmesini imzalamasının sağlandığını, davalı Kooperatif yöneticilerinin de söz konusu eyleme katıldığını ve en iyi ihtimalle bilgisi dahilinde olan bu satış sözleşmesinin müvekkili tarafından iradesi sakatlanmak suretiyle imzalanmasına göz yumulduğunu, bu sebeple davalı Kooperatifin huzurdaki uyuşmazlığın tarafı olup bilgisi dahilindeki sözleşmeye istinaden tapunun müvekkiline devredilebilmesi için dava konusu taşınmazın tapusunu öncelikle davalı ...'a devretmesi gerekirken, bu devri gerçekleştirmeyerek kötü niyetli olarak müvekkilinin tapusunu almasına engel olduğunu, hal böyle iken, işbu davanın , Kooperatif hissesinin satışı nedeniyle tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğunu ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99.maddesinde kooperatif ile ortakları arasındaki davanın ticari mahiyette sayıldığından, davanın mahiyetine göre davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğunu belirterek görevsizlik kararına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:Tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, harici satış sözleşmesi nedeni ile tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir. Davacı taraf davalılardan ...'ın diğer davalı kooperatifte bir kaç tane hissesi bulunduğunu, bu hisselerden ... Sitesi ... Blok No:... Beylikdüzü/İst adresindeki bu taşınmaz hissesini davacıya satmayı ve davalı kooperatiften tapuyu alarak müvekkiline devir ve tescil etmeyi teklif ettiğini, bunun üzerine davalı ... ile 19.10.2010 tarihli ... Sitesi ... Blok No:... Beylikdüzü/İstanbul adresindeki kooperatif taşınmaz hissesinin satış ve mülkiyetinin devri konusunda sözleşme imzalandığını, bu sözleşmesinin imzalanmasına müteakip davacının satın aldığı taşınmaza taşındığını, davalının sözleşme dışında haksız olarak 296.000,00-TL ödeme yapılmasını talep ettiğini, davacının davalıya böyle bir borcu olmadığını, davalı kooperatifin diğer davalıya ait kooperatif taşınmaz hissesinin haricen davacıya satışının geçerli olduğunu, davacının da bu satışı kooperatife bildirdiğinden davalı kooperatifinde dairenin tapusunu müvekkiline devir ve tescil etmesi gerektiğini belirterek ... Sitesi, Beylikdüzü İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde Bulunan ... Blok Bağımsız Bölüm No:... olarak kayıtlı olan ... Sitesi ... Blok No:... Beylikdüzü İstanbul adresindeki taşınmazın taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini dava ve talep ettiği, davanın yapılan yargılamasında Büyükçekmece 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/393 E, 2017/84 K sayılı kararı ile Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği verilen kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderildiği, Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/950 E, 2020/783 K sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekilince iş bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İstanbul BAM 45.HD’nin 2021/429 E, 2024/273 K sayılı kararı ile “Davaya konu uyuşmazlıkta, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalı kooperatif adına kayıtlı uyuşmazlık konusu olan bağımsız bölümün diğer davalı ile yapılan harici taşınmaz satış sözleşmesi ile devralındığı ve davalı ... 'ın taşınmaz hissesini davacıya satmayı ve kooperatiften tapuyu alarak davacıya devir ve tescil etmeyi teklif ettiği belirtilerek işbu bağımsız bölümün davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesi talep edilmiştir. Her ne kadar, davalı kooperatif vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, davacının üyelik hakkının devraldığı iddia edildiği belirtilmiş ise de , sunulan dava dilekçesinde ve dosya içerisinde yer alan beyan dilekçelerinde davacının, kooperatif üyeliğinin devrine ilişkin herhangi bir talebin ve iddiasının bulunmadığı, tapu iptal ve tescil talebinin davalı ... ile davacı arasında düzenlenen 19.10.2010 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesine dayandığı anlaşılmakla, konu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılan mahkemenin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK'nin 114/1.c ve 115 maddeleri uyarınca davanın usulden reddi yerine yazılı olduğu biçimde işin esası hakkında karar verilmiş olması yerinde değildir.” Şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, kaldırma kararı üzerine Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/334 E, 2024/357 K sayılı kararı ile “1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BÜYÜKÇEKMECE NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE” şeklinde karar verildiği, ve iş bu karara karşı davacı vekilinin istinaf başvuru neticesinde İstanbul BAM 45 HD’nin 2024/1082 E, 2024/972 K sayılı kararı ile dosyanın iş bölümü nedeni ile dairemize gönderildiği anlaşılmıştır. Eldeki davada, davacı taraf kooperatif üyesi davalı ... ile ... Mah., ... Sitesi, ... Blok No:... Beylikdüzü/İstanbul adresindeki taşınmazla ilgili 19/10/2020 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca tapu iptal tescil talebinde bulunmuş olup, İstanbul BAM 45 HD kararında belirtildiği üzere davacı tarafın kooperatif üyeliğinin devrine ilişkin herhangi bir iddia ve talebi bulunmadığı gibi, kooperetif üyeliğinin devri halinde de 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/3 maddesi gereği, devrin kooperatife bildirilmesi ve yönetimin makul sürede yapacağı inceleme sonunda devir alanın ortaklık şartlarını taşıması durumunda bu kişiyi ortaklığa kabul edeceği, buna ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanamadığı, tapu iptal ve tescil talebinin davalı ... ile davacı arasında düzenlenen 19/10/2010 tarih tarihli harici satış sözleşmesine dayandığı anlaşılmakla davaya bakmakla görevli mahkeme Büyükçekmece 4.Asliye Hukuk Mahkemesidir.Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1), 362/1-c bendi uyarınca kesin olmak üzere esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60TL istinaf maktu karar ve ilam harcı yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/(1)-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32