Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2024/2816
2024/1647
11 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/2816
KARAR NO:2024/1647
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:16/05/2024
NUMARASI:2023/65 Esas,Derdest
DAVANIN KONUSU:İş Yeri Satış Sözleşmesinden (Yüklenicinin Temlikinden) Kaynaklanan Tapu İptali Ve Tescil
KARAR TARİHİ:11/09/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:18/09/2024
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dava dosyası incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İ D D İ A: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile davalı ....AŞ arasında İstanbul .... Noterliğinde 25/04/2002 tarih ve ... yevmiye nolu "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesi" akdedildiğini, müvekkili ile davalı ...AŞ arasında ise 21/02/2006 tarihinde akdedilen "İkitelli Ticaret Merkezi İşyeri Satış Sözleşmesi" uyarınca vaziyet planında işyeri olarak gösterilen .... katta bulunan 850 m2, 08 nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından müvekkiline satıldığını, müvekkili tarafından ...'a sözleşmeye istinaden 410.000 Euro bedelin Eylül/2006 itibariyle ödendiğini, davalı...'ın gayrimenkulü 30/04/2006 tarihi itibariyle müvekkiline teslim ettiğini, o tarihten bu yana müvekkili tarafından kullanıldığını, 21/02/2006 tarihinde davalı ..., davalı ... ve müvekkili arasında imzalanan protokolün 4.maddesi ile davalı ...'un, ... müvekkili arasında akdedilen satış vaadi sözleşmesini tanıdığını, müvekkili ile akdedilen sözleşme üzerinden 17 yıl geçmiş olmasına rağmen davalıların hiç bir şekilde anlaşamadıklarını ve bu nedenle müvekkili adına tapu devrinin gerçekleşmediğini açıklanan nedenlerle İstanbul ili, Başakşehir İlçesi,...., ... ada, ... parselde, ... katta bulunan 850 m2, 08 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline, davalıların hisselerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tedbir ve davalıdır şerhi konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ... vekili cevap dilekçelerinde özetle; haksız ve hukuka aykırı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve tedbir talebinin reddine, eksik harcın tamamlattırılmasına, taraf ve aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın usul yönünden reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçelerinde özetle; Bakırköy Asliye 6. Ticaret Mahkemesinin 2022/20 E. Sayılı dosyası ve bu dosyada birleşen davaların bekletici mesele sayılmasına; davacının tedbir talebi konusunu mahkemenin takdirine bıraktığını, davacının dava açmakta haklı olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Davalı kooperatif vekili 13/03/2024 tarihli dilekçe ile kooperatife ait taşınmaza konulan 05/04/2023 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına ve tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiş, ...'ce 16/05/2024 tarihli celse ara kararı ile davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itiraz talebinin kabulü ile mahkememizce verilen tedbirin kaldırılmasına karar verilmiş ve gerekçeli ara kararı yazılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ...'ce 24/01/2023 tarihli tensip ara kararı ile teminat karşılığı ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, davalının tedbirin kaldırılmasını talep ettiğini, ...'ce ihtiyati tedbirin kaldırılması talebini reddettiğini, davalının kararı istinaf etmesi üzerine İstanbul BAM'ın ihtiyati tedbir kararını haklı bularak istinaf talebinin reddine karar verdiğini, dosyada hiçbir değişiklik yokken ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığını, ihtiyati tedbir kararının hiçbir değişiklik yokken ilgili bam kararından kısa süre sonra kaldırılması kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, fiilen kullanılan, sözleşme gereği tamamlanarak teslim edilmiş gayrimenkuller hakkında yapılan adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin geçerli olduğu yargıtay'ın kabulünde olduğunu, gayrimenkul üzerinde kat irtifakının kurulmamış olması, kat mülkiyetinin kurulmamış olması, ihtiyati tedbir kararının koruyuculuğuna ilişkin durumu değiştirmeyeceğini, öte yandan mahkemeler nezdinde kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmamış binlerce örnekte davacının menfaatlerinin korunması için ihtiyati tedbire karar verildiğini, açıklanan nedenlerle davalı kooperatifin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesindeki talep esas alınarak dört celse sonra verilen, Bölge Adliye Mahkemesinin uygun bulma kararından kısa süre sonra şartlar değişmeksizin kurulan, müvekkili korumasız bırakan, mahkemenin önceki kararları ve bam'ın aynı konudaki diğer kararlarıyla uyumsuz ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etiğini, açıklanan nedenlerle İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.04.2024 tarihli ve 2023/65 Esas sayılı ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin ara kararının istinafen incelenerek kaldırılmasına, İstanbul ili, Başakşehir İlçesi, ... Mevkii ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına dava sonuçlanınca kadar üçüncü kişilere satış, devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla davalıdır şerhi ve ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Tapu kaydı, davalılar arasında akdedilen düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesi, protokol, iş yeri satış sözleşmesi, Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mah. 2011/560 esas, 2021/455 karar sayılı kararı, delil listeleri sunulan ve toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, iş yeri satış sözleşmesinden (yüklenicinin temlikinden) kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili ...'nin 16/05/2024 tarihli davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itiraz talebinin kabulü ile mahkememizce verilen tedbirin kaldırılmasına ilişkin ara kararını istinaf etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 341/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyadi tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir ''kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır'' şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. 6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir. İhtiyati tedbir kararının kapsamı belirlenirken iki tarafın hak ve yarar dengesinin gözetilmesi gerekir.Doğaldır ki davacının iddiasında haklı olup olmadığı yargılama sonunda tüm taraf delilleri toplandıktan, incelendikten ve değerlendirildikten sonra ortaya çıkacaktır. Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan iş yeri satış sözleşmesinden (yüklenicinin temlikinden) kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemli iş bu davada uyuşmazlık taşınmazın aynına ilişkin olup taşınmazın davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunduğu sabittir. Davalı arsa maliki kooperatif ile diğer davalı yüklenici satıcı ... AŞ.arasında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesi akdedildiği, davacı alıcı şirket ile davalı yüklenici satıcı ...AŞ. arasında da işyeri satış sözleşmesi imzalandığı sunulan belge ve kayıtlardan anlaşılmaktadır. Davalı yüklenici şirket ... AŞ.diğer davalı kooperatif ile imzaladığı inşaat sözleşmesi gereğince kendisine (müteahhide) ait olacağı kararlaştırılan iş yerlerinden olan dava konusu taşınmazı 21/02/2006 tarihli iş yeri satış sözleşmesi ile davacıya satmıştır. Davacı satış bedelini ödediğini, edimlerini yerine getirdiğini ve taşınmazı teslim aldığını iddia etmiştir. Davalılar arasında Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/560 esas sayılı dosyası ile karşılıklı davacı-davalı oldukları, asıl ve birleşen tazminat, tapu iptal ve tescil davaları açılmış olup 2021/455 karar sayılı karar ile tazminat ve tapu iptal ve tescil istemleri hakkında karar verilmiş, taşınmazda davalı kooperatif adına olan hissesinin tapusunun iptali ile davacı ...AŞ.adına tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır....'ce 24/01/2023 tarihli tensip ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin % 15 teminat ile kabulüne karar verildiği, davalı kooperatif vekilince ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının talep edildiği, itirazın duruşmalı yapılan incelemesi sonucunda 05/04/2023 tarihli celse ara kararı ile davalı vekilinin tedbir kaldırılması yönündeki talebinin reddine karar verildiği, davalı kooperatif vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dairemizce yapılan istinaf incelemesinde 05/10/2023 tarih ve 2023/3036 esas, 2023/2219 karar sayılı karar ile davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği sabittir. Taşınmaz arsa niteliği ile davalı kooperatif adına tapuda kayıtlı olup taşınmaz üzerinde bodrum, zemin ve 3 normal kattan oluşan yapı bulunduğu, tapu kaydı, bilirkişi raporu ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Somut olayda uyuşmazlığın 30/09/1988 tarihli ve 2/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararının kapsamında kalıp kalmadığı, uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilip tartışılması gerekecektir. Sözleşmeye ve davaya konu taşınmazın davalılar tarafından satılması, devri ve temliki halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zararda doğabileceği davacının hak kaybına uğrayabileceği gözetilerek tarafların hak ve yarar dengesi ve ihtiyati tedbirin amacı birlikte düşünüldüğünde ihtiyati tedbirin şartları ve yaklaşık ispat gerçekleştiğinden davacının ihtiyati tedbir talebinin % 15 teminat karşılığında kabulüne ve davalı kooperatifin ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu aşamada mevcut deliller ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ...'nin tedbirin kaldırılmasına ilişkin ara kararı ve gerekçesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Davalı kooperatif vekilinin ileri sürdüğü savunmalar uyuşmazlığın esasına ilişkin olup nihai kararda değerlendirilip tartışılacak ve karara bağlanacak hususlara ilişkindir. Davacı vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmekle kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ...'nin 16/05/2024 tarihli davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itiraz talebinin kabulü ile mahkememizce verilen tedbirin kaldırılmasına ilişkin ara kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin dava değerinin % 15 'i oranında teminat karşılığı kabulüne, dava konusu taşınmazın davalılar adına tapuda kayıtlı olmak kaydıyla dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere satış ve devrinin önlenmesi amacıyla tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, teminat ve ihtiyati tedbir icrasının ...'ce yerine getirilmesine karar verilmesi gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/05/2024 tarih, 2023/65 esas sayılı davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itiraz talebinin kabulü ile mahkememizce verilen tedbirin kaldırılmasına ilişkin ara kararının KALDIRILMASINA, 3-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin dava değerinin % 15'i oranında teminat karşılığı kabulüne, dava konusu İstanbul ili Başakşehir İlçesi, ... Mevkii ... ada, ... parsel ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydına davalılar adına tapuda kayıtlı olmak kaydıyla dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere satış ve devrinin önlenmesi amacıyla İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, teminat yatırıldığında gereği için ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, 4-Teminat ve ihtiyati tedbire ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,5-Davacı tarafından yatırılan istinaf maktu peşin harcının istem halinde iadesine,6-Davacı tarafından yapılan istinaf masraflarının ilk derece mahkemesi tarafından verilecek kararda değerlendirilmesine ve hükme bağlanmasına, 7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32