SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 7. HD 2023/4063 E. 2024/1212 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/4063

Karar No

2024/1212

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/4063

KARAR NO: 2024/1212

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/05/2023

NUMARASI: 2022/245 Esas- 2023/501 Karar

DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)

KARAR TARİHİ: 06/06/2024

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; somut olayda müvekkili şirketin dava dışı ...şirketleri ile birlikte davaya konu taşınmazı satın almak ve üzerine inşaat yapmak hususunda anlaşmışlar ve birlikte bir adi ortaklık kurmuş olduklarını, adi ortaklık sözleşmesinde ortakların her birinin 1/3 oranında hissedar olduğunun kararlaştırılmış olduğunu, tapuda konu olan taşınmazın ada numarası 542 olarak görülmekte iken adi ortaklık sözleşmesine hata ile 540 ada olarak yazılmış olduğunu, adi ortaklığın taşınmaz bedelini ödemek için ... ile sözleşme imzalamış ve arsa bedelinin adi ortaklığın bu banka nezdindeki hesaplarından ödenmiş olduğunu, ancak arsa alımındaki aciliyet sebebi ile taşınmazın tapusunun adi ortaklık ya da ortak şirketler adına değil de her bir şirketin göstereceği birer gerçek kişi adına alınmasının kararlaştırıldığını, bu çerçevede müvekkili şirketin nam ve hesabına taşınmazın 1/3 hissesinin davalı ... adına, diğer şirketlerin hisselerinin de ... adlarına alınmasına karar verildiğini, dava konusu arsanın satın alındığı 2005 yılında müvekkili şirket ortakları olan ..., davalı ..., ... ve ...'in kendi şahısları nam ve hesabına yürüttüğü hiçbir şahsi inşaat işi olmadığı gibi, ortaklar arasında herhangi bir sorun da bulunmamakta olduğunu, davalının sadece müvekkili şirkete değil daha birçok şirkete diğer kardeşleri ile ortak olduğunu, bu sebeple diğer kardeşlerin ortak olan davalıya sonsuz güveninin söz konusu olduğunu, kardeşlerinin davalıya güvenleri sonucu 1/3 parası müvekkili şirket tarafından ödenen arsanın 1/3 hissesinin davalı ... adına tescil edilmesinde herhangi bir mahzur görmediklerini, her ne kadar konu olan arsa adi ortaklık tarafından alınmışsa da arsa üzerine inşaata başlanamamış, konu olan arsanın adi ortaklığı oluşturan şirketler üzerine alınmayarak davalı ...'in de aralarında bulunduğı gerçek kişiler üzerinde kalmaya devam etmiş olduğunu, ancak son yıllarda müvekkili şirketin davalının da aralarında bulunduğu ortakları arasında anlaşmazlıklar yaşanmaya başlamış, bunun üzerine davalının konu olan arsanın 1/3 ü müvekkili şirkete ait iken bunu inkar etmeye başlamış ve tapuyu müvekkili şirkete devretmekten imtina etmiş olduğunu belirtmişler ve de sonuç ve istem olarak da açıklanan sebepler ile davaya konu ... İlçesi, ... Ada, ... Parselde yeralan taşınmazın tapuda davalı adına olan 1/3 hissesinin iptali ile müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin dava konusu parselin gerçek sahibi ve maliki olduğunu, İlgili parselin inançlı temlik ile Müvekkili adına tescil edilmeyip, gerçek malik sıfatı ile satın alınmış, edinilmiş ve kendi öz mülkü olarak yıllardır da tapuda adına tescilli olduğunu, bu sebeple davacının yazılı bir inanç sözleşmesi, inançlı temlik sözleşmesi ibra edememesi halinde davanın reddi gerekeceğini, Yargıtay'ın bu konuda yazılı delil ile ispatı şart koştuğunu, davacının satın alım tarihinde müvekkilinin ticari bir faaliyeti olmadığı iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin bu taşınmazı almadan evvel Florya semtinde 87 dairelik bir inşaat yaparak çok ciddi paralar kazanmış olduğunu, davacı şirketin dava konusu gayrimenkulde Bakırköy ... Noterliğinin 11.06.2012 tarih ve ... yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ilen tanımlanan davalının kendi uhdesine düşen hisselerin 3/300 (yani 1/100) kadarlık kısmı bakımından mülkiyet iddiası olabileceğini, ancak davacı şirket ve diğer ortak şirketlerin müvekkilinin şahsi alacaklarını ödemediği için iş bu 6 1 lik hisseyi de devir ve temlik etmediklerini, müvekkili ile davacı şirket arasında emaneten verilen bir tapu ilişkisi olsa idi böyle sadece 96 1 lik kısım için satış vaadi yapılmasının söz konusu olmayacağını, yine bu satış vaadi için davacının bedel ödemek zorunda kalmaz, bedelsiz veya göstermelik cüzi bir bedelin söz konusu olacağını, aksiz durumun hayatın olağan akışına aykırı olacağını, davacının adi ortaklık sözleşmesinde parsel numarasının sehven 542 yerine 549 şeklinde hatalı yazıldığı iddiasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın başka bir parselde gerçekleşmeyen ortaklığı bu parsele uyarlama çabası içinde olduğunu, davacının ihtiyati tedbir talebinin ve buna yönelik beyanlarının da kabul edilebilir olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olması durumunda konu olan taşınmazı çoktan elinden çıkarıp satmış olacağını, müvekkilinin konu olan taşınmazın gerçek maliki olduğundan bu gibi yollara tevessül etmediğini, davacı şirketin bir sermaye şirketi olmakla tacir olduğunu, TTK da öngörülen basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün mevcut olduğunu, dava konusu taşınmaz gerçekte davacıya ait olsa idi ve müvekkili üzerine emaneten verilmiş olsa idi, davacının tutup da müvekkilinden Noter satış vaadi ile hem de bedel mukabili 96 1 lik hisse almaya tenezzül etmeyeceğini, taşınmazın tamamını bedel ödemeden alacağını belirtmişler ve de netice ve talep olarak da açıklanan sebepler ile haksız ve kötü niyetli davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Yerel mahkemece 25/05/2023 tarihli karar ile "...dava konusu taşınmazın dava konusu 1/3 hissesinin davalı/...'e “Namı Müstearlı” olarak devredilmiş olduğu hususu dava dosyası içeriğinden ve özellikle taraflar arasında imzalanmış protokolden anlaşıldığından, davacının talebi gibi, dava konusu 1/3 hissenin davalı/... adına olan tapudaki mülkiyet kaydının, (Mülkiyet hakkı tescilinin) iptal edilerek davacı/... Şirketi adına mülkiyet kaydının (mülkiyet hakkı tescilinin) yapılması gerektiği davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, 1-Davanın KABULÜ ile ;... İli,... İlçesi,... Mahallesi ... Pafta,... Ada 2 nolu parsel3ha 9630 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 1/3 hissesinin davalı adına olan kaydın İPTALİ ile,davacı adına tapuya KAYIT VE TESCİLİNE, 2-İİK'nın 28. Maddesi uyarınca hüküm özetinin Bakırköy Tapu Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE" şeklinde karar verilmiştir.YEREL MAHKEMECE 09/06/2023 TARİHLİ TASHİH ŞERHİ İLE ;"Davanın, kısa kararın 1 no'lu bendinde, 1-Davanın KABULÜ ile ;... İli,... İlçesi,... Mahallesi ... Pafta,... Ada ... nolu parsel 9630 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 1/3 hissesinin davalı adına olan kaydın İPTALİ ile,davacı adına tapuya KAYIT VE TESCİLİNE, şeklinde karar verilmiş ise de, Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 26/05/2023 tarihi dilekçesi ile dosyanın tetkikinde;Mahkememizce verilen hükmün 1 nolu bendinde ; ada bilgilerinin sehven yazıldığı anlaşılmıştır.Belirtilen durumun HMK'nın 304'ncü maddesinde yer alan "...diğer benzeri açık hatalar" dan olduğu ve madde kapsamında kalıp Mahkemece re'sen düzeltilebileceği anlaşıldığından,Mahkememizce verilen hükmün 1 nolu bendinin ;'' 1-Davanın KABULÜ ile ;... İli,... İlçesi,... Mahallesi ... Pafta, 540Ad ... nolu parsel 9630 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 1/3 hissesinin davalı adına olan kaydın İPTALİ ile,davacı adına tapuya KAYIT VE TESCİLİNE'' şeklinde düzeltilmiştir. YEREL MAHKEMECE 23/11/2023 TARİHLİ EK KARAR İLE;-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun muhtıraya rağmen bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması gereken istinaf karar harcı yatırılmadığından İSTİNAF BAŞVURUSUNUN YAPILMAMIŞ SAYILMASINA" şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme dosyasında tafsilatlı olarak belirttiğimiz beyanları ve sunduğu deliller kapsamında hayattaki tüm maddi kazanımlarını şirketlerine yatırmış olan müvekkilinin; hissedarı bulunduğu davacı şirketin ve diğer şirketlerinin Yönetim Kurulu başkanı ve hakim ortağı olan kardeşi ...'in haksız ve kötü niyetli uygulamaları sebebiyle şirketlerden dışlandığını, kardeşi tarafından şirketlerin mal varlığı deyim yerindeyse buharlaştırılmış, üstüne üstlük kardeşi tarafından müvekkil yurt dışındayken hiçbir geçerli ticari evraka ve alacağa dayanmayan örnek:7 ilamsız takip ile emekli maaşına kadar haczedildiğini, bilahare bu hacizler tarafınca kaldırıldığını, tüm edinimleri ortak şirketlerindeki hisselerinde toplanan müvekkilininin adli yardım kararı dışında yasal haklarını, anayasa ile korunun hak arama hürriyetini elde etmesi mümkün olmadığını, kendisi, işbu istinaf karar harcını, nispi harcı ödeme imkan ve ihtimaline sahip olmadığını, yerel mahkemece kabul edilmesi gereken adli yardım talebi reddedildiğini, aynı doğrultudan olarak, istinaf Mahkemeniz heyetince de öncelikle bu adli yardım talebinin değerlendirilip kabulünü karar verilmesini, yerel mahkeme kararı usul ve esas bakımından hukuka aykırı olduğunu, savunma ve delillerinin yargılama aşamasında hiç dikkate alınmadığını, davanın konusunun hukuki nitelemesi gerek bilirkişiler gerekse Yerel Mahkeme tarafından yanlış yapıldığını, tapunun iptali yerine bedele dönüşebileceği hukuken irdelenmediğini, dosyaya sunduğu dava konusu gayrimenkulün küçük bir hissesi hakkında taraflar arasında tapunun müvekkil tarafından edinildiği tarihten sonraki bir tarihte satış vaadi verilmiş olması da işbu davanın haksız ve kötü niyetli olduğunun net bir göstergesi olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkil bakımından mümkünse tüm yargılama masrafları ve harçlar yönünden; bu mümkün değilse sadece nispi karar harcı/nispi istinaf başvuru karar harcı yönünden adli yardım kararı verilmesine, neticeten, usul ve yasaya aykırı verilen Yerel Mahkeme nihai gerekçeli kararının ve istinaf başvurusuna ilişkin değerlendirme kararlarının istinafen kaldırılmasını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.

DOSYADA YER ALAN DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:Dava , nam-ı müstear hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Dairemizin 12/10/2023 tarih 2023/2535 Esas 2023/2348 Karar sayılı ilamı ile; ".... istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili tarafından hükmolunan 9.563.400,00TL nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü olan 2.390.850‬,00TL istinaf nispi karar harcı yatırılması ve eksikliğin tamamlanması için davalı davalı ... vekiline muhtarının tebliğe çıkartıldığı, muhtıranın 25/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği, muhtıraya rağmen istinaf harçlarının tamamlanmadığı görülmüştür. Yerel mahkemece çıkarılan muhtıra gereğince istinaf başvurusu yönünden istinaf değerlendirme kararı yazılmadığı anlaşılmakla, istinaf değerlendirme kararının düzenlenerek davalı ... Hamzaoğlu vekiline tebliği ile sürenin beklenmesi, HMK 344/1. maddesinde gösterilen emredici düzenlemenin usule uygun şekilde uygulanması, sonrasında gerekirse dava dosyasının istinaf kanun yolu başvurusunun incelenmek üzere dairemize gönderilmesi gerektiği, istinaf başvuru şartlarının yerine getirilmediği tespit edilmekle HMK'nun 352/1. maddesi uyarınca dava dosyasının mahalline geri çevrilmesine..." karar verilmiştir. İDM 'ce 23/11/2023 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararında ; "...Mahkememizden verilen 25/05/2023 tarih 2022/245 Esas 2023/501 sayılı karar hakkında Davalı ... vekili tarafından 13/06/2023 tarihli dilekçesi ile istinaf yoluna başvurulmuş ise de, istinaf defterine kayıt yapılan dilekçenin istinaf karar harcının eksik yatırıldığı ve istinaf avansının yatırılmadığı, yatırılması gereken istinaf karar ve avans hususunda Mahkememizin 20/06/2023 tarihli muhtırasının davalı vekiline 25/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren muhtıra gereği bir haftalık kesin süre içerisinde istinaf avansının yatırıldığı ancak istinaf karar harcının yatırılmadığı, davalı vekili tarafından sunulan 20/06/2023 tarihli dilekçesi ile de müvekkili hakkında adli yardım talebinde bulunduğu görülmekle dosyanın o haliyle istinaf incelemesine gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesinin 12/10/2023 tarih 2023/2535 Esas 2023/2348 Karar sayılı ilamı ile dosyanın geri çevrildiği gözetilerek; Davalı vekili tarafından yatırılması gereken istinaf karar harcının yatırılmaması sebebiyle, HMK'nun 344/1.maddesi uyarınca davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği.." anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İDM 'nin 23/11/2023 tarihli ek karara yönelik istinaf talebinde bulunduğu, öncelikle adli yardım talebinin değerlendirilip kabulüne karar verilmesini, yerel mahkeme kararı usul ve esas bakımından hukuka aykırı olduğunu, savunma ve delillerinin yargılama aşamasında hiç dikkate alınmadığını, davalının tüm yargılama masrafları ve harçlar yönünden; bu mümkün değilse sadece nispi karar harcı/nispi istinaf başvuru karar harcı yönünden adli yardım kararı verilmesini, kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.Dairemizce 07/05/2024 tarihli ara karar ile davalının adli yardım talebinin reddine karar verildiği, itiraz üzerine BAM 8.Hukuk Dairesine gönderildiği, BAM 8.Hukuk Dairesi tarafından... Tarihli ara karar ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. HMK 341 ve devamı maddelerinde istinaf kanun yolu düzenlenmiş olup HMK 344 maddesinde istinaf harç ve giderlerinin yatırılması düzenlenmiştir. Buna göre istinaf dilekçesi verilirken istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderlerin ödeneceği, bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu durumlarda mahkemece verilecek 1 hafta kesin süre içerisinde tamamlanması aksi durumda başvurudan vazgeçmiş sayılacağının başvurucuya yazılı olarak bildirileceği, bu karar karşı istinaf yoluna başvurulması halinde HMK 346/2 maddesinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Buna göre, istinaf başvurusunun reddi kararına karşı 1 haftalık süre içeresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğunda ve gerekli giderler yatırıldığında istinaf incelemesinin yapılacağı düzenlenmiştir.Somut olayda, davalının adli yardım talebi dairemizce ret edilmiş olup ve ret kararı itiraz üzerine incelenerek bu itiraz da ret edilmiş olmakla adli yardım talebinin reddine yönelik verilen karar kesinleşmiştir. Bu durumda davalının istinaf başvuru harç ve giderlerini ödemekle yükümlüdür. Davalı tarafça istinaf harç ve giderleri yatırılmadığından İDM'ce verilen istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin karar istinaf edilirken istinaf başvuru harç ve giderleri maktu yatırıldığı ve yeniden adli yardım talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamı incelendiğinde, davacı tarafın mevcut şartların değiştiği yönünde beyanı bulunmadığı gibi bu yönde delil ve belge ibraz etmediği anlaşılmakla 29/11/2023 tarihli istinaf dilekçesindeki adli yardım talebinin de yerinde olmadığı kanaatine varılmış olmakla, davalı tarafça istinaf harç ve giderleri yatırılmadığından İDM'ce verilen istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun HMK 344 ve HMK 346/2 maddesi kapsamında usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenler, davalı vekilinin isitinaf başvurusunun HMK 344 maddesindeki şartlar yerine getirilmediğinden usulden reddine, temyiz yasa yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanaatine kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,2-Davalı vekilinin tarafından yatırılan istinaf maktu karar harcının istem halinde davalıya iadesine,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. bendi ile aynı Kanun'un 361 ve 362. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülen(SatınTapuusuldenkonusutaraflarınmahkemecetarihliAlmayaİptalisayılmasına"özetisavunmalarınıngönderilmesine"Dayalı)kararistinafderecetashihistanbulVetescilineyereliptalibaşvurusunundosyadakayıtkararınındelillerşerhiileriTescilyapılmamışkabulüiddianumarasımahkemesitesciline''

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim