İstanbul BAM 7. HD 2023/2199 E. 2023/2080 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
bam
2023/2199
2023/2080
22 Eylül 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2199
KARAR NO: 2023/2080
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/02/2023
NUMARASI: 2023/79 Esas, 2023/124 Karar
DAVANIN KONUSU: İpoteğin Davalı Adından İptali ile Davacı Adına Tescili, Olmadığı Taktirde Yapılan Ödemelerin İadesi
KARAR TARİHİ: 22/09/2023
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dava dosyası incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İ D D İ A: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında İpoteğin Temliki Protokolü akdedildiğini, davalı bankanın, kredi borçlusu ... Pazarlama A.Ş.'den olan alacaklarının bir kısmından, dava konusu protokol sayesinde kurtulacağını, petrol dağıtım işi yapan müvekkilinin ise protokol sayesinde bir petrol istasyonunun üzerindeki önemli bir hakkı elde edeceğini, davalı bankanın, eksik olduğu veya geç yatırıldığı itirazında bulunmaksızın 9.741.573,00 TL'ye dair, müvekkili ile blokaj-muvafakat sözleşmesi imzaladığını ve aylık kar paylarını almaya başladığını, davalı bankanın, temlik protokolünün ifa aracı olarak belirlenen 20.000,000,00 TL yerine 9.741.573,00 TL yatırılmasına, para yatırıldıktan sonra imzalanan blokaj-muvafakat sözleşmesi imzalamaktan kaçınabileceğini veya parayı geç yatırdınız, protokol hükümsüz kaldı itirazında bulunabileceğini, bunu yapmayan bankanın sonradan protokol hükümsüzdür demesinin MK 2'deki dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, müvekkilinin hesabına 9.741.573,00 TL yatırıldıktan sonra müvekkilinin imzaladığı blokaj-muvafakatname metnine göre yapılan kar payı kesintilerinin, protokolde temlik bedelinin ödeme aracı olarak oluşturulduğunu, davalı bankanın 9.741.573,00 TL'nin müvekkilinin hesabına transferini geciktirdiğini, davalı bankanın satış işlemlerine başlamasına rağmen, bu durumu müvekkilinden gizlediğini, müvekkiline pürüzleri aşacağız yönünde güven verdiğini, davalı bankanın bir taraftan satış işlemlerine devam ederken diğer taraftan da protokolden faydalanmaya devam ettiğini, davalı bankanın, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından satış işlemlerine 2021 yılının sonunda tekrar başladığını, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasından, Anamur İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasına gönderilen 13/01/2023 tarihli taşınmazın satılarak paraya çevrilmesi yönünde talimat yazıldığını, gabinin objektif ve subjektif koşullarının oluştuğunu, kar paylarını 30/05/2022 tarihine kadar kesmeye devam ederek protokolün semerelerini elde etmeye devam eden bankanın sonradan 20.000.000,00 TL yatırmadın, taksitlerin bir kısmını geç ve eksik yatırdın gibi sebeplerle protokolün hükümsüz kaldığını ifade etmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, fesih ve protokolün hükümsüz kaldığı ifadesinin kötü niyetli ve geçersiz olduğunu, ipoteğim temliki protokolünün ayakta olduğunu, temliki için protokol yapılan ipoteğin, Mersin İli, Anamur İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, Akaryakıt Satış Binası ve Arsası nitelikli taşınmaz üzerindeki 1. dereceden ipotek olduğunu, kar payları kesintilerinin, protokolün ödeme aracı olduğunu, davalı bankanın elinde, ...'in borçları için başkaca ipoteklerin de olduğunu, kar payı oranlarının, piyasa şartlarına uygun olarak belirlenmediğini, özellikle Şubat 2021 tarihinden itibaren kar payları oranında adaletsizlik yapıldığını, sadece katılım bankalarından örnekseme yapıldığını, faiz bankalarından yapılmamasının hatalı olduğunu, müvekkilinin, protokolde mücbir sebep olarak kabul edilen pandemi sürecinin ekonomik şartlarına rağmen, yine protokolde muhtemel mücbir sebep olarak öngörülen EPDK üzerinden şirketin yaşadığı ciddi sorunlara, ciddi nakit sorunlarına rağmen ipoteğin temliki protokolü gereğince kar payı kesinti yapılması muvafakatinden vazgeçmediğini, protokole sadık kaldığını, satış işlemlerinin, satışın ilanı ve tebliği aşamasında olduğunu, satış işlemleri durdurulmazsa müvekkilinin ciddi mağdur olacağını iddia ve beyan ederek, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... İFlas sayılı dosyasındaki satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, davanın kabulü ile dava konusu ipoteğin temlik protokolünün ayakta ve cari olduğunun kabulüne, temlik bedelinin tamamının müvekkili tarafından ödendiğinin kabulüne, mahkememiz aksi görüşteyse, davalı bankanın diğer müşterilerine uyguladığı kar paylarının ve diğer bankaların uyguladığı faiz oranlarının bilirkişi marifetiyle raporlandırılması sonucunda temlik bedelinde eksik ödeme olduğuna kanaat edilirse eksik kısmın müvekkilince depo edilmesine, Mersin İli, Anamur İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, Akaryakıt Satış Binası ve Arsası nitelikli taşınmaz üzerindeki davalı bankanın 1.dereceden 4.000.000,00 TL bedelli ipoteğinin davalı adından iptali ile müvekkili adına tesciline, mahkememiz farklı görüşteyse müvekkilinin, davalı bankaya yaptığı ödemelerin, paranın o günlerdeki alım gücünün şimdiki alım gücüne farklı ekonomik enstrumanlar baz alınarak uyarlanmak suretiyle veya bu dahi uygun görülmezse ticari faiz uygulanılarak, müvekkilinin ekonomik zarara uğramamasını temin edecek şekilde tazmin edilerek yapılan ödemelerin iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Yerel mahkemece "...Eldeki davada, talebin niteliğine göre, HMK 12/1 maddesi gereğince kesin yetkiye tabi olduğu ve Mersin İli, Anamur İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, Akaryakıt Satış Binası ve Arsası nitelikli taşınmazın yer yetki çevresi dikkate alındığında Mersin Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla ve kesin yetkinin de kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen nazara alınmakla mahkememizin yetkisizliği nedeni ile 6100 sayılı HK 12,114/1-ç ve 115/2 maddesi uyarınca kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle; 1-Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle ...nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE, dosyasının görevli ve yetkili MERSİN NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın 24.07.2020 tarihli protokole dayanarak açıldığı açık olup protokol'ün 8.maddesi ile taraflar aralarında ihtilaf vukuunda İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkeme ve İcra Daireleri'nin yetkili olduğu hüküm altına alındığını, dava konusu protokol gereği taraflar sözleşme ile yetkili mahkemeyi belirlediklerinden, protokol kapsamındaki uyuşmazlıklarda İstanbul Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, açıklanan nedenlerle İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/79 Esas ve 2023/124 Karar Sayılı, 21.03.2023 tarihli kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Tapu kaydı, protokol ve ekleri, delil listeleri sunulan ve toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ipoteğin davalı adından iptali ile davacı adına tescili, olmadığı taktirde yapılan ödemelerin iadesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık taşınmazın aynına ilişkin olup HMK 12/1 maddesine göre “Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.” düzenlemesi yer almaktadır. Eldeki davada, ipoteğin davalı adından iptali ile davacı adına tescili istemine konu taşınmaz Mersin İli, Anamur İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel sayılı Akaryakıt Satış Binası ve arsası nitelikli taşınmaz olup taşınmazın bulunduğu yer dikkate alındığında Mersin Asliye Ticaret Mahkemelerinin kesin yetkili olduğu sabittir. Kesin yetki kamu düzenine ilişkin olup resen dikkate alınması zorunludur. Ayırca kesin yetki durumunda yetki sözleşmesi yapılamaz. Nitekim 6100 sayılı HMK'nun 18.maddesinde "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Açıklanan nedenlerle İDM kararı ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup doğru görülmekle davalı vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, icra satış dosyasının veya satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2023 tarih, 2023/79 esas 2023/124 karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İcra satış dosyasının veya satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine, 3-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf maktu ret karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile arta kalan 89,95TL harcın davalıdan tahsiline, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/09/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:04:46