İstanbul BAM 57. HD 2024/765 E. 2024/908 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
bam
2024/765
2024/908
5 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
57. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/765
KARAR NO: 2024/908
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/03/2024
NUMARASI: 2023/823 Esas, 2024/256 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
KARAR Taraflar arasındaki davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafça, 2015 yılında dava dışı ...'den satın alınan dava konusu traktörün, satın alındığı tarihten itibaren çeşitli arızalar yaşadığı, normalin üzerinde bir sesle çalıştığı, satıcının malı teslimle yükümlü olduğu gibi belirtilen niteliklerde ve ayıpsız olarak teslim etmekle de yükümlü olduğu; müvekkil şirketin işbu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek davacının mağduriyetine sebep olduğu, traktör için birtakım masrafların yapıldığı, ayrıca traktörün arızalı olması sebebiyle kullanılmadığı dönemler bakımından kâr kaybının mevcut olduğunu belirterek, haklı davalarının talepleri gibi kabulünü, dava konusu traktörün ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesini, traktörün tamiri için yapılan 85.000,00 TL'nin her bir tamir için ayrı olarak tamir tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesini, davacının traktörünü arıza sebebiyle kullanamamasından kaynaklanan 20.000,00TL kar kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava konusunda davacının aktif husumetinin irdelenmesine ve rehinli traktör için muvafakat sağlanması üzere bankaya müzekkere yazılmasını ve bu hususta davacıya kesin süre verilmesinı, verilen kesin süre içerisinde muvafakat sağlanmaz ise davanın usulden reddini, davacının muayene ve ayıp ihbar külfetini satıcıya karşı yerine getirmeyip haklarının hak düşürücü süre ile malul olmasına katlandığının tespitini, davacının aktif husumet ehliyetinin incelenmesini, davaya konu traktör kredili olduğundan ve iade edilemeyeceğinden davanın reddini, müvekkilinin satıcı olmaması dolayısıyla TBK'da satıcıya atfedilen hususlardan sorumlu olmayacağından, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddini, davacının satın aldığı traktörün üretim itibariyle ayıpsız olduğunun tespitini, mahkeme aksi kanaatte ise TBK m. 227/4'teki "onarım" ihtimalinin değerlendirilmesini, mahkemece ayıpsız bir benzeri ile değişim ve "bedel indirimi" ihtimali değerlendirilecek ise TBK m. 229'a göre davacının elde ettiği menfaatin müvekkiline iadesini, davacının ispata elverişli hiçbir evrak sunamadığı hususu da dikkate alınarak tümüyle asılsız ve gerçek dışı olan reddini, davanın herhalükarda bir bütün olarak usul ve esastan reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "1-Davanın görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli mahkemenin BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİ gönderilmesine," karar verilmiş olup, bu karara karşı davacı vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafça ikame edilen huzurdaki uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu m. 4 hükmü anlamında bir ticari dava bulunmadığında, söz gelimi uyuşmazlığın ilgili hükümde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığını, bununla birlikte dava konusu olayın her iki tarafın ticari işletmesini de ilgilendirmediğini, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına giren bir uyuşmazlık söz konusu olmadığında duraksama bulunmadığını, huzurdaki uyuşmazlığın Tüketici Mahkemelerinin de görev alanına girdiğini, istinaf başvurusuna konu dava Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiğini belirterek, istinaf başvurusunun kabulü ile Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.03.2024 Tarih ve 2023/823 E., 2024/256 K. sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Değerlendirme:Dava, ayıplı araç satışından kaynaklanan tazminat davasıdır. Mahkemece ''6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri somut olayla birlikte değerlendirildiğinde, satın alınan traktörün ayıplı çıktığı iddiası ile ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve tamir masrafları ve kar kaybına yönelik zararın tahsili istemine yönelik davada davacının çiftçi gerçek kişi olduğu, ticari veya mesleki amaçlarla hareket etmemesi nedeniyle anılan yasanın 3/1-k maddesine göre tüketici sıfatına haiz olduğu, kurulan sözleşme de 3/1-ı maddesine göre tüketici işlemi olduğundan davaya Tüketici Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği'' gerekçesiyle mahkemenin görevsiz olduğuna karar verilmiştir. Hukuk Muhakeme Kanununun 341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada; İstinaf incelemesi, HMK 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller de dikkate alınarak taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde ortaya konulan istinaf sebepleri ile sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmıştır.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen göz önüne alınmalıdır. Sözleşme tarihi ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya güzel kişiye, tüketici işlemi ise; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder denilmektedir. 6502 sayılı Yasa'nın 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemesinde bakılacağı öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 83/2 maddesinde Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve, bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verildiği anlaşılmıştır. Öte yandan TTK’nın 5/1 maddesi: "ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür."; TTK'nın 5/3. maddesi: "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmünü haizdir. Kanun gereğince davacının ticari faaliyette bulunup bulunmayacağının tespiti davada görev hususunun belirlenmesinde önem taşımaktadır. Davacı tarafça, davalıdan aldığı traktörün ayıplı olduğu iddiasıyla kar kaybının tazmini talep edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacı tacir olmadığından 6098 Sayılı TBK kapsamında kaldığı ve bu şekilde TTK m.4 yollamasıyla TTK m.5 kapsamında mutlak ticari dava da sayılmadığı görülmekle beraber uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemeleri görevli değilse de, taraflar arasında kurulan araç satış sözleşmesine konu aracın niteliği (traktör) dikkate alındığında davacının 6502 Sayılı Kanunun 3.maddesi kapsamında tüketici olarak da değerlendirilemeyeceği, zira aracın niteliğinde göre davacının zirai amaçlı ve gelir elde etme saikiyle aracı aldığı ve bu durumda da tüketici mahkemelerin görevli olmadığı, uyuşmazlığa HMK'nın 2. Maddesi gereğince genel mahkemelerde bakılıp sonuçlandırılması gerektiği bu durumda uyuşmazlıkla ilgili genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Bu itibarla; davacının istinaf talebinin kabulüne, HMK m.353/1-a-3 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1.Davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK m. 353/1-a-3 uyarınca BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/03/2024 tarih, 2023/823 Esas, 2024/256 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin GÖREVSİZLİĞİNE,3.Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren, taraflarca 6100 s.HMK'nın 20.maddesine göre 2 haftalık kesin süre içinde ilk derece mahkemesine DOSYANIN GÖREVLİ MAHKEMEYE GÖNDERİLMESİ İÇİN müracaat edilmesi halinde, davanın esastan görülmesi için DOSYANIN görevli BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflarca DOSYANIN GÖREVLİ MAHKEMEYE gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, ilk derece mahkemesince dosya esasa kaydedilerek 6100 s.HMK'nın 20.maddesi gereğince işlem yapılmasına ve karar verilmesine, 4.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5.Davacının yatırdığı istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,6.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda değerlendirilmesine, 7.Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 05/06/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45