Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
bam
2024/1100
2024/1242
19 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
57. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1100
KARAR NO: 2024/1242
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ: 08/05/2024
NUMARASI: 2023/511 Esas, 2024/213 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ:19/07/2024
KARAR Taraflar arasındaki davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik verilen karara karşı bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... şirketi yat alım - satımı, kiralama yönetimi ve yeni inşasında faaliyet gösteren Birleşik Krallık'ta muhkim global bir şirket olduğunu, ... şirketinin yat alımı konusunda alıcı ile satıcı arasında iletişim sağlayan alıcının fiyat, marka, model ve benzeri talepleri doğrultusunda taleplerine uygun bir yat alımı hususunda aracılık ederek bu hizmet karşılığında komisyon ücreti alan kısacası yat alım satımına aracılık sağlayan bir şirket olduğunu, Aralık 2021 tarihinde Türkiye'de mukim davalı ...'a telefon numarasından ... şirketinin internet reklamlarından ve internet sitesinden şirket adına brokerlik hizmeti sağlayan ...'in telefon numarası ile irtibata geçerek şirketten brokerlik hizmeti almak istediğinin belirtildiğini, davalı ...'ın brokere verdiği e-mail adresine ilk olarak 14.12.2021 tarihinde 82 feet (24.99 metre) boyunda ... marka 2006 yılında inşaa edilmiş ... isimli motor yatın tanıtımı yapılarak brokerlik hizmeti verilmeye başlandığını, işbu yatın özellikleri ve fiyatı belirtilmek suretiyle yat sektöründeki teamüllere uygun olarak teklif mektubunun davalı ...'ın mailine iletildiğini, 27.12.2021 tarihinde davalı ... adına ... isimli ... Holding'in internet adresinin yer alan yönetici asistanı imzalı mail adresinden "signature behalf of the buyer - alıcı adına/namına imzalayan" olarak ... tarafından imzalandığını ve ekinde ...'ın T.C. kimlik kartı kopyası bulunan teklif mektubunun broker aracılığıyla ...'ye gönderilidğini, teklifin satıcı tarafından düşük bulunması sebebiyle satışa gidilemediğini, 30.12.2021 tarihinde Türkiye'de bulunan ... model 2007 yılında inşaa edilen ... isimli motor yat, ... model 2005 yılında inşaa edilen ... isimli motor yat, ... model 2002 yılında inşaa edilen ... isimli motor yat, ... model 2012 yılında inşaa edilen ... isimli motor yatların tanıtımı yapılarak brokerlik hizmeti verilmeye devam edildiğini, 07.05.2022 tarihinde Lübnan'da bulunan ... model 2010 yılında inşaa edilen yata ilişkin sunum yapılmış fiyat teklifi hususunda aracılık edildiğini ancak satışa gidilemediğini, 07.05.2022 tarihinde İtalya'da bulunan dava konusu ... model 2008 yılında üretimine başlandığını, 2009 yılında teslim edilmiş ... isimli motor yatın piyasadaki boy, yaş, kondisyon olarak en ucuz yat olduğu belirtilerek yatın tanıtımının yapıldığını, yatın tüm bilgileri ve resimlerini içeren elektronik broşürün davalı ...'a gönderildiğini, Malta'da bulunan ... marka 2009 yılında inşaa edilen ... isimli motor yatın tanıtımının yapıldığını, fiyat hususunda da aracılık sağlanmışsa da satışa gidilemediğini, İspanya'da bulunan ... marka 2009 yılında inşaa edilen ... isimli motor yata ilişkin tanıtım davalı ...'a yapıldığını ve niyet yazısı sunulmuşsa da bu yatta da satışa gidilemediğini, davalı ...'ın ... temsilcisi eşliğinde yurt dışında bulunan sunumu yapılmış muhtelif yatları yerinde ziyaret ettiğini, 07.05.2022 tarihinde ... marka 2009 yılında inşaa edilen ... isimli yatın bilgi ve resimlerinin sunulduğunu, niyet mektubu alıcı tarafına gönderildiğini, fiyat teklifleri hususunda aracılık edildiğini, müteselsilen borçlu olan davalı ...'ın konu yatı ilk başta annesi davalı ... adına kurduğu davalı ... Limited paravan şirketi üzerine, akabinde ikinci bir devir ile kendi adına kurduğu davalı ... Ltimited paravan şirketi üzerine kayıt ettirdiğini, ikinci kayıt işlemini de Londra Limanı'na yaptığı sebep ile yatın resmi numarası değişmeksizin (...) ismini ...'dan ...'a çevirdiğini, ihtiyati haciz talep ettiğimiz işbu davada teminatsız olarak ya da mahkeme aksi ise uygun görülecek teminat mukabilinde, borçlu olarak yatın maliki görünen davalı ...'a ait paravan şirket davalı ... Limited'e kayıtlı ... pontonunda bağlı ... isimli yat hakkında ivedilikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, yatın yurt dışına çıkışının engellenmesi amacıyla seferden men uygulanmasını ve işbu kararın infazı için kararın Sahil Güvenlik Komutanlığı'na, Göcek Liman Başkanlığı'na, Fethiye Gümrük Müdürlüğü'ne ve gümrüğe beyan edilmiş olan bağlı olduğu yurt dışındaki liman kütüğüne ülkemizde (varsa) geçici sicil kaydı üzerine bildirilmesine karar verilmesini veya Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bulunan 2023/180 Değişik İş dosyası kararı ile konan ihtiyati haciz kararı gereğince Fethiye İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına şuan geminin (yat) maliki pozisyonunda olan ... Limited tarafından verilmiş ...'a ait ... Seri nolu 13/07/2023 tarihli teminat mektubu 4.410.000-TL kesin ve süresiz teminat mektubu üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, konu yatın gerçek sigorta değerinin hesaplanması ve uluslararası yat alım satımında uygulanan %10 broker (simsar) komisyonu bedelinin ve dava tarihinde kadar olan faizinin sigorta değeri üzerinden hesaplanması için dosyanın bilirkişiye havale edilmesine, fazlaya ilişkin hakları ve davalıların cevaplarına karşı cevap verme ve delilleri sunma hakları saklı kalmak kaydıyla davanın açıldığı tarihte dava esas değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin beklenemeyeceği, bunun olanaksız olduğunu gözetilerek tahkikat sonucunda zarar değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 10.000,00 Euro’nun ve işleyecek olan ticari faizin uğranılan zarar olarak tazminine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuksuz olduğunu, davacı tarafça açılan Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/180 D İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararının tesis edildiğini, karara karşı itiraz edildiğini, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ...’ın annesi olduğunu, müvekkilinin dava konusu tekneyi 07/07/2022 tarihinde satın aldığını, geminin yurtdışında bulunması sebebiyle Türkiye’ye bir ay içerisinde getirildiğini, bu tarihten itibaren neredeyse bir sene beklendiğini ve Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/160 D İş ve 2023/180 D İş sayılı dosyalar ile ihtiyati hacze başvurulduğunu, hasredilen sözleşme türü olan brokerlik sözleşmesinin her gemi için tek seferlik düzenlenen niyet mektubu adı altında imzalandığını, broker niyet sözleşmesi ile alıcıyı tekelleştiremeyeceğini ve genele yayılan bir sözleşme türü olmadığını, dava konusu ... isimli teknenin satın alınmasına ilişkin temlik edenin aracılık faaliyeti yürütmediğini, gemi hakkında müvekkili ile ... arasında anlaşma veya niyet mektubunun imzalanmadığını, taraflararasında yazılı bir broker/simsar ücret sözleşmesinin bulunmadığını, teknenin malikinin ... Ltd olduğunu, şirketin tek ortağı/pay sahibinin müvekkili olduğunu, geminin 18/04/2023 tarihinde ... Ltd/Liberya şirketine satıldığını, bu satışın geçerli bir satış sözleşmesi ile yapıldığını, geminin zilyetliğinin yeni malike geçirildiğini, geminin müvekkili şirket mülkiyetinden çıktığını ve adlarına kayıtlı gemi ruhsatının da iptal edildiğini, iptal edilen geminin ruhsatının geçersiz hale geldiğini, davacı ile aralarında dava konusu teknenin alım-satımına ilişkin simsar (komisyon) sözleşmesinin bulunmadığını, geminin satışına aracılık edildiğine dair hizmet ve ücret anlaşmasının olmadığını, temlik edenin hizmete ilişkin hiçbir vecibeyi yerine getirmediğini, teknenin satın alınmasında şirkete tellaliye hizmeti veren brokerlik yapan firmanın davadışı ... Dan. Hizm ve İnş. Ltd Şti isimli firma olduğunu, satış sözleşmesini imzalattıran tellaliye firmalarının ... ve ... Hizm ve İnş Ltd Şti olduğunu, dava konusu teknenin satıcısının ... isimli broker firmasına tek yetkili olarak satış yetkisinin verildiğini, bu firmanın da ... Hizm ve İnş Ltd Şti’ye alt satış yetkisinin verilerek alıcı firma olarak teknenin alınmasında aracılık ettiğini, satışta olan gemilerin satış ilanının taraflarına gönderilmesinin danışmanlık hizmeti olarak değerlendirilebileceğini, danışmanlık hizmetine ilişkin alacak talepleri için genel mahkemelerde davanın açılmasının gerektiğini, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 20232/180 D İş sayılı ihtiyati haciz kararının ek karar ile kaldırıldığını, karşılığında teminat mektubunun üzerine konulduğunu, davacının alacağının rehinle teminat altına alındığını, rehinle temin edilen alacaklarda ihtiyati haciz kararının verilemeyeceğini, müvekkilinin Türkiye’de sabit ikametgahının bulunduğunu, mallarını kaçırmaya veya kaçma girişiminde bulunmadığını, yerel mahkemece alınan teminatın geminin değerinin %1’ine dahi yetmediğini, teminat miktarının arttırılmasının gerektiğini, alacağın temliki sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayandığını, temlik eden şirket yetkilisi ile temlik alan şirket yetkilisi arasında anne-oğul ilişkisinin bulunduğunu, gerçekte her iki şirket yönetiminin de ...’de olduğunu, davacının kötüniyetli olarak ihtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu ve icra takibine geçtiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine, takip ve davada açıkça haksız ve kötüniyetli olan davacı/alacaklı hakkında takip ve dava konusu alacağın % 20 ‘sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, hakkı olmadığı halde dava açan davacı aleyhine disiplin para cezası ile mahkum edilmesine, alacak miktarının yüksek olması sebebiyle teminatın en az % 100’ü olarak alınmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/160 D İş sayılı dosyası ile talep edilen ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, yine davacı tarafça talep edilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/180 D İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, ... şirket sahibinin ... olduğunu, dava konusu alacağı temlik alan ve davacı konumundaki şirket sahibinin ise ...’in annesi ... olduğunu, bu nedenle temlik sözleşmesinin muvazaalı ve geçersiz olduğunu, müvekkilinin dava konusu tekneyi 07/07/2022 tarihinde satın aldığını, geminin yurtdışında bulunması sebebiyle Türkiye’ye bir ay içerisinde getirildiğini, bu tarihten itibaren neredeyse bir sene beklendiğini ve Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/160 D İş ve 2023/180 D İş sayılı dosyalar ile ihtiyati hacze başvurulduğunu, geminin fiziken tanıtma ve survey aşamasına dahi gelinmeden ... isimli motor yatın satın alma girişiminin son bulduğunu, müvekkilce imzalanan niyet mektubunun sadece ... isimli gemi bakımından geçerli olduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararının uygulandığı tarihte geminin malikinin ... olmadığını, geminin 18/04/2023 tarihinde ... Ltd/... şirketine satıldığını, bu satışın geçerli bir satış sözleşmesi ile yapıldığını, davacı şirket veya temlik eden şirket ile müvekkili arasında dava konusu gemi ile alakalı gemi alımı veya satımına ilişkin simsar (broker) sözleşmesinin bulunmadığını ve taraflarına hizmetin verilmediğini, Türkiye’de sabit ikameti ve mülkleri bulunan müvekkilinin kaçma veya malları kaçırmaya hazırlanmasının sözkonusu olmadığını, temlik eden tarafından şirkete herhangi bir faturanın düzenlenmediğini, yerel mahkemece alınan teminatın geminin değerinin %1’ine dahi yetmediğini, teminat miktarının arttırılmasının gerektiğini, alacağın temliki sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayandığını, temlik eden ... şirketi yetkilisinin ... olduğunu, temlik alan şirketin ... AŞ, yetkilisinin ise ...’in annesi ... olduğunu, davacının kötüniyetli olarak ihtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu ve icra takibine geçtiğini belirterek taraflarınca oluşan ve oluşabilecek zararların karşılanmasına teminen tazminat ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın usulden ve esastan reddine, takip ve davada açıkça haksız ve kötüniyetli olan davacı/alacaklı hakkında takip ve dava konusu alacağın % 20 ‘sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, hakkı olmadığı halde dava açan davacı aleyhine disiplin para cezası ile mahkum edilmesine, alacak miktarının yüksek olması sebebiyle teminatın en az % 100’ü olarak alınmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "...1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğuna, karar kesinleştiğinde, süresinde ve talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiş olup, bu karara karşı bir kısım davalılar vekillerince ayrı ayrı süreleri içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... Limited vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafça taraf Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/180 D.İş sy dosyası ile ihtiyati haciz talep edilmiş ve 2023/179 K. Sy kararı ile ihtiyati haciz kararı tesis edildiğini, işbu karara karşı itiraz edilmiş olup, ancak istinaf başvurumuz reddedilmiş olup, kesinleştiğini, bu sebeple tarafları ve konusu bakımından halihazırda kesinleşmiş ihtiyati haciz kararı mevcutken mahkemece tesis edilen ihtiyati haciz kararı hatalı olduğunu, derdestlik itirazında bulunarak sayın mahkemece tesis edilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, ihtiyati haczin şartları TTK M.1369'da sıralandığını, eğer ki şartlar oluşmuşsa, ihtiyati haciz kararı verilebileceğini, işbu şartlardan birinin bulunmaması halinde, ihtiyati haciz kararının verilmesi hukuken mümkün olmadığını, kabul etmemekle birlikte bir an için, dava konusu edilen deniz alacağı doğduğunda yani 07.07.2022 tarihinde ... model ... numaralı 27,5 metre boyundaki ... isimli teknenin maliki ... Ltd. olduğunu, İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... E. Sy. İcra dosyası ile ihtiyati haciz kararının uygulandığı tarih olan 06.12.2023 tarihinde ise geminin Maliki ... Ltd. olmadığını, dava konusu gemi, 18.04.2023 tarihinde ... Ltd./... şirketine satıldığını, bu satış geçerli bir satış sözleşmesi ile yapıldığını, dosyada mevcut gemi ruhsatından da (sicil belgesi) anlaşılacağı üzere dava konusu gemi şu anda başka bir şirket olan ... Ltd/Liberya adına kayıtlı olduğunu, geminin zilyetliği 18.04.2023 tarihi itibari ile yeni malike geçirildiğini, gemi, müvekkil şirket mülkiyetinden çıkmış ve adımıza kayıtlı gemi ruhsatı da iptal edildiğini, dosyada 18.04.2023 tarihli Bill of sale - satış sözleşmesi, ... Sicil Belgesi-iptal edilen gemi ruhsatı mübrez olduğunu, bu sebeple husumet yokluğundan, taraf sıfatının eksikliğinden ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, İ.İ.K. 257. madde de sayılı şartlar oluşmadığını, davacı tarafça ihtiyati haciz için yaklaşık ispat şartı sağlanamadığını, davacı taraf broker'lık hizmeti ile Danışmanlık hizmetini karıştırıştığını, satışta olan gemilerin satış ilanının tarafımıza gönderilmesi hizmeti ancak danışmanlık hizmeti olarak değerlendirilebileceğini, zira bu danışmanlık hizmeti de TTK 1352. Maddede sayılan deniz alacakları kapsamına girmediğini, danışmanlık hizmetine ilişkin alacak talepleri için genel mahkemelerde dava açılması gerektiğini, hal böyleyken davanın usulden reddi gerektiğini, deniz alacağı olmayan bir alacak talebine ilişkin Ticaret Mahkemelerine (Denizcilik İhtisas) dava açılamayacağını, bu sebeple görev yönünden itirazda bulunduğunu, görev itirazı dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında incelenebileceğini, kabul etmemekle birlikte bir an için, gönderilen gemi ilanlarının hiç birinin fiyat, model, performans, boyut, bulunduğu ülke, gibi kriterlerden birinden dolayı beğenilmemiş olması veya satıcıdan kaynaklı olarak bu geminin satışının gerçekleşmemiş olması tarafına yükletilecek bir kusur olmayıp, bu durumun da tarafına dayatılmaması gerektiğini, aldı ki, müvekkil ile temlik eden veya davacı arasında bir çatı sözleşme de bulunmamaktadır. Broker'lar tarafından gemi satışlarında uygulanan usul ve prosedür, her gemi için münhasır sözleşme yapılmakta ve her geminin özelinde gemi başına hasredilmiş sözleşme yapıldığını, teminatın Türkiye'deki olumsuz ekonomik koşullar, yüksek enflasyon ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar dikkate alınarak sayın mahkeme aksi kanaatte ise teminat miktarının dava değerinin %100'üne kadar artırılması gerektiğini, alacağın temliki sözleşmesi muvazaalı olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayanarak işbu dava ikame edildiğini, bu sebeple tüm iddialar yargılama gerektirdiğini belirterek görev itirazı ile birlikte İstinaf talebinin kabulüyle, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/511 E. ve 22.02.2024 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı itirazın reddine dair kararın kaldırılarak, talep ve itirazları doğrultusunda ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Ltd vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafça taraf Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/180 D.İş sy dosyası ile ihtiyati haciz talep edilmiş ve 2023/179 K. Sy kararı ile ihtiyati haciz kararı tesis edildiğini, işbu karara karşı itiraz edilmiş olup, ancak istinaf başvurumuz reddedilmiş olup, kesinleştiğini, bu sebeple tarafları ve konusu bakımından halihazırda kesinleşmiş ihtiyati haciz kararı mevcutken mahkemece tesis edilen ihtiyati haciz kararı hatalı olduğunu, derdestlik itirazında bulunarak sayın mahkemece tesis edilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, ihtiyati haczin şartları TTK M.1369'da sıralandığını, eğer ki şartlar oluşmuşsa, ihtiyati haciz kararı verilebileceğini, işbu şartlardan birinin bulunmaması halinde, ihtiyati haciz kararının verilmesi hukuken mümkün olmadığını, kabul etmemekle birlikte bir an için, dava konusu edilen deniz alacağı doğduğunda yani 07.07.2022 tarihinde ... model ... numaralı 27,5 metre boyundaki ... isimli teknenin maliki ... Ltd. olduğunu, İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... E. Sy. İcra dosyası ile ihtiyati haciz kararının uygulandığı tarih olan 06.12.2023 tarihinde ise geminin Maliki ... Ltd. olmadığını, dava konusu gemi, 18.04.2023 tarihinde ... Ltd./... şirketine satıldığını, bu satış geçerli bir satış sözleşmesi ile yapıldığını, dosyada 18.04.2023 tarihli Bill of sale - satış sözleşmesi, Certificate of Registry Sicil Belgesi-iptal edilen gemi ruhsatı mübrez olduğunu, bu sebeple husumet yokluğundan, taraf sıfatının eksikliğinden ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, İ.İ.K. 257. madde de sayılı şartlar oluşmadığını, öncelikle ilk şart olan; alacağın, rehinle temin edilip edilmediği hususu açığa kavuşturulmadığını, mahkeme bu hususu göz ardı edip, davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verdiğini, davacı tarafça ihtiyati haciz için yaklaşık ispat şartı sağlanamadığını, teminatın Türkiye'deki olumsuz ekonomik koşullar, yüksek enflasyon ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar dikkate alınarak sayın mahkeme aksi kanaatte ise teminat miktarının dava değerinin %100'üne kadar artırılması gerektiğini belirterek görev itirazı ile birlikte İstinaf talebinin kabulüyle, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/511 E. ve 22.02.2024 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı itirazın reddine dair kararın kaldırılarak, talep ve itirazları doğrultusunda ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu alacak için davacı tarafça Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/160 D.İş sy dosyası ile ihtiyati haciz talep edilmiş ve 2023/173 K. Sy kararı ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, işbu dosya derdest olup, tarafları ve konusu bakımından halihazırda açılmış ve görülmekte olan bir dava mevcutken mahkemece tesis edilen ihtiyati haciz kararı hatalı olduğunu, derdestlik itirazında bulunarak sayın mahkemece tesis edilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, ikinci olarak ise davacı tarafça taraf Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/180 D.İş sy dosyası ile ihtiyati haciz talep edilmiş ve 2023/179 K. Sy kararı ile ihtiyati haciz kararı tesis edildiğini, işbu karara karşı itiraz edilmiş olup, ancak istinaf başvurumuz reddedilmiş olup, kesinleştiğini, bu sebeple tarafları ve konusu bakımından halihazırda kesinleşmiş ihtiyati haciz kararı mevcutken mahkemece tesis edilen ihtiyati haciz kararı hatalı olduğunu, derdestlik itirazında bulunarak sayın mahkemece tesis edilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, dava dilekçesinde anlatılan olaylar hayal ürünü olup, gerçek dışı olduğunu, karşı taraf, yaşanmamış olayları yaşanmış gibi göstererek olayları hikayeleştirmek sureti ile sayın mahkemeyi yanıltığını, adı geçen teknelere ilişkin sadece whats app mesajlarının dışında bir olay yaşanmadığını, İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... E. Sy. İcra dosyası ile ihtiyati haciz kararının uygulandığı tarih olan 06.12.2023 tarihinde ise geminin Maliki ... Ltd. olmadığını, dava konusu gemi, 18.04.2023 tarihinde ... Ltd./... şirketine satıldığını, bu satış geçerli bir satış sözleşmesi ile yapıldığını, dosyada mevcut gemi ruhsatından da (sicil belgesi) anlaşılacağı üzere dava konusu gemi şu anda başka bir şirket olan ... LTD/... adına kayıtlı olduğunu, geminin zilyetliği 18.04.2023 tarihi itibari ile yeni malike geçirildiğini, gemi, müvekkil şirket mülkiyetinden çıkmış ve adımıza kayıtlı gemi ruhsatı da iptal edildiğini, İngiltere Sicil Kaydındaki hali ile aynı olduğunu gösterdiğini, dosyada 18.04.2023 tarihli Bill of sale - satış sözleşmesi, ... Belgesi-iptal edilen gemi ruhsatı mübrez olduğunu, bu sebeple husumet yokluğundan, taraf sıfatının eksikliğinden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, tarafları ve dava konusu, huzurdaki dosya ile aynı olan Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/160 D.İş 2023/173 K. Sy kararı ile ihtiyati haciz talebinin Husumet eksikliğinden dolayı REDDİNE karar verildiğini, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/160 D.iş sy. dosyasından red kararı verildiği tarihten bugüne kadar aynı alacağa ilişkin yeni bir hukuki gelişme olmaksızın yeniden ihtiyati haciz kararı verilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın sunmuş olduğu whatsapp kayıtları ve mailler dikkatlice incelendiğinde, konuşma ve yazışma içerikleri dava konusu gemi ile ilgili olmadığını, daha çok müvekkili tarafından da satın alınmayan başkaca gemiler hakkında olduğunu, dava konusu olmayan başkaca gemilerin satış ilanlarının tarafımıza gönderilmesinden sonra bu gemilerin hiçbirinde de satış sözleşmesinin kurulamamış olması bir kusur olarak tarafına yükletilemeyeceğini, şöyle ki, davacı taraf broker'lık hizmeti ile Danışmanlık hizmetini karıştırıldığını, bu iki hizmetin farklı hüküm ve sonuçlara tabi olduğu izahtan vareste olduğunu, mahkeme davacının sunmuş olduğu whats app konuşmalarını ve mail kayıtları ile yaklaşık ispatın sağlandığını kabul etmiş ve ihtiyati haciz kararına dayanak gösterdiğini, ancak iş bu whats app konuşmaları ve mail kayıtlarında, dava konusu geminin satın alınmasına ilişkin adı geçen tekne bilgileri, teknenin fiziken gezdirilmesi, tarafların bir araya getirilmesi, pazarlık aşaması ve nihayetinde satışın gerçekleşmesi gibi aşamaların hiçbirisi yer almadığını, ancak dava konusu olmayan diğer gemilerin ilanı, özelliklerinin sunulması da salt olarak brokerlık ücreti (komisyon ücreti) doğurmayacağını, ancak danışmanlık hizmeti olarak değerlendirilebileceğini, danışmanlık hizmetine ilişkin alacak talepleri için genel mahkemelerde dava açılması gerektiğini, hal böyleyken davanın usulden reddi gerektiğini, deniz alacağı olmayan bir alacak talebine ilişkin Ticaret Mahkemelerine (DENİZCİLİK İHTİSAS) dava açılamayacağını, bu sebeple görev yönünden itirazda bulunduğunu, görev itirazı dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında incelenebiliceğini, İ.İ.K. 257. madde de sayılı şartlar oluşmadığını, davacı tarafça ihtiyati haciz için yaklaşık ispat şartı sağlanamadığını, teminatın Türkiye'deki olumsuz ekonomik koşullar, yüksek enflasyon ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar dikkate alınarak sayın mahkeme aksi kanaatte ise teminat miktarının dava değerinin %100'üne kadar artırılması gerektiğini, temlik sözleşmesindeki temlik eden ... vekili Av. ... aynı zamanda temlik alan davacı ...'nin de vekilidir. Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/160 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde davacı ...Ş.'nin vekilinin Av. ... olduğu görüleceğini, bu durumda Avukatlık mesleği ve ilkelerine uygun olmayan, menfaat ilkesinin ihlali durumu söz konusu olup, temlik sözleşmesinin muvazaalı bir işlem olduğu açığa kavuştuğunu, ... temlik ettiği alacağın peşine düşmüş ve Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/180 D.iş sy dosyasının 12.07.2023 tarihli ihtiyati hacze itiraz duruşmasında duruşma salonuna kadar gelmiş ve mahkeme başkanı tarafından duruşma salondan çıkarıldığını, alacağın temliki sözleşmesinin muvazaalı olduğu aşikar olduğunu, hatta İşbu dosyada delil dilekçesini dahi dosyaya sunan temlik eden şirket yetkilisi ... olduğunu belirterek görev itirazı ile birlikte İstinaf talebinin kabulüyle,İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/511 E. ve 22.02.2024 tarihli İhtiyati Haciz Kararına Karşı İtirazın Reddine dair kararın kaldırılarak, talep ve itirazları doğrultusunda ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafça taraf Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/180 D.İş sy dosyası ile ihtiyati haciz talep edilmiş ve 2023/179 K. Sy kararı ile ihtiyati haciz kararı tesis edildiğini, işbu karara karşı itiraz edilmiş olup, ancak istinaf başvurunun reddedilmiş olup, kesinleştiğini, bu sebeple tarafları ve konusu bakımından halihazırda kesinleşmiş ihtiyati haciz kararı mevcutken sayın mahkemece tesis edilen ihtiyati haciz kararı hatalı olduğunu, derdestlik itirazında bulunarak sayın mahkemece tesis edilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, davacı şirket veya temlik eden şirket ile müvekkil arasında dava konusu gemi ile alakalı gemi alımı veya satımına ilişkin ne yazılı ne de sözlü simsar (broker) sözleşmesi bulunmadığını, hem taraflar arasında simsar/broker hizmetine ilişkin sözleşme bulunmadığını, hem de temlik eden taraf dava konusu teknenin satın alınmasına ilişkin tarafımıza brokerlık (simsar) hizmeti vermediğini, davacı tarafın talepleri hukuki mesnetten yoksun olup, mahkeme aracılığı ile haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacı ve temlik eden iyi niyetli olmadığını, taraflar tacirdir ve basiretli olması gerektiğini, taraflar arasında dava konusu geminin satışına ilişkin münhasıran yazılı bir komisyon sözleşmesi bulunmadığı sürece yat alım-satımına ilişkin komisyon alacağı da talep ve iddia edilemeğini, hal böyleyken kendi beyanları ve delilleri ile çelişen davacı tarafın hukuki gerekçesi olmaksızın huzurdaki davaya ilişkin talep ve iddiaları sübut bulmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, davacı taraf broker'lık hizmeti ile Danışmanlık hizmetini karıştırıldığını, bu iki hizmetin farklı hüküm ve sonuçlara tabi olduğunu, mahkeme davacının sunmuş olduğu whats app konuşmalarını ve mail kayıtları ile yaklaşık ispatın sağlandığını kabul etmiş ve ihtiyati haciz kararına dayanak gösterdiğini, danışmanlık hizmetine ilişkin alacak talepleri için genel mahkemelerde dava açılması gerektiğini, hal böyleyken davanın usulden reddi gerektiğini, deniz alacağı olmayan bir alacak talebine ilişkin Ticaret Mahkemelerine (denizcilik ihtisas) dava açılamayacağını, bu sebeple görev yönünden itirazının bulunduğunu, görev itirazı dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında incelenebileceğini, İ.İ.K. 257. madde de sayılı şartlar oluşmadığını, davacı tarafça ihtiyati haciz için yaklaşık ispat şartı sağlanamadığını, teminatın Türkiye'deki olumsuz ekonomik koşullar, yüksek enflasyon ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar dikkate alınarak sayın mahkeme aksi kanaatte ise teminat miktarının dava değerinin %100'üne kadar artırılması gerektiğini gemi satış komisyon oranının %10 olduğu iddiası soyut beyana dayalı olduğunu, alacağın temliki sözleşmesi muvazaalıdır. geçersiz sözleşmeye dayanarak işbu dava ikame edildiğini, bu sebeple tüm iddialar yargılama gerektirdiğini, temlik sözleşmesindeki temlik eden altınel yachts llp vekili av. sezen doğruel aynı zamanda temlik alan davacı ...'nin de vekilİ olduğunu, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/160 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde davacı ...'nin vekilinin Av. ... olduğu görüleceğini, bu durumda Avukatlık mesleği ve ilkelerine uygun olmayan, menfaat ilkesinin ihlali durumu söz konusu olup, temlik sözleşmesinin muvazaalı bir işlem olduğu açığa kavuştuğunu, ... temlik ettiği alacağın peşine düşmüş ve Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/180 D.iş sy dosyasının 12.07.2023 tarihli ihtiyati hacze itiraz duruşmasında duruşma salonuna kadar gelmiş ve mahkeme başkanı tarafından duruşma salondan çıkarıldığını, alacağın temliki sözleşmesinin muvazaalı olduğu aşikar olduğunu, hatta İşbu dosyada delil dilekçesini dahi dosyaya sunan temlik eden şirket yetkilisi ... olduğunu belirterek görev itirazı ile birlikte İstinaf talebinin kabulüyle,İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/511 E. ve 22.02.2024 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı itirazın reddine dair kararın kaldırılarak, talep ve itirazları doğrultusunda ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Değerlendirme: Dava, aracılık- simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ''...Dava konusu alacak talebi, davalılara ait yatların 3. Kişilere satımına aracılık etmekten kaynaklanan simsarlık komisyon ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir. Simsarlık TBK'nın 520 - 525. Maddelerinde düzenlenmiştir. Simsarlık sözleşmesi, simsarın iş sahibi ile üçüncü kişi arasında sözleşme kurulmasına veya sözleşme kurulması imkanı sağlanmasını imkanı sağlanmasını üstlenmesinin karşılığında bir ücrete hak kazandığı sözleşme türüdür. Simsar tacirin bağımsız bir yardımcısıdır. Bu konumu itibariyle simsarın kendisine ait ayrı bir işletmesi olabilir. Eğer bu işletme, ticari işletme niteliğinde ise simsar tacir sıfatını taşır. Şu durumda dava konusu uyuşmazlık TBK'nın 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen Simsarlık sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmelidir. Dolayısıyla görevli mahkeme (taraflar tacir olduğundan) Asliye Ticaret Mahkemesidir. Diğer yandan dava konusu alacağın deniz alacağı niteliğinde olması, eldeki esas dava bakımından da Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevli olduğu sonucunu doğurmamaktadır. Zira, TTK'nın 1352. Maddesi (o) bendine göre gemi adamlarının gemide çalışmaları dolayısıyla kendilerine ödenmesi gereken ücret alacağı deniz alacağı niteliği olmakla birlikte, alacak hizmet sözleşmesinden kaynaklandığından, alacağın tahsiline ilişkin esas davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi veya İş Mahkemesidir. ( Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 11.05.2016 tarihli 2015/8814 Esas ve 2016/5325 karar sayılı kararı ) Dolayısıyla her türlü deniz alacağı ile ilgili esas davada Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevli olduğunu söylemek mümkün değildir. Sonuç itibariyle; mahkememizin görevi, deniz ticareti ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olduğundan, işbu dava bakımından mahkememizin görevsizdir. Davanın her iki tarafı da tacir olup, TTK'nun 4/1.maddesine göre dava konusu uyuşmazlık ticari dava niteliği taşıdığından görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu...'' gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğuna, karar kesinleştiğinde, süresinde ve talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. Davalılar istinaf itirazlarında davacı tarafça ihtiyati haciz için yaklaşık ispat şartı sağlanamadığını, teminatın Türkiye'deki olumsuz ekonomik koşullar, yüksek enflasyon ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar dikkate alınarak sayın mahkeme aksi kanaatte ise teminat miktarının dava değerinin %100'üne kadar artırılması gerektiğini belirterek görev itirazı ile birlikte İstinaf talebinin kabulüyle, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/511 E. ve 22.02.2024 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı itirazın reddine dair kararın kaldırılarak, talep ve itirazları doğrultusunda ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir. Öncelikle mahkemece verilen görevsizlik kararı yerindedir. Nitekim 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/2 c. 2’ ye göre ise, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceğinden söz konusu düzenlemede, Denizcilik İhtisas Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki bir görev ilişkisi olarak kabul edilmektedir. Davalıların ihtiyati hacze ilişkin istinaf itirazları hakkında ise; Mahkemece Görevsizlik kararı verilerek dosyadan el çekildiği, ayrıca daha evvel verilen ihtiyatı haciz kararlarına karşı yapılan itirazın Reddine dair verilen karar ile ilgili olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya suretinin mahkemece gönderildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2024/871 E sayılı dosyasından inceleneceği dikkate alındığında davalıların istinaf bu taleplerinin de Dairemizce incelenemeyeceği kanaatine varılmıştır. Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda, tüm dosya kapsamında toplanan delillere göre; bir kısım davalıların istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince bir kısım davalılar (Limited, ... ve ...) vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına, 3.Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK m. 360 yollamasıyla, m. 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 19/07/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52