Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
bam
2024/959
2024/912
12 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/959
KARAR NO: 2024/912
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/02/2024
NUMARASI: 2022/868 Esas, 2024/141 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında ... Şantiyesi ve ... Şantiyesi için sözleşmeler imzalandığını, davalarının iki ayrı eser sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen iş bedeli ve uğranılan zararın tazmini için alacak davası olduğunu, ... kalem işinde aylık hak edişler yapılacağı belirtilmesine rağmen sadece iki hak ediş yapıldığını, diğer hak edişlerin ödenmediğini, üç nolu hak edişte de anlaşma sağlanmadığını, davalının ana yüklenici, davacının ise alt yüklenici olduğunu, asıl iş sahibine yapılan mekanik işlerin aslında davacı tarafından yapılan işler olduğunu, yapılan işler için kayyum onayının şart olduğunu ancak onayın verilmediğini, ... işinde ise sürenin uzadığını ve genel giderlerin hesaplanması gerektiğini, dokuz ay fazladan çalışmak zorunda kaldıklarını, ilave masrafların tespit edilmesi gerektiğini, yüklenicinin TÜİK enflasyon farkına göre fiyat farkı alacağın hesaplanması gerektiğini, işin 2013 yılında biteceğine göre sözleşme yapıldığını ancak işin 2014 yılına uzaması nedeniyle enflasyon ve faiz kayıplarının olduğunu bunun sekiz aylık olarak hesaplanması gerektiğini, başka iş alamamaktan mahrum kaldıkları kar bulunduğunu, bu zararın da hesaplanması gerektiğini belirterek ... kalem için kesin hesabın çıkartılarak tespiti ile tahsilini, ... için altı nolu hak edişten sonra yapılan ek işler, adam saat işleri ve hak edişten yapılan fazla kesintilerin tespiti ile bu bedelin cari hesaba dahil edilmesi, ... işine ait cari hesabın mahkemece çıkararak hüküm altına alınması ile tahsili, ... işinin davalıdan kaynaklanan sebeplerle uzaması nedeniyle buna bağlı zararların tespiti ve tahsili, altı nolu hak edişten sözleşme gereği yapılması icap eden kesintilerin tespiti ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, bu davanın konusu davacı ile davalı arasında imzalanan 2.1.2014 tarihli ve 21.06.2013 Tarihli 2 ayrı eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepleri olduğunu, davacı bu iki eser sözleşmesi ile ilgili olarak 15-16 adet başka mahkemelerde dava açtığını, hepsinin bu iki sözleşme ile ilgili olduğunu, bu davada davacının bahsettiği tüm hakedişler, bayındırlık bakanlığı sözleşmesi, işin süresi vs. tüm konular diğer davalarda da aynen davacı tarafından ileri sürüldüğünü, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/295 Sayılı ve İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/605 Esas sayılı dosyaları da bu iki eser sözleşmesi ile ilgili olup bu davalarda bilirkişi raporlarında davalı şirket lehine sonuç bildirildiğini, davacı şirket başka Mahkemelerde davaları kazanmaları ya da bilirkişi raporları davalı lehine geldiğinde tekrar başka Mahkemelerde dava açtığını, huzurdaki davada bu 2 eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olduğundan davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesini, davacı Mahkemede ikame edilen bu davada ileri sürdüğü hususları İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/295 Sayılı dosyada ileri sürdüğü ve aynı zamanda bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de ileri sürerek ek rapor alınmasını talep ettiği, bu itirazların karşılanması için Mahkeme, dosyayı ek rapor hazırlanmak üzere tekrar bilirkişilere gönderdiğini, bu nedenle aynı konuda tekrar mahiyetinde dava açılmasını hukuk sistemi kabul etmediğini savunarak derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talep etmiş olduğu alacak kalemlerinin, İstanbul Anadolu 2016/295 Esas sayılı dosyasında değerlendirilmiş olduğu, İstanbul Anadolu 2016/295 Esas sayılı dosyasının başlangıçta dosya davalısı tarafından dosya davacısı aleyhine aynı dava konusu sözleşmelerden kaynaklı olarak kayıt kabul davası olarak açıldığı, o dosya ile iki dosyanın daha birleştiği, birleşen dosyalardan birisinin İstanbul Anadolu 3.ATM 2018/669 Esas sayılı dosyası olduğu (daha önceki no:2016/620 Esas), İstanbul Anadolu 3.ATM 2018/669 Esas sayılı dosyası ile eldeki dava davacısının, davalıdan sözleşmelerden kaynaklı hakediş ve alacaklarına ilişkin dava açmış olduğu, davacının mahkeme dosyasında dava konusu etmiş olduğu kalemlerin İstanbul Anadolu 2016/295 Esas sayılı dosyası ve içerisindeki birleşen İstanbul Anadolu 3.ATM 2018/669 Esas sayılı dosya ile değerlendirilmiş olduğu, alınan bilirkişi raporları ile alacak kalemlerine ilşkin inceleme ve değerlendirmelerin yapılmış olduğu, İstanbul Anadolu 2016/295 Esas sayılı dosyası ile karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği, açılan davaya ilişkin, devam eden bir yargılama bulunması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı maddesi gereğince dava şartı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, eldeki davada kesin hesabın tespiti ile tahsili, ... işinde yapılan ek işler ve hak edişten haksız kesintilerin tespiti ve cari hesaba dahil edilmesi, cari hesabın mahkemece çıkartılması, dokuz ay fazla çalışma nedeniyle yapılan masrafların tespiti ve tahsili, altı nolu hak edişteki kesintilerin tespiti ve iadesinin talep edildiğini, bu hususlarda başka mahkemede dava olmadığını, 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/669 esas sayılı dosyanın tespit davası olduğuna mahkemece karar verildigini, eldeki davanın ise eda davası olduğunu, eda ve tespit davaları arasında derdestlik olmayacağını, davanın sebeplerinin ve maddi vakıalarının farklı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Derdestlik, aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte (derdest) olmamasına ilişkin olumsuz dava şartıdır. (m. 114/1-1) Daha önceden açılmış ve halen görülmekte olan dava, yeniden açılamaz; buna rağmen, aynı dava yeniden açılırsa, yeni dava usulden reddedilir.(m. 114/1-1, m.115). Buna göre, yeni açılmış olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış ve görülmekte (derdest) olduğunun tespit edilmesi halinde, yeni (ikinci) davanın açıldığı hukuk mahkemesi, ikinci davanın usulden reddine karar verir (m. 115/2,c.3). Bunun için, aşağıdaki iki şartın birlikte bulunması gerekir : 1. şart, aynı davanın iki kere açılmış olması: ikinci dava, (Türkiye'de) başka bir mahkemede açılmış olabileceği gibi, aynı (birinci davanın görüldüğü) mahkemede de açılmış olabilir. Dava şartı noksanlığı, ikinci dava için söz konusudur; birinci dava icin söz konusu değildir. Birinci davanın görülmekte (derdest) olması demek, (ikinci davanın açıldığı tarihte) birinci davanın henüz karara bağlanmamış olması veya karara bağlanmış olmakla beraber verilen kararın henüz (şekli anlamda) kesinleşmemiş olması demektir. Buna göre, ikinci davanın açıldığı tarihte, birinci dava, henüz hüküm mahkemesinde görülmekte ise, derdest demektir. Birinci davada verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup da istinaf incelemesi devam etmekte ise, dava gene derdest demektir, çünkü şekli anlamda kesinleşmemiştir. Derdestlik ancak ikinci davada ileri sürülebilir. 2. Şart ise, birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olmasıdır. İkinci davanın taraflarının, konularının ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir.( Medeni Usul Hukuku, Baki Kuru, syf.140-141) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/(19)11-1015E., 2022/146K. sayılı kararında, "Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK'nın 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 114. maddesinin gerekçesinde derdestlik itirazının hukukî yarar eksikliğinin somut ve özel planda bir düzenleniş biçimi olduğu, onun da temelinde yatan bu düşünceye uygun işlev görmesinin sağlanabilmesi için ilk itiraz olmaktan çıkartılıp, dava şartına ilişkin usulî itiraza dönüştürülmesinde kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu belirtilmiştir. Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, Ankara 2007, s. 8 vd.). Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir. Derdestlik (görülmekte olan dava), yargılamanın başlaması anından hüküm verilmesine ve bu hükmün de kesinleşmesine kadar geçen süreç, görülmekte olan yargılamayı ifade eder. Başka bir ifadeyle, bir davanın görülmekte olması için, verilen kararın şeklî anlamda da kesinleşmemiş olması gerekir, (Mazlum, İsmet: Medenî Usûl Hukukunda Aslî Müdahale, Ankara 2019, s. 126; Tanrıver, s. 49) şeklinde derdestliği açıklamıştır. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olayda, eldeki dava açıldığında, derdestliğe konu olan İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/295E.-2023/836K. sayılı dosyasının karara bağlandığı ancak henüz istinaf incelemesinde bulunduğu, yukarıda yazılı olduğu şekilde derdestlik koşullarının mevcut olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince açılan davaya ilişkin, devam eden bir yargılama bulunması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı maddesi gereğince dava şartı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2024 tarih ve 2022/868 Esas, 2024/141 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32