Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
bam
2024/960
2024/908
12 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/960
KARAR NO: 2024/908
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/03/2024
NUMARASI: 2023/680 Esas, 2024/167 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında 26/03/2021 tarihinde Kurtarma 5 Römorkörü Havuzlama, Güverte ve Makine Bakım Onarımı işine ait birim fiyat hizmet alımı sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme tahtında müvekkili şirketin bakım ve onarım işini 60 gün içinde bitirme yükümlülüğü altına girdiği, ancak en başta davalı kurumdan kaynaklı olmak üzere elde olmayan sebeplerle belirtilen sürede işin bitirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, tüm olanaklarını seferber ederek bakım ve onarım işinde özverili çalışmalarını sürdürdüğünü, elinde olmayan nedenlerle zaman zaman işe devam edilemediğinden pek çok defa süre uzatım talebinde bulunduğunu, ancak davalı kurum tarafından müvekkili şirketin talepleri sürekli kabul edilmediğini, müvekkili şirketin yaşadığı tüm zorluklara rağmen işin kısa sürede ve en iyi şekilde tamamlanması adına elinden gelen tüm çabayı gösterdiğini, ancak davalı kurum sanki gecikme kendisinden kaynaklanmıyormuş gibi 31.08.2021 tarihinde gönderdiği ihtarname ile sözleşmenin 29.08.2021 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiğini bildirdiğini, davalı kurum tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin elinde olmayan nedenlerle işin tesliminin gecikmesinin haklı nedene dayanmadığı kabul edilse dahi her halükarda davalı tarafından işin tamamlanması için 45 gün ek süre verilmiş olup, bu süre için gecikme cezası istenemeyeceğini, gecikme cezasının hatalı hesaplandığını, fahiş olduğunu, müvekkili şirketin hakedişinin eksik hesaplandığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, arabuluculuğa konu edilmeyen tersane ücreti, gecikme cezası, teminat bedeli, teminat bedeli farkı, usturmaça bedeli taleplerinin usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafın iddia ettiği gibi sözleşmenin feshinden sonraki dönem için yapılan tersane ücreti ödemesi davacının hak edişinden kesilmediğini, davacı tarafında katılımı ile Genel Şartnamenin “Sözleşmenin feshi ve işin tasfiyesi” yan başlıklı 54 üncü maddesi uyarınca düzenlenen “Durum Tespit Tutanağında” sözleşmenin feshinden sonra geminin kalan iş emirleri için belli bir süre daha havuzda kalacağı ve havuzda kalınan bu süre içinde yaklaşık 70.000,00 TL ödeme çıkabileceği davacı tarafın bilgisine imzası altında bildirildiğini, daha sonra sunulan sözleşme ile tersaneden alınan hizmetin bedeli yansıtıldığını, 01/11/2021 tarihli ödemeden düşürüldüğünü, davacı tarafın ihale dokümanlarına uygun olmayan ve yapılan işlemlerle bağlaşmayan açıklamalarına itiraz ettiklerini savunarak davanın öncelikle usulden mümkün görülmez ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, uyuşmazlığa bakmaya asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davacının davasının HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Mahkeme kararı, Dairemizin 2023/829E., 2023/761K. sayılı ilamı ile usul yönünden kaldırılmış, mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra davacının şirket olduğu, davalının Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü olduğu ve davalı tacir olmadığından TTK nın 4.maddesinin uygulama alanı da bulunmadığı, uyuşmazlığa bakmaya asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davacının davasının HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu, TTK’ nın 4. maddesi kapsamında ticari dava niteliği taşıdığı, davalının kamu iktisadi teşebbüsü olduğu, TTK’nın 16. Maddesi uyarınca tacir sayıldığı ve asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasında, 26/03/2021 tarihinde Kurtarma 5 Römorkörü Havuzlama, Güverte ve Makine Bakım Onarımı işine ait birim fiyat hizmet alımı sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tacir sıfatını taşımamaktadır.6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu maddede sayılan dava ve işlerin asliye ticaret mahkemelerince incelenerek karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır.Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu ve davacı tacir ise de davalının tacir olmadığı, davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava ve işlerden olmadığı anlaşılmaktadır. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan dava ve işlere asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağına dair özel bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu nedenle, davayı görüp sonuçlandırma görevi asliye hukuk mahkemesine ait olduğundan mahkemece davanın usul yönünden reddi ile dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2024 tarih ve 2023/680 Esas, 2024/167 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32