Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
bam
2024/895
2024/795
9 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/895
KARAR NO: 2024/795
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/04/2024
NUMARASI: 2022/866 Esas, Derdest
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı tarafından davalıya yapılan "dolap onarımı ve tadilatı" işine ilişkin olarak düzenlenen 25.08.2022 tarihli 339.250,00-TL'lik faturadan kalan bakiye 277.580,00-TL'ye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, bu kapsamda davalı ile ilgili ihtiyati haciz karar verilmesi de talep edilmiştir.Mahkemece 19.04.2024 tarihli ara kararla, yaklaşık ispatın mevcut olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, davalı/borçlu ile müvekkili arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı/borçlunun müvekkili şirkete borcu olduğunun; Muavin Defter kayıtları, E-Arşiv Faturalar, Proforma Faturalar ile de sabit olduğunu, ayrıca davalının 04.05.2023 tarihli dilekçesinde beyan ettiği üzere; davalının işyerinin kapatıldığını ve işyeri içerisindeki davaya konu dolapların satıldığını, müvekkili şirkette çalışanlar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından davalı/borçlunun işyerinde bulunan dolapların tadilatının yapıldığının ancak tadilat karşılığında müvekkili şirkete hiçbir bedel ödenmediğinin her iki tarafın da kabulünde olduğunu, davalının huzurdaki davaya konu icra dosyasına mal kaçırma ve müvekkilinin haklı alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla itiraz ettiğini, zira davalı/borçlunun ödemeye ilişkin üzerine düşen edimleri yerine getirmediğinin ikrar niteliğindeki kendi beyanları ile de sabit olduğunu, bu sebeple müvekkilinin hak ve alacaklarının güvence altına alınması ve alacağının tahsilinin ileride imkansız hale gelme ihtimali de dikkate alınarak davalı/borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, gerekçeli kararda her ne kadar; davalının mallarını gizlemeye, kaçırmaya ve kendisinin kaçmaya hazırlandığına ya da kaçtığına dair bilgi ve belge bulunmadığı belirtilmiş olsa da davalı/borçlunun iş yerinin kapatıldığı ve dolapların satıldığı ikrarı ile 10 adet 16060200 sütlük dolabı ve 1 adet havuz tipi buzdolabının onarım ve tadilatı ile ilgili müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığı gözetildiğinde mallarını kaçırdığının, kendisinin de kaçmaya hazırlandığının açıkça ortada olduğunu, davalı/borçlunun cevap dilekçesinde; ''Müvekkilim ile davacı şirket yetkilisi ... arasındaki konuşmalar/yazışmalar ile davacı tarafın bu davaya konu ettiği fatura içeriği/sipariş formları arasında hiçbir benzerlik bulunmamaktadır. Çünkü müvekkilim ile şirket yetkilisi ... arasındaki Whatsapp yazışmalarında akit sağlanmış olup; ... tarafından 3 adet sipariş formu gönderilmiştir. Sırasıyla sipariş listeleri şu şekildedir; 4 Temmuz 2022 tarihinde Whatsapp üzerinden; ''... Tadilat'' adlı PDF dosyası müvekkilime gönderilmiştir. Bu formda toplam bedel 63.111.00-TL'dir. 18 Temmuz 2022 tarihinde Whatsapp üzerinden; ''...'' adlı PDF dosyası müvekkilime gönderilmiştir. Bu formda toplam bedel 42.855,24-TL'dir. 18 Temmuz 2022 tarihinde Whatsapp üzerinden; ''...'' adlı PDF dosyası müvekkilime gönderilmiştir. Bu formda toplam bedel 39.000,00-TL'dir. Müvekkilim yukarıda saymış olduğumuz 3 adet sipariş listesi haricinde hiçbir borç ve bedelden sorumlu değildir.'' şeklinde beyanda bulunduğunu, davalı/borçlunun işbu beyanından da anlaşılacağı üzere borcunu kabul ettiğini, yalnızca yukarıda belirtilen sipariş listesi haricindeki borçtan sorumlu olmadığını ileri sürdüğünü, buna rağmen Yerel Mahkemenin borcun varlığına yönelik "yaklaşık ispatın" oluşmadığına dair kanaatinin kabul edilemez olduğunu belirterek, 19.04.2024 tarihli ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini veya ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.İhtiyati haczi düzenleyen İ.İ.K.'nın 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan menkuller ve gayri menkul mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, borcun vadesi gelmemiş olsa bile ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati haciz talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Davalı vekilinin cevap dilekçesinden de anlaşılacağı üzere, taraflar arasında, davacı tarafından davalıya "dolap onarımı ve tadilatı yapılmasına" ilişkin bir sözleşme ilişkisi bulunduğu, davacı tarafından bu sözleşmeye konu işlerin yapılıp teslim edildiğinin belirtilerek, bu kapsamda düzenlenen 25.08.2022 tarihli 339.250,00-TL'lik faturadan kalan bakiye 277.580,00-TL'ye dayalı olarak talepte bulunulduğu, davalının ise bu faturanın esasında 144.996,24 TL olarak düzenlenmesi gerektiğini beyan edip buna dayanak 1 adet form ve 2 adet proforma fatura sunduğu, ayrıca bu ilişkisi kapsamında toplam 585.000,00 TL'lik ödeme dekontunu da sunduğu, tüm bu hususlarla birlikte davada bahsi geçen 523.330,00 TL ve 339.250,00 TL'lik iki adet fatura toplamı da göz önünde bulundurulduğunda, bu aşamada davalı vekilinin cevap dilekçesinde beyan ettiği fark bedel kadar ihtiyati haciz için öngörülen yaklaşık ispatın sağlanmış olduğu, fazlaya ilişkin ihtiyati haciz talebi bakımından ise davacı tarafça sunulan mevcut delillerle bu aşamada İİK'nın 257.maddesindeki şartların ve yaklaşık ispat koşulunun henüz gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi yeniden değerlendirilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19.04.2024 tarih, 2022/866 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/07/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09