SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 53. HD 2022/525 E. 2024/7 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/525

Karar No

2024/7

Karar Tarihi

9 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/525

KARAR NO: 2024/7

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/09/2020

NUMARASI: 2017/743 Esas, 2020/539 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 09/01/2024

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla icra takibine geçildiğini, borçlunun süresi içerisinde borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkiline ait ticari defter ve belgeler incelendiğinde yapılan satışlar ve bakiye tutarın miktarı konusunda itirazı gerektiren bir ihtilafın olmadığının açıkça görüleceğini ileri sürerek, davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, müvekkilinin davacı firma ile karşılıklı ticaret yaptığını, davacı firma tarafından müvekkili firmaya baskı işlemi için sipariş verildiğini, bu sipariş için 193 adet kalıp yaptırıldığını ancak davacı tarafından sipariş edilen kalıp için üretim yaptırılmadığını, bu nedenle müvekkili firmanın 10.243,30 TL zarara sokulduğunu, bunun müvekkili firma tarafından davacı tarafa 31/08/2016 tarihli fatura ile faturalandırıldığını, söz konusu faturanın 08/09/2016 tarihinde davacı tarafından kabul edildiğini, müvekkili firmanın davacı tarafa borcunun bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddine, davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davalı tarafça dayanılan 08.09.2016 tarihli 10.243,30 TL'lik iade faturasının davacıya teslim edildiğinin ispat edilemediği, bu fatura dikkate alınmadığında tarafların ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 11.700,24 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarı gönderilmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, alacak ticari defterlerle belli olduğundan (likit olduğundan) icra inkar tazminatı talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 11.700,24-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 11.700,24-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren alacaklının talebi aşılmamak koşuluyla değişik oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 2.340,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında, davacı firma tarafından müvekkili firmaya baskı işlemi için sipariş verildiğini, 193 adet kalıp yaptırıldığını ancak davacı tarafından sipariş edilen 193 adet kalıp için üretim yaptırılmadığını ve müvekkili firmanın 10.243,30 TL zarara sokulduğunu, bunun üzerine müvekkili firma tarafından bu bedelin davacı tarafa, ... seri nolu, 31/08/2016 tarihli fatura ile faturalandırıldığını ve söz konusu faturanın 08/09/2016 tarihinde davacı tarafından kabul edildiğini, yapılan bilirkişi incelemesinde mezkur faturanın davacı firmaya tebliğ edildiğinin, tebliğ alanın ... olduğunun ve davacının ticari defterlerinde faturanın kayıtlı olduğunun ortaya konulduğunu, bu faturayı tebliğ alan davacı şirketin faturaya, faturadaki miktara itiraz etmediğini, ancak ilk derece mahkemesince mezkur faturanın davacı tarafa tebliğ edilmediğinin kabul edildiğini, her ne kadar davacı tarafça gerek 30.04.2018 tarihli bilirkişi raporuna beyanında gerekse 5 numaralı celsede, davacı şirketin ... isimli bir çalışanın olmadığı ve faturanın taraflarına ulaşmadığı beyan etmişse de bilirkişi incelemesi ile faturanın davacı şirketçe tebliğ alındığının ve davacı şirketin ticari defterine kaydedildiğinin ortaya konulduğunu, ilk derece mahkemesince, 30.04.2018 tarihli bilirkişi raporuna karşı çelişkili beyanlar sarf eden davacı tarafın mesnetsiz iddiaları dayanak alınarak verilmiş olan bu kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, söz konusu iade faturasını tebliğ alan davacı şirketin, faturayı ticari defterlerinde bulundurmuş olmasına rağmen muhasebe kaydı yapmamış olmasının davacı şirketin sorumluluğunda olduğunu, bilirkişinin yaptığı incelemede iade faturasını davacı şirketin ticari defterlerinde görmüş olup, muhasebe kaydının yapılmamış olmasına rağmen faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemesinin haklılıklarını ispatlamakta olduğunu, Yargıtay kararlarında ve doktrinlerde, itiraza uğramayan faturanın, malın teslim edildiğini, işin yapılmış olduğunu göstereceğinin savunulduğunu, faturaya itiraz edilmemesi üzerine, işin yapıldığı yönünde aksi ispat edilebilen bir karine doğacağını ve bu durumda ispat yükünün, işin yapılmadığını iddia eden tarafa düşeceğini, somut olayda müvekkili firma tarafından davacı firmaya düzenlenen iade faturası davacı tarafça itiraz edilmeyerek kabul edildiğinden aksini ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, buna rağmen ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar vermesinin usul ve esasa aykırı olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Dava, taraflar arasında süregelen baskı işine dair sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında, davalıya ödenen 30.08.2016 ödeme tarihli 60.000,00 TL'lik çekin 11.700,24 TL'lik kısmına karşılık bir iş yapılmadığından dolayı, bu bedelin ve işlemiş faizinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı vekilince, davacının en son sipariş ettiği baskı işlemi için üretim yaptırmamasından doalyı, bu kapsamda yaptırılan 193 adet kalıp nedeniyle davalının 10.243,30 TL zarara sokulduğu ve buna dair düzenlenen 08.09.2016 tarihli iade faturasının davalı tarafça kabul edildiği, bu fatura dikkate alındığında davalının davacıya bir borcu olmadığı belirtilerek, davanın reddi istenmiştir. Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe doğrultusunda, davanın takibe konu asıl alacak için kabulü ile bu miktar üzerinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, işlemiş faiz talebi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, karşılıklı beyanlardan anlaşılacağı üzere, taraflar arasında "tekstil ürünlerine baskı yapılmasına" ilişkin olarak süregelen bir eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davacı iş sahibinin bu kapsamda, avans ödemesi olarak davalı yükleniciyeDenizbank'a ait ... nolu 30.08.2016 tarihli 60.000,00 TL'lik bir çek verdiği, bu ödeme karşılığında davalı yüklenici tarafından; 16/03/2016 tarih ... nolu 18.000,19 TL, 22/03/2016 tarih ... nolu 27.601,73 TL, 28/03/2016 tarihi ... nolu 2.775,36 TL ve 30/03/2016 tarih ... nolu 3.327,13 TL bedelli faturalara konu toplam 51.704,41 TL'lik baskı işlerinin yapıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davacı tarafın 2016 yılında kestiği 3 adet fatura ile 2015 yılından devreden bakiye davalı alacağı da dikkate alındığında, tarafların birbiriyle örtüşen 2016 yılı ticari defter kayıtlarına göre davacı iş sahibinin davalı yükleniciden bakiye 11.700,24 TL alacaklı göründüğü, davalı tarafça bu hesaba ve bulunan bakiye davacı alacağına sadece 08.09.2016 tarihli 10.243,30 TL'lik iade faturasına dayalı olarak itirazda bulunulduğu, bu iade faturasının davacı tarafça muhasebeleştirilmediği ve BA formunda bildirilmediği, söz konusu faturanın davacıya teslim edildiği ispat edilemediği gibi, bu fatura iade faturası olduğundan sadece davacıya tebliğ edilmiş veya ticari defterlerine kaydedilmiş olmasının davalıya bir alacak hakkı sağlamayacağı, davalı tarafça dayanılan 08.09.2016 tarihli 10.243,30 TL'lik iade faturasının "davacının iptal ettiği siparişe konu baskı işlemleri için yaptırılan 193 adet kalıp nedeniyle oluşan davalı zararına" ilişkin olduğu, davalının bu zarar iddiasını iade faturası haricinde başkaca delillerle ispat etmesi gerektiği halde bu yönde bir delili dosyaya sunamadığı, sadece iade faturasına dayandığı anlaşılmakla, mahkemece de bu değerlendirmeler doğrultusunda verilen "davanın takibe konu asıl alacak için kabulüne" dair karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Sunulan istinaf dilekçesinde, davalı aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı ve işlemiş faiz talebinin reddi yönlerinden ayrıca ve açıkça bir istinaf itirazı bulunmadığından, HMK'nın 355/1. Maddesi gereğince Dairemizce bu hususlara ilişkin olarak bir istinaf incelemesi yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/09/2020 tarih ve 2017/743 Esas, 2020/539 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 799,24 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 199,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 599,43‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngelirhazineyeticaretkonusuİptalibırakılmasınareddineistanbulİtirazıngörüşülüpasliyedüşünüldügereğikesinkaydınanumarasıbakırköyhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim