SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 53. HD 2024/232 E. 2024/506 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/232

Karar No

2024/506

Karar Tarihi

7 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/232

KARAR NO: 2024/506

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 30/05/2023

NUMARASI: 2021/515 Esas, 2023/485 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali, Menfi Tespit

KARAR TARİHİ: 07/05/2024

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı-birleşen davalı vekili asıl davada, Müvekkilinin davalının işletmekte olduğu ticarethanenin elektrik, elektronik tesisatı ile sair işlerini yaptığını ve yaptığı işler ile kullandığı malzemeleri davalıya fatura ettiğini, faturaların davalıya tebliğ edildiğini ancak davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun ticari defter ve kayıtlar, itiraz görmeyen faturalar ve bizzat yapmış olduğu iş ve işlemler ile kullandığı malzemeler itibari ile sabit olduğunu belirterek, davalının takibe yaptığı itirazın iptalini, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-birleşen davacı vekili cevabında, Davacının davaya konu ettiği faturalara ve işe istinaden müvekkili tarafından ikame edilen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde derdest 2015/1829 Esas sayılı borcun olmadığına dair açılan derdest dava bulunduğunu, bu nedenle öncelikle derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkilinin Beykoz ilçesi, Polonezköy'de ... Otel'in İşletmecisi olduğunu, davacı ile arasında 30/03/2015 tarihinde yapılan sözlü hizmet sözleşmesi gereğince müvekkilinin işletmeciliğini yaptığı otelin dış ve iş mekan elektrik tesisatlarını yenileme, bakım, aydınlatma, spot düzenleme işlerinin davacı-birleşen davalı tarafından yapılması konusunda parça birim fiyatları üzerinden anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşmada açıkça teslim tarihi hususunda anlaşmalarına rağmen davacının teslimi gerçekleştiremediğini, anlaşma gereğince ifa etmesi gereken sorumluluğunu ifa edemediğini ve teslim tarihine kadar işi bitiremediğini, müvekkilinin ise sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, müvekkili tarafından davacı tarafa sözleşme doğrultusunda 30.03.2015, 30.06.2015, 30.07.2015, 30.08.2015 ve 30.09.2015 tarihlerinde ödenmek üzere toplamda 74.000,00 TL'lik çek verildiğini ve verilen çeklerden İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesindez derdest 2015/1829 Es. ve İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde derdest 2015/1804 Es. sayılı davalarda iptalini istedikleri ... Bankası Taşdelen Şubesine ait İstanbul Keşide yerli, 30.09.2015 keşide tarihli, ... Elektrik ... adına yazılı, 8.000,00 TL bedelli ve ... Bankası Taşdelen Şubesine ait İstanbul Keşide yerli, 30.09.2015 keşide tarihli, ... Elektrik ... adına yazılı, 10.000,00 TL bedelli çekler hariç olmak üzere 56.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı-birleşen davalı tarafından eksik ve ayıplı yapılan işin düzeltilmesi için ayrıca masraf yapılmak zorunda kalındığını, davacının dayandığı fatura muhteviyatlarından da görüleceği üzere, daha evvel 10.000,00 TL işçilik bedeli istenmiş olmasına karşın, diğer bir fatura ile yapılan aynı iş için ayrıca 40.000,00 TL'lik fatura daha düzenlendiğini, bu faturanın hayatın olağan akışının aksine mesai saatleri dışında, gece vakitlerinde, işletmede staj yapan öğrenciye alelacele teslim edildiğini, fatura içeriklerinin tetkikinden sonra anlamsız ve mesnetsiz işçilik masrafının izahı istenmiş ise de davalı tarafından kaçamak cevaplarla müvekkilinin oyalanıldığını ve akabinde icra takibi yoluna başvurulduğunu, dava konusu haksız durum sebebiyle müvekkilinin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğradığını, davacının takibe konu ettiği faturaların içeriklerini kabul etmediklerini, fatura muhteviyatlarında yer alan bir takım envanterin yapılacak keşif ile de mevcut olmadığının tespit edileceğini, davacının talep ettiği işçilik bedellerinin ifa edilen işin baştan savma olduğu göz önünde bulunduğunda afaki ve kabul edilemez olduğunu belirterek, icra takibinin iptali ile müvekkilin davacıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli açılan takip nedeniyle %20 kötüniyet tazminatının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-birleşen davacı vekili birleşen davada, Müvekkilinin Beykoz ilçesi, Polonezköy'de ... Otel'in İşletmecisi olduğunu, davacı ile arasında 30/03/2015 tarihinde yapılan sözlü hizmet sözleşmesi gereğince müvekkilinin işletmeciliğini yaptığı otelin dış ve iş mekan elektrik tesisatlarını yenileme, bakım, aydınlatma, spot düzenleme işlerinin davacı-birleşen davalı tarafından yapılması konusunda parça birim fiyatları üzerinden anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşmada açıkça teslim tarihi hususunda anlaşmalarına rağmen davacının teslimi gerçekleştiremediğini, anlaşma gereğince ifa etmesi gereken sorumluluğunu ifa edemediğini ve teslim tarihine kadar işi bitiremediğini, yapılan işin düzeltilmesi için ayrıca masraf yapılması zaruriyetinin doğduğunu ileri sürerek, müvekkilinin bu kapsamda davalıya vermiş olduğu ... Bankası Taşdelen Şubesine ait, Keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 30/09/2015 olan, ... Elektrik ... adına yazılı, 8.000,00-TL bedelli ve ... Bankası Taşdelen Şubesine ait, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 30/09/2015 olan, ... Elektrik ... adına yazılı, 10.000,00.TL bedelli çeklerin iptali ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkilin uğradığı zararın tespiti ile eksik kalan işlerin ve yapılan işlere ödenen bedellerin mahsubu ile davalı tarafa müvekkilinin ödediği haksız ödemenin tespitine, istirdat yoluyla iadesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı-birleşen davalı vekili cevabında, müvekkili tarafından davacının ödemediği iş bedeli nedeniyle Beykoz İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine girişildiğini, davacı tarafça takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, müvekkilinin itirazın iptali talebi ile İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2015/945 esas sayı ile dava açtığını, davanın derdest olduğunu, bu nedenle davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava tarihinin 02/09/2015 olduğunu, davanın konusunun bu davada da bahsedilen ve müvekkili tarafından gerçekleştirilen işlere ilişkin olarak davacı tarafından ödenmeyen iş bedellerine ilişkin olduğunu, davacı tarafından açılan davanın İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/945 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini istediklerini, müvekkili ile davacı arasında hizmet sözleşmesi değil eser sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin üstlendiği işleri tamamlayıp teslim ettiğini, faturalarını keserek davacıya tebliğ ettiğini, faturalara itiraz edilerek ödeme yapılmaması üzerine son cari alacağı çıkartılarak Beykoz İcra Müdürlüğünde ... esas sayı ile ilamsız icra takibine girişildiğini, sözleşmede teslim tarihinin olmadığını, müvekkilinin davacı ile 6 yıldır birlikte çalıştığını, dava dilekçesindeki işin özensiz ve eksik olduğu hususunun gerçeği yansıtmadığını, davacının o dönem içerisinde iş yapamamasının nedeninin başka şirket tarafından üstlenilen otelin yataklarının gelmemesinden dolayı olduğunu, davacının ödemeyi yapmaması üzerine müvekkilinin de zora düştüğünü, icra takibi yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin yaptığı işin arkasında olduğunu ve bilirkişi raporu alınmasına da razı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece ilk olarak 08/05/2018 Tarih ve 2015/945 Esas - 2018/450 Karar sayılı kararıyla, asıl davanın kısmen kabulüne, Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında takibin 79.136,37 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen menfi tespit davasının reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 06/07/2021 tarih ve 2021/1343 Esas 2021/1335 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece davacı-birleşen davalı tarafın sözleşme ve dayandığı faturalar kapsamında yaptığını iddia ettiği işlere, davalı-birleşen davacı tarafın ise eksik ve ayıplı ifa savunmasına, yapıldığı iddia edilen bir kısım işlerin kendisi ile ilgili olmadığına ilişkin olarak, tarafların tüm delilleri toplanarak, HMK'nın 288 vd. Maddeleri gereğince mahallinde usulüne uygun keşif yapılıp, bunlara dair tespit ve gözlemlerin keşif tutanağına yazılması suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılması, davacı-birleşen davalının davalı-birleşen davalıya yaptığı işlerin belirlenmesi, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından, davacı-birleşen davalı tarafından yapıldığı tespit edilen işlerin yapılma tarihindeki serbest piyasa rayiç bedellerinin belirlenmesi, bu kapsamda davacı-birleşen davalının dayandığı fatura bedellerinin kadri maruf olup olmadığının da değerlendirilmesi, birleşen dava dilekçesindeki ödeme iddiaları göz önünde bulundurulmak suretiyle bu sözleşme ilişkisi kapsamında davalı-birleşen davacı tarafından davacı-birleşen davalıya yapılan toplam ödemenin belirlenmesi, sonrasında belirlenecek toplam iş bedeli alacağından, yapıldığı tespit edilen ödemelerin düşülmesi ve neticesine göre asıl ve birleşen davalardaki taleplerin değerlendirilmesi gerekirken, HMK'da öngörülmeyen bir usul uygulanarak bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek, bu hususların mahkemenin denetim ve kontrolünde olmayacak şekilde bir incelemeye tabi tutulması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bilirkişi heyetince yapılan işlem HMK'nın 278/4 kapsamında bir inceleme olarak da değerlendirilemez. Mahkemece bu şekilde usule aykırı olarak yapılan inceleme üzerine hazırlanan bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır. Mahkemece mahallinde belirtildiği şeklide usulüne uygun olarak keşif yapılarak yeni oluşturulacak bir bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin mevcut raporla yapmış oldukları itiraz dilekçeleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle yeniden rapor alınması gerekmektedir.Ayrıca, birleşen dava dilekçesinde, 8.000,00-TL ve 10.000,00.TL bedelli çeklere ilişkin borçlu olunmadığının tespiti talebi ile birlikte, uğranılan zararın tespiti, bundan ödenen bedellerin mahsubu ile kalan haksız ödeme bedelinin istirdadı talebinde de bulunulmuş ise de, bu talebe ilişkin olarak bildirilen bir harca esas değer bulunmadığından, davalı-birleşen davacı vekiline bu talebine ilişkin olarak talep ettiği miktarı bildirmesi için ihtaratlı süre verilip, bildirilecek değer üzerinden eksik nispi harcın ikmal ettirilmesi gerekirken, bu usul uygulanmaksızın birleşen dava hakkında karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, bu kaldırma gerekçesine göre diğer istinaf itirazları ayrıca değerlendirilmemiştir.Kaldırma kararı sonrasında, davalı-birleşen davacı vekilince sunulan 25/04/2022 tarihli beyan dilekçesiyle, birleşen davadaki "uğranılan zararın tespiti, bundan ödenen bedellerin mahsubu ile kalan haksız ödeme bedelinin istirdadı" taleplerine ilişkin olarak şimdilik 5.000,00 TL talep ettikleri bildirilmiş ve buna dair gerekli peşin harç yatırılmış, Mahkemece mahallinde elektrik mühendisi bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak, önce elektrik mühendisi bilirkişiden 14/12/2021 tarihli rapor, sonrasında ise elektrik mühendisi, borçlar hukuku uzmanı ve mali müşavir bilirkişiden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden 22/12/2022 tarihli kök ve 27/02/2023 tarihli ek rapor alınmış olup, bu raporlarda; Asıl Dava Yönünden: Davacı ...'ün, 2015 yılında davalı ...'ye 143.835,33 TL tutarında iş yapmış olduğu, karşılığında davalı tarafından toplam 66.000,00 TL tutarlı ödeme yapıldığı, ödemenin düşümü yapıldığında davacı-birleşen davacının 04.08.2015 takip tarihi itibariyle 77.835.33 TL alacağının bulunduğu; Birleşen Dava Yönünden: Asıl dava yönünden davacı şirketin 77.835,33 TL alacağının bulunduğu tespit edildiğinden, birleşen davadaki davacı ...'nin 8.000,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli çeklere ilişkin borcunun bulunmadığı ve istirdat talebinin ispata muhtaç olduğu belirtilmiştir. Mahkemece istinafa konu kararla, mali müşavir, elektrik mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanından oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen 22.12.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre, yapılan incelemede fatura edilen bütün malzemelerin imalat sırasında kullanıldığı, bu açıdan taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı, asıl uyuşmazlığın otelin merdiven aydınlatmaları ile duvar aydınlatmalarında kullanılan aydınlatma armatürlerinin kalitesi üzerinde yoğunlaştığı, otelin restoran kısmındaki elektrik panosu ve aydınlatma armatürlerinin de sonradan değiştirildiği, dolayısıyla davacı tarafından yapılan imalatların bir kısmının sonradan değiştirildiği ve eklemeler yapıldığı için nitelik açısından ancak işçilik yönünden değerlendirme yapılabileceği, ancak bu konuda inceleme tarihi itibariyle değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, uyuşmazlık konusu olan merdiven ve duvar aydınlatmaları ile ilgili olarak, davacı tarafından sökülen imalatların çalışmadığı, ancak bu durumun söküm sırasında olabileceği gibi aradan geçen zamanda depolama koşullarından kaynaklanmış olabileceği değerlendirilebileceği için bu konuda değerlendirmenin ancak bu imalatların kurulu olduğu zaman yapılabileceği, zaten dosyada mübrez önceki bilirkişi raporunda da merdiven ve duvar aydınlatmalarının kurulu halde ve çalışır oldukları bilgisinin verildiği, dolayısıyla sökülen bu imalatlara ilişkin olarak inceleme tarihinde kusurlu olduğundan bahsetmenin mümkün olamayacağı, taraflar arasında bir takım elektrik vb. işlerinin yapılması için sözlü anlaşma ile iş ilişkisi kurulduğu, birleşen dava dilekçesinde, sözlü anlaşmada kararlaştırılan işlerin zamanında ve eksiksiz olarak teslim edilmediğinin iddia olunduğu, davacının icra takip dayanağı açık hesap alacağında kayıtlı olan ve teknik olarak taktir edilen ve kadri maruf bulunan toplamda 160.471,65 TL bedelli faturalardan mezkur fatura bedelleri arasındaki 15.335,28 TL fazla kesilen fatura farkı ile davalının defterlerinde yer almayan 1.301,04 TL fatura bedeli ve davalı tarafça yapılan 66.000,00 TL ödeme düşüldükten sonra davacının kayıtlarında yer alan fatura ve yerinde keşif ile tespit edilen bedel bakımından toplam alacağının 77.835,33 TL olduğunun belirlendiği, taraflar arasındaki sözlü anlaşma kapsamında ve dosyaya sunulan faturalar dikkate alındığında davacı tarafça sözleşme konusu işlerin yapıldığı, davalı-birleşen dosya davacısının, işlerin zamanında ve eksiksiz yapılmadığı iddiasına ilişkin olarak dosyada ihtar, ihbar, tespit vs. somut herhangi bir evrakın bulunmadığı, dolayısıyla davalı birleşen davacı 8.000,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli çeklere ilişkin borcunun bulunmadığı tespiti talebinin ispata muhtaç olduğu gerekçesiyle, Asıl Dava Bakımından; Davanın Kısmen Kabulü Kısmen reddi ile Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında takibin 77.835,33 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, Alacak yargılamayla belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, Birleşen Dava Yönünden; Davacının davasının reddine, karar verilmiştir. Davalı-birleşen davacı vekili istinafında, Mahkemece uyuşmazlık konusunun yanlış değerlendirilerek sadece "otelin merdiven aydınlatmaları ile duvar aydınlatmalarında kullanılan aydınlatma armatürlerinin kalitesine, otelin restoran kısmındaki elektrik panosu ve aydınlatma armatürlerine" indirgendiğini, oysa ki uyuşmazlık konusunun; yapılan işlerin eksik, baştan savma olduğu gibi davacı tarafından talep edilen işçilik bedeli ve davacıya ödenen bedellerin mahsubu ile ödemeye ilişkin verilen çeklerin işin eksik yapılması sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti taleplerini içermekte olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde ifade ettikleri hususların dikkate alınmadığını ve mahkemece eksik inceleme neticesinde ve hatta HMK hükümlerine aykırı yapılan keşif neticesinde sunulan rapora müteakip karar verilerek İstinaf bozmasında yer alan hususlara değinilmeksizin karar verdiğini, yargılama esnasında ve bilirkişilerce yapılan incelemede, aradan geçen 6 yıllık süre neticesinde davalı müvekkili tarafından davacının eksik ve hiç yapmadığı işlere ait başka bir elektrikçiye yaptırdığı işleri gösterir faturaları mahkemeye ibraz etmiş olmalarına rağmen ne mahkemenin ne de bilirkişilerin keşif esnasında bu hususu gözetmediği gibi yapılan incelemede ve hatta sunulan bilirkişi raporunda da bu hususa değinmediklerini, yapılan işçiliğin kalitesi, kullanılan malzemenin kalitesi hususları çerçevesinde olan asıl itirazlarına somut örneğin merdiven armatürlerinin kalitesinin yanı sıra bu armatürlerin keşifte görüldüğü üzere merdivene monte edilme şeklinin asıl problemi teşkil etmekte olduğunu, söz konusu merdivenin açık hava jakuzi alanında olması sebebiyle görsel olarak göze çarpmaması, monte edilen taş merdivenlerin doğallığını bozmaması, monte edilen yerlerde harç izleri ve kalıntıları olmaması gerektiğini, elektrik panosu için ise elektrik panosuna döşenen kabloların bir düzen içinde olması, bu kabloların bir panele monte edilmesi ve ariza anında yangın veya daha tehlikeli durumlarda anında müdahale edilebilmesi için bir sistematiğinin oluşturularak monte edilmesi gerektiğini, ancak bunlardan yoksun şekilde kabloların karmakarışık şekilde ve otelin elektrik tüketimini karşılayacak mahiyete malzeme olup olmadığı hususları gözetilmeden yapıldığını, müvekkilinin bu işçilik ile ilgili tekrar başka bir işletme ile anlaşarak davacıya verilen tüm işlerin tekrar yapılması için para ödediğini, bu ödemelere ilişkin de faturaları sunduklarını, bu faturaların arzı ile bilirkişilerin dikkate almalarını istedikleri hususun 2015 yılında davacının talep ettiği ücretten aradan geçen zaman ve ülkede meydana gelen ekonomik krize rağmen hemen hemen aynı miktarlar ve hatta aşağıda olması olduğunu, bilirkişilerin incelemede 2016 yılı birim fiyatlarını baz aldıklarını, oysaki yapılan işlerin 2015 yılına ait olduğunu, müvekkiline sunulan hizmete ilişkin alınan malların faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olması gerektiğini, bu faturaların alış ve kar marjlarının ve buna bağlı olarak da işçilik bedellerinin tespiti gerektiğini, bilirkişi incelemesinde; "Birim fiyat teklif kitabından alınan fiyatlarda da görüldüğü üzere, malzeme birim fiyatlarının işçilik birim fiyatlarından daha yüksek olduğu görülmektedir. Ancak işçilik içinde firma karı da bulunmaktadır. Bu sebeple, kök raporda işçilik bedelinin firma karı ile birlikte malzeme toplam fiyatı kadar olmasının makul olacağı değerlendirilmiştir." görüşünde bulunmuş ise de sundukları tabloda örnek ile MT 15 LÜK SPİRAL BORU 0,25 BİRİM FİYATI 1,8 ve üstüne 1,2 işçilik koyduğunun görüldüğünü, o zaman bilirkişinin ifadesine göre 0,25'e birim fiyatı karı olarak 1,8 daha sonra da 1,2 işçilik eklediği gözetildiğinde iki kere firma karı ortaya koyduğunun anlaşılmakta olduğunu, merdiven aydınlatmalarının baştan savma, özensiz, taahhüt edilenin aksine görsellikten uzak, kullanılması istenen marka, çeşit ve şekilden tamamen farklı şekilde ve eksik bırakıldığını, merdiven boşluğuna yerleştirilecek aydınlatmaların yerleştirileceği kısımların aydınlatmanın 3 katı büyüklüğünde kırılarak yerleştirildiğini, boşlukların merdivenin taş yapısına ve rengine aykırı şekilde sıva ile kapatıldığını, bu yerin jakuzili alan olarak geçen otelin en görsel yeri olduğunu, burada bu tür bir işçiliğin yapılmasının kabul edilemeyeceğini, sipariş verilen ve parası ödenen aydınlatma olmadığı keşif esnasında davalı /karşı davalı tarafça da ikrar edilmesine rağmen bilirkişinin bu hususa değinmediğini, bilirkişilerin yapılan bu eksik ve kötü işçiliği terditli olarak dahi değerlendirmediklerini, bilirkişi keşif esnasında gerekli notları almış ise de aradan geçen uzun zaman neticesinde keşifte tespit edilmesi istenen hususların unutulduğunu, raporda çalışır vaziyetteki şeklinde bahsedilen merdiven aydınlatmalarının esasında keşif sırasında çalışmadığını, raporda da belirtildiği üzere etiket tablosu yapılmadığından, nerenin çalışıp çalışmadığı anlaşılmadığından, arıza durumunda ciddi şekilde yangın vs. gibi durumlarda müdahale edilmesi mümkün olmadığından atıl vaziyette çalışmaz durumda olduğunu, bilirkişinin etiket tablosu konusunda “gelecek arıza ve kontrol /kumanda için müdahale etme imkanı sağlar ancak bu husus yerine getirilmemiş ve eksik bırakılmış” ifadesi kullandığını ancak bu eksikliğin bedelinin düşülmediğini, işçilik bedeli maliyetinde ne gibi bir indirime tabi olacağı hususuna değinilmediğini, bilirkişi incelemesinin istenmesinin sebebinin eksik kalan işlerin tespiti ile bunların giderilmesi için gereken masrafların tespitine ilişkin olduğunu, Mahkemenin bunların giderilmesi için ihtar aramasının kabul edilemeyeceğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın işin bitiminden sonra gerçekleşmeyip, davacının işin bitirilmesi yönünde müvekkili tarafından beklenlenilmesi sırasında icra takibine başlanması neticesinde ortaya çıktığını, bu halde müvekkilince ihtar çekilmesinin beklenemeyeceğini, bilirkişi raporunda eksikler tespit edildiğini ancak bunların bedelleri tespit edilmeden, hesaplamaya konu edilmeden sanki iş tamamen ifa edilmiş gibi davacının alacağı ücretin tespit edildiğini ve hatta işçilik bedellerinin de mükkerer ve piyasanın çok üzerinde belirlendiğini, davaya konu işletmede yapımı için anlaşılan işlerin davacı tarafından eksik bırakıldığı İstinaf bozması öncesi tespit olunmasına karşın, bu eksikliklerin hesaplamaya dahil edilmediğini, oysa raporda yer alan resimlerden de anlaşılacağı üzere eksik bırakılan işlerin sabit olduğunu, eksik işçilik, eksik imalatlar dikkate alınmadığı gibi müvekkilinin tekrar yaptırmak zorunda kaldığı imalatlara değinilmediğini, özellikle taraflarınca aradan geçen 6 yılı aşkın süreden sonra 2021 yılında yapılan yeni imalatlar ve işçilik bedellerinin davacının 6 yıl önce istediği bedellerin altında kaldığına dahi dikkat edilmediğini, bilirkişi raporlarında işçilik bedellerine değinilmediğini, sadece fatular üzerinden incelemeler yapıldığını, İstinaf kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporunda "elektrik panosu için etiketleme çalışmasının yapılmamış olduğu ve etiket tablosunun hazırlanmamış olduğu görülmüştür. Bu etiket çalışması meydana gelecek arıza ve kontrol/kumanda için müdahale etme imkanı sağlayacaktır. Eksik bırakılmış ve yerine getirilmemiştir." tespitinde bulunulduğunu, kök raporun 9. sayfanın 2. paragrafında bahsedilen 3. Alan diye tabir edilen yerin müvekkili ile alakalı olmayıp işletmecisinin farklı olduğunu, kaldı ki karşı tarafın da dilekçesinde buraya ait bir talebi olmadığını, talebi aşar nitelikte karar verildiğini, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin hazırladığı çeşitli işkollarına ait asgari işçilik oranları listesinde elektirik işlerinde işçilik bedelinin % 10 olarak belirlendiğini, bir bütün olarak anlaşılan iş için davacı tarafın ayrı ayrı işçilik bedeli talep edemeyeceğini, yapılan işin otele ait bulunan jakuzili bölüm olarak değerlendirilen kısma ait olduğunu, burasının bir bütün olarak davacı tarafından yüklenildiğini, belirtilen yere ilişkin olarak davacı tarafından yapılan işler bütün olması sebebiyle ayrı ayrı işçilik maliyeti çıkarılmasının mümkün olmadığını, her bir montaja ayrı ayrı ücret kesilmesinin ticari ahlaka ve uygulamaya aykırı olduğunu, bilirkişinin davacının beyanına itibar edip aynı hataya düştüğünü, bilirkişinin davacıya yapılan ödemeleri değerlendirmediğini, yapılan toplam iş bedeli, yapılan ödemeler düşülmeksizin ve eksik işler tespit edilmeksizin karar verilmesinin bozma sebebi olduğunu, burdaki işçilik maliyetlerine göre, malzeme değerlerine göre bir hesaplama yapılmadığını, davacıya verilen çeklere dair borçlu olunmadıklarının tespiti istemleri reddedilmiş ise de bu durumda söz konusu çek bedellerinin alacaktan mahsubu gerektiğini, müvekkilinin defterlerinde davacının yolladığı son faturaların işlenmediğini, davanın konusunun da bu faturalar olduğunu, aynı işe 2 ayrı işçilik ücretinin kesildiğini, müvekkili şirket nezdinde ... isimli bir çalışan olmadığını, Mahkemenin bu konuda SGK'ya müzekkere yazmadığını, raporda bahsedilen fiyat teklif formunun fiyat kısmının sonradan doldurulduğunun ortaya çıktığını, fiyat teklif formu davacı tarafından düzenlenmiş olup, istenilen iş karşısında bir malzeme fiyatı ve buna bağlı işçilik bedeli belirtilmediğini, işin sonunda iş bitirilmeksizin, eksik ve ayıplı bırakılarak afaki bir ücret talep edildiğini belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile kararının kaldırılmasına ve asıl davanın reddine, birleşen davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı-birleşen davalı vekili istinafında, davalarının tahkikat aşamasında alınan asıl ve ek bilirkişi heyet raporu ile sabit olduğunu, ancak karara esas alınan bu bilirkişi raporlarında işçilik ücretleri için önceden ihale yapılıp, teklif alınmamış olması sebebi ile işçilik ücretinde indirim yapılması kabul edilebilir bir durum olmadığını, bu konuda sorumluluğun müvekkilinde olmayıp davalı tarafta olduğunu, davalının sorumluluğu sebebi ile müvekkilinin zarara uğratılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağını, yine kök rapordan harici olarak istinaf sonrası alınan bilirkişi raporunda 12. sayfada belirtilen 1.301,14-TL'lik bedelin alacaktan mahsubu yönünde hesaplama yapılması ve karşı taraf lehine bu konuda hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu, bu bedelin ispata muhtaç olduğu faraziyesinin kabul edilemeyeceğini, dosyada alınan kök ve ek rapor ile bu hususun sabit olduğunu, İstinaf kararı sonrası bu hususta farazi bir değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, yine müvekkilinin davalı iş yerinde genel tesisat işleri haricinde bir çok arıza ve tamir işleri yaptığını, işçilik ücretleri fatura edilirken bu bedeller de dahil edilmek suretiyle fatura edildiğini, bu durumun davalının da kabulünde olduğunun yapılan keşif ve hazırlanan bilirkişi ek raporu ile sabit olduğunu, ayrıca müvekkilinin dava konusu alacağı olan malzeme bedellerinden elektronik malzeme sınıfına giren malzemeleri döviz olarak aldığını ve davalıdan gerekli ödemeyi alamadığı için döviz olarak cari hesap borcunun devam etmekte olduğunu, dolayısı ile müvekkilinin bu hususta davalı tarafından ekstra zarara uğratıldığını ve uğratılmaya devam edildiğini, bu hususta munzam zarara ve mülkiyet hakkına ilişkin sair her türlü yasal haklarının saklı olduğunu, işbu sebeple müvekkilinin işçilik alacaklarında takdiri indirime gidilerek hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın aleyhlerine olan hususlar yönünden kaldırılarak, davalarının tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-birleşen davalı yüklenici, davalı-birleşen davacı ise iş sahibidir. Davacı-birleşen davalı yüklenici tarafından, davalı-birleşen davacı iş sahibinin işletmekte olduğu ticarethanenin elektrik, elektronik tesisatı ile sair işlerini yaptığı, ancak buna dair düzenlediği fatura bedelinin ödenmediği iddiasıyla, bu faturaya dayalı olarak 94.471,85 TL asıl alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talep edilmiştir. Davalı-birleşen davacı iş sahibi tarafından ise, davacı-birleşen davalının sözlü anlaşma gereğince ifa etmesi gereken sorumluluğunu ifa edemediği ve teslim tarihine kadar işi bitiremediği, yapılan işin düzeltilmesi için ayrıca masraf yapılması zaruriyetinin doğduğu belirtilerek, asıl davanın reddi talep edilmiş, birleşen davada ise bu sözleşme ilişkisi kapsamında davacı-birleşen davalıya verilen toplam 18.000,00 TL'lik iki adet çekin iptali ile müvekkilinin bunlardan dolayı borçlu olmadığının tespitine, ayrıca uğradığı zararın tespiti ile eksik kalan işlerin ve yapılan işlere ödenen bedellerin mahsubu ile davalı tarafa müvekkilinin ödediği haksız ödemenin tespitine, istirdat yoluyla iadesine karar verilmesi talep edilmiştir. Taraflar arasında davaya konu ilişki kapsamında, yazılı olarak imzalanan bir sözleşme bulunmamakla birlikte, taraflar arasında buna dair sözlü bir sözleşmenin bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf, sözlü olarak yapıldığı anlaşılan sözleşmede belirtilen işlerin davacı-birleşen davalı tarafça gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, eksik ve ayıplı bir iş bulunup bulunmadığı, asıl davada dayanılan faturalara konu işlerin tamamının usulüne uygun olarak ifa edilmiş olup olmadığı, asıl davada yapıldığı iddia edilen işlerin hepsinin davalı-birleşen davacı iş sahibi için yapılmış olup olmadıkları, bu kapsamda davacı-birleşen davalının talep edebileceği bakiye bir alacak miktarı, davalı-birleşen davacının ise borçlu olmadığının tespitine karar verilebilecek bir çek bedeli olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Mahkemece kaldırma kararımız doğrultusunda yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarındaki değerlendirme, tespit ve hesaplama doğrultusunda verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu, hükme dayanak bilirkişi heyeti raporunda, ilave işler de dahil, yapılan bütün işler belirlenmiş olup, eksik ve ayıplı işler de dikkate alınarak dikkate alınmak suretiyle belirlenen bedelden ispatlı ödemeler düşülerek bulunan miktar doğrultusunda sonuca gidilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, bu değerlendirmeye göre davacı yüklenici asıl davada "birleşen davaya konu çek bedellerini aşar şekilde" halâ alacaklı bulunduğundan birleşen dava bakımından verilen ret kararının da yerinde olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2023 tarih ve 2021/515 Esas, 2023/485 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

ASIL DAVA: 1-Alınması gereken 5.316,93 TL nisbi istinaf karar harcından davalı-karşı davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.329,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.986,77 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davalı-karşı davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 harcın davacı-karşı davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı-karşı davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

KARŞI DAVA: 1-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 harcın davacı-karşı davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı-karşı davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınİptali,gelirTespithazineyebirimkonususpiralfiyatıMenfibırakılmasınareddineistanbulolmadığınaİtirazıngörüşülüpdüşünüldükarşıgereğikesinkaydınanumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim